- 29 Tem 2022 - 14:50

Zoonotik hastalıklar neden artıyor? Çözümü ne? Prof. Dr. Hakan Yardımcı değerlendirdi

Gıdahattı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hakan YardımcıDünya Sağlık Örgütü’nün Zoonotik hastalıklardaki artışla ilgili açıklamasını değerlendirdi, çözümün ‘Tek Sağlık’ yaklaşımında olduğunu söyledi.

Gıdahattı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hakan YardımcıDünya Sağlık Örgütü’nün Zoonotik hastalıklardaki artışla ilgili açıklamasını değerlendirdi, çözümün ‘Tek Sağlık’ yaklaşımında olduğunu söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü Zoonotik hastalıklar için uyarıda bulundu!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile son 10 yılda Afrika kıtasındaki zoonotik hastalık salgınlarının yüzde 63 arttığı uyarısında bulundu.

DSÖ bu artışı 2001-2011 ile 2012-2022 dönemlerini kıyaslayarak hesapladı. Son 10 yıllık dönemde artmasının yanında, 2019 ile 2020 yılları arasında zoonotik patojenlerin halk sağlığı sorunlarının %50’sini oluşturması da dikkat çekti.

Ebola Virüsü Hastalığı ve diğer kanamalı ateşli viral hastalıklar, bu salgınların %70’ini oluşturdu. Kalan %30’a ise Deng humması, Şarbon, Maymun çiçeği virüsü ve bazı diğer hastalıklar yol açtı.

Uzmanlara göre zoonotik hastalık vakalarındaki artışın farklı sebepleri var. Afrika, dünyanı en hızlı büyüyen nüfusuna sahip ve et, kümes hayvanı, yumurta, süt gibi hayvansal gıdalara yönelik artan bir talep var.

Nüfus artışı, artan kentleşme ve yaban hayatı yaşam alanlarının bozulmasına neden oluyor. Afrika genelinde kara ve demir yolları, gemiler, hava yollarının gelişmesi de zoonotik hastalık salgınlarının kırsal alanlardan kente ulaşımını kolaylaştırıyor.

Batı Afrika Ebola salgınında görüldüğü gibi, zoonotik hastalıklar şehirlere geldiğinde ölüm sayıları hızla artabiliyor.

Konuyla ilgili konuşan DSÖ’nün Afrika Bölgesel Direktörü Dr. Matshidiso Moeti, “Hayvanlarda ortaya çıkan ve insanlara geçen enfeksiyonlar yüzyıllardır var. Ancak büyük çaplı enfeksiyon ve ölüm riski, geçmişte Afrika ile sınırlıydı.

Ulaşımın ve altyapının sınırlı olması doğal bir bariyerdi. Ancak şimdilerde Afrika’daki ulaşımın gelişmesiyle birlikte, zoonotik patojenlerin büyük şehir merkezlerine ulaşma riski ortaya çıktı. Zoonotik hastalıkları kontrol altına almak için, yayılmadan önce harekete geçmeli ve Afrika’yı sürekli yeni bulaşıcı hastalıkların ortaya çıktığı bir merkez olmaktan kurtarmalıyız” diye konuştu.

Prof. Dr. Hakan Yardımcı, DSÖ açıklamasını değerlendirdi

Zoonotik hastalıklarda yaşanan artış ve açlık arasındaki ilişkiyi Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda Gıdahattı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hakan Yardımcı’ya sorduk.

Afrika kıtasındaki zoonotik hastalık artışının endişe verici bir noktaya ulaştığını ve dünyanın diğer bölgelerini de etkilemeye başladığını söyleyen Prof. Dr. Yardımcı, “2019 ile 2020’de, Afrika kıtasında bu hastalıkların %50 arttığını görüyoruz. Dolayısıyla, bunların gelişmiş ülkelere taşınma ihtimali giderek artıyor” dedi.

Zoonotik hastalıklar neden artıyor?

