Gıda Hattı

STK’lardan “Suyumuza sahip çıkalım” çağrısı!

22 Mart 2019, 10:58
Paylaş
STK’lardan “Suyumuza sahip çıkalım” çağrısı!

22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla ambalajlı su sanayicilerinden, çiftçi örgütlerinde, gıda mühendisleri odasına kadar her kesimden “Suyumuza sahip çıkalım” çağrısı geldi. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Başkanı S. Serdar Seyhanlı, mesajında, “Gelecek nesiller için suyu korumak hepimizin görevi” dedi.

Bu yıl “Kimseyi Arkada Bırakmamak” ana teması ile kutlanan 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Başkanı S. Serdar Seyhanlı, sektör firmalarının sahip olduğumuz su varlığının ve kalitesinin korunarak gelecek nesillere aktarılması için, kaynaklarını sürdürülebilir ve sorumlu bir şekilde kullandığının altını çizdi.

SUDER Başkanı Seyhanlı: “Sektör, su kaynaklarını korumakta hassas”

Seyhanlı, şunları kaydetti:

“Türkiye ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, sahip olduğumuz su varlığının gelecek nesillere aktarılması için kaynaklarını heba etmeden, en verimli şekilde kullanmaya özen göstermektedir. Sektörümüzün bu yaklaşımı, BM tarafından bu yıl Dünya Su Günü’nün teması olarak belirlenen “Kimseyi Arkada Bırakmamak” temasıyla da birebir örtüşmektedir.

Derneğimize üye ambalajlı su üreticileri, yeraltı su kaynaklarını çevreleyen alanları da hassasiyetle korumakta, böylece suyun kaynağa ulaşmak için geçtiği doğal ekosistemlerin korunmasına yardımcı olmaktadırlar. Faaliyet gösterdikleri bölgelerde çevrenin korunması için kamu ve üniversite işbirliği içinde yürütülen çalışmalara da destek vermektedirler.”

Türkiye genelinde faaliyet gösteren ambalajlı su üreticileri ile sektöre yönelik faaliyet gösteren tedarikçi firmalar tarafından 2000 yılında kurulan SUDER, 34 kurumsal üyesiyle sektörel bir sivil toplum kuruluşu. Dernek üyesi firmalar, doğrudan 15 bin, dolaylı olarak 85 bin olmak üzere toplamda 100.000 bin kişiyi istihdam ediyor.

“Su fakiri olmaya doğru gidiyoruz. Damlasını ziyan edemeyiz”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da, 22 Mart Dünya Su Günü açıklamasında, “Su fakiri olmaya doğru gidiyoruz. Suyun damlasını bile ziyan edemeyiz. Vahşi sulamaya son vermemiz şart” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin kaynaklarını çok titiz bir şekilde koruması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, “Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ülkemiz su azlığı yaşayan ülkeler sınıfındadır. Kuraklığa karşı tedbir almak, su tasarrufu yapmak zorundayız” diye konuştu.

“Vahşi sulamaya son vermeliyiz”

Artan gıda ihtiyacını karşılamak durumunda olan tarım sektörü için suyun kritik önemde olduğunu belirten Şemsi Bayraktar, şöyle devam etti:

“Tarımda sürdürülebilirlik bakımından tarımsal üretimde sulama, ürünün kalite ve veriminin artırılmasında önemli rol oynamaktadır. Son yıllarda yer altı sularının aşırı tüketilmesi nedeniyle ülkemizin birçok bölgesinde su sorunu görülmeye başlamıştır. İşlenen 19,7 milyon hektar tarım arazisinin 3,5 milyon hektarı yağışların azlığı nedeniyle her yıl nadasa bırakılmaktadır.

Ülkemizde sulamaya açılan alanların büyük bir kısmında da hala geleneksel yüzey sulama yöntemleri uygulanmaktadır. Vahşi sulamaya son vermemiz şart. Yüzde 60’a varan su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama sistemlerini kurmak, su kayıplarını azaltmak, aşırı ve yanlış sulamanın topraklarımıza ve çevreye verdiği zararlı etkileri en aza indirmek zorundayız. Vahşi sulamaya son vermemiz şart. Ülkemizde basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için teşvik ve hibeler artırılarak üreticilerimiz için daha cazip hale getirilmelidir.”

