AramaArama
Gıda Hattı

Tarım zararlısı fare nedir, zararları nelerdir? Fare ile mücadele nasıl yapılır?

12 Temmuz 2021, 18:29
Paylaş
Tarım zararlısı fare nedir, zararları nelerdir? Fare ile mücadele nasıl yapılır?

Tarım zararlısı fare nedir? Farelerin tarıma zararları nelerdir? Tarım zararlıları arasında bulunan fare ile mücadele nasıl yapılır?

Tarım zararlısı fare nedir, zararları nelerdir? Tarım ile uğraşan kişilerin en çok sıkıntı çektiği konuların başında tarım zararlıları geliyor. Ekilen bitkilerin, ekinlerin baş düşmanı olarak bilinen tarım zararlıları ile mücadele tarım konusunda oldukça önemli bir konumda bulunuyor.

Peki tarım zararları nelerdir? Tarım zararlıları ile mücadele nasıl yapılmalıdır? Ekilen bitkiler tarım zararlarından nasıl korunmalıdır?

Tarım zararlıları nelerdir?

  • Danaburnu
  • Yaprak bitleri
  • Güveler
  • Çekirgeler
  • Fareler

Tarım zararlısı danaburnu nedir, zararları nelerdir? Danaburnu ile mücadele nasıl yapılır?

Genellikle toprak altında ve bitki köklerini yiyen bu böcek özellikle çiftçiler için oldukça baş belası bir hayvandır. Danaburnu böceği çiftçilerin genellikle mısırlarına ayçiçeklerine büyük oranda zarar veren ve kurtulması oldukça zor bir böcektir. Danaburnu böceğinden kendi imkânlarınızla kurtulması biraz zor ve zahmetlidir. Toprak altında hızlı bir şekilde türeyebilen bu böcek genellikle temmuz ve ağustos aylarında kendini göstermektedir.

Danaburnu ile mücadele nasıl yapılır?

Malzemeler

  • Şeker
  • Pekmez
  • Kepek

Nasıl yapılır?

Danaburnu böceğini uzaklaştıracak ilaçlama yöntemi şeker ve pekmez suyu ile yapacağınız yöntemdir. Yeterli miktarda şekeri ve pekmezi su ile karıştırın. İçerisine bir miktar kepek ekleyin. Tarlanızda veya bahçenizde bitkilerin zarar gören kısımlarına yakın yerleri hazırlamış olduğunuz karışımdan dökün. Ancak bu işlemi akşam güneş batmak üzereyken bitkilerinizi suladıktan sonra gerçekleştirmeniz gerekir.

Tarım zararlısı yaprak biti nedir, zararları nelerdir? Yaprak biti ile mücadele nasıl yapılır?

Bitkiler için uygun ışık, hava, gübreleme, sulama gibi koşulları yerine getirseniz de bazen istenmeyen durumlar yaşanabilir. Yaprak biti de bu durumlardan biridir. Peki yaprak biti neden olur? Bu bitler, bitkilerin tatlı özüne gelen böceklerdir şeklinde açıklayabiliriz.

Bitkinizi öldüren, kurutan ve hatta gelişimini engelleyen bir düşmandır yaprak biti. Genelde renkleri yeşil, boyları 1-4 mm’dir. Her ne kadar size direkt olarak zarar vermiyor olsalar da bitkilerinize verdikleri zarar sebebiyle sevilmezler. Yaprak bitleri çok hızlı üredikleri için onları en kısa zamanda fark etmek ve onlardan kurtulmak gerekir. Bu bitler, yaprakların özünü emer. Susuz kalan bitki fotosentez yapamaz ve gelişimi durur, ölür. Ayrıca tek bir bitkide olan yaprak bitinin diğer bitkilere sıçraması mümkündür.

Yaprak bitinin tarıma zararları nelerdir?

Yaprak bitinin zararlarından bahsedecek olursak şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Bitkinin gelişimini engeller. Fotosentez yapmasını durdurur ve hatta solmasına sebep olur.
  • Yaprak bitlerinin farklı virüsleri de taşıması mümkündür. Bitkinizi tamamen kaybetmenize yol açması mümkündür.
  • Yaprakları yapışkan hale getirir. Böylece yaprakta küf oluşumu görülme riski artar. Yaprakların rengi solar, yapraklar parlamaz.

