AramaArama
Gıda Hattı

Taliban kimdir? Taliban hangi ülkede oluştu?

16 Ağustos 2021, 11:40
Paylaş
Taliban kimdir? Taliban hangi ülkede oluştu?
Taliban kimdir? Taliban hangi ülkede oluştu? 15 Ağustos 2021 tarihinde Afganistan'da yaşanan son gelişmelerin ardından dünyanın gözü kulağı bu noktaya çevrildi. Edinilen bilgiye göre, Taliban militanları, Afganistan'ın Başkanlık Sarayı'na girerek Kabil'de kontrolü ele almaya başladı. Durum böyle olunca, Taliban örgütü hakkındaki araştırmalar artış gösterdi. İşte detaylar...

Taliban kimdir? Taliban hangi ülkede oluştu? 15 Ağustos 2021 tarihinde Afganistan'da yaşanan son gelişmelerin ardından dünyanın gözü kulağı bu noktaya çevrildi. Edinilen bilgiye göre, Taliban militanları, Afganistan'ın Başkanlık Sarayı'na girerek Kabil'de kontrolü ele almaya başladı. Durum böyle olunca, Taliban örgütü hakkındaki araştırmalar artış gösterdi. İşte detaylar...

Afganistan'dan gelen son dakika haberleri, dünyanın gözü kulağını buraya çevirmesine neden oldu. Bölgede yaşanan son dakika gelişmelerine göre, Taliban örgütü, Afganistan'ın Başkanlık Sarayı'na girerek başkent Kabil'de kontrolü ele almaya başladı. BM Güvenlik Konseyi, Taliban'ın Afganistan'da yönetimi ele geçirmesinin ardından acil toplanma kararı aldı. Bu olayların akabinde, Taliban örgütü nedir, liderleri kimdir ve ne zaman ortaya çıktı konularıyla ilgili araştırmalar hız kazandı. Peki, Taliban nedir ve liderleri kimdir? İşte, Taliban tarihi ve merak edilenler

Taliban nedir?

Afganistan'da faaliyet gösteren silahlı örgüt Taliban, Peştunlar'dan oluşan bir gruptur. Grup üyeleri kendilerini, 'Afganistan İslam Emirliği' olarak tanımlıyor.Temelleri Pakistan'da atılan Taliban, 1989 yılında ortaya çıktı ve Afganistan'da merkezi hükümetin zafiyet gösterdiği yerlerde hakimiyet kurdu. 2021 yılında başkent Kabil'i ele geçirdi.

ABD, yirmi yıllık savaşın ardından, 11 Eylül'e kadar Afganistan'dan çekilmeyi tamamlamaya hazırlanırken, Taliban başkent Kabil'i de ele geçirdi.

2001 yılında ABD liderliğindeki güçler tarafından Afganistan'da iktidardan uzaklaştırılan Taliban, geçtiğimiz şubat ayında ABD'nin geri çekilmesini ve Taliban'ın ABD kuvvetlerine yönelik saldırıları önlemesini taahhüt eden bir barış anlaşması imzaladı.

Diğer vaatler arasında El Kaide veya diğer militanların kontrol ettiği bölgelerde faaliyet göstermesine izin verilmemesi ve ulusal barış görüşmelerine devam edilmesi yer aldı.

Peki, Afganistan'ın son 25 yılına damga vuran 60 bin kişilik Taliban ordusu nasıl ortaya çıktı, amacı nedir, lideri/liderleri kimdir?

Nasıl kuruldu?

 Arapça talib (öğrenci) kelimesinin çoğulu Taliban (öğrenciler) adını benimseyen örgüt, ülkenin güneyinde Molla Ömer Ahund liderliğinde yaklaşık 50 medrese öğrencisiyle birlikte 1994'te kuruldu.

Aslen Kandaharlı olan Molla Ömer, bir süre Pakistan'da ardından da Kandahar'ın kuzeyindeki Meyvend ilçesinde medrese eğitimi aldı. Sovyet işgaline karşı savaştı.

Taliban ne zaman kuruldu?

Taliban, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a müdahalesinin ardından Sovyet güçlerinin 1989'da geri çekilmesinden sonra Afganistan'daki merkezi hükümetlerin zayıflıklarından yararlanarak iktidara geldi ve ülkenin büyük bölümünü kontrolü altında tuttu.

