AramaArama
Gıda Hattı

“Yeşil İklim, Yeşil Ekonomi”

3 Haziran 2017, 14:03
Paylaş
“Yeşil İklim, Yeşil Ekonomi”

“Yeşil İklim, Yeşil Ekonomi” projesinin ana çıktısı olan “İklim İçin Yeşil Ekonomi Politikaları” Raporu açıklandı. Rapor, “Nasıl Bir Kent?”, “Nasıl Bir Enerji Sistemi?”, “Nasıl Bir Toprak Kullanımı?” sorularına yanıt arayışında öneriler sunuyor.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi, Yeşil Düşünce Derneği ve Yeşil Avrupa Vakfı’nın birlikte yürüttüğü “Yeşil İklim, Yeşil Ekonomi” projesinin kapanış toplantısı ve “İklim İçin Yeşil Ekonomi Politikaları” Raporu’nun tanıtımı, 1 Haziran’da yapıldı. Yeşil Düşünce Derneği adına Proje Koordinatörü Özgecan Kara ve İstanbul Politikalar Merkezi adına Proje Bilimsel Koordinatörü Ümit Şahin’in açılış konuşmalarından sonra raporun ana yazarı Ahmet Atıl Aşıcı rapor tanıtımını yaptı.

yesil-iklim-konferans-gidahattiİklim İçin Yeşim Ekonomi Politikaları Raporu

İklim değişikliğinin etkilerine karşı çeşitli başlıklarda çalışmalar yürüten ve politika önerileri geliştiren üç kurumun ortak projesi; iklim dostu kent, iklim dostu enerji ve iklim dostu toprak başlıkları özelinde çeşitli politika önerileri sunuyor.

toprak-gidahattiRapor; yenilenebilir enerjinin kentsel dönüşüm projeleriyle entegrasyonunu ve bunun önündeki mevzuat engellerinin kaldırılmasını, onarıcı tarım mevzuatının oluşturulmasını, enerji tüketimi ve sera gazı salımını en aza indiren pasif binaların teşvikini, 6360 sayılı Büyükşehir Yasası’nın revize edilmesini ve büyükşehirlerde, ilçe içi ulaşımın bisikletlere de uygun olarak planlanmasını öneriyor. Kemerburgaz Üniversitesi’nden Sevil Acar, ODTÜ’den Osman Balaban, Boğaziçi Üniversitesi’nden Barış Karapınar ve Solarbaba’dan Ateş Uğurel de proje sürecine danışman olarak katkı verdi.

umit-sahin-gidahattiİklim değişikliğine karşı önlemlerin maliyeti

Yeşil Düşünce Derneği Proje Koordinatörü Özgecan Kara’nın, raporun oluşturulma sürecine ilişkin bilgiler verdiği toplantının açılışında konuşan İstanbul Politikalar Merkezi Proje Bilimsel Koordinatörü Ümit Şahin, iklim değişikliğine yönelik çözümlerin getireceği maliyet yükünün karşılanamayacağı yönündeki düşüncenin yaygın olduğunu söyledi. Şahin “Bu yaygın kanıyla mücadele etmek için çözümlerin ekonomik karşılıklarını içeren analizler yapmalıyız. Bugün sunduğumuz rapor, İstanbul Politikalar Merkezi’nin daha önce hazırladığı Türkiye için Düşük Karbonlu Kalkınma Yolları ve Öncelikleri Raporu’nun bir anlamda devamı niteliğinde.” dedi.

ahmet-atil-asici-gidahatti“Sürdürülebilirlik için bütüncül politikalar”

Konuşmasında oransal olarak Türkiye’nin sera gazı salımını en çok artıran ülkelerden biri olduğunu vurgulayan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve raporun ana yazarı Ahmet Atıl Aşıcı, devletin ekonomideki ağırlığının azaltılması ve düzenleyici rolünün güçlendirilmesi perspektifiyle yeşil ekonomi dönüşümünün gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ekonomi politikası tercihlerine de değinen Aşıcı, ekonomik ve ekolojik sürdürülebilirlik için bütüncül politikalar izlenmesinin önemine vurgu yaptı.

Dönüşümün önündeki engeller 

Aşıcı, yeşil ekonomiye geçişin önündeki en önemli engelin fosil yakıtlara verilen teşvik olduğunun altını çizerek, “Bütüncüllükten uzak yaklaşımlar nedeniyle Enerji ve Tarım Bakanlıkları’nın hedefleri çelişiyor. Karar alma süreçleri, politika ve stratejiler katılımcılıktan uzak belirleniyor ve yürütülüyor, bu da çıkar çatışması yaratıyor” dedi.

sevil-acar-gidahattiKemerburgaz Üniversitesi’nden Sevil Acar, projenin savunduğu yeşil ekonomi anlayışının küçük ölçekli ve adem-i merkeziyetçi olduğunu, katılımcı mekanizmalara dayandığını kaydetti. Acar, “Yeşil ekonomi dönüşümü için Türkiye çok ideal. Dinamik bir özel sektöre sahip ve yenilenebilir enerji ihalelerine talep çok büyük” ifadelerini kullandı.

Projenin bir diğer danışmanı olan Osman Balaban da, “Yerel yönetimlerin yetkilerini artıran ve mali yapılarını kuvvetlendiren desantralizasyon programı gerekiyor. Kentsel dönüşüme bakış açımızı da değiştirmemiz gerekiyor” dedi.

osman-balaban-gidahattiİklim değişikliğine karşı mücadelede toprağın önemine ve sahip olduğu potansiyele değinerek, bu potansiyelden yararlanılamadığını belirten Barış Karapınar ise “Toprağın organik madde varlığını artıracak yatırımlar karbon tutma açısından etkili ve daha ucuz. Bu yatırımlar ayrıca toprak verimliliğini de artırabilir” diye konuştu.

baris-karapinar-gidahattiİşlemesiz tarıma da değinen Karapınar, toprağın derinlemesine değil yüzeye yakın işlemesine dayanan bu yöntemin; toprağın su tutma kapasitesini, biyoçeşitliliğini ve karbon tutma kabiliyetini de artırdığını belirtti. Karapınar ayrıca, toprağın iklim değişikliği anlamında hem etki azaltmada hem de adaptasyonda büyük potansiyele sahip olduğunu ve siyasal olarak daha az tartışmalı bir alan olduğunun altını çizdi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.