Gıda Hattı

Vücuttaki antibiyotik konsantrasyonu nefes ile belirlenebiliyor

3 Ekim 2021, 11:40
Paylaş
Vücuttaki antibiyotik konsantrasyonu nefes ile belirlenebiliyor

Freiburg Üniversitesi’ndeki görevli bir grup biyoteknoloji mühendisinin yaptığı çalışma memelilerde ilk kez vücuttaki antibiyotik konsantrasyonunun nefes örnekleri kullanılarak belirlenebileceğini gösteriyor.

Nefes örneklerinden elde edilen sonuçlar kandaki antibiyotik düzeylerinden elde edilen sonuçlarla oldukça benzer. Bu analizi biyosensörlerle gerçekleştiren araştırma ekibi, gelecekte kişiye özgü ilaç dozajlamasını da yapmaya imkân sağlıyor. Ayrıca bakteriye karşı antibiyotik seçiminde de yardımcı olabiliyor.

Araştırmacılar biyosensörleri, antibiyotik tedavisi yapılan domuzların kan, plazma, idrar, tükürük ve nefes örneklerinde test etti. Üstelik domuzların plazmasındaki biyosensörlerle elde edilen sonucun standart tıbbi laboratuvar süreci kadar doğru olduğunu gösteriyor.

Şimdiye kadar araştırmacılar nefeste yalnızca antibiyotik izlerini tespit edebiliyorlardı. Ancak Dr. Can Dinçer ve ekibi tarafından geliştirilen bu sistem ile en küçük konsantrasyon bile belirlenebiliyor. Dinçer “mikroakışkan bir çip üzerindeki sentetik proteinlerimizle, nefesteki en küçük konsantrasyonları belirleyebiliriz ve bunlar birbiriyle ilişkilendirebiliriz” diye ekliyor.

Mekanizma nasıl işliyor?

Mikro akışkan biyosensörler, bir polimer filme yapıştırılmış penisilin gibi beta-laktam antibiyotikleri tanıyabilecek proteinleri taşıyor. Numunedeki ilgili antibiyotik ve enzim-bağlı bir beta-laktam, bu bakteri proteinlerini bağlamak için rekabet halinde bulunuyor.

Bu rekabet, bir pilde olduğu gibi bir akım değişikliği yaratıyor. Örnekte ne kadar fazla antibiyotik bulunursa, o kadar az enzim ürünü gelişiyor ve bu da daha düşük ölçülebilir bir akıma yol açıyor.

Yetersiz antibiyotik uygulaması, bakterilerin mutasyona uğramasına neden oluyor, böylece ilaçlar artık çalışmıyor ve dirençli hale geliyor. Ayrıca organ yetmezliği gibi ciddi hastalarda da antibiyotik aralıklarının dikkatli bir şekilde belirlenmesi gerekiyor.

Araştırmacılar antibiyotik seviyelerinin hızlı bir şekilde izlenmesinin hastanede büyük bir avantaj olabileceğini belirtiyor. Çünkü hızlı bir şekilde sonuçların ortaya konması tedaviye yardımcı oluyor.

Çalışmanın bir sonraki aşaması ise, daha fazla antibiyotiği tespit edebilecek proteinlerin tasarlanmak olarak planlanıyor. Hatta ilerleyen dönemlerde biyosensörlerin klasik maskelere de entegre edilebileceği düşünülüyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.