Temellerini Pakistan'daki medreselerde eğitim görmüş, savaştan kaçan Peştun mülteciler oluşturmaktadır.

Türkçe'de, "öğrenci" anlamına gelen Arapça talib kelimesinin çoğulu ''Taliban'' (öğrenciler) adını benimseyen örgüt, ülkenin güneyinde Molla Ömer Ahund liderliğinde yaklaşık 50 medrese öğrencisiyle birlikte 1994 yılında kendini gösterdi.

Aslen Kandaharlı olan Molla Ömer, bir süre Pakistan'da ardından da Kandahar'ın kuzeyindeki Meyvend ilçesinde medrese eğitimi aldı ve Sovyet işgaline karşı savaştı.

Gelenekçi bir yapıya sahip Afgan toplumu içerisinde hızla taraftar toplayan ve yükselen grup, amacını, Sovyet savaşı ve akabinde patlak veren iç savaşlar sırasında ortaya çıkan savaş ağalarından kurtulmak olarak, kuruluş felsefesini de Afganistan'da İslam'a dayalı bir yönetim getirmek olarak tanımladı.

Kurulduktan birkaç ay sonra çoğunluğu medrese ve şeriat okulu öğrencileri olmak üzere savaşçı sayısı 20 bini buldu. Kısa süre sonra Pakistanlı Peştun etnik kökenden Mevlana Samiul Hak liderliğindeki Darul Ulum Hakkaniye medresesi öğrencilerinin önemli bir kesimi de yine örgüte dahil oldu.

Öğrenciler hareketinin mensuplarının çoğu ülkenin güneyindeki Peştun kökenli kişilerden ve Pakistan'daki medreselerde eğitim gören mülteci ailelerin çocuklarından oluştu.

Molla Ömer

Kurulduktan birkaç ay sonra çoğunluğu medrese ve şeriat okulu öğrencileri olmak üzere savaşçı sayısı 20 bini buldu. Kısa süre sonra Pakistanlı Peştun etnik kökenden Mevlana Samiul Hak liderliğindeki Darul Ulum Hakkaniye medresesi öğrencilerinin önemli bir kesimi de yine örgüte dahil oldu.

Öğrenciler hareketinin mensuplarının çoğu ülkenin güneyindeki Peştun kökenli kişilerden ve Pakistan'daki medreselerde eğitim gören mülteci ailelerin çocuklarından oluştu.

Pakistan ve Afganistan arasındaki Peştun bölgelerindeki Taliban tarafından verilen söz, barış ve güvenliği yeniden tesis etmek ve iktidara geldikten sonra kendi katı Şeriat versiyonlarını veya İslam hukukunu uygulamaktı.

Taliban amacını, Sovyet savaşı ve akabinde patlak veren iç savaşlar sırasında ortaya çıkan savaş ağalarından kurtulmak olarak tanımlıyordu.

Taliban hangi ülkenin?

Taliban'ın merkezi Kandahar, Afganistan'da bulunmaktadır.

Taliban'ın kurucuları Muhammed Ömer ve Abdulgani Birader'dir.

Kuruluş tarihi: Eylül 1994, Kandehar, Afganistan

Lider(ler): Hibetullah Ahundzade

Genel merkezi: Kandehar ilçesi, Afganistan

Politik vekil: Mullah Abdul Ghani Baradar

Taliban kimdir?

Taliban, Afganistan'daki bir Diyubendi İslamcı hareket ve askeri organizasyondur. Kendilerine Afganistan İslam Emirliği demekte olup ülke içinde bir savaş (veya cihat) sürdürmektedir. 2016'dan beri liderleri Mevlevi Hibetullah Ahundzade'dir. 2021 yılında 75.000 savaşçıları olduğu tahmin edilmektedir.

