Gıda Hattı

Verimsiz Hazine Arazisi İle Verimlisinin Fiyatı Farklı Olacak

4 Eylül 2007, 17:26
Paylaş

Tarım amaçlı kullanılan Hazine arazilerinin satışı için kolları sıvayan Maliye, tarlaların değerini ekilen ürünün cinsi ve verimliliğine göre belirleyecek.

Değer tespitinde ürünün fiyatı, satış geliri ve yapılan masraflar ile toplamda elde edilen net gelir de etkili olacak. Örneğin bir bostanlığa buğday tarlasından fazla değer biçilecek.

Satışlarda araziyi kullanmakta olanlara öncelik tanınacak. Önceki uygulamaya göre arazinin değer tespiti, ticaret odası, emlakçı ve belediyelere soruluyordu. Buralardan elde edilen verilerle ortak bir fiyat belirleniyordu. Kıymet takdirindeki yeni formülün daha adil olduğunu aktaran Maliye Bakanlığı yetkilileri, "Tarım arazilerinin değeri daha objektif kriterlere göre yapılacak." ifadesini kullandı. Resmî Gazete'de yayımlanan çalışmaya göre Hazine'nin, özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların satış işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlendi. Buna göre 30 Aralık 2002 tarihinden önce Hazine'ye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış hakkından yararlanamamış olanlar veya bunların kanuni mirasçıları, taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu durumun idarece belirlenmiş olması şartıyla ihale yoluyla satışa çıkarılan tarım arazilerini öncelikle alım hakkına sahip olacak. Gerek doğrudan gerekse ihale ile satılan tarım arazileri 10 yıl süreyle tarım dışı amaçlarla kullanılamayacak.

Hazine'nin mülkiyetinde olan taşınmazlardan, belirlenen kapsamdakilerin satışı yapılamayacak. Buna göre kamu hizmetlerine tahsisli taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, tecili mümkün olmayan taşınmazlar, kıyı kanunu kapsamında bulunan taşınmazlar, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu kapsamında olan taşınmazlar, milli park, tabiat anıtı içinde olan alanların satışı kesinlikle yapılamayacak. İllerde Hazine arazilerini satışa çıkarma yetkisi valiliklere (defterdarlık) bırakılacak, Bakanlar Kurulu ise satın alma taleplerini sonuçlandıracak.

Avrupa baklavaya da aflatoksin analizi istedi

Avrupa Birliği, bileşiminde fındık, antepfıstığı ve kuru inciri en az yüzde 10 içeren işlenmiş ürünlerin ihracatında aflatoksin analizi ve sağlık sertifikası taşıma zorunluluğu getirdi. Analizlere başlayan büyük baklava üreticileri, tüm firmaların dikkatli olmasını istiyor.

Avrupa Birliği, fındık, antepfıstığı ve kuru incirden sonra bu ürünleri en az yüzde 10 içeren işlenmiş ürünlere de 1 Temmuz'dan itibaren bir tür küf olan aflatoksin analizi ve sağlık sertifikası şartı getirdi. Başta baklava olmak üzere helva, çikolata ve benzeri işlenmiş ürünleri Türkiye'den Avrupa Birliği'ne (AB) ihraç etmek isteyen firmalar, bundan böyle aflatoksin analizi ve sağlık sertifikası almak zorunda kalacak. AB'nin kararından önce ürünlerini analiz ettirmeye başlayan büyük baklava üreticileri, tüm firmaların bu konuda dikkatli olmasını istiyor. Analizlerini tam yaptıran baklavacıların en büyük endişesi ise dondurulmuş olarak gönderilen baklavada aflatoksin tehlikesinin yeniden ortaya çıkması ihtimali.

