Gıda Hattı

TMO’ya piyasaya müdahale çağrısı!

30 Haziran 2017, 16:00
Paylaş
TMO’ya piyasaya müdahale çağrısı!

Hükümetin ithalat kararı aldığı buğday ve arpada fiyatların düşmemesi ve üreticilerin zarar etmemesi için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) geç kalmadan müdahale alım fiyatlarını açıklaması istendi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, düzenlediği basın toplantısında, gıda ithalatında gümrük vergilerinin indirilmesi ile Ramazan’daki fiyat değişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

semsi-bayraktar-gidahattiRamazan’da fiyat değişimleri

Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre Ramazan ayı boyunca markette 35 ürünün 5’inde fiyat değişimi olmazken, 17 üründe fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı, üreticide ise 31 ürünün 10’unun da fiyat değişimi görülmezken, 11 üründe fiyat artışı, 10 üründe ise fiyat düşüşü yaşandı.

Markette fiyatı en çok düşen ürün kiraz, üreticide patates olurken, hem market hem üreticide fiyat en çok salatalıkta arttı.

Ramazan döneminde marketlerde süt, mısırözü yağı, kuru kayısı,  zeytinyağı ve ayçiçeği yağı fiyatlarında; üreticide, limon, elma, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir ve süt fiyatlarında değişim olmadı.

31 Mayıs-28 Haziran döneminde üretici ve marketlerde fiyatı en fazla artan ürün kuru soğan, fiyatı en fazla düşen ürün ise karpuz oldu.

market-gidahattiFiyat artışlarının sebeplerini de ürün bazında açıklayan TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, üretici ve market fiyatları arasındaki farkın en fazla yüzde 546,77 ile elmada görüldüğünü kaydetti.

“İthalat işin en kolay tarafı”

Ramazan Bayramı’nın son günü Resmi Gazete’de yayınlanan, et, canlı hayvan, buğday, arpa ve mısırda gümrük vergilerini büyük oranlarda düşüren Bakanlar Kurulu kararını da değerlendiren Bayraktar, şunları söyledi:

“Enflasyonla mücadele gerekçesiyle, gümrük vergisinin, canlı hayvanlarda yüzde 135’den yüzde 26’ya, karkas ette yüzde 100’den yüzde 40’a, buğdayda yüzde 130’dan yüzde 45’e, arpada yüzde 130’dan yüzde 35’e, mısırda yüzde 130’dan yüzde 25’e indirilmesinin üreticimizi etkilememesi mümkün değildir.

Öncelikle üreticiyi ilgilendiren bir konuda, üreticinin temsilcisi TZOB’dan görüş alınmadan, istişare edilmeden karar verilmesi problemin esas kaynağıdır. Zannedilmesin ki biz, tüketici fiyatlarının düşmesini, tüketicimizin daha makul fiyatlarla tüketmesini istemiyoruz. Biz de bunu istiyoruz. Fakat, bunun yolu bu değildir. İthalat işin en kolay tarafıdır. Geçici bir çözümdür.

Üreticiden tüketiciye 6,5 kata varan bir makas var. Bu makası daraltmak lazım. İthalat kısa vadede belki bir miktar fiyatları düşürür ama tarımsal üretime de büyük darbe vurur. Fiyatlar daha sonra yeniden yükselir.”

Verim düşük, girdi fiyatları yüksek

Türkiye’de verimliğin Avrupa’ya, ABD’ye göre düşük kaldığını vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bizim sığır karkas ortalama verimimiz 237 kilogramken, bu rakam İngiltere 328, ABD’de 371 kilogramı buluyor. Buğdayda biz dekar başına 270 kilogram verim alırken, Fransa 735, Almanya 862 kilogram verime ulaşmış durumda.

Girdi fiyatları tarımda gelişmiş çoğu ülkeden yüksek seyrediyor. ABD’de litresi 2 lira 38 kuruş, Rusya’da 2 lira 22 kuruş olan mazotun Türkiye fiyatı 4 lira 37 kuruşu buluyor.

ABD’de toptan fiyatlarla DAP gübresinin tonu 1100 lira, Avrupa’da 1270 lirayken, Türkiye’de 1665 liraya çıkıyor.

Girdi fiyatları yüksek, verim düşükken gümrük vergileri de indiriliyor. Çiftçimiz, bu şartlarda nasıl rekabet edecek? Maliyetleri düşük, verimleri yüksek...

