Gıda Hattı

Tüketici eğilimleri gıda sektörüne yön veriyor

18 Ekim 2007, 15:00
Paylaş
Tüketici eğilimleri gıda sektörüne yön veriyor

 Modern yaşam beslenme alışkanlığını değiştiriyor

Modern yaşam, kentleşme ve giderek artan sağlık kaygıları, tüketicinin beslenme biçimini değiştirdiği gibi, satın alma alışkanlıklarını da değiştiriyor. Fazla değil 10 yıl öncesine kadar lezzetinden dolayı aldığımız gıdalarda, artık vitamin, mineral destekli fonksiyonel katkılar arıyoruz. Geleneksel kahvaltılar yerine ise küçük ambalajlı ve bir defada tüketilen ürünlerle beslenmeye başladık.

Kentleşme ve değişen yaşam tarzı, kendine has beslenme biçimini de beraberinde getiriyor. Son yıllarda yapılan araştırma sonuçları gösteriyor ki; tüketici kendini iyi hissetmek istiyor. Hızlı yaşam koşulları karşısında daha zinde ve sağlıklı olmak istiyor. Bu yeni beslenme biçimi, tüketicinin gıda tercihlerine de yansıyor. Tüketiciler satın aldıkları gıdalarda çok değil 10 yıl öncesine kadar, yağ, tuz ve şeker oranlarına dikkat ederken ve ürünün lezzetini ön planda tutarken günümüzde bu öncelikler değişiyor. Bu nedenle sağlıklı beslenme akımları çerçevesinde, gıda harcamalarında besin değeri yüksek fonksiyonel gıdalar ve organik gıdalar ön plana çıkarken, özellikle gelişmiş ülkelerde giderek artan obezite ve buna bağlı yaşanan hastalıklar bağlamında düşük kalorili ürün grubu ağırlık kazanıyor. Tüm bu beklenti ve kaygılar, insanları sağlıklı beslenmek ve güvenli gıda tüketmek adına marka arayışına itmektedir. Gıdada markalı ürünler beraberinde güveni de çağrıştırıyor. Tüketici, sağlığı açısından hijyenik şartlara uygun, güvenilir ve markalı gıdaları satın alma yoluna gidiyor.

Ülkemiz verilerine geçmeden önce, IFIC’ın (International Food Information Council) Amerika’da yaptığı bir sağlık ve beslenme araştırmasından kısa sonuçlar verelim. Katılımcılara genel sağlık durumlarını nasıl gördükleri ve gıda mamullerinin sağlıkla olan ilişkisi sorulmuş. Amerikalıların %80’i fonksiyonel gıda ve içecek tükettiklerini veya konuyla ilgili olduklarını belirtmişler. Araştırmaya göre sağlıklı buldukları ürünler daha çok pazarlama trendi olan enerji içecekleri, prebiyotik yoğurt gibi ürünler. En fazla ilgi çeken ürünler, kalp sağlığı ile ilgili olanlar. Katılımcılar doğrudan doğruya sağlıkla ilgili olduğu sürece gıdaların sağlığa etkisine inanıyorlar. Ortaya çıkan sonuçlar, fonksiyonel gıda üreticilerini ve pazarlayanları cesaretlendirecek yönde.

Yine araştırmaya göre, kadınların erkeklere oranla fonksiyonel gıda ve içeceklere meraklı olduğu gözleniyor. Gıda ve içecek satın alırken sağlıklı olmasına dikkat edenler genelde kadınlar, yüksek öğrenim görmüş insanlar, kendi sağlıklarından memnun olanlar ve kilolarına dikkat edip fiziksel aktivitede bulunanlar. Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden birisi Trans yağ hakkındaki farkındalık %87’ye kadar ulaşmış ve tüketimlerini azalttıklarını söylemişler.

 Avustralya’da yapılan bir tüketici eğilimi araştırmasında ise, ‘bundan on yıl önce tüketiciler üç şeyle ilgileniyordu. Yağ oranı, şeker ve tuz. Günümüzde içeriğin her şeyiyle ilgileniliyor ( kalori miktarı, vitamin ve mineral, antioksidan, omega-3,  alerji vb.)’ sonucu ortaya çıkmış. Araştırmaya göre, geçen on yıl içerisinde gıda tüketicisinde kötüden iyiye doğru bir değişim ve ciddi bir bilinçlenme var. Avustralya tüketicisi, kendisi ve ailesinin ne yediğiyle, ne kadar enerji aldığıyla, bağışıklık sistemi, beyin ve bağırsak sağlığıyla çok ilgili. Hangi gıdaların besleyici olduğunu, şişmanlık ile ilgili bilgi ve gelişmeleri, kronik hastalıkların beslenme ile olan ilişkisini, sağlık beyanlarını yakından takip ediyor. Besinin içeriği ve koruyuculuğu ile de ilgileniyor. Gıda alışveriş sepetini doldururken tüm bu bilgileri göz önünde bulunduruyor.

