Gıda Hattı

Tayfun Bayındır

9 Şubat 2007, 15:02
Paylaş

20 Yıl önce kaç kişi “sağlıklı beslenme” diyordu? Çok değil, 20 yıl kadar geriye gittiğimizde "sağlıklı beslenme" kavramının günlük yaşamımızda hemen hiç olmadığını görebiliriz.

80’lerden 90’lara geçerken, bizi ekrana hapseden dizi film ve reklamlarda ağzımızın suyunu akıtan fast-food çılgınlığını körükleyecek görüntüler yok gibiydi. Renkli tv, internet ve en önemlisi "eve servis" sisteminin yaşattığı kültür şokuyla bir anda fast-food ile tanıştık. Bu çılgınlığa o kadar kendimizi kaptırdık ki, geleneksel yemek yeme kültürümüzü bile kaybettik. Oysa bizim yemek kültürümüzün temeli sağlıklı beslenmeye dayanmıştır.

İşte yemek yeme alışkanlıklarımızı kökünden değiştiren 20 yılın sonunda zorunlu olarak "sağlıklı beslenme" kavramıyla tanıştık. Amerika'nın milyarlarca dolar harcadığı bu yeni sektör de, çok hızlı bir biçimde hayatımıza giriverdi. ABD, bir yandan fast-food çılgınlığını körüklerken bir yandan da obezitenin önüne geçebilmek için sağlıklı beslenme için yeni sektörlerin yaşama girmesini sağladı. Diyet ürünleri, SPA'lar, estetik ameliyatları, botoks, zayıflatıcı ilaçlar sektörün baş aktörleri oldu.

Son 10 yıldır ülkemizde de sağlıklı beslenme konusunda olağanüstü bir ekonomi var. Daha uzun ömür, daha sağlıklı bir yaşam, karşı cinsi etkileme, kendisiyle barışık olma gibi birçok gerekçe özellikle büyük metropollerde yaşayan Türk insanını sağlıklı beslenme için çaba sarfetmeye, bu yönde önemli paralar harcamaya yöneltti. Şimdi hem bu gruba giren insanların, hem de bu insanlara ürün hazırlayan grupların ilgisini çekecek öneriler sıralayacağım. Temel kaynağım www.gymuniversal.com sitesi. Sağlıklı yaşam ve sporcu sağlığı konusunda ilginç bilgiler var. Bir kısmını aşağıda bulabileceksiniz...

Sağlıklı beslenmenin 10 altın kuralı

1. Tüketilen gıdaların çeşitlilik açısından zengin olması: Dengeli ve sağlıklı beslenmenin yolu, tek taraflı beslenmemekten geçer. Değişik gıdaların damak tadını yaşamanın, ayrı bir haz verdiğini de bilmemiz gerekir. Tabiatın bize sunmuş olduğu taze ve çok çeşitliliği; meyve, sebze, ekmek, süt ve süt ürünleri örneğinde olduğu gibi tüketmeniz sizi daha dinç ve dinamik kılacaktır. Meyve ve sebzeyi, özellikle mevsiminde yemeyi bir alışkanlık haline getiriniz. Suni şekilde olgunlaştırılan meyve ve konservelerin mineral ve vitaminler bakımından fakir olduğunu bilmemiz gerekmektedir.

2. Almış olduğunuz enerji/kalorinin miktarı önemlidir: Gereğinden fazla gıda tükettiğinizde vücut onu yağa dönüştürerek, depolayacaktır. Vücudunuzda bulunan tüm yağ depolarının temelinde fazla alınan gıdalar yatmaktadır. Vücudun gereksiniminden daha az enerji/gıda aldığınızda ise yaşamınızı sürdürebilmeniz için ilk olarak depo edilmiş olan enerji kaynakları kullanılacaktır. Bu durum vücudunuzda yağ depoları varsa anlamlıdır, yoksa adale erimesini beraberinde getirir.

3. Toplam gıdanın fazla öğün sayısına bölünerek tüketilmesi anlamlıdır: Açlık hissini kontrol altına almak ve bunu bastırmanız için günde en az 5-6 kez az miktarda öğün almanız sağlıklı olacaktır. Lokmaları iyi çiğnemeyi alışkanlık haline getiriniz. Çünkü doyma refleksi midede değil, beyinde bulunmaktadır. Ne kadar ağır ve iyi çiğnerseniz almış olduğunuz gıdayı bir o kadar sindirmiş olursunuz. Öğün sayısını arttırdığınız için de mideniz belli aralıklarla iyi çalıştığından doyma refleksi daha erken ortaya çıkacak ve fazla kilo almaktan kurtulacaksınız.