Taliban, 1996'dan 2001'e kadar, Afganistan'ın kabaca dörtte üçüne hükmetmiş ve şeriatın katı bir yorumunu uygulamıştır. 1994 yılında Afgan İç Savaşı'nın önde gelen gruplarından biri olarak ortaya çıkmıştı ve büyük ölçüde Afganistan'ın doğu ve güneyindeki Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı'nda savaşmış öğrencilerden (talebe) oluşmaktaydı. Muhammed Ömer'in önderliğindeki hareket, Mücahid liderlerinden aldığı güçle Afganistan'ın çoğu bölgesine yayıldı. 1996'da totaliter Afganistan İslam Emirliği kuruldu ve Afganistan'ın başkenti Kandahar'a transfer edildi. 11 Eylül saldırılarının ardından Aralık 2001'de Amerikan liderliğindeki Afganistan işgaliyle devrilene kadar ülkenin çoğunu kontrol etti. En etkin dönemlerinde, Taliban hükümeti diplomatik olarak yalnızca Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından tanındı. Grup daha sonra Afganistan Savaşı'nda Amerikan destekli Hamid Karzai yönetimine ve NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü'ne karşı bir direniş hareketi olarak yeniden bir araya geldi.

Taliban, birçok Afgan'a uygulanan sert muameleyle sonuçlanan şeriat yorumu nedeniyle uluslararası alanda kınandı. 1996'dan 2001'e kadar olan iktidarları sırasında, Taliban ve müttefikleri Afgan sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi, açlıktan ölmek üzere olan 160.000 sivile Birleşmiş Milletler'in gıda tedariğini engelledi ve yakıp yıkma taktiği uyarınca geniş ve verimli toprakları yakarak on binlerce evi yok etti. Taliban, Afganistan'ı kontrol ederken, insanları veya diğer canlıları tasvir eden resimler ve filmler ile enstrüman kullanılan müziği yasakladı, kadınların okula gitmesini engelledi, kadınların sağlık hizmetleri dışındaki işlerde çalışmasını yasakladı (erkek doktorların kadınları görmesi de yasaklandığı için) ve kadınların dışarıda bir erkek akraba ile dolaşmalarını ve burka giymelerini zorunlu kıldı. Belirli kuralları çiğneyen kadınlar alenen kırbaçlandı veya idam edildi. Dini ve etnik azınlıklar, Taliban yönetimi altında ağır bir şekilde ayrımcılığa uğradı. Birleşmiş Milletler'e göre, 2010'da Afgan sivil ölümlerinin %76'sından, 2011 ve 2012'de ise %80'inden Taliban ve müttefikleri sorumluydu. Kültürel soykırıma da girişen Taliban, Bamyan'ın 1500 yıllık Buda heykelleri de dahil olmak üzere çok sayıda anıtı yok etmiştir.

Taliban'ın ideolojisi; Diyubendi köktendinciliği ve militan İslamcılığın, Peştunvali olarak bilinen Peştun sosyal ve kültürel normlarıyla birleştirilmesine dayanan "yeni" bir şeriat hukuku biçimi olarak tanımlanmıştır.

Uluslararası topluluklar ve Afgan hükümeti; sıklıkla Pakistan'ın Servislerarası İstihbarat'ını ve ordusunu; kuruluşunda, iktidarda oldukları süre boyunca ve direniş süreci boyunca Taliban'a destek sağlamakla suçlamıştır. Pakistan ise 11 Eylül saldırılarından sonra gruba yönelik tüm desteğini kestiğini belirtmiştir. 2001 yılında, El Kaide lideri Usame bin Ladin komutasındaki 2.500 Arap'ın Taliban için savaştığı bildirilmiştir.

2020'nin Şubat ayında Trump yönetimi, 1 Mayıs 2021 itibariyle tüm Amerikan güçlerinin Afganistan'dan çekileceğine dair Taliban ile anlaşma imzaladı. Karşılığında Taliban, El Kaide gibi terörist gruplarıyla bağlantısını kesecek, şiddeti azaltacak ve Amerika destekli Afgan hükümetiyle müzakere edecekti. Her iki taraf da bu anlaşmanın şartlarını tam olarak yerine getirmese de, çekilme başladı.

Taliban'ın amacı nedir?

Taliban; iktidara geldikten sonra Batılı birliklerin ülkeden ayrılmasını, Afganistan'a barış ve güvenliği geri getirmeyi ve kendi şeriat hukukunu uygulamayı hedeflediğini söyler.

