AramaArama
Gıda Hattı

Tekin: “C şekeri üretiminde kota belirleme yetkimiz yok”

24 Nisan 2015, 16:32
Paylaş
Tekin: “C şekeri üretiminde kota belirleme yetkimiz yok”

Şeker Kurumu Başkanı Dr. Hüsnü Tekin, mevzuat gereği yurt içi talebi karşılayacak şeker üretiminin gerçekleşmesine yönelik görevleri olan kurumun A ve B kotalarını belirlediğini, kanunun kendilerine C şekeri kotası belirleme yetkisi vermediğini söyledi.

Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği tarafından Konya’da düzenlenen Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında şeker ithalatı bilgilendirme toplantısına, Şeker Kurumu Başkanı Dr. Hüsnü Tekin, şekerli mamul imalatçı ihracatçılarını bilgilendirdi.

Kurum Genel Sekreteri Ahmet Pelit ve İzleme ve Denetleme Grup Başkanı Salih Arıkan’ın da katıldığı toplantıda konuşan Tekin, Şeker Kurumu’nun, C şekeri tedarikinin dünya borsa fiyatlarından yapılabilmesi başta olmak üzere birçok konuda imalatçı ihracatçılara kolaylıklar sağladığını söyledi.

Mevzuat gereği Şeker Kurumu’nun yurt içi talebi karşılayacak şeker üretiminin gerçekleştirilmesine yönelik görevleri olduğunu, bu çerçevede de A ve B kotalarını belirlediğini vurgulayan Tekin, C şekerinin kota verilen bir şeker olmadığını ve şirketlerce üretiminin de ihtiyari olduğunu ifade etti. A kotası şekerinin üzerinde gerçekleşen bir üretim olması halinde fazla üretimin C şekeri sayıldığını kaydeden Tekin, şunları söyledi:

“Türkiye’de 300 bin tonun üzerinde C şekeri ihtiyacı var ama Kanun bize bu şekerin üretilebilmesi için herhangi bir kota belirleme yetkisi vermemiş. Bu nedenle de A kotası fazlası, C şekeri kabul ediliyor. Şimdiye kadar C şekeri, imalatçı ithalatçılarımızın ihtiyacını karşılar boyuttaydı. Bu nedenle de DİR kapsamında ithalat yapılmamıştı. Ama 2014-2015 pazarlama yılında iklim şartları nedeniyle pancarın polar değerinin düşmesi, üretilen şeker miktarını da olumsuz etkiledi. İşte bu nedenle bu pazarlama yılında ülke genelinde yüzde 14 daha az şeker üretildi.”

Şeker üretimindeki düşüş üzerine imalatçı ihracatçıların C şekeri tedarikinde sorun yaşamamaları için Şeker Kurulu olarak bir eylem planı belirlediklerini ifade eden Tekin, bu kapsamda 200’den fazla üründe uygulanan DİR’in, ihraç amaçlı şekerin ithalatında da uygulanması için Ekonomi Bakanlığına Şeker Kurumu tarafından yazı yazıldığını hatırlattı.

“Stok, zarar demek”

DİR kapsamında ithalatın açılması için gerekli işlemlerin daha önce neden yapılmadığına yönelik kamuoyuna yansıyan eleştirilere de cevap veren Tekin, “Eğer biz ithalat için daha önce girişimde bulunmuş olsaydık bu sefer yaklaşık 200 bin ton stok oluşacaktı. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TŞFAŞ) bünyesinde 200 bin ton stok oluşması, bugün itibariyle 500 milyar TL zarar demek. Ben ülkemizi nasıl böyle bir zarara uğratabilirim? Biz bunu da makro düzeyde görmek zorundayız.” şeklinde konuştu.

TŞFAŞ’nin zarar etme pahasına imalatçı-ihracatçılara şeker tedariki gerçekleştirdiğini kaydeden Tekin, “2013 yılında TŞFAŞ’nin zararı 251 milyon TL. Bu yılki zarar yine 200 milyon TL civarında bekleniyor. KİT’ler ile ilgili mevzuat gereğince bu zarar, TŞFAŞ’nin bünyesinde kalıyor. Bu, söz konusu zararı 77 milyon insan finanse ediyor demek. Bunun yarısından fazlası, A kotasından C şekerine aktarımlardan kaynaklanan zarar. TŞFAŞ, ihracatçıya bu imkanı sağlıyor ama sonuçta ihracatçı kazanıyor, Türkiye kazanıyor. Bu, TŞFAŞ’nin zarar etmesi pahasına hükümetimizin imalatçı-ihracatçılarımızın lehine yaptığı bilinçli bir uygulama.” dedi.

