AramaArama
Gıda Hattı
banner
AramaArama

Antalya Ticaret Borsası Başkanı: Tavşan yüreği zeytinyağı kanser önleyici özelliğe sahip

Antalya Ticaret Borsası Başkanı: Tavşan yüreği zeytinyağı kanser önleyici özelliğe sahip
23 Eylül 2018, 15:39

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, bitkilerde bulunan doğal antioksidan oranının, tavşan yüreği zeytinyağında daha fazla olduğunu belirtti. Ayrıca, bitkilerde bulunan polifenol oranının kanser önleyici etkiye sahip olduğunu da ifade etti. 

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Çandır, bitkilerde bulunan antioksidan oranının, tavşan yüreği zeytinyağında, diğer yağlara oranla 3 kat daha fazla olduğunu vurguladı. Çandır, tavşan yüreği zeytinyağının bu özelliğini ortaya çıkarttıkları halde, zeytinyağının ilaç niyetine tüketileceğini belirtti.

Antalya’nın bir Akdeniz kenti olarak tarihinde zeytinyağı ile ünlü bir şehir olduğunu ve tavşan yüreği zeytinin pazarda daha farklı yer bulmasını sağlayacaklarını belirten Çandır, “Yaptığımız ön incelemelerde özellikle kanser önleyici etkisi olan 'Polifenol' oranının diğer zeytinyağlarından 2-3 kat fazla olduğunu tespit ettik. Bu doğrultuda Ankara Üniversitesi ile birlikte tavşan yüreği zeytinyağının daha net bir analizini yaparak, kansere etkisinin ortaya çıkmasını sağlayacak çalışmalara başladık" dedi. 

“İlaç niyetine tüketilecek”

Antalya’da yıllık zeytin üretiminin 8 ile 10 ton arasında olduğunu söyleyen Çandır, bölgedeki tüm üreticileri bir çatı altında toplamak istediklerini belirtti. Ayrıca yaşam iksiri olarak nitelendirdiği zeytinyağının, ilaç niyetinde tüketilebilineceğinin altını çizdi. Pamfilya döneminde bölgesindeki zeytinyağı üretim ve tüketim kültürünü bugüne yansıtmak için çalışmalar yaptıklarını aktaran Çandır, "Bu doğrultuda tavşan yüreği zeytininin coğrafi işaretini aldık, şimdi sırada Manavgat yöresinde yine bize ait olan beylik zeytini var. Onunla ile ilgili de Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nde çalışmalar yapılıyor. Onun da coğrafi işaretini alacağız. Gerek tavşan yüreği gerekse beylik zeytininden yapılan zeytinyağının içerisindeki polifenol bize şunu gösteriyor ki zeytin ve zeytinyağı aslında bir gıda maddesinden öte bir ilaç gibi.” ifadelerinde bulundu. 

“Bizim kendi markalarımızı oluşturmamız gerekiyor”

Türkiye’deki zeytinyağının markalaştırılmasının önemli olduğunu vurgulayan ATB Başkanı Ali Çandır, “Bizim elimizdeki bu müthiş potansiyeli henüz markalaştırarak uluslararası alana taşımış değiliz. Bundan sonra bütün konsantrasyonumuz bu ürünlerimizi kendi markalarımızla satmanın yollarını bulmak olacak. Çünkü şu anda Türkiye olarak yurt dışına gönderilen zeytinyağımızın çoğu markasız, dökme halinde. Birçok ülke bizden dökme olarak aldıkları zeytinyağını kendi markalarıymış gibi satıyor. Ülke olarak bizden çok çok daha fazla para kazanıyorlar. Bu da katma değer açısından ülkemizi büyük zarara uğratıyor. Kendi markamızı, uluslararası raflarda satmak için tüm konsantrasyonumuzu bu alanda toplamamız gerekiyor. Bizim kendi markalarımızı oluşturmamız gerekiyor" diye konuştu.

Hayatın bir parçası

ATB ile ortak çalışan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Taha Özkaya, zeytinin Türkiye'de M.Ö. 4000 yılından bu yana var olduğunu söyledi. Türkiye’de 91 çeşit zeytin bulunduğunu ve bunların içinden sadece 10 çeşidinin ekonomiye katıldığının altını çizen Dr. Özkaya “3 bin yıl yaşayabilen bu ağacın asırlar boyunca dededen toruna miras kalan neredeyse tek meyve ağacı. İşte bu mucize ağacın Akdeniz insanına ve Akdeniz kültürüne kattığı çok şey var. Bu nedenle, ne zeytin ağacı sadece bir ağaç ne de ürünleri sadece bir gıdadır. Hepsi binlerce yıllık bir kültürün, bir geleneğin yani kısacası hayatın bir parçasıdır” dedi.

Tam bir ecza deposu 

Sağlık bileşenleri olarak da adlandırılan minör bileşenlerinin önemini ve bu kadar değerli olduğunu 20 yıl öncesinde öğrendiklerini belirten Doç. Dr. Özkaya “Öğrendikçe üretim teknolojileri ve prosedürler de değişmeye başladı. Böylece hem sofralıkta hem de zeytinyağında ama özellikle zeytinyağında tüketiciye sağlık bileşeni yüksek ürün ulaştırmak bir hedef olmaya başladı.” ifadelerinde bulundu.

Çalışmalar başladı 

Antalya yöresine ait tavşan yüreği zeytinyağı ile ilgili yapılan analiz sonucu üstün özelliklerinin değerlendirildiğini belirten Doç. Dr. Özkaya, “Bu zeytinyağında oleaşantal (minör bileşenlerden) seviyesinin diğer çeşitlere göre 10 kat fazla olabileceği tahmin edildi. Polifenol içeriklerinin daha detaylı değerlendirilmesi için bir proje hazırladık. Manavgat'tan Kepez'den Akseki'den tavşan yüreği toplayıp farklılıklar ortaya konacak. Ve üretim için neye dikkat edilmesi gerektiğini daha net ortaya koyacak. Bir anlamda ilaç gibi bir zeytinyağı üretilmiş olacak" dedi.

Konuyla ilgili çalışmaların başladığını belirten Doç. Dr. Özkaya, "Amacımız katma değeri yüksek ürünler elde etmek. Dünyada yıllık 3 milyon ton zeytinyağı üretiliyor. Üretim yapan ülkeler ise İspanya, İtalya, Yunanistan, Tunus, Türkiye, Suriye, Cezayir, Fas ve Portekiz. Türkiye'nin ürettiği zeytinyağı ise dünya üretiminin ortalama yüzde 8 kadarı" dedi. 

Yorumlar

Bir cevap yazın

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.