AramaArama
Gıda Hattı

Türkiye’nin Kadim Üretim Havzaları’nda geleneksel üretime uluslararası destek!

24 Ağustos 2021, 14:18
Paylaş
Türkiye’nin Kadim Üretim Havzaları’nda geleneksel üretime uluslararası destek!

UNDP desteğiyle yürütülen Kadim Üretim Havzası Projesi kapsamında, yakın zamanda ülkemizde gerçekleşen orman yangınları ve iklim krizinin sosyo-ekolojik üretim peyzajlarına etkileri, Kadim Üretim Havzaları’ndaki geleneksel üretimin korunması masaya yatırıldı.

Türkiye’nin Kadim Üretim Havzaları'nın bütüncül bir yaklaşımla korunması ve sürdürülebilirliği için sivil toplum ve karar alıcılar, çevrimiçi çalıştayda bir araya geldi.

BM Kalkınma Programı UNDP/SGP/GEF küçük destek programı tarafından desteklenen, Uluslararası Kalkınma ve Çevre Derneği (IDEA Universal) ve Doğa Derneği tarafından yürütülen ‘Kadim Üretim Havzası/ SEPLs anlayışının Türkiye’de Yaygınlaştırma Projesi’ kapsamında gerçekleştirildi.

Kadim Üretim Havzaları: Küresel gıda ve iklim krizine doğal cevap!

Biyoçeşitlilik ve ekosistemleri destekleyen üretim yaklaşımının Türkiye’de kurumsallaşması ve finansal sürdürülebilirliklerini geliştirilmesi amacıyla düzenlenen Çalıştaya, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Stratejiler ve Çevre Düzeni Planları’ndan, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü,  Balıkçılık ve Su Ürünleri, Bitkisel Üretim, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünden, Doğa Koruma ve Milli Parklardan, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Daire Başkanlığı’ndan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan isimler katıldı.

Sivil toplumdan Afşar Balam Kadın Kooperatifi, Hassas Kıyılar, Doğa Araştırmaları Derneği, Hemşin Yaşam Derneği, Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği, Dört Mevsim Ekoloji Derneği, KIRÇEV, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği, Karedeniz Ekolojik Yaşam Derneği, Yerküre Kooperatifi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Can Turgay, Prof. Dr. Hacettepe Üniversitesi’nden Çağatay Tavşanoğlu katılım sağladı.

Neden doğa gibi üretim?

Çalıştayda, yakın zamanda ülkemizde gerçekleşen orman yangınları ve iklim krizinin SEPLs (Sosyo-ekolojik karasal ve denizel üretim peyzajlarına etkileri), Kadim Üretim Havzaları’ndaki geleneksel üretim, SEPLs’lerin sürdürülebilirliği, koruma anlayışını ve davranışının nasıl geliştirilebileceği gündeme geldi.

SEPLs alanlarında yaşamı sürdüren insanların ekosistem içerisinde herhangi bir canlı gibi davranması ve kültürün bir parçası olarak Kadim Üretim Havzalarını nitelediğine, bu anlayışın birçok sorunun çözümü olduğuna dikkat çeken Biyolog Deniz Özüt, şunları söyledi:

“Bugün karşı karşıya olduğumuz; biyolojik çeşitliliğin yok olması, gıda güvenliği ve güvenilir gıda konuları, köyden kente göç, çevre kirliliği, iklim değişikliği gibi birçok sorunun çözümü, bu tip alanların bu şekilde devam edebilmesinde ve bu anlayışın yaygınlaştırılmasında yatıyor.

SEPLs dünyanın birçok yerinde farklı isimler altında adlandırılır. Yerel kültür ve kuşaktan kuşağa bilgiyle derin bir şekilde bağlantılıdır. Bu tür alanlar, tarihsel olarak kırsal ekonomilerin bel kemiğini oluşturmuştur.”