Yaprak bitleri ile mücadele nasıl yapılır?

Arap Sabunu

Arap sabunu ve suyunu karıştırarak karış elde edebilirsiniz. 1 litre suya 5-6 kaşık Arap sabunu ekleyin. İyice karıştırın. Her gün bitkinin köküne ve yapraklarına sıkın. Suyun, yaprak bitlerinin üstüne gelmesine dikkat edin. Bu işlemi gün içinde birkaç kez yapabilirsiniz. Böylece bitler ya da sinekler bitkilerinizden uzaklaşacak, bitkileriniz eski güzelliğine kavuşacak!

Sirke

Yaprak bitlerinden kurtulmak için tercih edebileceğiniz bir diğer ürün sirke. Sirkeli su karışımı ile bitkilerinizdeki yaprak bitinden ya da farklı böceklerden kurtulabilirsiniz. Hemen herkes tarafından bilinen bir tarım ilacı olan sirkeyi toz biber ile de karıştırabilirsiniz. Bu karışımı sprey ile bitkilere uygulayabilirsiniz.

Aspirinli Su

Ve son olarak aspirinli su! Aspirinli su karışımı ile de yaprak bitlerinden ve topraktaki böceklerden kurtulabilirsiniz. Birkaç aspirin ve suyu karıştırıp bitkinin toprağına bu karışımı dökün. Böylece bitkinizdeki problemleri çözebilirsiniz!

Tarım zararlısı güve nedir, zararları nelerdir? Güve ile mücadele nasıl yapılır?

Güve, kanatlı küçük bir böcek türüdür. Özellikle kilerde ya da mutfağınızda rastlayabileceğiniz bu böcek türüne Latince “Lepidoptera” denmektedir. Kelebeğe benzemesi dolayısıyla kelebekle karıştırılabilen bu böcek türünün boyu 1 cm civarındadır.

Yiyeceklerinize zarar veren, paket halinde pirincinizi, bulgurunuzu atmak zorunda bırakan bu küçük canlılar, insana ise zarar veremez. Güve ısırır mı diye endişe etmenize gerek yok. Ancak yine de onlardan kurtulmanız gerektiğini bilmelisiniz.

Güvenin tarıma zararları nelerdir?

Mısır delicileri ve kurbağa kurtları gibi bazı güveler, özellikle tırtıllar, dünyanın birçok yerinde büyük tarım zararlılarıdır. Çingene güvesinin tırtılları (Lymantria dispar), istilacı bir türdür ve ormanlara ciddi zarar verir. Morina güvesi, ılıman iklimlerde  özellikle meyve çiftliklerinde büyük hasara neden olur. Elmas sırtlı güve (Plutella xylostella) tropikal ve subtropikal iklimlerde, en ciddi pirinç zararlılarıdır. Ayrıca Afrika'da, Afrika şeker kamışı ve mısırın büyük bir zararlısıdır. Birçok pervane Tineidae larvaları çeşitli zararlıları olarak kabul edilmektedir. Kumaş gibi giysiler, battaniyeler, yün ve ipek için zararlı olan bu türlerin, suni lifler içeren karışık malzemeleri yemeleri daha az olasıdır.

Bu türlerin ardıç ve sedir ağacının kokusu, lavanta ya da diğer doğal yağlar tarafından kovulabileceğine dair bazı raporlar vardır.  Bununla birlikte, birçok araştırmacı bu türlerin istilasını önlemenin mümkün olmadığını düşünmektedir. Naftalin (naftalinlerde kullanılan kimyasal) daha etkili bir önleyici olarak kabul edilir, ancak insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda endişeler vardır. Güve larvaları birkaç gün boyunca istila ettikleri maddelerin −8 °C (18 °F) altındaki bir sıcaklıkta dondurulmasıyla öldürülebilir.  Kıyafet yemek için kötü şöhretli olmasına rağmen, güve yetişkinlerinin çoğu hiç kıyafet yemiyor. Yemek yiyen birçok yetişkin güve türü varken, nektar içen çok sayıda türde vardır.

Güve ile mücadele nasıl yapılır?

