Gıda Hattı

Türk iş dünyası iklim değişikliğine nasıl bakıyor?

12 Aralık 2016, 14:24
Paylaş
Türk iş dünyası iklim değişikliğine nasıl bakıyor?

Türk İş Dünyasının İklim Değişikliğine Yanıtı Projesi sonuçları, kamuoyuyla paylaşıldı. Şirketlerin %74’ü iklim değişikliğini stratejilerinin bir parçası haline getiriyor, %67’si operasyonlardan kaynaklanan çevresel etkilerini yönetmeyi, su ve enerji tüketimleri ile atık maddelerin azaltılmasını amaçlıyor.

REC Türkiye tarafından, Almanya Büyükelçiliği desteğiyle düzenlenen ve BM İklim Değişikliği Marakeş Taraflar Konferansı’nın (COP 22) genel değerlendirmesinin yapıldığı konferans, 6 Aralık’ta Ankara’da gerçekleştirildi. Kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, özel sektör, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, akademisyen ve medya temsilcilerinden 150’yi aşkın kişinin katıldığı konferansta, Türkiye ve dünyanın Marakeş’te beklediğini bulamadığı vurgulandı.

marakes-zirve-degerlendirme-toplantisi-gidahattiTürkiye istediğini alamadı!

Açılış konuşmalarının ardından kürsüye çıkan konferansın ana konuşmacısı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı - İklim Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, COP22 değerlendirmesi yaparak, uluslararası müzakerelerin gidişatına ilişkin bilgiler verdi.

marakes-zirve-degerlendirme-mehmet-emin-birpinar-gidahattiTürkiye’nin müzakere pozisyonunu da katılımcılarla paylaşan Birpınar, Türkiye’nin Marakeş’te derdini dünyaya anlattığını ve bu durumun Türkiye’nin finansman kaynaklarına neden ulaşması gerektiğinin diğer ülkelerin anlamasını sağlamak açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Marakeş toplantısının hemen başında Türkiye'nin Yeşil İklim Fonu'ndan yararlanmak istediğini ve bu konuda bir kararın çıkmasını gündeme aldırmaya çalıştığını, ancak gelişmekte olan ve az gelişmiş 154 ülkenin itiraz ettiğini, 80 ülkenin katılım sağladığı istişare toplantıları gerçekleştirdiklerini belirten Birpınar, “Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye ve iklim dostu projelere harcayabilmek için yurt dışı finansmanına ihtiyacı var.” ifadesini kullandı.

“Düşük karbon ekonomisine geçiş zorlu bir süreç”

Konferansa finansal destek sağlayan Almanya Büyükelçiliği adına değerlendirmeler yapan Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Robert Dölger ise iklim değişikliğiyle mücadele için düşük karbon ekonomisine geçişin zorlu bir süreç olduğunu, ancak beraberinde getirdiği özellikle yeni iş olanaklarının ve inovasyon fırsatlarının daha fazla olduğunu vurguladı. Dölger, düşük karbon ekonomine geçişte kamu idaresine düşen en önemli görevin uygun mevzuat çerçevesinin çizilmesi ve teşvik mekanizmalarının oluşturulması yoluyla inovatif çözümlerin yaygınlaştırılmasının sağlanması olduğunu belirtti. Almanya’nın 2017 yılında COP23’e ev sahipliği yapacağını hatırlatan Dölger, aynı yıl içinde G20 dönem başkanlığı da yapacaklarını ve iklim değişikliği ile mücadeleyi grubun gündeminde ön sıralara taşıyacaklarını söyledi.

Marakeş’in Kazandırdıkları Paneli

Konferansın ikinci bölümünde, Marakeş’in Kazandırdıkları Paneli yapıldı. Panelde, REC Türkiye Direktörü R. Ünal Sayman, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliği Dairesi Başkanı Mehrali Ecer, Avrupa Birliği Bakanlığı Sektörel Politikalar Başkanı Aylin Çağlayan Özcan ve Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve IPCC yazarı Barış Karapınar, Paris Anlaşması yol haritasını ve Marakeş’te gerçekleşen müzakereleri değerlendirdi.