Geçtiğimiz aylarda yer alan habere göre:

Putin'in Afganistan Temsilcisi Kabulov: "Taliban'ın amacı, barış müzakereleri öncesi pozisyonunu güçlendirmek" olduğunu söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Afganistan Özel Temsilcisi Zamir Kabulov, Afganistan'da Taliban'ın eylemlerini barış görüşmeleri öncesinde pozisyonunu güçlendirme amacıyla yaptığını söyledi.

Kabulov, Afganistan'daki durumla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Afganistan'daki askeri ve siyasi durumun oldukça gergin olduğunu belirten Kabulov, bu durumun Rusya'yı rahatsız ettiğini ifade etti.

Taliban'ın Afganistan'da iktidarı zorla ele geçirme tehlikesi olduğuna inanmadıklarını dile getiren Kabulov, şunları söyledi:

"Çatışmalar çoğunlukla kırsal alanlarda sıkı bir kuşatma olsa da şehirlere saldırı olmuyor. Taliban'ın amacı, barış müzakerelerinin başlamasından önce konumunu güçlendirmek. Taliban, iktidara gelmede şiddet senaryolarının olumsuz sonuçlar doğuracağının farkında ve bu senaryoların uygulanmasını istemiyor. Müzakereler yoluyla uzlaşmaya varmak için beyanda bulunuyorlar."

Rusya'nın özellikle Afganistan'ın kuzeyindeki durumdan ve buradaki terör örgütü DEAŞ'ın varlığıyla birlikte uyuşturucu üretiminin artmasından rahatsız olduğunu kaydeden Kabulov, Afgan güçleri ile Taliban arasındaki çatışmalardan doğan gerginliğin Orta Asya ülkelerine yayılmasını önlemek için Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) çerçevesinde adımlar attıklarını belirtti.

"Rusya'nın, mevcut tüm imkanları kullanacağını belirtebiliriz"

Kabulov, Orta Asya'da Afganistan'dan kaynaklanabilecek sorunları önlemek için gerekenleri yapacaklarının altını çizerek "Rusya'nın, Afganistan'ın kuzey bölgelerinden Orta Asya'daki müttefiklerimizin topraklarına 'taşan' gerilime karşı koymak için mevcut tüm imkanları kullanacağını belirtebiliriz." dedi.

ABD'nin Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan dahil, Orta Asya ülkelerine askeri birlikler koymak istediğine yönelik haberlere ilişkin Kabulov, şu değerlendirmeyi yaptı:

"ABD birliklerinin Afganistan'dan çekilme sürecinin devam ettiğini hatırlarsak ABD ordusunun ve diğer altyapısının Orta Asya dahil olmak üzere, komşu ülkelere yeniden konuşlandırılmaması gerekir. ABD ve NATO'nun Afganistan'daki 20 yıllık harekatı, ABD askeri üslerinin bölgede istikrar ve güvenliği artırmak için hiçbir şey yapmadığını kanıtladı."

Kabulov, Afganistan konusunda Rusya, ABD, Çin ve Pakistan'ın dahil olduğu genişletilmiş üçlü toplantının ve Moskova formatında Afganistan müzakerelerinin yapılmasını göz ardı etmediklerini söyledi.

Taliban neler yaptı?

Kuruluşundan kısa süre sonra, Afganistan'ın ikinci büyük kenti Kandahar'a saldırdı. Talebeler örgütü 3 Kasım 1994'te ciddi bir direnişle karşılaşmadan Pakistan sınırındaki kentin kontrolünü ele geçirdi. Bu aynı zamanda zayıf durumdaki Kabil merkezi hükümetine de ilk darbe oldu.

Taliban, 1995 yılında ülke genelinde 12 kentte kontrolü sağladı. Yolsuzluklara ve rüşvete savaş açan grubun popülaritesi günden güne arttı. Ele geçirdiği şehirlerde kanunsuzluklar ortadan kaldırılmaya ve emniyet tesis edilmeye başlandı.

ABD'de tarafından terör olarak adlandırılan Taliban, Eylül 1995'te İran sınırındaki Herat eyaletini de ele geçirdi ve tam bir yıl sonra Afganistan'ın başkenti Kabil'i kontrol altına aldı. Daha sonra Sovyet işgaline direnen Afganistanlı mücahitlerin kurucularından biri olan Başkan Burhaneddin Rabbani'nin rejimini devirdi.

