Gıda Hattı

Yeni tip koronavirüste en büyük risk ne? Prof. Hakan Yardımcı yanıtladı

13 Mart 2020, 12:48
Paylaş

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yardımcı, 3. Gıda ve Beslenme Bienali’nde, koronavirüs konusundaki merak edilen sorulara yanıt verdi. Yardımcı, yeni tip koronavirüs salgınında, kuluçka süresinin uzun olmasının riski artırdığının altını çizdi.

3. Gıda ve Beslenme Bienali’nin “Sofradan Tarlaya Bakış” oturumunda “Hayvandan İnsana Sağlık” başlıklı bir sunum yapan Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yardımcı, insanlara bulaşan hastalıkların yüzde 60’ının, yeni çıkan hastalıkların yüzde 75’inin hayvan kökenli olduğunu, biyoterör amacıyla kullanılan etkenlerin yüzde 80’inin hayvanlarda hastalık yapan etkenler olduğu bilgisini verdi.

“Koronavirüste kuluçka süresinin uzunluğu riski artırıyor”

Dünya genelinde hastalıkların dörtte üçünün zoonoz, hayvandan insana geçen hastalıklar olduğunun altını çizen Yardımcı, son yıllarda dünyada en çok gündeme gelen zoonotik hastalıkların şap, deli dana, kuş gribi, şarbon, SARS, MERS ve son olarak covid-19 (yeni tip koronavirüs) olduğunu, bunların arkasında hayvanların olduğunu söyledi.

SARS ve MERS’de kuluçka süresinin kısa olduğunu, hastalık bulaşan insanlarda kısa sürede belirti görüldüğü ve karantinaya alındığı için yayılmanın sınırlı kaldığını vurgulayan Yardımcı, ancak koronavirüste kuluçka süresinin 1 ay olduğunu, dolayısıyla belirlenmesinin uzun sürdüğünü, bu sürede virüsü taşıyan insan dolaştığı için de yayılımın yüksek olduğunu kaydetti.

Zoonotik hastalıklar neden artıyor?

Zoonozların artışında sosyo-ekonomik ile çevresel etkiler, küreselleşme ve iklimsel değişikliklerin rolüne dikkat çeken Yardımcı, “Ayrıca yeme alışkanlıkları değişiyor. Fantezi olsun diye koala yemek için Çin’e gidenler var. Pişirmeden yemek inanılmaz derecede risk. Hele hele yabani hayvanların; egzotik hayvanlar, yarasa, kaplumbağa gibi yenilmesi, nüfus artışı, eskiden bu tür hastalıklar Çin’de olunca orada kalıyordu. Şu anda dünyanın her tarafına ulaşabiliyor. Popülasyon ne kadar yoğunsa bulaşma daha da fazla oluyor. Kuluçka süresi uzun olunca hastalığı kaptığınızı bilmeden dünyayı dolaşırsınız” değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Hakan Yardımcı, Çin’de yarasadan kaynaklandığı bilinen yeni tip koronavirüs (covid-19) salgını konusundaki merak edilen sorulara da yanıt verdi.

Hayvan koronavirüsleri insana bulaşır mı?

Şu an itibariyle insana bulaşmıyor. Yarasa, pangolin sırasıyla mutasyon geçirerek insana geçtiği söyleniyor. Hayvanlarda koronavirüs var, ama bulaşmıyor.

“İnsan vücudunda birçok mikrop var, korona önemsiz!” değerlendirmesi

Çıldırtıcı, niye o zaman insanlarda HIV’i, Ebola’yı önemsiyoruz? Birinin bunu söylemesi çok yanlış.

Hastalık çok yayılsa ne olur? Niçin bu kadar önemli?

Bu kadar yayılması, yeni mutasyon ihtimalinin artması demek. Ne kadar çok kişiyi enfekte ederse, o kadar mutasyona uğraması ihtimali yüksek.

"Corona Türkleri etkilemiyor" söylemi!

Bunu söylediler, bir de bilimsel olarak açıklamaya kalkıştılar. Yunanistan’da yaşayan Türkler var, İran’da binlerce Azeri Türkü var. Böyle bir düşünce olabilir mi?

Salgın, epidemi, pandemi nedir?

Salgın; her şeye denilmez. O yüzden Sağlık Bakanı’nın son olarak salgın ifadesini kullanması çok önemli. Bir hastalık sıfırdan başlayıp, hızlı bir şekilde insan ve hayvan popülasyonunu etkileyip pik yaptıktan sonra inişe geçiyorsa bu salgın. Salgın, küresel çapta etkili oluyorsa buna pandemi diyoruz. Bu konularda karar verici uluslararası kuruluşlar var. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE) “sınırı kapat” derse buna uymak zorundayız.

Yardımcı, “Bir ülkede veteriner hekimlik hizmetleri sekteye uğrarsa, küresel salgına uğrama ihtimaliniz yüksek. Veteriner Sağlık Polisi gibi bir sistemin tesis edilmesi gerekiyor. Tek Sağlık Projeksiyonu’nun mutlaka hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Koronavirüsün gıda tedarik zincirine etkileri

Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Hakan Yardımcı, klinik belirtiler ortaya çıkan insanların koronavirüs bulaştırdığını belirterek, “O süre zarfında dolaşıyorsunuz. Kuluçka döneminde hiçbir belirti göstermiyor. Bir savunma önlemi olarak maske kullanımının önemli olduğunu düşünüyorum. Maske kullanırsanız, vücut direnciniz güçlü olursa onu kırabiliyor” diye konuştu.

Prof. Dr. Yardımcı, “koronavirüs salgının gıda tedarik zincirine olası etkileri ne olur?” sorusu üzerine de, “EFSA, gıda ile bulaştığına dair bulgu olmadığını bildirdi. Esas sorun sınırların kapatılması. Pişirdiğinizde herhangi bir şey zaten kalmıyor. Çok kırılgan bir virüs ama insanlar arasındaki bulaşıyı düşürüp, yayılmanın sınırlandırılmasına çalışılıyor. Kuş gribi direkt yediğimiz kanatlılarda çıkmıştı. Onun korkulanı, insandan insana bulaşma olasılığıydı, onun için zincirin kesilmesi önemliydi. Şu anda o zincir, insandan insana olan alanda. Burada zincirin kesilmesi ancak iletişimi kesmeyle, karantina ile olur” ifadelerini kullandı.

Yazarın Diğer Yazıları

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.