Eğer bir kez güveyle mücadele etmeye başladıysanız kesin çözüm ilaçlamaya kadar sizi uğraştırabileceklerinden emin olabilirsiniz. Çünkü siz güvelenmiş tahılı ya da paketi atsanız bile geride yumurtalarını bırakmış olabilirler.

  • Her şeyden önce ev ya da iş yeri fark etmez, bulunduğunuz ortamda güve varsa ilaçlama yaptırmanız gerekir.
  • Güveler o kadar güçlü kemirgenlerdir ki giysilerinize zarar verebilirler. Bu yüzden kıyafetlerinizi mümkün olduğu kadar temiz olduğuna emin olduğunuz bir yerde muhafaza edin.
  • Özellikle yumurtadan çıkan larvalar beslenmek için çenelerini kullanarak giysilerinizi parçalayabilirler. Ayrıca bu parçaladıkları kumaşların liflerinden kendilerine kılıf örer ve gittikleri her yere gizlenmek için onları da götürürler. Eğer güvelenmiş eşyalarınız varsa, onları elbise güvesi ilacıyla ilaçlamanız gerekir.
  • İlaçlamadan sonra kaldırdığınız eşyalarınızı arada güneşe çıkararak havalandırmalısınız.
  • Gıdalarınıza güve bulaştıysa ve üreme gerçekleştiyse tahıl güvesine karşı ilaçlama yaptırmanız gerekir. Elbise güvesi ilaçlaması tahıl güvesinde işe yaramamaktadır.

İlaçlama yapıldıktan ve güvelerden kurtulduktan sonra uzun süre güve oluşmadıysa bu güvelerden kurtulduğunuz anlamına gelir.

Tarım zararlısı çekirge nedir, zararları nelerdir? Çekirge ile mücadele nasıl yapılır?

Çekirgeler genellikle dış alanlarda yaşar ve ürerler. İç alanlara yiyecek, nem ve sığınma amaçlı girerler. Yetişkinleri kuvvetli ışık tarafından çekilir ve uçabilme özellikleriyle, özellikle yaz aylarında camlardan girebilirler. Çatlak ve deliklerden de bina içlerine girerler. Giysilere, özellikle kirli olanlarına beslenme amaçlı zarar verdikleri bilinmektedir. Deve çekirgeleri iç alanlarda genellikle kiler, bodrum gibi yerlerde yaşarlar. Çekirgelerin doğal yaşam alanları çayır ve ağaçlık alanlardır. Bina yakınlarında, uzun otlar ve sarmaşık türü yoğun bitkilerin arasında, kereste yığınları, taş ve döküntülerin altlarında yaşarlar.

Çekirgenin tarıma zararları nelerdir?

Çekirgeler, zamanında mücadele yapılmadığında salgın yapabilen zararlılardır. Bitkileri yemek ve saplarını kesmek suretiyle zarar yaparlar. Birçok kültür bitkisi üzerinde beslenmekte olup, özellikle genç bitkilere daha büyük zarar verir. Hatta kıtlığa neden olabilme özelliği vardır.

Yeşilçekirgeler çayır ve otlaklarda, bağ ve meyve fidanlarında, kara çekirgeler ise yeni gelişen tohumların kök ve sapında, bağlarda omcaların körpe filizlerinde, sebzelerde, pancar, pamuk ve tütün fidelerinde beslenir ve zarar yaparlar.

Fas ve İtalyan çekirgeleri daha çok çayır ve meralarda, tarla ve yem bitkilerinde zarar yaparlar.

Madrap çekirgesi başta çeltik olmak üzere hububat, ayçiçeği, pamuk ve bağda zarar yapmaktadırlar. Yoğunlukları yüksek olduğu zaman zarar oranı da artmakta, %100’e varan oranda zararlara neden olabilmektedir.

Bunun yanında, bazı çekirgelerin virüs taşıdıkları ve temiz bitkilere bunları bulaştırdıkları da saptanmıştır

Kimyasal Mücadele:

Çekirge ilaçlı mücadelesi; nimf ve ergin mücadelesi şeklinde yapılır. Yapılan sayımlarda en az 75 adedinin 4-5 dönem nimfler görüldüğünde mücadele yapılır.

