Gıda Hattı

Türkiye’nin biyoçeşitlilik zenginliğine yeni bir endemik tür daha eklendi!

25 Ocak 2022, 13:48
Paylaş
Türkiye’nin biyoçeşitlilik zenginliğine yeni bir endemik tür daha eklendi!

Ardahan’da Çıldır Gölü çevresindeki alanda keşfedilen bitkiye “Anadolu Zilasuru” ismi verildi. Nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan otsu bitkinin, koruma altına alınması istendi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Serdar Makbul, Dr. Öğr. Üyesi Seher Güven ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Kamil Coşkunçelebi'nin yer aldığı çalışma ile dünyada sadece Kars Çıldır Gölü etrafında yayılış gösteren yeni bir otsu endemik bitki türü keşfedildi.

Araştırıcıların topladıkları farklı bir bitkiye ait örnekler üzerinde yaklaşık yedi yıl süren incelemeleri sonucunda bu türün bilim dünyası için yeni bir bitki türü olduğu kararına varıldı. "Vincetoxicum anatolicum" adı verilen bitki türü, "Nordic Journal of Botany" adlı uluslararası hakemli dergide yayınlanarak, bilim dünyasına yeni endemik bir tür olarak tanıtıldı. Türkçe'nin farklı yörelerinde ''zilasur, dağ biberi, gavur biberi" olarak bilinen Vincetoxicum cinsine mensup yeni türe, yayılış gösterdiği Anadolu topraklarına atıf yaparak "anatolicum" ismi verildi.

Zehirli olduğu bilgileri var

Türkiye'nin önemli bir bitki biyoçeşitliliğine sahip bir ülke olduğunu söyleyen Prof. Dr. Serdar Makbul, şunları söyledi:

“Kaynaklar Türkiye'nin neredeyse Avrupa kıtasının tamamına yakın bir biyoçeşitliliğin Türkiye'de olduğunu gösterir. Botanikçiler bitkilerin canlandığı mevsimlerde arazide araştırmalar yapar. 2013 yılında Ardahan’da bulunan Çıldır Gölü civarında araştırma çalışmalarımızı sürdürürken ilginç bazı bitki örnekleri gördük. Örneklerimizi uygun koşullarda laboratuvarımıza taşıdık. Yaklaşık 7 yıllık bir incelemenin sonucunda, bu bitkiye dünyada daha önce rastlanmadığı kanaatine vardık. Uluslararası bilimsel bir dergide bunu yayınlayarak literatüre kazandırdık. Bilimsel kurallar çerçevesinde, Türkçe isim veremediğimiz için bitkiye "vincetoxicum anatolicum" ismini verdik. Zehirli olduğu yönünde birtakım bilgiler bulunan bitki, yaklaşık 50 santimetreye kadar uzayabilmekte. Sarımsı, morumsu çiçekleri var. Yaprakları bütün halinde. Zakkumgiller ailesinden olan bir bitki. Otsu bir bitki olduğu için kökleri toprak altına fazla gitmez. Kayalık ve taşlık bir alanda, 200-300 metrekarelik bir alanda bu bitkiyi bulduk.”

"Nesli tehlike altında, korunması talebinde bulunduk"

Doktora tez çalışmasını "vincetoxicum anatolicum" üzerine yapan Dr. Öğr. Üyesi Seher Güven de, "Keşfettiğimiz bu bitki türünün, dünyada sadece Çıldır Gölü etrafında yayılış gösteren endemik yeni bir tür olduğuna karar verdik. Biz bu çalışmayla sadece Türkiye'nin değil bu bitki grubunun biyoçeşitliliğine katkı sağladık. Bu grup bitkiler anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal ve anti-kanserojen gibi önemli bileşenleri içerdiğinden dolayı tıbbi bitki olma potansiyeline sahip. Dolayısıyla bu tür biyokimyasal çalışmalara yeni bir kaynak oluşturmuş olduk. Çıldır Gölü çevresi turizm potansiyeli nedeniyle yoğun faaliyetlere maruz kalıyor. Bu bitki nesli tükenmekte olan bitki kategorisinde kırmızı listede yer alıyor. Nesli tükenmekte olan bitki kategorisinde olduğu için bitkinin korunması talebinde bulunduk" diye konuştu.

Türkçe ismi “Anadolu Zilasuru”

Yeni türün dahil olduğu Vincetoxicum cinsi, Türkiye'de 11 farklı türle temsil ediliyor. Bunların içerisinde sadece Türkiye'de yayılış gösteren endemik bitkiler de yer alıyor. Bu bitki Türkiye'de bitki biyoçeşitliliğine katkı sağlamakla birlikte, aynı zamanda Vincetoxicum taksonlarının tıbbi ve etnobotonik açıdan değerli olması sebebiyle bu alanda yapılacak biyokimyasal çalışmalar için de yeni bitki kaynakları oluşturuyor. Bu grup bitkiler anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal ve anti-kanserojen gibi önemli bileşenleri içerdiğinden dolayı tıbbi bitki olma potansiyeline sahip.

Bulunduğu habitatta popülasyonların az sayıda birey ile temsil edilmesinden ve popülasyonların yol yapımı, otlatma ve ekoturizm faaliyetlerinden olumsuz etkilenmesi muhtemel olduğundan, bu yeni keşfedilen bitki Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi (IUCN) kriterlerine göre tehlike altında (EN) kategorisinde yer alan endemik bir tür olarak önerildi.

İHA

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.