Gıda Hattı

TEMA zeytinlik düzenlemesine karşı!

31 Mayıs 2017, 09:11
Paylaş
TEMA zeytinlik düzenlemesine karşı!

TEMA Vakfı, kamuoyunda Üretim Reform Paketi olarak bilinen Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’ndaki doğal varlıkları ilgilendiren düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesini istedi.

TBMM komisyonlarında görüşülen Üretim Reform Paketi'ne ilişkin olarak TEMA Vakfı’ndan, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, 4342 sayılı Mera Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nda yapılacak değişikliklerin, başta gıda güvenliği olmak üzere, çevre ve insan sağlığı, doğal hayat ve tarımsal üretimi ciddi derecede tehdit etmesinden endişe duyulduğu açıklaması geldi.

Zeytinlikler, meralar ve kıyılar tehdit altında

Tasarıdaki zeytinlik sahası tanımına göre; bir dekar alanda 15 ağaçtan daha az ağacın bulunduğu sahaların, zeytinlik sahası dışında tutularak, Kanun’un zeytinlik alanlar için öngördüğü korumacılıktan mahrum bırakıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ziraat Mühendisleri Odası’nın (ZMO) açıklamasında da değinildiği üzere, ülkemizde geleneksel olarak daha önce kurulmuş zeytinliklerde bir dekar alandaki ağaç sayısı 10-12 arasında değişmektedir. Tasarı ile zeytinlik saha için 15 ağaç sınırı getirilmesi, kadimden beri zeytinlik olan, yaşlı ağaçların bulunduğu sahalarda önemli sorunlara ve telafi edilemez tahribatlara yol açacaktır.

Tasarı, zeytinlik sahalarda her çeşit hayvan otlatılmasını yasaklarken, zeytin alanlarının yok edilmesine izin verilmesi çelişki oluşturmaktadır. Tasarıda ‘Yatırımları yapanların bu faaliyetlerini izin amacına uygun, çevre ve zeytinlik sahalarına zarar vermeyecek şekilde yürütmekle yükümlü olduğu’ belirtilse de, bu durum uygulamalarda çok farklı sonuçlanacaktır. Çünkü herhangi bir zeytinlik sahaya tesis yapılırken ağaçların korunması mümkün olmayacaktır.”

zeytin-gidahattiTasarıdaki sorunlu düzenlemeler

Üretim Reform Paketi tasarısındaki en sorunlu düzenlemelerin, Zeytincilik Kanunu'nun 20. maddesindeki değişikliklerle ilgili olduğu vurgulanan TEMA Vakfı açıklamasında, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Tasarıda zeytinyağı fabrikaları ile tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlı olması zorunluluğu devam etmektedir. Ancak ‘bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir’ ifadesi sorunludur. Taslağa göre zeytinlikler Bakanlıklarca alınacak kararla, kamu yararı güden tüm yatırımlara tahsis edilebilecektir. Taslağı hazırlayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sadece tasarıyı kendi ilgi alanına giren endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri ve sanayi siteleri ile sınırlı da tutmamaktadır. ‘Bakanlıkların’ denilerek kapsam daha da genişletilmektedir.

Tasarıda zeytinlik sahası bulunan her ilde valinin başkanlığında dokuz kişiden oluşan Zeytinlik Sahaları Koruma Kurulu tanımı yer almaktadır. Kurulun ziraat odaları ve ziraat fakültesi dışındaki üyeleri, Valinin emrinde yer alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığının İl Müdürlükleridir. Kurulda bunlara ilave olarak Ziraat Fakültesi, Ziraat Odaları ve GTHB Araştırma Enstitülerinden birer üye yer almaktadır. Ancak her ilde ziraat fakültesi olmadığından, kurula katılan sayısı yedi, sekiz kişi de olabilir. Kurulların zeytincilikle ve toprakla ilgili çalışan kurumların yer alacağı şekilde genişletilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Zeytinlik sahaları koruma kurulunun yetkisi, yatırım taleplerine ilişkin görüş bildirmekle sınırlandırılmaktadır. Yatırım izinlerinin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verileceği, Bakanlığın bu yetkisini gerektiğinde valiliklere devredebileceği öngörülmektedir. Bakanlığın, izin yetkisini valiliklere devretmesi durumunda, valilikler kendi başlarına izin verebilecektir. Kurulun yatırıma ilişkin görüşünün bağlayıcılığının bulunmamasının ve valiliklere bırakılacak yetki devrinin sorunlu olduğuna inanıyoruz.

Tarım ithalatı içinde en yüksek kalemlerden birinin ham yağ ve yağlı tohumlar olduğu bilinmektedir. Zeytin alanlarının daraltılması bu kalemlere ilişkin ithalatın daha da artmasına sebep olacaktır.”

sut-inekleri-mera-gidahattiMera alanları daralacak

Tasarıdaki mera ile ilgili düzenlemenin de sakıncalı olduğu belirtilen açıklamada, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan istisna maddelerine eklenen madde ile endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ile yerleşim alanları içerisinde bulunan sanayi sitelerinin yerleşim yeri dışına çıkarılması ve gerekli arazi ihtiyacının karşılanması için meraların tahsis edilebilecek olmasının, mera alanlarının daralmasına sebep olacağı kaydedildi.

Açıklamada, “Yem ithalatı, tarım ithalatında önemli kalemlerden biridir. Bu nedenle mera alanlarının daraltılması bir çelişki olarak görülmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüzölçümünün yüzde %56’sını oluşturan mera ve çayır alanları, 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek %19’a gerilemiştir. Mera alanlarındaki bu ciddi gerileme, söz konusu tasarı ile çok daha artacaktır” denildi.

Ayrıca 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nda değişiklik yaparak, kıyılarda sağlık tesisleri ve endüstri bölgelerinin yapılmasının önünün açılacağı, bu durumun ekolojik açıdan hassas ve değerli kıyı ekosistemlerinin tahrip edilmesine neden olacağı bildirildi.

TEMA Vakfı, sayılan sebeplerle, zeytincilik, meralar ve kıyılar başta olmak üzere, doğal varlıklarımızla ilgili düzenlemelerin tasarıdan çıkarılması gerektiğini bildirerek, karar vericileri, bu doğrultuda tasarıyı, sürdürülebilir yaşam ilkesi çerçevesinde gözden geçirmeye davet etti.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.