AramaArama
Gıda Hattı
banner
AramaArama

Tehlikeli gelişme: Doğurganlık hızı, nüfusun yenilenme düzeyinin altında kaldı

Tehlikeli gelişme: Doğurganlık hızı, nüfusun yenilenme düzeyinin altında kaldı
19 Mayıs 2021, 14:18

Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2001 yılındaki 2,38 çocuktan, 2020 yılında 1,76 çocuğa geriledi. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10'un altında kaldığını gösterdi.

TÜİK’in açıkladığı 2020 Yılı Doğum İstatistikleri, yıllardır azalan bir seyir gösteren toplam doğurganlık hızının, nüfusun yenilenme düzeyinin de altına indiğini ortaya koydu.

Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2020

Toplam doğurganlık hızı, 20 yılın en düşük seviyesinde

Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade ediyor.

TÜİK’in belirlemelerine göre, toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 çocuk iken, 2020 yılında 1,76 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2020 yılında 1,76 oldu. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10'un altında kaldığını gösterdi.

Şubat ayında açıklanan nüfus verilerine göre de, ülke nüfus artış hızında sert bir düşüş yaşanmış, yıllık nüfus artış hızı, 2019'da binde 13,9 iken 2020'de binde 5,5'e gerilemişti.

“Bu tablonun sorumlusu, AKP’nin başarısız sosyo-ekonomik politikaları”

CHP İstanbul Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Dr. Ali Şeker, TUİK tarafından açıklanan doğum verilerini değerlendirdi.

Şubat ayında TÜİK tarafından açıklanan nüfus artış hızı verilerini hatırlatan Şeker, “Yıllık nüfus artış hızı, 2019'da binde 13,9 iken, 2020'de binde 5,5'e gerilemişti. Son 10 yılın nüfus verileri değerlendirildiğinde, en düşük nüfus artış hızı 2020 yılında yaşanmış. Toplam doğurganlık hızı da 2001 yılından bu yana en düşük seviyeye inerek 1.76’ya kadar gerilemiş. Bu tablonun baş sorumlusu AKP ve AKP’nin başarısız sosyo-ekonomik politikalarıdır” dedi.

Nüfus artış hızında yaşanan düşüşün sebeplerine ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı'na bir soru önergesi yönelttiğini hatırlatan CHP’li Şeker, şöyle devam etti:

genclerde-madde-kullanimi-3-gidahatti“Gençler ne eğitim alabiliyor ne bir işte çalışabiliyor”

“Ancak ne yazık ki toplumun bugününü ve yarınını yakından ilgilendiren böylesi önemli bir konu ‘Cumhurbaşkanlığının görev ve yetkisinde değil’ denilerek adeta cevapsız bırakılmıştır. Oysa içinde bulunduğumuz iklimi 19 yıllık AKP iktidarı yarattı. Gençlerin yüzde 28,3’ü ne eğitim alabiliyor ne bir işte çalışabiliyor. Gençlerde işgücüne katılma oranı da düşüyor. Gençlerde işsizlik oranı yüzde 25,3. Genç kadınlarda bu oran %30,3. Hal böyle iken, AKP gençlerin yarınlarını, umutlarını, hayallerini, hedeflerini çalmıştır.

Gençlerin gelecekleri çalınıyor. Resmi verilere göre 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu olarak beyan edenlerin oranı 2019 yılında yüzde 56,7 iken, geçen yıl yüzde 47,2’a kadar geriledi. Gençler mutsuz, gençler umutlarını yitirmiş durumda. Ülke gençliği bu karanlık tabloda geleceklerini yurtdışında aramak zorunda bırakılıyor. 2019 yılında 1042 hekim, 2020 yılının ilk 9 ayında 702 hekim yurtdışında çalışmak için izin belgesi almış. Yalnızca genç hekimler, genç mühendisler değil, umutları çalınan tüm gençler geleceklerini kurmak için her zamankinden çok çabalamak zorunda bırakılıyor. Türkiye tarihinin en kötü nüfus artış hızı yaşanırken bu tablonun sorumlusu gençlerin işine, aşına göz diken; onlara sevdikleriyle bir gelecek kurabilecek ekonomik imkanı tanımayan AKP politikalarıdır. Ne yazık ki gençler AKP'nin gençleri yok sayan politikaları yüzünden buruk bir 19 Mayıs kutluyor.”

Yorumlar

Bir cevap yazın

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.