  • Şeriat kanunlarını destekledi

1998 yılına gelindiğinde, Taliban Afganistan'ın neredeyse yüzde 90'ını kontrol ediyordu. Mücahidlerin aşırılıklarından ve Sovyetlerin sürülmesinden sonra iç çatışmalardan bıkmış Afganistanlılar, ilk zamanlar Taliban'ı memnuniyetle karşıladılar.

Fakat Taliban, alanını genişlettikçe, hüküm giymiş katillerin ve zina yapanların halka açık infazları ve hırsızlıktan suçlu bulunanların uzuvlarının kesilmesi gibi Şeriat kanunlarının katı kurallarını uygulamaya başladı.

Artık erkeklerin sakal bırakması ve kadınların her yeri kaplayan burka giymesi gerekiyordu.

Yasakların devamı geldi. Televizyon, müzik ve sinemayı yasakladı ve 10 yaş ve üstü kızların okula gitmesini onaylamadı.

  • Pakistan'ın rolü

Pakistan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile birlikte Afganistan'da iktidardayken Taliban'ı tanıyan üç ülkeden biriydi. Aynı zamanda grupla diplomatik bağları koparan son ülke oldu.

Taliban militanları Pakistan'da eğitildi ve silahlandırıldı. Taliban, Pakistan'ın askeri, Suudi Arabistan'ın mali desteğiyle 1996'da Kabil'i de ele geçirdi. Yerel kaynaklara göre 1996-2001 arasında Taliban saflarına 80-100 bin savaşçı katılmıştı. ABD Dışişleri'ne göre bunların yüzde 20-40'ı Pakistanlıydı.

ABD Dışişleri'nin gizli yazışmalarına göre Pakistan istihbaratı, 1996'da Kabil'de iktidarı ele geçirdikten sonra Taliban'a mühimmat, yakıt ve gıda malzemeleri göndermeye devam etti.

Pakistan 1997 ve 1998'de Taliban'ın memur maaşlarını ödemesine yardım etti.

  • Malala Yousafzai'yi vurdular

Daha sonra Taliban Pakistan'ı kuzeybatıda kontrol ettikleri bölgelerden istikrarsızlaştırmakla tehdit etti. Pakistan'daki tüm Taliban saldırılarının en tepki çekeni, 2012 yılının ekim ayında yaşandı. Mingora kasabasında yaşayan kız öğrenci Malala Yousafzai Taliban tarafından evine giderken vuruldu.

Peşaver okul katliamından iki yıl sonra grubun Pakistan'daki etkisi büyük ölçüde azaldı. Taliban'ın en az üç kilit ismi Hakimullah Mehsud da dahil olmak üzere 2013 yılında ABD'nin insansız hava aracı saldırılarında öldürülmüştü.

11 Eylül saldırısı

11 Eylül 2001'de New York'taki Dünya Ticaret Merkezi saldırılarının ardından dünyanın dikkati Afganistan'daki Taliban'a çevrildi. Taliban, baş şüpheliler Usame Bin Ladin ve onun El Kaide hareketi için bir sığınak sağlamakla suçlandı.

7 Ekim 2001'de ABD liderliğindeki bir askeri koalisyon Afganistan'da saldırılar başlattı ve aralık ayının ilk haftasında Taliban rejimi çöktü.

Grubun o zamanki lideri Molla Muhammed Omar ve Bin Ladin de dahil olmak üzere diğer üst düzey isimler, dünyanın en büyük insan avlarından birine rağmen yakalanmaktan kurtuldu.

Birçok üst düzey Taliban liderinin, Taliban'a rehberlik ettikleri Pakistan'ın Quetta kentine sığındığı bildirildi. Ancak "Quetta Shura" olarak adlandırılan şeyin varlığı İslamabad tarafından reddedildi.

Ülkedeki şiddet 2001'den beri görülmeyen seviyelere geri döndü.

  • Kabil'e saldırılar düzenledi

Kabil'e çok sayıda Taliban saldırısı düzenlendi ve Eylül 2012'de grup NATO'nun Bastion Kampı üssüne yüksek profilli bir baskın düzenledi.

