AramaArama
Gıda Hattı

Uzmanı uyardı: “Her kuraklık, iklim değişiminin göstergesi değil”

31 Mayıs 2021, 14:45
Paylaş
Uzmanı uyardı: “Her kuraklık, iklim değişiminin göstergesi değil”

Bir yerde 1 veya 2 yılda yaşanan kuraklığın iklim değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Taner Şengün, “Önceki dönemlerdeki yağışları dikkate aldığımız zaman bu yıl yaşanan kuraklık, büyük bir iklim değişimi olarak değerlendirilmemelidir. İklim olayı, bir bölgede uzun yıllar boyunca meydana gelen atmosfer olaylarının ortalamasıdır. En az 20-30 yıllık değerler alınmalıdır” dedi. Şengün, son üç ayda Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun belli bölgeleri ile Batı Anadolu’da çok şiddetli kuraklıkların olduğunun altını çizdi.

Fırat Üniversitesi (FÜ) İnsani ve Sosyal Bilimler Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Şengün, son dönemde yaşanan yağış azlığı ve kuraklığa ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Orta enlemlerde kuraklık doğal bir olay”

Kuraklığın doğal olduğunu anımsatan Prof. Dr. Şengün, şunları söyledi:

“Kuraklık herhangi bir bölgede veya alanda gerçekleşebilir. Dünyada çeşitli alanlarda riskli bölgeler vardır. Bunlardan bir tanesi de orta enlemlerdir. İklim olaylarının en fazla değişim gösterdiği alanlardan bir tanesi orta enlemlere karşı gelir. Türkiye’de bu alanda bulunduğu için zaman zaman çeşitli dönemlerde kuraklıktan etkilenen bir ülke olmuşuzdur.

Son yıllarda özellikle yağış trendlerinde meydana gelen azalma nedeniyle kısa süreli olmak üzere bu yılda bir kuraklık yaşamaktayız. Bu yıl yaşanan kuraklık önceki dönemlerdeki yağışları dikkate aldığımız zaman büyük bir iklim değişimi olarak göz önünde bulundurulmamalıdır. İklim olayı bir bölgede uzun yıllar boyunca meydana gelen atmosfer olaylarının ortalamasıdır. En az 20, 30 yıl geçmesi lazımdır. Ama bu yıl özellikle yağış miktarlarındaki azlık, Türkiye’nin çeşitli bölgelerin kuraklık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kuraklık hangi bölgelerde etkili?

Son 3 ayı dikkate aldığımız zaman, Güney Doğu ve Doğu Anadolu’nun belli bölümlerinde, yine Batı Anadolu’da çok şiddetli kuraklıkların olduğunu görüyoruz. 6 ve 9 aylık periyotlardaki düşen yağış miktarlarına baktığımız zaman da bu durumun yine aynı bölgelerde hat safhaya ulaştığını görüyoruz. Özellikle tarımsal üretim yapan çiftçiler için büyük problemler oluşturduğunu görmekteyiz.

Marmara Bölgesi, Edirne ve İstanbul çevresi, bu yıl yağışlardan büyük ölçüde faydalandı. Ancak özellikle Doğu Anadolu’nun güneyinde Elazığ Bingöl, Diyarbakır, Malatya çevrelerinde yağışın çok az olduğu hatta, Güneydoğu’da Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa’da kuraklığın çok şiddetli bir şekilde ortaya çıktığını görüyoruz. Bu bölgedeki tarımsal üretim yapan çiftçilerimize çok büyük sıkıntılar oluşturdu. Belki ilerleyen aylarda yağış olursa bu durum biraz telafi edilebilir. Şunda özellikle üretim açısından bir yağış yetersizliği zor durumda bırakmıştır. Bu, Doğu Anadolu’nun Güney kesimi, Güney Doğu Anadolu Bölgesi, Güney Batı Anadolu’da çok şiddetli bir şekilde bir kuraklık söz konusu.”

“Her kuraklık iklim değişimi değildir”

Yaşanan kuraklığı iklim değişikliği olarak yorumlamamak gerektiğini belirten Prof. Dr. Taner Şengün, “Çünkü bir yerin ikliminden bahsederken en az 30 yıllık ortalama değerleri göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bir yerdeki 1 veya 2 yıla mahsus meydana gelen kuraklığın, iklim değişimi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor” diye konuştu.

İHA

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.