AramaArama
Gıda Hattı

Yeşil Biyoteknoloji’yi konuşacaklar

9 Temmuz 2015, 17:12
Paylaş

Tohumculuk sektöründeki gelişmeler ile fırsat ve riskler, 21-23 Eylül 2015 tarihleri arasında Darıca’da gerçekleştirilecek Yeşil Biyoteknoloji Kongresi’nde ele alınacak. 

Kongreye ilişkin bir basın açıklaması yapan Prof. Nazimi Açıkgöz, Türk tohumcuların komşu ülkelerin sınırlı araştırma yardımlarını fırsata dönüştürebileceklerini bildirdi. Açıkgöz, şu bilgileri verdi:

“Gıda ve tarımla ilgili bir uluslararası araştırma kuruluşunun (IFPRI ) son raporuna göre, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri vatandaşlarını doyurmak üzere, tarımsal araştırma yatırımlarını artırmak zorundadırlar. Bu bağlamda bazı ülkelerin söz konusu yatırımları ikiye değil, dörde katlamaları gerekeceği saptanmıştır. Bölgedeki 11 ülkeden Ürdün ve Umman hariç hiç biri, BM’nin önerisi olan, tarımsal gelirin %1’ini araştırmaya yönlendirmemiştir.

Son elli yıllık verilere dayalı araştırmalarda, tarımsal Ar-Ge’ye yapılan yatırımla tarımsal üretim, gıda güvenirliği ve kalkınma arasında çok kuvvetli bir korelasyon saptanmıştır. Bölgede tarımsal üretim 2050’ye kadar %2,1 artması gerekmekte iken, söz konusu artış 2000 yılından günümüze ancak %1,9 da kalmıştır. Hâlbuki nüfus artışı, küresel ısınma ve kuraklık bölgeyi uzun yıllardır tehdit etmektedir. Kamu ödemelerindeki sorunlar nedeniyle Mısır, Ürdün ve Lübnan’dan çok sayıda uzman, ülke dışı görevler almıştır. Bazı ülkelerde ise uzman kalifiye Ar-Ge elemanları emekli olmak üzeredir.

Türkiye ise 2014 verilerine göre 170 milyon dolara ulaşan ihracatı ile Ortadoğu’da tohumculuğu hızla gelişen bir ülke görünümündedir. Asıl sorun, vergi sistemlerindeki aksaklıklar ve tohumculukta en önemli konu olan ıslahçı haklarına getirilemeyen koruma nedeniyle, özel sektörün komşu tarımında yeterince devreye girmemiş olmasıdır.

Özellikle tohumun yanında ‘çeşit’ (ıslahçı hakları!) ihracatına başlayan ülkemiz (Bulgaristan ve Rusya’ya çeltik, Ukrayna’ya fasulye), geliştirilecek stratejilerle, en azından bazı türlerde, komşularının tohum tedarikçisi olabilir. Yetkililerin, 2023 yılında tohum ihracatının 500 milyon dolarlara çıkabileceği beklentisi hiç de hayalî sayılmaz. Yeter ki, bu konuda kendi Ar-Ge’mizi zekice yönlendirebilelim.

Üniversitelerimiz, maalesef, bu konuda yeterince aktif hale getirilememiştir. YÖK’te başlatılacak bir girişimin, yalnız ziraat fakültelerinde değil, tüm biyolojik bilimlerdeki kadroların, raflık araştırmalar yerine, bitki ıslahının gerektirdiği başlangıç materyalini sağlamak üzere yönlendirmede fazla geç kalınmamalıdır.

Unutulmamalıdır ki minimum ortamlarda dahi, bazı yerel türlerin morfolojik, fizyolojik, moleküler karakterizasyonları ile yola çıkılabilir.”

Türk bilim kadrolarının tohumculuğun temel gereksinim konularını 21-23 Eylül 2015 tarihleri arasında Darıca’da gerçekleştirilecek Yeşil Biyoteknoloji Kongresi’nde ele alacaklarını belirten Prof. Dr. Açıkgöz, “İleri teknolojik konuların, tohumculuğumuzun temel gereksinimi olduğu bir gerçek.” Dedi. Açıkgöz, özellikle özel sektörün, daha şimdiden gereksinim duyacağı konuları da “Genom düzenleme, Omik teknolojileri, Transgenik bitkilerin seçimi, Bitkilerde gen haritalama, Kriyoprezervasyon, Sentetik tohum üretimi, Haploid bitki üretimi, Bitki viral hastalıklar ve Bitki biyoteknolojisi” olarak sıraladı.

Küresel ısınma, beslenme ve tüketim alışkanlıklarında yaşanacak değişimlerin, tohum sektöründe yeni hedeflere, yeni konulara ve yeni yöntemlere yönelmeyi gerektirdiğini kaydeden Açıkgöz, “2050 yılında kişi başına yıllık tüketiminde tahıllarda değişim beklenmemesine karşın, baklagillerdeki %15, bitkisel yağlarda %33 artış beklentisi, tohum sektörü için ilginç olsa gerek” ifadesini kullandı.

Yazarın Diğer Yazıları

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.