2013'te Taliban'ın Katar'da bir ofis açmayı planladığını açıklaması, müzakere edilmiş bir barış umutlarını artırdı. Ancak tüm taraflardaki güvensizlik yüksek kaldı ve şiddet devam etti.

Ağustos 2015'te Taliban, Molla Ömer'in Pakistan'daki bir hastanede sağlık sorunları nedeniyle ölümünü iki yıldan fazla bir süredir örtbas ettiklerini itiraf etti. Ertesi ay grup, haftalarca süren iç çatışmaları bir kenara bıraktığını ve Molla Ömer'in yardımcısı olan Molla Mansur şeklinde yeni bir lider etrafında toplandığını söyledi.

  • Gazetecileri-kadınları hedef aldı

Aynı zamanda, Taliban 2001'deki yenilgisinden bu yana ilk kez bir eyalet başkentinin kontrolünü ele geçirerek stratejik açıdan önemli Kunduz kentinin kontrolünü ele geçirdi.

Molla Mansur Mayıs 2016'da bir ABD insansız hava aracı saldırısında öldürüldü ve yerine grubun kontrolünde kalan yardımcısı Mevlevi Hibatullah Ahundzade geçti.

Uzun bir doğrudan görüşmeler büyüsünün doruk noktası olan Şubat 2020'deki ABD-Taliban barış anlaşmasını takip eden yılda, Taliban taktiklerini şehirlerdeki ve askeri ileri karakollardaki karmaşık saldırılardan terör estiren bir hedefli suikast dalgasına kaydırdı.

Hedefler - gazeteciler, yargıçlar, barış aktivistleri, iktidardaki kadınlar - Taliban'ın aşırılıkçı ideolojilerini değiştirmediğini, sadece stratejilerini değiştirdiğini öne sürdü.

  • ABD çekileceğini açıkladı

Afganistanlı yetkililerin hükümetin uluslararası destek olmadan Taliban'a karşı savunmasızlığı konusundaki ciddi endişelerine rağmen, yeni ABD başkanı Joe Biden Nisan 2021'de tüm ABD kuvvetlerinin 11 Eylül'e kadar ülkeyi terk edeceğini duyurdu.

Yirmi yıllık bir savaş boyunca bir süper gücü geride bırakan Taliban, çok geniş toprak parçalarını ele geçirmeye başladı ve bir yabancı gücün geri çekilmesinin ardından Kabil'deki bir hükümeti bir kez daha devirmekle tehdit etti.

Taliban yönetimi sırasında Afganistan

Taliban 1996'da iktidara geldiğinde, yirmi yıllık sürekli savaş Afganistan'ın altyapısını ve ekonomisini harap etmişti. Su, işleyen yollar ve düzenli enerji kaynakları mevcut olmamakla beraber elektrik ve telefon altyapısı yetersizdi. Yiyecek, barınma ve diğer temel ihtiyaçlar kıttı. Ayrıca Afganlara sosyoekonomik bir güvenlik ağı sağlayan aşiret ve aile yapısı da büyük zarar görmüştü. Afganistan, bebek ölümlerinin dünyada en yüksek olduğu ülke haline geldi. Tüm çocukların dörtte biri, beşinci yaş günlerine ulaşmadan öldü; bu oran, diğer gelişmekte olan ülkelerin çoğundan birkaç kat daha yüksek bir orandı.

Uluslararası yardım ve/veya kalkınma kuruluşları gıda, istihdam, yeniden yapılanma ve diğer hizmetlerin sağlanması açısından son derece önemliydi; ancak Taliban bu kuruluşların sunduğu 'yardıma' karşı oldukça şüpheciydi. Savaş yılları boyunca bir milyondan fazla ölümle birlikte dulların aile reisi haline geldiği ailelerin sayısı 1998'de 98.000'e ulaştı. Şehrin büyük bölümünün roket saldırılarıyla harap olduğu Kabil'de, 1,2 milyon insanının yarısından fazlası içme suyu için bile STK yardımlarından yararlanmaktaydı. İç savaş ve hiç bitmeyen mülteci akışı, Taliban'ın yönetimi boyunca devam etti. Mezar, Herat ve Şomali vadisindeki sivillerin "düşmana yardım sağlamalarını önlemek için" uygulanan yakıp yıkma taktiği, bir milyon sivilin dörtte üçünden fazlasını yerinden etti.

