Gıda Hattı

Yağlı Bitkilerde Prim Sistemi, "Üretim Alanı" Bazlı Desteğe Dönüştürülecek

11 Eylül 2007, 16:50
Paylaş

Çiftçiye 1.1 milyar YTL'lik ek kaynak aktarılmasını sağlayan yağlı bitkilerdeki prim sistemi, uluslarası kurallara uyumu da sağlayacak şekilde değiştirilecek. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, AB'ye de uyum amacıyla, halen kg başına verilen yağlı bitkilerdeki prim sistemini, "üretim alanı" bazlı desteklemeye dönüştürmek üzere çalışma yapıyor. Bakanlık ayrıca, yağlı tohumlarda bazlı destekleme sistemine alternatif olarak, "sabit alan, sabit üretim, sabit prim" sistemi üzerinde de çalışmalar yapıyor.

Ek ödemeler olacak

Kamuoyunun görüşüne de açılan çalışma uyarınca, çiftçiye üretim yaptığı alan dikkate alınarak temel destek ödemesi yapılacak. Ayrıca, çiftçinin kooperatif-birlik üyesi olması, makineli hasat yapması, sözleşmeli üretime geçmesi, ürünü borsada tescil etmesi hallerinde de ek ödemeler gündeme gelecek.

Sistem üzerindeki çalışmaların bu yıl tamamlanması halinde, uygulamaya 2008 yılı ürünleri için 2009 yılında geçilmesi öngörülüyor.

Yeni sistemle ayrıca, destek tutarlarının 5 yıllık belirlenerek, çiftçinin uzun vadeli üretim planlaması yapmasının sağlanması da hedefleniyor.

Türkiye'de tarımsal üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle, maliyet ile piyasa fiyatı arasındaki farkın karşılanarak çiftçinin mağdur edilmemesi amacıyla, kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, dane mısır, kanola, aspir ve zeytinyağı üretiminde, çiftçiye kg başına "telafi edici ödeme-prim ödemesi" yapılıyor.

2006'da 1.150 milyar YTL prim ödendi

Prim ödenmesinde, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerinden üretim ve ürün satış belgeleri istendiği için, üretici, üretim alanı, üretim miktarı, sertifikalı tohum kullanımı da kayıt altına alınmış oluyor. Mevcut sistem uyarınca, 2006 yılı ürünleri için, 696 milyon YTL'si pamuk, 190 milyon YTL'si ayçiçeği, 4,8 milyon YTL'si soya, 5,5 milyon YTL'si kanola, 234,5 milyon YTL'si dane mısır, 220 bin YTL'si aspir, 13,2 milyon YTL'si zeytinyağı için olmak üzere, bu yıl üreticilere 1 milyar 149,9 milyon YTL primi ödemesi yapıldı. Geçen yıl ödenen prim tutarı 926 milyon 968,4 bin YYL düzeyindeydi.

Çiftçinin eline geçen paranın yüzde 25'ini destekler oluşturuyor

Bu arada Türkiye'de üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle, ürünlerin kg fiyatı uluslararası piyasa fiyatlarının üzerinde gerçekleşiyor. Buna rağmen bu ürünlerdeki arz açığının kapatılması için, üretim desteklerle teşvik ediliyor. Bu yüzden destekler, ürünün fiyatının önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Bakanlık verilerine göre, geçen yıl, 600 bin hektar alanda 3,8 milyon ton mısır üretildi. Ton maliyeti 260 YTL olarak hesaplanırken, piyasa fiyatı 360 YTL (268 dolar) düzeyinde gerçekleşti. Aynı yıl itibariyle mısırın dünya piyasalarındaki ton fiyatı fiyatı 166 dolar düzeyindeydi. Arz açığını kapatmak için Türkiye'ye 220 dolardan mısır ithal edilirken, çiftçinin üretime teşviki için, ton başına, 67 YTL'si prim, 22,9 YTL'si DGD, 1,4 YTL'si toprak analizi olmak üzere toplam 91,3 YTL (telafi edici) destekleme ödemesi yapıldı. Mısırda 360 YTL'lik piyasa fiyatına karşın çiftçinin eline, desteklemelerle birlikte ton başına 451 YTL geçti. Çiftçinin eline geçen fiyatın yüzde 25'ini destekler oluşturdu.

Aynı şekilde, çiftçinin eline geçen fiyatın ayçiçeğinde yüzde 59'unu, pamukta yüzde 42'sini, kanolada yüzde 61'ini, soya da ise yüzde 70'ini devlet destekleri oluşturuyor.

Zeytin desteği üretim bazlı olacak

Diğer taraftan yağlı tohumlu bitkilerde alan bazlı sisteme geçilmesi halinde, Türkiye'de arazi tespit çalışmalarının tam olarak yapılmaması nedeniyle bazı sorunlar yaşanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle, tapu ve kadastro kayıtlarının 2008 yılından önce tamamlanması büyük önem taşıyor.

Zeytinyağı desteklemelerinde de alan bazlı desteğin uygun olmadığı ifade ediliyor. Zeytin üretim bahçelerinde, dekar başına dikilen ağaç açısından bir standart olmadığına dikkat çekilerek, üretim bazlı desteğin daha uygun olacağı görüşü dile getiriliyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.