Ergin mücadelesinde ise M2 ’de 8 ve daha fazla ergin birey tespit edildiğinde kimyasal mücadele yapılmalıdır.

İlaçlama: 

Tarım zararlısı fare nedir, farenin tarıma zararları nelerdir? Fare ile mücadele nasıl yapılır?

Tarla Faresi genellikle tıknaz vücutlu, başı büyükçe, burnu basık ve kulakları kısadır. Kuyruk vücuda oranla kısa olup vücut uzunluğunun beşte biri kadardır ve başlangıç noktasından ucuna kadar kısa, seyrek ve açık renk kıllarla kaplıdır. Sırt tüyleri dip tarafta esmer gri, üste kahverengi kızıldır. Karın beyaz veya kirli beyazdır.

Vücut 90-180 mm, kuyruk 18-53 mm, arka ayak 19-24 mm uzunlukta olup vücut ağırlığı 30-60 gr’dır. Deniz seviyesinden 2500 metre yüksekliğe kadar bitki yetişen hemen her yere yayılmışlardır.

Tarla fareleri, 4-12 giriş deliği bulunan 10-70 cm derinlikteki toprak altı galerilerinde yaşarlar. Gece ve gündüz aktif olmakla birlikte özellikle geceleri aktiftirler. Dişileri her ay doğurabilirler. Ancak, yılda ortalama 4-6 doğum yaparlar ve her doğumda en çok 9, ortalama 5-6 yavru verirler.

Gebelik süreleri 3 haftadır. Doğan yavrulardan ortalama %40 kadarı çeşitli nedenlerle ölürler. Doğumdan 15-20 gün sonra sütten kesilen yavrular kendileri beslenmeye başlarlar ve bu andan itibaren zararlı olurlar. 2-3 ay içinde ergin olurlar. Ortalama 3-4 yıl yaşamaktadırlar.

Farenin tarıma zararları nelerdir?

Zararlı olduğu bitkiler

Tüm tarla, bahçe ve çayır-mera bitkileri, özellikle buğday, arpa, yulaf, mısır, yonca ile sebze ve meyvelerde zarar yapmaktadırlar. Ayrıca özellikle genç orman ağaçları başlıca konukçularıdır.

Zarar şekli

Kültür bitkileri ile çayır-mera bitkilerinin yeşil aksam, tohum ve meyvelerini, ayrıca yiyecek bulamadığı durumlarda, meyvelik ve ormanlarda fidanların gövdelerini (özellikle kök boğazı) yemek, kemirmek, kesmek ve kirletmek suretiyle zarar yaparlar.

Beslendikleri alandaki besin tükendiğinde başka alanlara da geçerek zararlarına devam ederler. Sıcak aylarda yeşil, serin aylarda kuru yemi fazla yerler. Ergin bir tarla faresi günde ortalama 15-17 gr yeşil, 10-13 gr kuru yem yer. Kayıp, zarar yoğunluğuna bağlı olarak %100’e kadar ulaşabilir.

Fare ile mücadele nasıl yapılır?

Mücadele yapılacak sahalardaki bütün fare yiyecek deliklerinin içine 3-5 adet zehirli yem el değmeden, bir daha kullanılmayacak tahta bir kaşık ile konulur. Bu şekilde tüm arazi ilaçlanır. Zehirli yem el değmeden kullanılmalıdır.

Aksi halde insan kokusu bulaşmış zehirli yemi tarla fareleri yemezler. Bu da mücadelenin başarısını azaltır. Boş yere ilaç ve emek sarfiyatı olur. Fare mücadelesi yapılan araziler ertesi gün yeniden taranır, ölü fareler toplanır. Derin bir çukur açılarak toprağa gömülür.

Böylece ölü fareleri yiyebilecek hayvanların ölümlerine engel olunur. Zehirli yem ve tarla faresi mücadelesi için en yakın İl ve İlçe Müdürlüklerine başvurunuz. 1 kg zehirli yem 20 dekara yeterlidir."