Zoonotik hastalıklardaki artışı değerlendiren Prof. Dr. Yardımcı, “Hastalıkların artış sebebine bakacak olursak… Afrika’da doğum oranları çok yüksek. Nüfus hızla artıyor ve şehirleşmeyle ilgili birçok çalışma var. Son dönemde dünya ciddi bir gıda krizi yaşıyor. Bu kriz ise en çok Afrika kıtasını etkiliyor.

Afrika’da %40 olan açlık durumu, %80’lere gelebilir. Açlık, insanların yemek bulma motivasyonuyla normalde girmedikleri yerlere girmesine, oralardaki bazı hayvanları yemek suretiyle hiç karşılaşmadıkları virüslerle karşılaşmasına yol açıyor.

Daha önceleri de benzer durumlar yaşanıyor, ancak hastalıklar o bölgede kalıyordu. Ulaşım kısıtlıydı. Şimdi, Afrika’da köylere yapılan yollar, devamı itibariyle Afrika’dan Batılı ülkelere yapılan uçuşlar, hastalığın taşınma riskini yükseltiyor” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü ‘Tek Sağlık’ kavramını öneriyor

Maymun çiçeğinin Nijerya’dan İngiltere’ye geçerek yayılmasına da değinen Prof. Dr. Yardımcı, “Özellikle korktuğumuz hastalıkları arasında yer alan, başta Ebola olmak üzere, kanamalı ateşlerin başka ülkelere taşınması son derecede olası.

Dünya Sağlık Örgütü de bu tehlikenin farkında. Kısa bir süre önce yaptıkları açıklamada, bu hastalıkların klasik hekimlikle çözümlenemeyeceği, ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğu ve mutlaka ‘Tek Sağlık’ kapsamında yaklaşılması gerektiğini tüm dünyaya açıkladılar.

Tek Sağlık kavramında; insan ve hayvan hekimleri diğer ilgili meslek gruplarıyla beraber çalışarak, sorunu yayılmadan durduruyor. Bir diğer deyişle, olay hastaneye gelmeden çözümlenmesi amaçlanıyor.

Dünyanın 2000’li yıllardan itibaren salgın hastalıklar dönemine girdiğini görüyoruz. İnsan hastalıklarının 200’ünün hayvanlarla ortak olduğu, insan hastalıklarının en az %60’ının hayvan kökenli olduğunu düşünecek olursak, Zoonotik hastalık sorununun çözümü için hayvan hastalıklarının yerinde çözümü ve ekosistemin tahribinin önlenmesi önemli.

Vahşi hayvan eti ticareti de Zoonotik hastalıklar için bir risk

Bunun yanında kaçak avlanan goril , sürüngen gibi vahşi hayvanların etlerinin ticaretinin yapıldığı da biliniyor. Bu hayvanlarda bulunan bazı virüsler kolaylıkla insanlara bulaşabiliyor. Kaçak avcılık ve vahşi hayvan eti ticareti de önlenmeli.

Kentleşme ve kent sınırlarının bu ormanlara dayanması öngörülen riskleri arttırıyor. Ormanların yanması, tahrip olması, insanların ormana gidip farklı hayvanlar yakalayıp yemesi artık kabul edilecek şeyler değil. Şehirleşme ve nüfus artışı gıda tedariğini zora sokuyor. Açlığın önlenmesi, özellikle açlığın yaygın olduğu Afrika’da insanlara yapılacak yardım büyük önem taşıyor. Zoonotik hastalıkların ortaya çıkmasında, açlık sebebiyle ormanlardaki canlıların tüketilmesi büyük bir rol oynuyor. İnsanlar aç kaldıkça, bu sorun devam edecek.

Özetle, Afrika’da açlığın önlenmesi, yeni ve yeniden ortaya çıkan Zoonotik hastalıkların önlenmesi açısından büyük taşıyor.

Buralarda ortaya çıkan hastalıkların bölgenin dışına yayılmaması için, Tek Sağlık sisteminin çalışır durumda olması gerekiyor” diye konuştu.

29 Tem 2022 - 14:50 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.