Gıda Hattı

Uğur Şahin’e göre, Omicron için korkuya gerek yok ama kış ayları çetin geçecek!

3 Aralık 2021, 15:05
Paylaş
Uğur Şahin’e göre, Omicron için korkuya gerek yok ama kış ayları çetin geçecek!

Eşi Özlem Türeci ile birlikte 25. Aydın Doğan Ödülü’nü alan BioNTech şirketinin kurucusu Prof. Dr. Uğur Şahin, Omicron varyantı nedeniyle korkuya gerek olmadığını söyledi, kış aylarının çetin geçeceği uyarısında bulundu.

Aydın Doğan Ödülü, Almanya’nın Mainz kentinde düzenlenen bir törende, dünyada ilk Kovid-19 aşısını geliştiren BioNTech şirketinin kurucusu bilim insanları Dr. Özlem Türeci ve Prof. Uğur Şahin’e verildi.

Türeci-Şahin çiftine ödülü, Aydın Doğan Vakfı Onursal Başkan Vekili Sema Doğan takdim etti.

“Türeci ve Şahin’e büyük bir minnet borcumuz var”

Törende konuşan Aydın Doğan Vakfı Başkan Vekili Vuslat Doğan Sabancı, babası Aydın Doğan'ın ödülün Almanya'da, tüm insanlık için çalışan bu iki bilim insanına verilmesinden özellikle memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Bilginin her alanda, yeni ilerlemelere yol açtığını vurgulayan Sabancı, Türeci ve Şahin’in kendilerinden önceki bilim insanlarının çok çalışarak ulaştığı başarıların üzerine 10 yılları aşan araştırmalarını ekleyip ve daha ileriye taşıyarak, milyonlarca insan hayatını kurtardıklarını, kendilerine büyük bir minnet borcumuz olduğunu söyledi.

“Covid-19 aşısını bulmayı kendimize görev edindik”

Konuşmasında Aydın Doğan Ödülü’nün kendileri için özel bir takdir olduğunu belirterek teşekkür eden Dr. Özlem Türeci, Covid-19 aşısını bulmayı kendilerine görev edindiklerini vurguladı.

İmkansızı mümkün kılma mücadelesi verdiklerini anlatan Türeci, bir yıldan kısa sürede aşıyı bulduklarına dikkati çekerek, “Ortaklarımız, bize güvenenler, bir taraftan akademi dünyası, diğer taraftan ilaç sanayi ve ekonomi çevreleri arasında hareket etmek ve bunları birleştirmek bizim için başarı oldu.” dedi.

“Sorumluluk üstlenen bir medyaya ihtiyaç var”

23 ay önce küresel tehdit ile karşı karşıya kalındığını ve pandemiyle mücadelede ufak bir katkı sunmaktan dolayı gururlu olduklarını belirten Türeci, “Diğer aşıları üretenler için de mutlu oluyoruz. Bağışıklık açısından bir o kadar daha mesafe kat ediliyor.” ifadelerini kullandı.

Özlem Türeci pandeminin eşi benzeri olmadığı kadar herkesi etkilediğini, beden ve ruh sağlığını bozduğuna dikkati çekerek, “Neyin neden nasıl olduğu konusunda herkesin bilgilendirilmeye ihtiyacı var. İşte burada medyanın önemi büyük. Sosyal sorumluluk üstlenen bir medya gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Çalışmalarımızın üst başlığı; sabır”

Eşinin ardından konuşan Uğur Şahin de, Aydın Doğan Vakfı'nın sahip olduğu değerlerin, kendilerinin de benimsediği ve temsil ettiği değerlerle örtüştüğünün altını çizerek, şunları kaydetti:

“Bu değerler yaşam kalitesinin yükseltilmesi, sosyal alanda olduğunu gibi toplumsal alanda bütünsel bir yaklaşımla, kültürel ve sosyal kalkınma ve gelişmeler açısından, özellikle de gençlerin eğitimi ve özellikle kız çocuklarının eğitimine verilen önemdir.

Bunlar bizim de kalbimizde paylaştığımız değerler. Bu ödüle bizi layık gördüğünüz için duyduğumuz gurur ve müteşekkürlük duygusunu sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Hayallerimizi gerçekleştirmek uğruna geçen 35 yıl. Yüzlerce deney ve araştırma yaptık. Bir çoğunu umulan sonuçları vermediği için başarısız saydık. Sonuçlar olumsuz da olsa başarıya ve ilerlemeye olan inancımız devam etti. Bunların üst başlığı hep sabır.”