Tarım zararlıları ile biyolojik mücadele yöntemleri

Bu yöntem ile zararlı olan böcek popülasyonlarını dolayısıyla böceklerin zararını azaltmak için canlı organizmalardan (mikro organizmalar, predatörler, parazitoid böcekler, omurgalılar, feromonlar, böcek büyüme düzenleyicileri, bitkisel maddeler ve genetik kontroller) yararlanılarak yapılmış olan ekonomik, güvenilir ve de başarılı olunmuş bir mücadele yöntemidir. ‘’Biyolojik mücadele’’ Kaliforniya üniversitesinden Harry Smith tarafından böcek popülasyonlarının çeşitli yöntemlerle kontrol altına alınması amaçlı terim olarak ilk defa kullanılmıştır. Daha sonraları ise biyolojik mücadele, ziraat ve de ormancılık alanlarında bitkiler açısından zararlı olan her çeşit böceğin tercih edilen herhangi bir organizmanın ya da organizmaya ait birçok farklı ürünler kullanarak kontrol altına alınması biçiminde ifade edilmiştir.

Biyolojik yöntemler türe özgüdürler ve de çevre koşullarına uyum sağlarlar. Bu yönleriyle diğer yöntemlerden avantajlıdırlar. Bu yöntemler kullanılarak ilaç kullanımı minimize edilebilir. Hatta sıfırlanabilir. Böylece daha önceleri kimyasal ilaçların kullanılması sebebiyle bozulmuş olan çevresel doğal denge çok kısa bir sürede yenilenebilir duruma gelmesine katkı sağlar. Doğal dengenin yeniden kurularak daha az ekonomik öneme sahip 54 olan zararlılar doğal düşmanlarca kolaylıkla kontrol edilebilir, kimyasal mücadeleye ihtiyaçta giderek daha da azalır.

Günümüzde ise zararlı böceklerin kontrolünün sağlanması sadece organizmalar kullanılarak değil, bununla birlikte birçok biyolojik materyaller ile de kontrol altına alınmaktadırlar. Biyolojik mücadelede kullanılmakta olan bazı materyaller; parazoid ve predatörler, feromon ve diğer cezbediciler, bitkisel insektisidler, böcek büyüme düzenleyicileri, mikrobiyal organizmalar ile genetik mühendisliği yöntemleridir.

Zararlı böceklerin, doğadaki mevcut doğal düşmanları yardımıyla ekonomik zarar düzeyinin altında tutması işlemine biyolojik mücadele denilmektedir. Biyolojik mücadelede hedef ilaçlı mücadelede olduğu gibi zararlıları tümüyle yok etmek değildir. Biyolojik mücadele, zararlı yoğunluğu ekonomik zarar düzeyinin altında tutulmakta, böylece söz konusu zararlının doğal düşmanlarının doğada sürekliliğinin sağlanması hedef alınmaktadır.

Biyolojik mücadele çalışmalarında birçok canlı grubu (doğal düşman)’ndan yararlanılmaktadır. Bunlardan başlıcaları böcekler, akarlar, örümcekler, kuşlar ve hastalık etmenleri (bakteri, virüs, fungus v.b.)’ dir.

Doğal düşmanları üç grupta toplayabiliriz.

  1. Predatör (Avcı) Böcekler (Predatör böcekler nelerdir? - TIKLA)
  2. Parazitoit (Asalak) Böcekler (Parazitoit böcekler nelerdir? - TIKLA)
  3. Entomopatojenler (Entomopatojenler nelerdir? - TIKLA)

Tarımsal üretimde zararlılarla mücadele

Dünya’da ve Türkiye’de zirai hastalıklar ve zararlılarla mücadele; üretimde prensip, eldeki mevcut olan potansiyelden olabildiğince yüksek verim sağlamaktır. İnsanlığın ilk defa sistemli olarak izlendiği belirtilmektedir. Toprağı işlemek için kullanılan ufak el aletlerinden başlayarak, motorlu ve güçlü yapılarıyla traktör, biçerdöver vb. aletler ile doğal bilimlerin tarım sektörüne uyarlanmasıyla birlikte birçok gelişmeyi bu alanda kullanabilir bir duruma getirmeyi insanların başardığı vurgulanmaktadır. Bunların yanı sıra geliştirilmiş bir takım ekim sistemleri de çığır açmıştır. Örneğin; İngiltere’nin Norfolk bölgesinde 17.yüzyılda geliştirilmiş olan ‘’dörtlü ekim sistemi’’ tarımsal üretim için önemli bir mihenk taşlarından biridir. Günümüzde Norfolk ekim sistemi diye anılan bu yöntemde toprağın bazı bölümlerine farklı zamanlarda farklı ürünler ekilmektedir. Bu yöntem ile toprağın hasat alımından sonra nadasa bırakma gerekliliği ortadan kalkmaktadır.

