Gıda Hattı

TGDF Başkanı Şemsi Kopuz: "Halkımızın sağlıklı beslenebilmesi en büyük hedefimiz"

16 Ekim 2007, 18:27
Paylaş

“Ülkemiz insanının en temel hakkı olan sağlıklı beslenme ve güvenli gıdaya erişim konuları, federasyonumuzun en öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Bu öncelikli hedefler doğrultusunda, gıda sektöründe yeni politikaların oluşturulmasından, halkımızın beslenme bilincinin artırılmasına kadar birçok alanda başarılı çalışmalara imza attık”

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında; “16 Ekim 1945 tarihinde kurulan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş yıldönümü nedeniyle kutlanmakta olan Dünya Gıda Günü, halkımız ve bütün insanlık için kutlu olsun” dedi.

TGDF’nin bütün çalışmalarının, Dünya Gıda Günü için belirlenen ‘Gıda Hakkı’ temasıyla örtüştüğünü ve öncelikli hedeflerinin halkımızın sağlıklı beslenebilmesi olduğunu belirten Kopuz; devletin gıda hakkını temin etmede başlıca sorumlu olduğunu, bu nedenle var olan kaynakların en üst seviyede kullanılarak ülkemizin en ücra köşesinde yaşayan insanımızın dahi yeterli ve güvenli gıdaya ulaşma hakkını elde etmesinin sağlanması gerektiğini belirtti. TGDF olarak, hükümetin bu yöndeki çalışmalarına her türlü katkıyı sağladıklarını ve ayrıca gıda sektörü olarak halkımızın sağlıklı beslenebilmesi, güvenilir gıdayı her yerde ve en ucuz şekilde bulabilmesi için gereken her türlü özveriyi gösterdiklerini de sözlerine ekledi.

TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, gıda sektörünün sorunlarının çözümüne yönelik önerilerini de eklediği açıklamasına şöyle devam etti:

“Gıda sanayimiz, çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşmaktadır. Bu işletmelerin en önemli sorunu ucuz, kaliteli ve yeterli hammadde teminidir. Gıda sanayi hammaddesini yüksek oranda tarım sektöründen karşılamaktadır. Ülkemizde, tarım sektöründen gıda sanayine yeterli ve kaliteli hammaddenin düzenli şekilde temininde zorluklar bulunmaktadır. Hele yaşanılan aşırı sıcak ve kuraklık dolayısıyla hammadde sıkıntısı bazı sektörler için hayati hale gelmiştir. Gıda Sanayi için dünya fiyatlarında, sürekli ve belirli kalitede tarımsal ürün yetiştirme, tarımsal teşviklerde ana kıstas olmalıdır. Bunun için tarım işletmelerinin büyütülmesi ve tarım sanayi entegrasyonunun sağlanması gerekmektedir. Bu temin edildiği takdirde gıda sanayi uluslararası alanda daha çok rekabet edilebilme yeteneğine kavuşacaktır.

Gerek tüketicinin güvenli ve yeterli beslenmesinin sağlanması, gerekse gelişmiş ülkelere yönelik gıda dışsatım pazarımızın büyütülmesi amacıyla Kritik Kontrol Noktaları Tehlike Analizi (HACCP), Gıda İşletmeleri İyi Üretim Uygulamaları (GMP), İyi Hijyen Uygulamaları (GHP) esaslarının uygulanması bir gereklilik haline gelmiştir. Çiftlikten sofraya güvenli gıda üretimi esasına dayalı olarak, risk analizi ve izlenebilirlik gibi yeni yasada da yerini alan anlayış bir an önce hayata aktarılmalıdır. Özellikle izlenebilirlik sistemi olarak bilinen çiftlikten son ürüne kadar olan süreçte, kontrol ve denetim büyük önem taşımaktadır. Hammaddenin üretim yöntemlerinin, sektörde üretim yapan tesislerin teknik ve hijyenik koşullarının iyileştirilmesi ve çevreye saygılı üretim koşullarının oluşturulması, gıda üretimi kadar gıda sanayine verilen hizmetlerin de arttırılması ve iyileştirilmesini beraberinde getirecektir. Hayvan ve bitki sağlığı konusunda gösterilecek ilerlemeler, bu ürünleri doğrudan hammadde olarak kullanan gıda sanayine de olumlu yansıyacaktır.

Gıda işletmelerinin küçük ölçekli olması beraberinde kayıtdışılığıda getirmektedir. Gıda sektöründe yüksek oranda kayıtdışılık bulunmaktadır. Kayıtdışı üretim, halk sağlığını ciddi boyutlarda tehdit etmekte, yüksek ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Kayıtdışı ile yaratılan haksız rekabet, ülkemizin gıda sektöründe özel sektör aracılığı ile büyümesini engellemektedir. Kayıtdışılığın tarladan sofraya her alanda etkin denetimi ve kamuoyunun gıda güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi bu sorunun çözümü için en önemli adımları olarak görmekteyiz. Gıda güvenliği son yıllarda dünyada üzerinde en çok durulan konulardan biri olduğu gibi; ülkemizde de gerek üstlenmiş olduğumuz uluslararası sorumluluklar gerekse gelişen tüketici bilinciyle doğru orantılı olarak önem verilmesi gereken konuların başında yer almaktadır. Federasyonumuz açısından da olmazsa olmazlarımızdan birisi gıda güvenliğidir. Kayıtdışılığı en aza indirmek için gıda işletmelerinin izinleri basitleştirilmeli, ancak denetimler daha da sıkılaştırılmalıdır. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülmekte olan gıda hizmetlerini yürütmek üzere “Gıda İşleri Genel Müdürlüğü” biran önce kurulmalı. Bu Genel Müdürlük gerek personel ve gerekse alet ekipman bakımından desteklenmelidir. Yetkiler bu Genel Müdürlük bünyesinde toplanmalıdır.

Bundan önceki hükümet zamanda bizlerin de katkıları ile çıkarılmış olan 5179 sayılı Gıda Kanunu günün ihtiyaçlarını cevap verecek şekilde revize edilmeli ve adı GIDA KANUNU olarak tekrar yayınlanmalıdır. Kanunda STK’lara daha etkin görev ve sorumlulukların verilmesi gerekmektedir. Bu noktadan hareketle, Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu muhafaza edilmeli ve AB mevzuatının harmonizasyonu için UGKK daha etkin görev almalı, bilimsel komiteler kurulmalıdır. Bu komiteler CODEX, EFSA ve AB komitelerine katılımları sağlanmalıdır.

Bu yıl ana temanın ‘Gıda Hakkı’ olarak seçildiği günde, ülkemizde ve dünyada bütün insanların yeterli ve dengeli beslenebilmesi için sağlıklı gıdaya ulaşmaları için gereken tedbirler biran önce alınmalıdır.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.