Taliban'ın karar alıcıları, özellikle Molla Ömer, gayrimüslim yabancılarla nadiren doğrudan görüştü; bu nedenle yardım sağlayıcılar, onayları ve anlaşmaları çoğu zaman tersleyen aracılarla uğraşmak zorunda kaldı. Eylül 1997 civarında, Kandahar'daki üç BM ajansının başkanları, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nden bir kadın avukatın yüzünün görünmemesi için bir perdenin arkasından konuşmaya zorlanmasını protesto ettikten sonra ülkeden sınır dışı edildi.

BM, Taliban taleplerini karşılamak için Müslüman kadın personel sayısını artırdığında Taliban, Afganistan'a seyahat eden tüm kadın Müslüman BM personeline bir mahrem veya yakın akraba tarafından refakat edilmesini zorunlu kıldı. Temmuz 1998'de tüm STK'lar, emredildiği gibi bombalanmış eski bir üniversite binasına taşınmayı reddettikten sonra, Taliban tarafından zorla kapatıldı. Bir ay sonra BM ofisleri de kapatıldı. Gıda fiyatları yükselirken ve koşullar kötüleşirken Planlama Bakanı Qari Din Muhammed, Taliban'ın insani yardımın kaybolmasına kayıtsız kalmasını şöyle açıkladı: Biz Müslümanlar, Yüce Allah'ın öyle ya da böyle herkesi besleyeceğine inanıyoruz. Yabancı STK'lar ayrılırsa bu onların kararıdır. Onları biz kovmadık.

Kandahar'da faaliyet gösteren az sayıdaki örgüt aynı taleplere maruz kalmayarak faaliyetlerine devam etti.

Taliban terör örgütü mü?

Afganistan'da İslami bir devlet kurmayı amaçlayan silahlı örgüt Taliban, bazı ülkeler tarafından 'terör örgütü' olarak kabul edilirken, bazı ülkeler tarafından Afganistan'da hak arayışında bulunan legal bir örgüt olarak görülüyor.

Bakan Çavuşoğlu'ndan açıklama

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Diplomatik misyonlarımızla ilgili gerekli tedbirleri aldık. Kabil Büyükelçiliğimiz faaliyetlerini sürdürüyor" dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da bir açıklama yaparak Afganistan'dan ayrılmak isteyen Türk vatandaşlarının ivedilikle Türkiye'nin Kabil Büyükelçiliği'ne bilgi vermesini istedi. Elçiliğin numarası "+93 79 782 82 83" olarak paylaşıldı.

Ülkeden kaçanlar uzun kuyruklar oluşturdu

Öte yandan Taliban'ın gelişiyle birlikte kentte kaos yaşandı. Kentin caddelerinde trafik oluştu, bazı noktalarda trafik tamamen kilitlendi. Evlerine gitmeye çalışanların yanı sıra Kabil Havalimanı'na ulaşarak ülkeden kaçmaya çalışanlar da oldu.

Çok sayıda kişi bankamatikler önünde kuyruk oluşturarak paralarını çekmeye çalıştı.

Dükkanlar da çatışma çıkacağı endişesiyle kepenk kapattı. Sosyal medyaya yansıyan fotoğraflarda Taliban'ın saldırısından korkarak dükkanlarının önündeki kadın resimlerini boyarak kapatmaya çalışanlar olduğu görüldü.

Pakistan sınırı da hareketlendi. Çatışmalardan kaçan Afganlar Pakistan'a sığınmaya çalışıyor. İiran da Afganistan sınırındaki üç bölgede kaçanlar için çadır kampları oluşturdu.

Ülkenin bütün sınır kapıları Taliban'ın kontrolünde olduğu biliniyor.