Konuyla ilgili İzmir Tarım İl Müdürlüğü'nden ihracatçılara gönderilen yazıda, Avrupa Komisyonu kararı uyarınca fındık, antepfıstığı ve kuru incir ile bunlardan elde edilen ürünlerin AB'ye üye ülkelere yapılacak ihracatına ilişkin sağlık sertifikası uygulaması kararının değiştirildiğine dikkat çekilerek "4 Temmuz 2007'de yayımlanan ve 1 Temmuz'da yürürlüğe giren yeni karar ile bileşiminde fındık, antepfıstığı ve kuru inciri en az yüzde 10 içeren işlenmiş ürünlerin ihracatında aflatoksin analizi ve sağlık sertifikası taşıma zorunluluğu getirildi" ifadesine yer verildi.

Hızlı servis olması gerekir

Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği (BAKTAD) Başkanı Mehmet Yıldırım, AB'nin uygulamasının baklava firmalarının maliyetlerini artıracağını ama ihracatı durdurmayacağını söyledi. Ciddi çalışan baklava üreticilerinin zaten antepfıstığı alırken aflatoksin analizi yaptığını dile getiren Yıldırım, gerekli analizleri yaptırmayan bazı firmaların ürünlerinin ise gümrüklerden geri döndüğünü kaydetti. AB'nin aldığı önlemi insan sağlığı açısından doğru bulduklarını ifade eden Yıldırım, "Türk firmaları ihracat yapmak istiyorlarsa bir an önce gerekli belgeleri almalı, analizleri yapmalı. Bu konuda sıkıntı çıkacağını sanmıyorum. Asıl sorun bu işlemler yapılsa bile tehlikenin yeniden ortaya çıkması ihtimali. Baklava çabuk bozulduğu için taze olarak ihracatını yapamıyoruz. Dondurulmuş olarak yurtdışına gönderiyoruz. Bu nedenle kalite kaybı oluyor. Bu duruma bir de aflatoksinin yeniden üremesi eklenebilir. Sorunları aşmanın tek yolu Avrupa'ya hızlı servis yapabilmemiz. Baklava günlük yenirse sorun olmaz" diye konuştu.

Türkiye'nin Avrupa'ya yılda 6 bin ton baklava ihraç ettiğini dile getiren Yıldırım, ihracatın tutarının ise 36 milyon dolara ulaştığını ifade etti.

Analiz bekleme süresi 3 gün

Avrupa'da bazı Türk ustaların da baklava ürettiğini dile getiren Yıldırım, ancak kaliteli üretim yapan fazla firmanın olmadığını savundu. Yıldırım, "Baklavanın Türkiye'de üretilip ihraç edilmesi en doğru yöntem. Ancak önemli olan Avrupa'daki tüketiciye taze baklava yedirmek" dedi.

Güllüoğlu Faruk Güllü firması ise ihracatta analiz yapan firmalar arasında yer alıyor. Güllüoğlu Kurumsal İletişim Koordinatörü Ufuk Bayramoğlu, dünya pazarına açılma çalışmalarında ülkelerin kanunlarının gerekliliklerine büyük bir titizlikle yaklaştıklarını söyledi. Bayramoğlu, "Avrupa Birliği ülkeleri geçmiş yıllarda Türkiye'den gelen ve içinde fındık, fıstık, badem gibi kuruyemişlerin kullanıldığı ürünlerin analizlerinde yüksek oranda aflatoksin ile karşılaştı. Bu konuda oluşturdukları kriterler doğrultusunda Türkiye'den gelen ürünlere analizi şart koştular. Güllüoğlu olarak ihracat çalışmalarımızda gerekli olan analizleri zaten uyguluyoruz. Bu analizler Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nın onay verdiği özel laboratuvarlarda yapılıyor. Analiz için 3 gün bekleniyor. İhracat çalışmalarında 3 günlük bekleme süresi bizim için büyük bir kayıp değil. Türkiye'deki gıda firmalarının da bizim gibi özenli olacağı kanaatindeyiz" dedi.

Kuru meyvede 2 ppb (kiliogramda mikrogram) ile 4 ppb olan aflatoksin oranı baklavada kullanılan antep fıstığı için de geçerli. 1 kilogram baklavada 2-4 mikrogram aflatoksin olması gerekiyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.