4. Yeteri kadar protein alınmalıdır: Kilo başına ortalama 0,9 gr protein almanız gerekmektedir. 60 kg ağırlığında olan bir bayan için bu 54 gr, 80 kg olan erkek için ise yaklaşık 72 gr protein demektir. Vücudumuzun protein meydana getirecek kabiliyeti yoktur. Onun için proteinin yiyecek yolu ile alınması önemlidir. Ancak alınan miktarın sınırlı olması da bir o kadar önemlidir. Toplam enerji kaynağımızın yüzde 10 protein ile sağlanması, sağlıklı beslenmede anlamlı ve önemlidir.Haftada 2 öğün etli yemek protein açısından yeterli olacaktır. Fazla tüketilen protein hemen yağa dönüşüp, depolanacağından fazla yemekten kaçınınız.

5. Tükettiğiniz yağı sınırda tutunuz: Gözle görülen yağlardan kendinizi sakınmalısınız. Kızartma, sos vb. gibi. Gözle görülmeyen gizli yağlar karşısında ise daha dikkatli olmalısınız. Gıda alışverişlerinizde yağsız olanlara öncelik veriniz, katı yağlardan sakınınız. Peynir ve sucuk alırken, yağsız olanları tercih ediniz.

6. Her gün taze sebze, meyve ve tahıl ürünleri tüketmeyi alışkanlık haline getiriniz: Vitamin ihtiyacını haplar yerine; taze sebze ve meyve tüketerek dengeleyiniz. Sebze, meyve ve tahıl ürünlerinin içinde sağlıklı bir yaşam için ihtiyacınız olan mineral ve posalar yeterince bulunmaktadır.

7. Tatlılardan uzak durmalısınız: Tükettiğiniz fazla şeker, hemen yağa dönüşmektedir. Ayrıca tatlılar ve rafine şekerler kalitesiz karbonhidratlardır. Bunların gereksiz yere vücudunuzda yağ olarak depolanmasını istemezsiniz herhalde!

8. Yemeklerinizi gıdalara zarar vermeden hazırlayın: Yemeğin nasıl hazırlandığı ve pişirildiği önemlidir. Yemekleri fazla kaynatmaktan ve kızartmaktan kaçınınız. Sebzeleri doğrama işini yemek hazırladığınız esnada yapınız.

• Rafine edilmemiş pirinç ve buğday tüketmek önemli ve anlamlıdır. Çünkü bu besinler mineral, vitamin ve posadan zengin gıdalardır.
• Yemeklerin tazeliği önemlidir. Yiyebileceğiniz kadar yemek hazırlayınız. Isıtılan yemeklerde kalori kaybı olmamakta ancak mineral ve vitaminler açısından değeri kalmıyor.
• Buharla pişen yemekler, yemeklerinizin ağırlığını oluşturmalıdır. Yemek sularını dökmeyiniz, çünkü pek çok vitamin ve mineral çözünmüş olarak yemeğin suyunda bulunur.

9. Su, yaşamak için önemlidir: Günde 2,5-3 litre su içmeyi alışkanlık haline getiriniz. Sabah kalktığınızda ilk yapmanız gerekenlerden biri iki bardak su içmek olmalıdır. Yemek esnasında ve hemen sonra su içmeyiniz. Suyu yemeklerden yarım saat önce ve sonra için. Sıcak havalarda ve terlediğinizde kaybettiğiniz sıvıyı takviye ediniz. Dönem dönem sauna veya hamamda terlemek sağlıklıdır. Ancak terleyecekseniz bol su içmeyi ihmal etmeyiniz. Su ile kastedilen; su, ayran, soda, taze meyve ve sebze suları vb. sıvılardır. Suni tatlandırılmış limonata ve nektarlar pek sağlıklı değildir. Aşırı alkol tüketimi sağlıksızdır. Almış olduğunuz alkol su olarak kabul edilmez. Sağlıklı ve dengeli beslenme anlamında günde en fazla 25 gr saf alkol almak, dolaşım sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlar. Bu bir bardak şaraba, 300 ml biraya ve bir kadeh viskiye tekabül etmektedir.

10. Spor ve Egzersiz: Günlük egzersizler çok önemli ve sağlıklıdır. Ağır yemeklerden sonra en az 20 dakika yürümek, sağlıklı bir sindirim ve dolaşım için önemlidir. Sağlıklı yaşam için yüzme, yürüyüş, bisiklet sürmek iyidir. İmkanınız varsa diğer spor türlerini yapınız. Ancak jimnastik yaparak ısınmadan, aşırı efor ve kondisyon gerektiren sporları yapmayınız. Isınmayı alışkanlık haline getiriniz. Ormanda, temiz havada yürümeyi ve güneşlenmeyi sürekli kılınız. Sigaradan uzak durunuz.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.