Ülkemizdeki duruma gelince, tüketici eğiliminden önce insanımızın reel harcamalarına bakmak gerekiyor. Rakamlara göz attığımızda tüketim harcamaları içinde gıdanın azaldığı görülüyor. 

 TÜİK’in Hanehalkı Tüketim Harcaması sonuçlarına göre, 2004-2005 yılları kıyaslamasında %18,6 oranında büyüyen gıda ve alkolsüz içecekler pazarı, Özel Tüketim Harcamaları içerisinde %24,9’luk bir pay aldı. Toplam gıda harcamalarının 2006 verilerine göre 25-28 milyar YTL arasında hesaplandığı pazarda, hanelerin gelir düzeyi arttıkça, toplam harcamalarında Gıda ve Alkolsüz İçeceklere ayırdıkları payın düştüğü görülüyor. Bu süre içinde hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması 1.091 YTL olarak tahmin edilirken, bu rakam kentsel yerlerde 1.218 YTL, kırsal yerlerde ise ortalama 861 YTL olarak tahmin edilmiş. Hanehalkı tüketim harcamaları önceki yıllara oranla çok az bir artış gösterirken, gıda harcamalarında ise azalma gözlenmiş. Gelire göre sıralı %20’lik gruplar itibariyle tüketim harcamalarının dağılımına bakıldığında; birinci %20’lik grupta yer alan hanehalklarının gıda harcamasına ayırdıkları pay %37,8 iken, beşinci %20’lik grupta bulunan hanehalklarının gıda harcamalarına ayırdığı payın %18,2 olduğu gözlenmektedir. 

Gelire göre sıralı birinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları toplam gıda harcamalarının %13,9’unu yaparken, beşinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları %27,3’ ünü yapmaktadır. Konuta yapılan harcamaların %9’u birinci %20’lik grupta yer alan hanehalklarına ait iken,  %33.4’ü beşinci %20’lik grupta yer almaktadır. Toplam eğitim hizmetleri harcamalarında ise birinci %20’lik grubun payı %3,2 iken beşinci %20’lik grubun payı  %57,1’dir.

Yine Hızlı Tüketim Ürünlerinde (HTÜ), AB Sosyoekonomik Statü grubu, toplam HTÜ harcamalarında diğer SES gruplarına kıyasla, et-işlenmiş et, alkollü & alkolsüz içecekler ve diğer temizlik ürünlerine fazla pay ayırıyor. DE SES grubunda ise genel gıda ürünleri, yağlar, diğer açık gıda ürünleri ve çamaşır & bulaşık ürünlerinin payı diğer gruplara kıyasla daha fazla.

Tüm yukarıda saydığımız veriler dışında, toplam gıda harcamalarının büyük bir kısmı markalı, ambalajlı ve ürün etiketi olan gıdalara kaymış durumda. Bu konuda tüketicinin son dönem gıda hijyeni konusunda bilinç düzeyinin artmasının da payı var. Gıda üreticileri de reklam, kampanya ve sosyal projelerinde marka, hijyen, kalite ve fonksiyonellik konularını öne çıkararak tüketici bilincini artırmayı hedefliyorlar.

Tüketicinin gıda harcama alışverişlerindeki eğilimlerini etkileyen faktörlerden biri de gıda sektörünün iç içe olduğu perakende sektörü. Perakende zincirinde yer alan büyük marketlerin zengin sunum ve raf sistemleriyle tüketiciye ürünü inceleme ve seçme fırsatı sunması, Türk tüketicisinin alışverişini geleneksel bakkal alışverişinden hiper ve süpermarketlere çevirmesine neden olmaktadır. Bir çok araştırmada ortaya çıkan sonuç, tüketicinin daha hijyenik, güvenilir bulduğu büyük marketlerden alışveriş yapmayı ve markalı, ambalajlı ürünleri tercih ettiği yönündedir. Tüketiciler sağlıklı, güvenilir ambalajlı ve markalı ürünlere büyük marketlerde çok rahat ulaşabildiklerini ve bu ürünler arasında seçme ve inceleme yaparak tercihlerine uygun alışveriş yapabildiklerini belirtmişlerdir.

 Bu sene yapılan bir araştırmanın sonuçları, Türk gıda tüketicisinin güvenli gıda ile markayı özdeşleştirdiğini ortaya koydu. Anka Danışma Grubu tarafından Türkiye'nin değişik illerinde ve farklı statü gruplarına dahil 10 bin 35 tüketiciyle, yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerle yapılan 2006-2007 Tüketici Eğilimleri Araştırması’na göre tüketicilerin %65,8'i gıda alışverişi sırasında "Markasız bir ürün alacağımı düşündüğümde tedirgin oluyorum" demektedir. Tüketicilerin %53,7’si, "Aynı özelliklere sahip ürünler arasında pahalı olsa da markalı olanı tercih ederim" diyerek gıda sektöründe markalara duydukları güveni açıkça ortaya koymaktalar.

