AramaArama
Gıda Hattı

Zamanından önce hasat edilen ürünlerde tarım ilacı tehdidi!

6 Eylül 2021, 14:31
Paylaş
Zamanından önce hasat edilen ürünlerde tarım ilacı tehdidi!

Tarımda bilinçsiz zirai ilaç kullanımının toplum sağlığını tehdit ettiğini belirten Türkiye Halciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Halil Öztürk, ilaçlamadan sonra belirtilen süreden önce hasat edilen ürünlerle vatandaşların zehir tükettiği uyarısında bulundu.

Zirai ilaçların tarımsal üretimde bilinçsiz kullanımına dikkat çeken Türkiye Halciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Halil Öztürk, zehir olarak tabir edilen zirai ilaçların, bilinçli olarak kullanılmadığı zaman çok tehlikeli olabildiğine dikkat çekti.

“Bunun adı zehirdir”

Zirai ilaçlarının kullanılmasının da gerekli olduğunu belirten Öztürk, “Bunun adı farklı farklı da olsa halk arasında zehir deniyor ve öyle tabir ediliyor. Herhangi bir üretim bölgesine baktığımız zaman bahçeye ilaç atmaya giden bir amcaya sorduğumuzda, ‘Zehir atmaya gidiyorum’ dediğini görürsünüz. Dolayısıyla bunun adı zehirdir. O maddeler insan sağlığı noktasında sıkıntılı ve zararlı. Tabii bunların kullanılması lazım. Bunlar kullanılmadan da o zararlılarla mücadele kolay değil. Bunun yanında da biyolojik mücadelenin yapılması lazım” dedi.

“Erken hasat edilen ürünlerle halk zehirleniyor”

Bilinçsiz üreticilerin zirai ilaç kullanımından sonra erken hasat yapmanın halk sağlığını tehdit ettiğini belirten Öztürk, “Problem şu: Bu ilaçlar kullanıldıktan sonra belirli bir zaman diliminden sonra hasat yapılması gerekiyor. O zirai ilaçların açıklamasında, bu ilaç kullanıldıktan 15 gün sonra hasat yapılması uygundur diye yazar. Çünkü o kullanılan ilacın doğal şartlarda 15 gün içerisinde özelliğini kaybetmesi lazım. Bir elma bahçesinde ya da üzüm bağında ilacı kullandık. Kullanılan bu ilaç o ürünün, o meyvenin üzerinde belirtilen süre içerisinde özelliğini kaybetmesi ve normal şartlara dönmesi lazım. Fakat üreticimiz bu konuda hata edebiliyor. Bilinçli ya da bilinçsiz, ben bilinçsiz olduğunu düşünüyorum, 15 gün sonra hasat etmesi gerektiği ürününü bir hafta sonra hasat ediyor. Dolayısıyla o kimyasal ürün, kalıntı ürünün üzerinde kalıyor. Kaldığı zamanda halkımız zehir tüketmiş oluyor” ifadelerini kullandı.

“Kimyasal kalıntı yoktur’ belgesini aldıktan sonra satış izni verilmeli”

Ürünlerin hallerde kurulacak laboratuvarlarda incelenmesi ve oradan alınacak belge ile satış yapılmasına izin verilmesi gerektiğini belirten Öztürk, şunları söyledi:

“İşte bu konuda halkımızı nasıl yönlendirebiliriz dersek, bunu gözle, elle ölçme imkanı yok. Bu noktada haller çok önemli. Bunun için hallerde gıda laboratuvarlarının oluşması gerekir ve her ilde piyasaya ürün girmeden önce hallerdeki gıda laboratuvarlarından geçtikten sonra halka sunulması lazım. Öncelikle o ürün gıda laboratuvarlarından geçtikten sonra güvenlidir. ‘Bu üründe herhangi bir kimyasal kalıntı yoktur’ belgesini aldıktan sonra satış izninin verilmesi lazım. Aynı ihracatta yaptığımız gibi. Bugün ihracata giden ürünlerde ürünlerin üzerlerindeki kalıntı oranlarını gittiği ülke ister. Eğer ki belirttiği oranda değilse, ülkesine kabul etmez.

“İhraç edemeyeceğimiz ürünü vatandaşımıza neden yedirelim?”

Bu nedenle ihracat yaptığımız ülke ben halkıma sağlığa uygun olmayan, sağlıksız ürün yedirmem derken biz kendi vatandaşımıza neden yedirelim? Neden Türk halkı yesin? Neden bizim vatandaşımız yesin? Dolayısıyla ihracat ürünler için yapılan uygulamayı hallerde de uygulamak lazım. Haller bu iş için uygun yerlerdir. Bunları hallerde oluşturup, hallerdeki gıda laboratuvarlarından geçirdikten sonra satış izni vermemiz lazım. Bizim açımızdan en büyük problem burası.”

İHA

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.