Tarımsal üretime teknolojinin kullanılması üretim alışkanlıklarında yapılan daha fazla değişiklikler ve gelişmeler üretim miktarının daha da artmasına yardımcı olmaktadır. Bugün geldiğimiz nokta buğdayın ilk defa ekildiği günden beri yaklaşık on bin yıllık süreç ortaya çok büyük bilgi birikimi ve teknolojik gelişim çıkarmıştır. Bu büyük gelişimin, mevcut olan ekilebilir arazilerdeki, hatta artık su ve küvez gibi toprağın dışında da, yapılan üretimin hacmi tarihte görülmemiş bir seviyeye gelmiş durumdadır. Ancak, maalesef bu yüksek potansiyelin hepsini hayata geçirememekteyiz.

Zirai hastalıklar ile zararlılar, yeni yeni ilgi alanımıza ve gündemimize girmekte olan iklim değişiklikleri ile kuraklık vb. sorunların ötesinde ve de onlardan çok daha eski zamandan beri, bütün teknolojik ve kültürel birikimlerimizi bir kalemde yok edebilmektedir. Hastalıkların ve zararlıların tarımsal üretimlerde verdiği kayıplar üreticilerle konunun uzmanlarınca alınan tedbirlerin kayıpları önlemede yetersiz kaldıkları görülmektedir.

Tarım zararlıları ile biyolojik mücadele yöntemleri

Bu yöntem ile zararlı olan böcek popülasyonlarını dolayısıyla böceklerin zararını azaltmak için canlı organizmalardan (mikro organizmalar, predatörler, parazitoid böcekler, omurgalılar, feromonlar, böcek büyüme düzenleyicileri, bitkisel maddeler ve genetik kontroller) yararlanılarak yapılmış olan ekonomik, güvenilir ve de başarılı olunmuş bir mücadele yöntemidir. ‘’Biyolojik mücadele’’ Kaliforniya üniversitesinden Harry Smith tarafından böcek popülasyonlarının çeşitli yöntemlerle kontrol altına alınması amaçlı terim olarak ilk defa kullanılmıştır. Daha sonraları ise biyolojik mücadele, ziraat ve de ormancılık alanlarında bitkiler açısından zararlı olan her çeşit böceğin tercih edilen herhangi bir organizmanın ya da organizmaya ait birçok farklı ürünler kullanarak kontrol altına alınması biçiminde ifade edilmiştir.

Biyolojik yöntemler türe özgüdürler ve de çevre koşullarına uyum sağlarlar. Bu yönleriyle diğer yöntemlerden avantajlıdırlar. Bu yöntemler kullanılarak ilaç kullanımı minimize edilebilir. Hatta sıfırlanabilir. Böylece daha önceleri kimyasal ilaçların kullanılması sebebiyle bozulmuş olan çevresel doğal denge çok kısa bir sürede yenilenebilir duruma gelmesine katkı sağlar. Doğal dengenin yeniden kurularak daha az ekonomik öneme sahip 54 olan zararlılar doğal düşmanlarca kolaylıkla kontrol edilebilir, kimyasal mücadeleye ihtiyaçta giderek daha da azalır.

Günümüzde ise zararlı böceklerin kontrolünün sağlanması sadece organizmalar kullanılarak değil, bununla birlikte birçok biyolojik materyaller ile de kontrol altına alınmaktadırlar. Biyolojik mücadelede kullanılmakta olan bazı materyaller; parazoid ve predatörler, feromon ve diğer cezbediciler, bitkisel insektisidler, böcek büyüme düzenleyicileri, mikrobiyal organizmalar ile genetik mühendisliği yöntemleridir.

