Gıda Hattı

Yeni Mahsul Pamuk Piyasada

4 Ekim 2007, 17:23
Paylaş

Yeni ürünün piyasaya girmesiyle birlikte alıcılar beklemeye başladı. Sezonun başlarında yaşanan sakinlik nedeniyle pamuk 2 YTL fiyatla borsada işlem görmeye başladı. İzmir Ticaret Borsasında geçen hafta sonu 100 ton civarında yeni mahsul işlemi gerçekleşti. Alıcılar pamuk kalitesinin ve teknik özelliklerinin iyi olması nedeni ile fiyatların yükseleceğini tahmin ediyor. Adana Ticaret Borsası ise hareketli günler geçirmeye başladı. Geçen hafta yeni ürün beklentisi ile işlem görmeyen pamuk haftaya yoğun alımlarla başladı.

TÜSİAD: AB'ye giriş sürecindeki zorluklar kayda değer bir risktir

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, daha zor bir AB'ye giriş sürecinin uzun vadedeki zorluklar açısından kayda değer bir risk oluşturduğunu belirterek, “Bu da, Türkiye'de finansal piyasalardaki değişkenliği artırabilir” dedi.

TÜSİAD tarafından düzenlenen Türkiye-Finlandiya İş Forumunun açılışında konuşan Yalçındağ, ülkede son 5 “yapıcı yıl” içinde ekonomide kaydedilen gelişmelere değinirken, makro ekonomik kararlılık, istikrar, daha düşük faiz oranları, sıkı bütçe disiplininin aynı zamanda yatırımları teşvik ettiğini vurguladı.

Türkiye'ye giren doğrudan yabancı yatırımların rekor düzeylere ulaştığını, son iki yılda 30 milyar dolara yaklaştığını belirten Yalçındağ, özelleştirmelerin yabancı yatırımların artmasında diğer bir katalizör görevi gördüğünü ifade etti.

Genel performans yükselse de cari açığın bir sorun olmaya devam ettiğine işaret eden Yalçındağ, “Öte yandan önceki dönemlerle karşılaştıracak olursak, şu andaki cari açığın profili çok daha sağlıklı “ diye konuştu.

Bu alandaki finanslamanın büyük ölçüde uzun vadeli kapital akışlarıyla yapıldığını kaydeden Yalçındağ, bunun zayıflığı azalttığını, ancak yabancı sermaye akışlarına olan bağlılığın uluslararası para piyasalarındaki olası bir kötü gidiş karşısında yine de endişe unsuru olabileceğine dikkat çekti.

Yalçındağ, şimdiye kadarki finansal piyasalarda yaşanan çalkantıya bakıldığında hayata geçirilen reformlar ve ekonominin uzun vadedeki olumlu manzarasının Türk ekonomisini küresel değişkenlikler karşısında çok daha sağlam hale getirdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Açıkçası bu fırtınanın bittiğini söylemek için henüz erken. Ancak Türk ekonomisinin yeniden düzelmeye geçtiğine dair işaretleri görebiliyoruz. Yatırımcıların da Türk ekonomisine güven duyduğunu görebiliyoruz. Kısa vadeli krizlerin ötesinde bir ilgi duyuyorlar. Yabancı yatırımcılarla temaslarımızda şunu gördük ki, yatırımcılar Türk ekonomisinin orta ve uzun vadeli manzarasıyla ilgileniyor. Aynı zamanda sektörel ve yapısal sorunları sorguluyorlar, kısa vadeli göstergelerden ziyade.”

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yalçındağ, Türkiye'de satın almalar, şirket evlilikleri sürse de çok daha yoğun bir şekilde yeşil alan yatırımlarında bir artış gözlendiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Umuyorum ki bundan sonraki doğrudan yabancı yatırım dalgası Türkiye'deki alt yapıyı küresel değer zincirlerinin bir parçası haline getirecektir. Böylesi bir entegresyon Türk ekonomisinin yönetim ve teknoloji açısından sahip olduğu alt yapıyı güçlendirecektir.Ancak, ortalama düzeyde bir değerlendirme söz konusu olursa, uzun vadedeki zorluklar örneğin daha zor bir AB'ye giriş süreci kayda değer bir risktir. Bu da Türkiye'de finansal piyasalardaki değişkenliği artırabilir. Likiditede bir sıkışıklık ve AB sürecindeki zorluklar da aynı zamanda meydana gelebilir. Dolayısıyla Türk ekonomik camiası, çok olumlu yaklaşsa da şimdiye kadar elde edilen kazanımlarla ilgili olarak, bize göre AB reform sürecinini devam ettirilmesi gerekiyor. Bu sayede ekonominin dış şoklara karşı direngeniliğinin artırılması gerekiyor.”

Yalçındağ, Türk ekonomisinin artık yepyeni bir alana girdiğini, gerekli dönüşümünün ve reformların gerçekleştirilebilmesi durumunda son 5 yıldaki büyüme performansının önümüzdeki yıllarda da devam ettirilebileceğini söyledi.

Finlandiya ile ekonomik ilişkiler

Finlandiya ekonomisine de değinen Yalçındağ, bu ülkenin son derece başarılı ve istikrarlı bir alt yapısı bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin şu anda Finlandiya'ya ihracat yapan 27'inci ülke olduğunu, Türkiye'nin Finlandiya'nın ithalatı içindeki payının yüzde 0,6 olduğunu kaydeden Yalçındağ, geçtiğimiz yıl Finlandiya'dan Türkiye'nin yaptığı ithalatın 715,9 milyon avro olarak gerçekleştiğini belirtti.

Türkiye'nin genel ithalatı içinde Finlandiya'nın payının yüzde 1,2 olduğuna işaret eden Yalçındağ, Turkcell ve Sonera'nın işbirliğinin iki ülke ticari ilişkilerini daha da geliştirdiğini, Nokia'nın Türkiye'deki pazar payının yüzde 30'un üzerinde olduğunu ifade etti.

Türkiye'de aralarında ticaret, telekomünikasyon, demir çelik, elektroniğin yer aldığı birçok sektörde 162 Finlandiyalı şirketin faaliyet gösterdiğini aktaran Yalçındağ, diğer taraftan Finlandiya'da hizmet sektöründeki Türk şirketlerin sayısının 400'e yaklaştığını kaydetti.Yeni küresel çağ içinde hiçbir ülkenin tek başına rol oynayamayacağını dile getiren Yalçındağ, ekonomik değer yaratımının artık kaçınılmaz şekilde sınır ötesi ve ulus ötesi bir hale geldiğini söyledi.

Yalçındağ, her ekonomi için başarı anahtarının güvenilir, yetkin, dinamik ve adil ortaklıklar kurmak olduğunu belirterek, Türkiye'nin AB'ye girmesinin bu temel anlayışı yansıttığını söyledi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.