“Kış ayları çetin geçecek”

Önümüzde çetin geçecek dört-beş kış ayı olduğunu belirterek, herkesten sabır göstermelerini rica eden Şahin, yeni varyantlara karşı Covid-19 tedbirlerine uyulmasını, sadece aşı olunarak değil, sosyal mesafe gibi diğer tüm tedbirlere de uyarak kendimizi, ailemizi, komşularımızı korumamızın mümkün olacağını vurguladı. Şahin, sabırlı olmamız, iyimserliğimizi kaybetmememiz gerektiğini ve önümüzdeki yaz aylarında virüse karşı bağışıklığı sağlamaya biraz daha yaklaşacaklarına inandıklarını ifade etti.

“Omicron varyantı için korku duymaya gerek yok”

Prof. Dr. Şahin, tören öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada da, Omicron varyantı hakkında iki hafta sonra genel verileri topladıktan sonra kesin bir sonuca varabileceklerinin altını çizerek, “Yeni Omicron varyant nedeniyle herhangi bir korku duymaya gerek yok. Paniğe gerek yok. Varyantın çok farklı mutasyonları olduğunu biliyoruz. Aşının bu varyanta daha az etki sağladığını ama ağır hastalıktan da koruduğunu biliyoruz” dedi.

Aşının iki düzeyde koruma sağladığını ifade eden Şahin, ilkinin antikor ikincisinin de t-hücreleri denilen bağışıklık hücreleri olduğunu belirterek, "Aşı, ağır hastalık seyrine karşı koruma sağlıyor. Ağır hastalık seyrine de koruma sağladığı için bir güven sağlıyor. Üçüncü doz aşı olduktan sonra oldukça iyi bir korumanın sağlandığına eminiz." diye konuştu.

Üçüncü doz ile yüzde 97 koruma sağlanıyor

Almanya'da aşı olmayanların oranının yetişkinler arasında yüzde 15-20 arasında seyrediyor olmasından dolayı salgının üstesinden gelinemediğini anlatan Şahin, "Bulaşma oranı ve hastalık vaka sayısı, aşı olmayanlar arasında artış gösterdi. Vaka sayıları aşı olmayanlar arasında aşı olanlara kıyaslandığında 8 kat daha fazla. Aşı oranıyla kıyaslandığında yoğun bakıma alınma oranı da 8 kat daha fazla. Hatırlatma dozu gerekli. Özelikle belli bir yaş grubu için. Genel olarak nüfusun tamamı için 3. dozun gerekli olduğunu söylüyoruz. 20 kat daha koruma sağlıyor. Üçüncü doz ile yüzde 97 koruma sağlanıyor. Omicron'dan bağımsız olarak üçüncü dozu en kısa zamanda olmayı tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Aşının yan etkisi olup olmadığı sorusu üzerine, yapılan araştırmalara göre yan etki görülmediğine dikkati çeken Şahin, “Kanser hastalarında gördüğümüz mRNA bazlı aşılar tekrar edilerek veriliyor. Bunda herhangi bir olumsuz yan etki olmadığını görüyoruz. Düzinelerce kanser hastasına bunu uyguladık. Yaptığımız araştırmalar süresince yan etki elde edilmiş değildir." dedi.

“Aşıda tereddüt edenler ikna edilmeli”

Aşı konusunda tereddüt edenlerin ikna edilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, "En başarılı aşılardan birisi. 3 milyar kişiye yapılmış olacak. 150 ülkede yapılan bir aşı. Almanya'da daha yaşlı olan kesimin yüzde 80'i olmuş. Tereddüt edenleri ikna etmek gerekiyor. Aşının insanlara yardım ettiğini görmek mutluluk verici. Her aşı olan ile birlikte mutluluğumuz artıyor." şeklinde konuştu.

Türkiye'de BioNTech'e bağlı bir oluşum kurma yolunda Sağlık Bakanlığı ve TÜBİTAK ile görüşmelerde bulunduklarını da hatırlatan Şahin, “Ancak sadece üretim tesisi değil yenilikçi girişimlerin Türkiye'de uygulaması yapılabilir mi, Türk hastaları üzerinde denenebilir mi, bunlar desteklediğimiz fikirler. Şu an tamamen pandemiyle uğraşıyoruz, gelecek yaz daha iyi değerlendirmede bulunabileceğiz, o zaman Türkiye'ye de gelmek istiyoruz. Türkiye bilim çevreleriyle görüşmek istiyoruz” diye konuştu.

Komplo teorileri

Aşı konusundaki komplo teorilerini bildiğini kaydeden Şahin, bunların başka bir bilim dalının konusu olduğunu belirterek, "İnsanların soruları ve şüpheleri olabiliyor. Bu nedenle daha çok eğitim ve bilgi verilmesi gerekiyor. Yalan haberler, komplo teorileri ve yanlış anlamalara karşı toplumsal bir görev olarak medyanın bu doğrultuda çalışması gerekiyor. Eğitim verilmesi için yeni yolların, farklı kavramlar ve ifadelerin kullanılması gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.