Aylin Çağlayan Özcan, Avrupa Birliği’nin ekonomik büyüme ile sera gazları arasındaki ilişkiyi tersine çevirerek de-coupling yaptığını, yani bir taraftan büyürken, diğer taraftan seragazı salımlarını azaltmayı başardığını vurgularken, Mehrali Ecer sunumunda; Paris Anlaşması öngörüleri, sera gazı salım hedefleri, Marakeş öncesi yapılan hazırlıklar ve Marakeş müzakereleri, iklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkeler için kayıp-zarar mekanizmalarının oluşturulmaması, Marakeş eylem bildirisi, Marakeş’teki Türk heyeti ve ikili görüşmeler ve yan etkinlikleri gibi konulardaki bilgilerini katılımcılar ile paylaştı. IPCC Yazarı Barış Karapınar ise Türkiye’nin ulusal katkısının hesaplanmasında kullanılan mevcut durum senaryosunun gerçekçi olmadığını ve Türkiye’nin daha iyi yapabileceğini belirtti.

turk-is-dunyasi-iklim-degisikligi-gidahattiTürk İş Dünyası ve İklim Değişikliği

Panelin ardından gerçekleştirilen Türk İş Dünyası ve İklim Değişikliği oturumunda, Almanya Büyükelçiliğinin finansal desteğiyle REC Türkiye tarafından yürütülen Türk İş Dünyasının İklim Değişikliğine Yanıtı Projesi sonuçları, REC Türkiye Uzmanı Dursun Baş tarafından katılımcılarla paylaşıldı.

Proje ile İklim Değişikliği ve Düşük Karbon Ekonomisi konularında “İklim değişikliğinin etkilerini anlama ve farkındalık seviyeleri, Özel sektörün bu konudaki gelecek öngörüleri, stratejileri ve eylem planları, Ölçme ve değerlendirme faaliyetleri, İklim değişikliği ile mücadelede özel sektörün rolü ve kamu yönetiminden beklentileri” olmak üzere dört ana konuda Türk iş dünyasının durumunu ortaya koymak hedeflendi.

Türk İş Dünyasının İklim Değişikliğine Yanıtı Projesi

Toplam 54 büyük şirketten yanıt alınan çalışmanın ortaya koyduğu bazı ana bulgular şöyle:

Farkındalık ve Algı

Şirketler iklim değişikliği farkındalıklarının yüksek olduğunu düşünüyor, %39’u sürdürülebilirlik departmanı kurmuş ve %56’sı sürdürülebilirlik raporu yayınlıyor, %9’u önümüzdeki 5 yıl içinde iklim değişikliği kaynaklı finansal kayba uğrama ihtimalini yüksek olarak değerlendiriyor.

Strateji

Şirketlerin %74’ü iklim değişikliğini stratejilerinin bir parçası haline getiriyor, %67’si “operasyonlardan kaynaklanan çevresel etkilerini yönetmeyi” ve “su ve enerji tüketimleri ile atık maddelerin azaltılmasını” amaçlıyor.

İklim değişikliği özelinde bir strateji geliştirilmesi konusunda temel sorumluluk çoğunlukla CEO ya da genel müdürde.

Strateji İletişimi çoğunlukla eğitim/sunum ve toplantılarla yapılmakta.

Ölçme

Şirketlerin %69’u KPI’lar aracılığıyla şirketin iklim değişikliğine etkisini ölçüyor, %83’ünün ölçtüğü enerji tüketimi KPI’lar arasında ilk sırada yer alırken, şirketlerin %69’u CO2 salımlarını ölçüyor.

İş Dünyasının Rolü ve Beklentileri

İklim değişikliğinin etkilerini yönetmede özel sektörün rolü olarak azaltım ve uyum faaliyetleri önemli görürken, kamudan karar alma süreçlerinin katılımcı yönetilmesini ve iklim değişikliği ile mücadelede öncü olmasını bekliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti Şube Müdür Vekili Tuğba İçmeli ise konferansta, Paris ve Marakeş’in iş dünyasına yüklediği sorumluluklar konulu bir sunum yaptı, yeni kurulan KAREM: Türkiye Karbon Yönetimi Eğitim Merkezi hakkında bilgi verdi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.