Kadim üretim havzalarındaki çalışmalar

Geçtiğimiz 30 yılda doğa koruma çalışmaları kırsal yaşamın biyolojik çeşitliliği destekleyen pratiklerine odaklanmak yerine kırsalın kimi zaman yok sayıldığı, kimi zaman yöresinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı ve sonunda farkındalık ve eğitim çalışmalarına bel bağlanan bir anlayışla yürütülüyordu. Son yıllarda ise doğa ve insanın ilişkisine odaklanan, birbirini var eden yöntemlerin keşfedildiği ve yenilerinin araştırıldığı, toplum temelli çalışmaların arttığı; dolayısıyla yeni bir doğa koruma anlayışıyla karşı karşıyayız.

Türkiye’de Kadim Üretim Havzaları/ SEPLs Anlayışının Yaygınlaştırılması Projesi, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetlerini destekleyen üretim alanlarının (Kadim Üretim Havzaları/ SEPLS) ve üretim biçimlerinin yerel topluluklarla birlikte korunmasını hedefliyor.

Pilot bölge Datça-Bozburun Yarımadası

Doğa Derneği, Datça – Bozburun Yarımadası’nda ve İzmir bölgesindeki kadim üretim havzalarında çalışmalara devam etmektedir.

Türkiye’de pilot olarak Datça Bozburun Yarımadası, Edremit Körfezi - Kaz Dağları ve Beyşehir Gölü ve Dedegöl Dağları’nı içeren sosyo- ekolojik üretim alanlarında (SEPL) uygulandı. Peyzaj odaklı bağları ve dirençliliği kuvvetlendirmek amacıyla; 40’ın üzerinde topluluk tabanlı grup, havza içi tarımsal biyoçeşitlilik, türlerin korunması, iklim hareketleri, kimyasal faaliyetler, habitat restorasyon aktiviteleri için COMDEKS tarafından teknik ve finansal destek sağlandı. Edinilen bu tecrübe sonrası sosyo-ekolojik denizel ve karasal üretim peyzajlarının (SEPLs) sürdürülebilirliğini desteklemek ve SEPL bazlı koruma yaklaşımını yükseltmek için sivil toplumu, merkezi ve yerel yönetimleri, üreticileri ve yerel halkı kapsayacak ve bu alanların korunmasının ve devamlılığını sağlayacak strateji oluşturabilmek hedefleniyor.

İklim değişikliği korunan alanlar için de tehdit!

Koruma statüsü dışındaki alanların davranış ve anlayışla sürdürülebilirliğine dikkat çeken Proje Eş Koordinatörü Eylül Açıkkol, “Dünyada, doğal ve kültürel değerlerin öne çıktığı alanların bazıları, farklı yasal statülerle koruma altına alınarak yönetiliyor. Bugün baktığımızda, bu alanlar dünya yüz ölçümünün %15’ine yaklaşmış durumda. Ancak bu alanların dışında kalan ve hala önemli doğal ve kültürel değerleri barındıran alanlar var. Bugün biliyoruz ki birbirinden kopuk ve ayrı halde bulunan bir korunan alanlar, değişen dünya koşullarında tek başlarına uzun vadede barındırdıkları değerlerin kaybetme riski ile karşı karşıyalar. Örneğin hepimizin artık kabul ettiği iklim değişikliği bugün böyle bir tehdit yaratıyor.” dedi.

IDEA Universal Derneği (Uluslararası Kalkınma ve Çevre Derneği)

2017 yılında kurulan Uluslararası Kalkınma ve Çevre Derneği; yeryüzünün gıda, su, enerji ve eğitim problemlerini sürdürülebilir biçimde çözmek amacıyla projeler yürütüyor. Su, enerji, tarım ve eğitim projeleri hayata geçirilirken yerel halkla birlikte hareket ediliyor ve yerelin ihtiyaçlarına yönelik kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üretiliyor. BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) danışman üyesi olan IDEA Universal Derneği, yürüttüğü proje ve faaliyetlerinde yerel yönetimler de dahil olmak üzere birçok uluslararası ve ulusal sivil toplum kuruluşu ile işbirliği içerisinde çalışıyor. 2021 itibariyle Tanzanya, Madagaskar, Nepal, Senegal, Gambiya ve Türkiye’de 200 bin kişiye sürdürülebilir su, gıda, enerji ve eğitim imkanı sağladı.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.