Üreticilerimiz piyasanın tedirginliği karşısında TMO’nun biran evvel piyasaya girmesini ve buğday alımı yapmasını istiyorlar. Alın terini makul fiyatlarda değerlendiren bir fiyattan TMO’nun biran evvel piyasaya girmesi çok önemli. Çiftçimiz şu an bunu TMO’dan talep ediyor.

gumruk-birligi-gidahatti Gümrük Birliği’nin güncellenmesi

Gümrük birliği kapsamına tarımın dahil edileceği söyleniyor. Etki analizleri yapılmadan, tarım nasıl gümrük birliğine dahil edilir, gümrükler sıfırlanır? Maliyetleri mukayese etmeden gümrük birliğine tarımı sokamayız. Bu büyük hata olur. Türkiye pazar haline gelir. Türkiye’de buğday, et, mısır, arpa ürettirmezler. Bazı ürünlerde büyük sıkıntı çekeriz. Ve ithalata da bağımlı hale geliriz. Üreticiyi tarladan kopardığınızda üretici büyük şehirlere göç ettiğinde bebeklerin ayağı asfalta bastığında geri dönüş yoktur. Bir daha bu çiftçiyi bulamazsınız. Geri de döndüremezsiniz. Onun için bu hatalı kararlardan biran evvel vazgeçilmesini temenni ediyoruz.

Ülkemizde tarım biter; Fransız, Alman buğdayı ile ekmek yapmak zorunda kalırız.

Tarım biterse, kırsalda yaşayan 20 milyon insanımız ne yapacaktır? Çok büyük bölümü şehirlere göçerse, şehirlerin yaşanılmaz hale geleceği de unutulmamalıdır. 5-6 milyon insanımıza iş sağlayan bir sektör olan tarımda sürdürülebilirliğe zarar verilmemelidir. Gümrük birliğine tarımı sokarken size buğday, arpa, et satacağız ama tarımda işsiz kalanları da biz Avrupa’da istihdam edeceğiz diye bir anlaşma mı yapılacak? Bunları Avrupa’ya, et, buğday ithal ettiğimiz ülkelere mi göndereceğiz? Böyle bir şansımız var mı? Yok. O halde bu insanların bu ülkede ve bu sektörde istihdamını sağlamak zorundayız. Bu söylemler doğru söylemler değil. Çok dikkatli olunması gerekiyor.”

“Gümrüklerin düşürülmesi üreticimize zarar verecek”

Buğday ve arpada hasat devam ederken, mısırda iki ay sonra hasada girilecekken, gümrük vergilerinin düşürülmesinin üreticiye zarar vereceğini, üretim yapılamaz hale gelineceğini bildiren Bayraktar, şöyle konuştu:

“Birçok yöremizden buğday ve arpa alımlarında sıkıntı yaşandığı bilgisi geliyor. Hem Trakya bölgesinden hem de başka bölgelerden aldığımız bilgilere göre; tüccar bu açıklamadan sonra piyasaya girmiyor. Buğday ve arpada piyasa durdu. Bakın ithalat yok. Dışarıdan giren bir mal yok. ‘Gümrükleri düşüreceğim’ söylemi dahi yetti. O kadar zamansız bir söylem oldu ki; şu an tüccar piyasaya girmiyor, üretici tedirgin ve bazı bölgelerde şu an alım satım durdu. Çiftçimizin en önemli ürünleri, ekili alanların yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan buğday ve arpada fiyatların düşmemesi için TMO, geç kalmadan acilen müdahale alım fiyatlarını açıklamalıdır.

“Hatadan dönülmeli”

Diğer taraftan gümrük vergi indirimi konusunda karar verilirken, üreticimizin maliyetleri dikkate alınmamıştır. Et fiyatları yüksektir ama üreticimiz 26 lira 80 kuruşa mal ettiği karkası, ortalama 28 lira 23 kuruşa ancak satabilmektedir. Burada üreticimizin kilogram başına karı sadece 1 lira 43 kuruştur. 8 ay boyunca besi yapan bir üreticimiz, sattığı karkastan sadece yüzde 5,3 kar yapabilmektedir. Sektörde en az parayı üreticimiz kazanmaktadır. Yarın bu gümrüklerle ithalat yapılırsa, sektör batar, üreticimiz üretimi sürdüremez.

Geçmişte de bunu yaşadık. 2010 yılında başlayan ithalata bu ülke 5 milyar doların üzerinde döviz ödedi. Ülkemiz bu kadar zengin değil. Her zaman söylüyoruz. Bizim potansiyelimiz var. Üretim desteklendiğinde biz çok rahatlıkla halkın talebini karşılayacak arzı sağlayabiliriz. Gerekli tedbirleri almak varken ithalat işin kolay tarafı. Kaldı ki fiyatlarda ucuzlamıyor. 2010 yılında bunu gördük. İthalat yapıldı fakat fiyatlar ucuzlamadı.