Klasik biyolojik yöntemler

Biyoteknik yöntemlerin uygulanması çok eski senelere dayanmaktadır. Sirke yaklaşık olarak 7 bin sene evvel Mezopotamya’da bakteriler yardımıyla şaraptan üretilmiştir. 19. Yüzyılda Pastör’ün mayalamaya dair çalışması da klasik biyolojik yöntemlere dair bir örnektir. Aynı şekilde R. Koh’un bakterilerin insanların hastalanmalarındaki sebebini bulmasıyla bağışıklık sisteminin keşfedilerek ve de bunun sonucu olarak aşıların bulunması tıp alanında mikrobiyoloji biliminin ilerlemesine imkan tanımıştır.

Klasik biyolojik yöntem içerisinde en önemli uygulamalardan birisi penisilinin antibiyotik adıyla ilk defa hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılması olarak kabul edilmektedir. Bunun devamında streptomisin üretimine yönelik araştırmalar yapılmıştır. Ayrıca bitki steroitlerinin memelilere özgü hormonlara dönüştürülmesi sonucunda tıp biliminde önemli bir ilerleme sağlanmıştır. Günümüzde son otuz sene içerisinde şuruplar ve polisakkaritler üretilmiştir. Bunların dışında besin tatlandırıcılar, besin renklendiriciler, ilaçlar da doğrudan bitkilerden üretilmektedirler.

Biyoteknik mücadelede kullanılan feromonları içeren yeni teknolojiler

Bilinçsiz ve aşırı dozda yaygın bir şekilde pestisitlerin kullanılması insan ve çevre sağlığı açısından bir tehdit içermekte ve doğal yaşam dengesini bozduğu için de doğal diğer faydalıların ölümüne de sebep olmaktadır. Ayrıca ikinci derecede öneme sahip olan zararlıların da ana zararlı durumuna geçmesi, dirençlerinin yükselmesi ile birlikte ürünler üzerinde kalıntı sorunu gibi birçok problemi de beraberinde oluşturmaktadır. Bu tür sorunlar nedeniyle son yıllarda kimyasal mücadelenin alternatifi olarak farklı mücadele yöntemleri arayışı başlamıştır. Bu arayışların en dikkat çekenlerinin başında ise biyoteknolojik mücadele amaçlı yöntemler gelmektedir. Bu yöntemin en iyi yanı çevre koşullarının farklılığı sorun olmadan, kolay kullanılabilen ve de istenilen tek bir zararlıyla mücadele için etkinlik gösterme olanağı olan aynı zamanda hiçbir yan etkileri olmayan yapısından dolayı bu mücadele yöntemleri dolaylı veya doğrudan kullanılması yaygınlaşmıştır. Ülkemizde böceklerle mücadelede doğrudan ve dolaylı kullanılmaktadır.

Biyoteknik Yöntemler: Bu yöntemler zararlıların biyolojik, fizyolojik ve de davranış özellikleri üzerinde etkili olan bazı yapay veya doğal maddeleri kullanarak çiftleşme, beslenme, barınma gibi normal özelliklerini bozmak suretiyle uygulanan yöntemlerdir. Bu amaçlara ulaşabilmek için feromon, tuzak, feromon-tuzak sistemleri, cezbediciler, yumurtaya engel olucular, uzaklaştırıcılar, beslenmeyi engelleyiciler, kısırlaştırıcılar, böcek gelişmesini 61 engelleyiciler, böcek gelişmesini düzenleyiciler ve kısır böcek salınması gibi bazı doğal veya sentetik bileşik ya da yöntemlerden yararlanılmaktadır.

Biyoteknik yöntemlerde zararlılar ile mücadelede bir takım bileşiklere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bileşikler canlılarda doğal olarak bulunmaktadır. Ayrıca sentetik olarak da üretilebilmektedirler. Zararlı böcekler ile mücadelede en fazla kullanım alanı olan biyoteknik yöntem olarak eşeysel (cinsel) feromon-tuzak sistemleri kullanılmaktadır. eşeysel feromonların ve de tuzaklarla yayıcıların tarihsel olarak gelişimine bakıldığı vakit, dişi kelebeklerin erkek kelebekleri cezbederek onları kendi bulundukları noktalara çekebilme yeteneklerine sahip oldukları bundan 120 yıl önce yapılmış olan araştırmalarda ortaya çıkmıştır.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.