Cumhurbaşkanı Gani ülkeyi terk etti

Uluslararası haber ajansı Reuters akşam saatlerinde Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani Ahmedzay'ın ülkeyi terk ettiğini duyurdu. Gani'nin Tacikistan'a gittiği belirtiliyor.MAfganistan'dan ayrılan Cumhurbaşkanı Gani Facebook hesabında paylaşımda bulundu. Gani, paylaşımında "Bugün zor bir seçimle karşı karşıya kaldım - Saraya girmek isteyen Taliban'a karşı durmak ya da 20 yıl korumaya adadığım ülkemi terk etmek. Eğer kalsaydım bu, birçok vatandaşın şehit olmasına ve Kabil'in yıkılmasına yol açacaktı" dedi.

Taliban'ın bazı uygulamaları

  • Önceleri yumuşak bir görünüm veren örgüt Kabil'in ele geçirilmesinin ardından çok katı kurallar uygulamaya başladı.
  • Şeriata dayalı anayasal sistem yürürlüğe girdi. Hanefi mezhebi ön planda tutuldu.
  • Şeriatın gündelik hayatta uygulandığını takip etmek için Emr-i bil Maruf (iyiliği emretme) Bakanlığı oluşturuldu.
  • Hayatın her alanından soyutlanan kadınların çalışması, kız çocuklarının okula gitmesi ve eğitim alması tamamen yasaklandı.
  • Kadınlara peçe zorunluluğu erkeklere ise takke ve sakal mecburiyeti getirildi.
  • Sakalını kesenler için 6 aydan başlamak üzere hapis cezası verildi. Yüzü görülen kadınlar kırbaçlandı.
  • Afganistan Televizyonu'nun yayını durduruldu. Fotoğraf dahil her türlü görsel yayın ve müzik yasaklandı.
  • Erkeklere, evine en yakın camide 5 vakit namaz kılma mecburiyeti getirildi.
  • Emri bil Maruf görevlileri camilerde yoklama aldı.
  • Mazeretsiz camiye gitmeyenlere ağır yaptırım uygulandı.
  • Namaz surelerini bilmeyenler kırbaçlandı.
  • Bütün okullar medreseye dönüştürüldü. Ders kitaplarındaki görseller yok edildi.
  • 'Medreselerde' 3'üncü sınıftan itibaren tüm öğrencilere en az 3 metre olmak üzere sarık sarma mecburiyeti getirildi.
  • Ele geçirilen tüm bilgisayarlar TV kabul edilerek kırıldı.
  • 'İslam devletine karşı gelenler' hain ilan edilerek doğrudan idam edildi.
  • Özellikle farklı mücahit gruplara mensup kişiler, yakalandıklarında şer ve fesat hükmü ile idam edildi.
  • Çok sayıda kişinin çeşitli sebeplerle eli kesildi.
  • İdamların ve el kesmelerin birçoğu cuma namazlarından sonra gerçekleştirildi ve halka izlettirildi.
  • Kesilen eller, şehrin merkezinde sergilendi.
  • Resmi kurumlarda Peştu dili mecbur edildi.
  • Toplu taşıma araçlarındaki aynalar, kadınlara bakılabileceği gerekçesiyle kaldırıldı.

20 yıllık savaş binlerce cana mal oldu

  Bunun 47 bin 245'i sivil, 66-69 bini polis ve asker, 51 bini muhalif savaşçı. ABD tarafında 2 bin 442 asker ölürken 20 bin 666 asker yaralandı.

NATO'daki diğer müttefiklerin kayıpları bin 144. Tahminlere göre savaş ve yeni bir düzen için 2 trilyon dolar harcandı. 978 milyar doları Amerikalıların payına düşüyor. İzi sürülemeyen paralar da var. ABD Kongre raporuna göre 2009-2019 arasında yeniden inşaya ayrılan bütçenin 19 milyar doları kayıp.

Ülkenin mülteci tablosu hala ağır. BM'ye göre Taliban devrildikten sonra 5.7 milyon mülteci dönerken 2.7 milyon mülteci Pakistan ve İran gibi ülkelerde kalmaya devam ediyor. 4 milyon iç göçmen henüz evlerinden uzakta.

Taliban lideri kimdir?

2016'dan beri liderleri Mevlevi Hibetullah Ahundzade'dir.

Taliban kaç kişiden oluşuyor?

2021 yılında 75.000 savaşçıları olduğu tahmin edilmektedir.

 

 

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.