Ülkemizdeki şekerin aslında tek bir havuz olduğunu dile getiren Dr. Hüsnü Tekin, şu bilgileri verdi:

“Bu yıl ülke toplam şeker kotamız 2 milyon 500 bin ton. Bunun 250 bin tonu nişasta bazlı şeker, 2 milyon 250 bin tonu ise kristal şeker. Yaklaşık 2 milyon 300 bin ton civarında da bir tüketimimiz var. Yani 200 bin ton üretim fazlamız var. Bu pazarlama yılında 2 milyon 230 bin ton, yani A kotası için belirlediğimizin altında bir üretim gerçekleşti. Şimdi bu havuzdan şekeri isterseniz vadeli olarak ihracatçıya verin, isterseniz yurt içinde satın fark etmez. Başka bir yerde başka bir şeker yok. Havuz aynı havuz. O havuzdan biraz çeksek yurt içi sıkıntıya girer, ithalatı daha önce açsak bu sefer de stok sorunu devreye girer. Ben o dengeyi sağlamak için oradayım. Yoksa ben yurt içi tüketim için şeker ithal edersem veya TŞFAŞ’nin stoklarını yükseltirsem, ciddi bir stok maliyeti var. Biz sistemli bir şekilde stokları, satışları devamlı takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bürokratların başında bulundukları Kurumların mevzuatının izin verdiği ölçüde yetki kullanabileceğini ve bundan fazlasının yapılmasının mümkün olmadığını dile getiren Tekin, “Ben kendi adıma yetkilerimi sonuna kadar sizler için kullanabilirim. Ama yetkimde olmayan bir şeyle ilgili ‘yaparız, yapmayız’ demem, benim haddimi de, boyumu da aşar” diye konuştu.

Şeker Kurumunun, C şekeri fiyatlarına şirketlerce eklenen 61 dolarlık navlun ile ilgili herhangi bir dahlinin olmadığını da dile getiren Tekin, “Daha önce Şeker Kurumu 61 dolarlık navlun bedeli ile ilgili bir karar almış. Ben göreve geldikten sonra bu kararı kaldırdım. Çünkü bizim navlun ile ilgili bir karar alma yükümlülüğümüz, yetkimiz, görevimiz bulunmuyor. Son üç senedir ise Şeker Kurumunun navlun bedeli alınmasına yönelik bir kararı olmamasına rağmen şirketler kendileri navlun bedeli uyguluyor.” dedi.

C şekerinin hem yurt içinden temini hem de DİR kapsamında ithalini içeren ikili yapı hakkında da bilgiler aktaran Tekin, “Şeker Kurumu olarak biz tahsisat belgesi veririz. Biz bu dual yapı, yani hem DİR kapsamında ithalat hem de yurt içinden C şekeri temini devam etsin istiyoruz. Ama şeker fabrikalarının elinde C şekeri olur mu, olursa ne kadar olur, ne kadar verir, o şeker fabrikalarının vereceği cevap.” diye konuştu.

Şeker Kurulu’nun tahsisat belgelerinin süresinin 6 aydan 1 yıla çıkartılmasına yönelik kararı ile ilgili de imalatçı ihracatçılara bilgi veren Tekin, “Bazı firmalar bir yılın da yetmediği şeklinde bize talepte bulundu. Kurum Başkanı olarak yetki aldım, bir yılı yetmeyen firmalar başvurdukları takdirde tahsisat belgelerinin süresini 31 Aralık 2015 tarihine kadar uzatabileceğiz. Ancak herhangi bir istismarın olmaması için de üzerinde gerekli incelemeleri hassasiyetle yapacağız.” dedi.

Tekin, C şekerinin ithali aşamasında DİR kapsamına girmeden doğrudan tahsisat belgesi ile ithalat yapılıp yapılamayacağına ilişkin bir soruya da, “İmalatçı ihracatçılarımızın talep etmesi halinde Kurumumuzca düzenlenmiş olan tahsisat belgelerinin iptalini gerçekleştirebiliriz. Ancak tahsisat belgesi ile DİR kapsamına girmeden doğrudan ithalat yapılabilmesi, tamamen Ekonomi Bakanlığının uhdesinde. Bu konudaki taleplerinizi iletirseniz, Ekonomi Bakanlığı nezdinde gereken desteği vermeye çalışırız.” karşılığını verdi.

Orta Anadolu İhracatçılar Birliği adına Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Ünlü, toplantının sonunda Şeker Kurumu Başkanı Dr. Hüsnü Tekin’e teşekkür ederek, plaket takdim etti.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.