“Su tüketimini azaltmalıyız”

Türkiye’de tarım ve sanayi hariç kişi başına günlük su tüketiminin ortalama 217 litre olduğunu belirten TZOB Başkanı, küresel ısınmaya bağlı olarak beklenen yağış azlığını söz önünde bulundurarak, su tüketimini azaltmak gerektiğini söyledi. Nüfusun gıda güvencesini sağlamak için tarımsal faaliyetlerde verimin artırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu güvenceyi sağlamak toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine bağlıdır. Bu kapsamda GAP, KOP, DAP gibi büyük sulama yatırımlarını içeren projeler başta olmak üzere sulama yatırımları hızla tamamlanmalıdır. Sulama oranları ve sulama randımanları yükseltilmelidir. Arazi toplulaştırma çalışmaları hızlandırılmalıdır. Yer altı suyu rezervleri korunmalıdır.”

“Yeterli su olmazsa gıda güvencesinden söz edilemez”

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu da, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Su, insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir ve yerinin bir başka madde ile doldurulması mümkün değildir. Su gıda güvenliğinin ve gıda güvencesinin olmazsa olmaz koşullarından en önemlisidir. Yeterli ve güvenli suyun olmadığı koşullarda tarımsal üretimin yeterliliğinden, gıda güvencesi ve gıda güvenliğinden söz edilemez.

Yaşadığımız bu dünyanın gelecek kuşakların emaneti olduğunu düşünecek olursak, herkesin üzerine çok büyük sorumluluk düştüğünü unutmamak gerekir. Hemen şimdi gerekli bilinci oluşturup önlem almadığımız takdirde, gelecek nesiller içilebilecek nitelikte, kaliteli ve sağlıklı suya ulaşma konusunda büyük sıkıntılar yaşayacaktır.

Su ile ilgili sorunlar her geçen gün artmakta ve boyutları da paralel olarak büyümektedir. Dünya’da ve ülkemizde özellikle içilebilir su kaynakları hızla kirletilmekte, ticarileştirilmekte ve tüketilmektedir. Temiz su kaynaklarına ulaşmak giderek zorlaşmaktadır. Bu duruma başta iklim değişikliği ve kuraklık olmak üzere çarpık kentleşme, aşırı nüfus artışı, sera gazlarındaki artış, tarımda bilinçsiz su kullanımı ve kontrolsüz/kuralsız sanayileşme dünyayı giderek daha "susuz" hale getirmektedir. Ülkemiz suya ulaşma konusunda şanslı sayılmakla birlikte, 2030 yılında nüfusumuzun 100 milyona ulaşacağı, kişi başına düşen su miktarının 1100 m³‘e düşeceği öngörülmekte ve su temininde sorunlu ülkeler arasına gireceği tahmin edilmektedir. Bu anlamda suyun doğru yönetilmesi yaşamsal önem taşımaktadır.

musluk-suyu-bardak-gidahatti

“Suyun alınıp, satılması kabul edilemez”

Kentlerde, belediyeler tarafından sağlanan şebeke suyu ülkemizde her zaman ücretlidir ve buna toplum öylesine alıştırılmıştır ki aksi düşünülmemiştir. Oysaki su haktır. Su tüm canlılarda olduğu gibi insan için de hava gibi, gıda gibi vazgeçilmez temel öğedir. Suyu ticari bir meta haline getirip para ile alınır satılır yapmak, insanlık değerlerine aykırıdır. Tüm devletler, yerel yönetimler, insanın temel su ihtiyacını karşılayacak miktarda temiz suyu halka ücretsiz ulaştırmalıdır. Bu konuda ülkemizde olumlu bir örnek yaşanmış ve konuyla ilgili açılan davada verilen kararla; suyun insan hakkı olduğu, ticarileştirilemeyeceği mahkeme kararıyla tescillenmiştir. Öte yandan, belediye tarafından sağlanan şebeke suyuna güvensizlik nedeniyle, tüketiciler daha da fazla ücret ödemeyi göze alarak damacana veya pet şişelerde su tüketimine yönlendirilmekte, bu alandaki denetimlerin etkinliği de sorgulanmaktadır. İçme suları içinde konu uzmanlarının yer aldığı etkin denetim sağlanmalı, kontrolsüz satışlar engellenmelidir.

Artık Dünya Gıda Günlerinde dünyadaki bir milyar aç insandan, Dünya Su Günlerinde güvenli suya ulaşamayan insanlardan söz etmek istemiyoruz. Su konusunda tüm felaket senaryolarını durdurmaya yönelik politikaların geliştirildiği, herkesin güvenli ve temiz suya ulaşabileceği Dünya Su Günlerini kutlamak dileğiyle...

Bir kez daha yineliyoruz; temiz ve erişilebilir suya ulaşma bir insanlık hakkıdır.

Su Yaşamdır, Satılamaz!”

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.