Bugün 4 avrodan hatta 3 avrodan karkas et ithal edilebiliyor. İthalat özel sektöre açılırsa, özel sektör, kalitesiz, sağlıksız, ucuz etleri ülkemize getirebilir. Bunun kontrolünü eksiksiz yapamazsınız.

Üstelik Türkiye büyük bir ülkedir. 80 milyon nüfusu var. 5 milyon yabancı ve sığınmacı bu ülkede yaşıyor. 40 milyona yakın turist ülkemizi ziyaret ediyor. 200-300 bin ton et ithal etmeye kalkıldığında başta Avrupa olmak üzere fiyatlar yükselir.

Öyle bir zaman gelir ki siz bugünkü fiyatları ararsınız. Eyvah ne yaptım dersiniz. İçeriye bakarsınız üretim çökmüş. Ve daha yüksek fiyatlarla ithalat yapmaya devam edersiniz. Biz bu senaryoyu daha evvel gördük. Bunun için tekrar bu senaryoyu yaşamak istemiyoruz. Bu fiyatları düşürmez. Kısa vadede fiyatları düşürür gibi görünür, orta ve uzun vadede fiyatları yükseltir. Ve kendi çiftçinize vermediğiniz destekleri dünyada et üretimi yapan çiftçilere veririsiniz. Onların da bayram yapmasını sağlarsınız. Türkiye’den her ithalat yapıldığında onlar orada bayram yapacaktır. Davul zurnayla Türkiye ihracat yaparlar. Bu yanlışa düşmemek lazım. Bu bir hatadır ve bu yanlıştan da dönmek lazım.

faruk-celik-tmo-gidahatti“Bakanlık ithalatı önlemeli”

Daha kalitesiz, sağlıksız etleri daha pahalı satın almak durumunda kalırız. Üretici ve ülke zararına gördüğümüz bu karardan, acilen vazgeçilmesi, kararın kaldırılması gerektiğine inanıyoruz.

Üreticinin bakanlığı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız, yetkisini kullanmalı, hem ette hem kasaplık hayvanda hem de buğday, arpa ve mısırda ithalat kontrol belgesi vermeyerek ithalatı önlemelidir.”

Bir soru üzerine ithalatta gözetim uygulaması getirildiğine vurgu yapan TZOB Başkanı Bayraktar, “Gümrük vergileri canlı hayvanda ton başına canlı hayvanda 3 bin, ette 4 bin 500, buğday, arpa ve mısırda 200 dolar üzerinden hesaplanacak. Fakat biz bunu yeterli görmüyoruz. Bu karardan vazgeçilmesini talep ediyoruz. Bakanlığımızdan da özellikle ithalatta yetkisini kullanmasını ve ithalatı önlemesini talep ediyoruz” dedi.

Gıda Tarım Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in özellikle etteki gümrük vergisinin düşürülmesiyle ilgili yerli üretimin daraltılmayacağı ve ithalatın tamamen bakanlık kontrolünde olacağı sözlerinin anımsatılması üzerine de Bayraktar, “Bakanlık ‘ithal etmiyorum’ diyorsa problem yok. Ama bu gümrük vergileriyle ithalat olursa bu üreticiyi mağdur eder. Tarım Bakanlığımız yetkisini ithalatı önleyecek şekilde kullanırsa problemin aşılmasına katkı sağlar. Bakanlığımızdan da bunu bekliyoruz. İthalat ‘yapılmasın’ diyoruz” şeklinde konuştu.

Buğday fiyatlarına ilişkin bir soruya da Bayraktar, “Buğday piyasaya girmezse talep gelmez. Talep gelmezse arz ne olacak? Buğday üreticinin elinde kalacak. Fiyatlar aşağıya düşer. Hasat zamanı tüccar alıma girmezse sorun olur. Üreticiye şimdi para lazımdır. Malını bir şekilde değerlendirmesi gerekiyor. Alıcı yoksa ne olacak? Elinde kalacak. Ucuz fiyattan elinden çıkarmaya çalışacak. Bu üreticinin mağduriyetidir. Bu da üreticinin ekimden uzaklaşmasıdır. Çiftçiliği bırakacak. Gençler göç ediyor. Bayanlar ve yaşlılarla tarımı götürüyoruz. Bunlar da tarımdan çekilirse kim üretecek, bu ülkeyi kim besleyecek? Gençler kaçıyorlar tarımdan. Bu ülkeyi nasıl, kimle besleyeceğiz?” ifadelerini kullandı.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.