Son yıllarda beslenme alışkanlıklarındaki değişim ve bilinçlenme, şişmanlık korkusu, sağlıklı yaşama isteği gibi nedenler, ülkemiz tüketicisinin markalı güvenilir ürünlerle birlikte fonksiyonel gıda pazarındaki harcamalarını da artırdı. Ipsos KMG’nin araştırmasına göre, 2006’da hanelerin yüzde 36’sı hem fonksiyonel hem de diyet ürün satın aldı. Tüm dünyada 70 milyar doları aşan bu pazardaki gıda harcama rakamı da ülkemizde 273 milyon YTL’ye ulaştı. Farklı bir orantıyla ifade edersek,  2006’da yaklaşık 28 milyar YTL’lik gıda ve içecek harcamasının 273 milyon YTL’sini fonksiyonel  ürünler oluşturdu. Tüketicinin bu eğilimini gören Unilever, Ülker, Danone, Eti, Tamek ve Dimes gibi bir çok firma ise fonksiyonel ürünleri yanında light ürün üretimine de ağırlık verdiler ve yeni ürünler piyasaya sürdüler. Ipsos KMG’nin araştırmasında kadın tüketicilerin fonksiyonel gıda ve light ürünler pazarında tüketimi artırdığı da saptanmış.

Türk tüketicisinin hızlanan kent yaşamı içerisinde bazı beslenme alışkanlıklarının değiştiğide görülmekte. Konumuz tüketici eğilimi olduğuna ve değişen yaşam tarzlarına atıfta bulunduğumuza göre, geleneksel beslenme tarzının da artık terk edilmeye başlandığını söyleyebiliriz. Artık eskisi gibi tereyağına ekmeğimizi banıp afiyetle yediğimiz sucuklu yumurtalı kahvaltı yerine, yollarda ayaküstü, okulda ve işyerinde ise hemen tüketebileceğimiz bisküvi, kek, cips, kraker gibi ürünleri tercih eder olduk. Dolayısıyla tüketici olarak bu pazarı da son yıllarda hareketlendirdik. Yine Ipsos KMG’nin yayınlanan son raporunda, bisküvi, dondurma, kek, cips gibi ürünlerin yaklaşık 3 milyar YTL’lik bir ciroya ulaştığı, 0-6 yaş arası çocuklu hanelerin toplam cironun %40’ını, 7-12 yaş arası çocukları olan hanelerin ise bu cironun %43,5’ini gerçekleştirdiği ortaya çıktı. 

Gıda sektörü tüm bu eğilimler doğrultusunda yatırımlarını ve ürün çeşitlerini geliştirirken, burada bir sektör var ki değinmeden geçemeyeceğiz. Alışkanlıklardaki değişiklik ve beklentilerini alışverişlerine yansıtan tüketicimiz, gıda sektörü ile birlikte ambalaj sektörünü de büyütmektedir. Yalnız yaşayan nüfusun artışı ve çeşitlilik isteği tüketicilerin daha küçük ambalajda ve çabuk tüketebileceği ürünleri tercih etmelerine neden olmaktadır. Tüketicinin gıda harcamalarındaki bu yeni eğilim ve istekleri sektörde gözle görülür bir büyümeyi beraberinde getirmektedir.
 
Dünyada genel tüketici eğilimlerine bakıldığında ve tüketici ne istiyor sorusuna cevap arandığında, ortaya şu sonuç çıkıyor. Günümüz tüketicisi değişen yaşam tarzına uygun beslenmek (fonksiyonel ürünler, düşük kalorili ürünler ile güvenilir üretici/marka) ve sağlıklı beslenme ile kendini daha iyi hissetmek (daha küçük porsiyonlarda, tüketime hazır, kolay ama daha taze istiyor. Daha az tüketecek ama istediğini bulursa daha fazla ödemeye hazır) istiyor. Ayrıca gıdaların sunum şekli, ambalaj, bol çeşit ve görsellik gibi unsurları da tüketici eğilimini etkileyen faktörler arasında.

Gıda sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler, tüketicinin bilinçlenmesi ve günümüz koşullarına göre isteklerinin farklılaşması, gıda üreticilerini markalaşmaya, kaliteli gıda üretimine, yeni ürün arayışlarına (fonksiyonel, düşük kalorili, şekersiz, öğünlük küçük, doyurucu, eğlenceli ürünler ve organik ürünler) ve her şeyden önemlisi gıda hijyeni konularında teknolojik yatırım yapmaya zorlamaktadır. Ayrıca diğer tüm gıda sanayi ürünlerinde olduğu gibi daha küçük ambalajlı ve bir defada tüketilmeye mahsus ürünler ön plana çıkacak, etiket üzerinde gıdanın sağlıklı, çevre dostu ve besleyici olduğuna dair bilgiler önem kazanacaktır. Bu durum gelecekte dünya gıda ticaretinde de etkili olacak ve tüketici istekleri dünya gıda ticaretinin şeklini ve seyrini değiştirecektir.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.