Gıda Hattı

"Sporların aristokratı"

27 Mart 2011, 11:34
Paylaş
"Sporların aristokratı"

Ahmet Ağaoğlu - Türkiye Golf Federasyonu Başkanı

Dünyada hızla yaygınlaşan ve aktif yaşam tutkunlarının rağbet ettiği golf, ‘aristokratların sporu’ değil ‘sporların aristokratı’dır.

Golf bir gelişmişlik göstergesi, spor olmanın da ötesinde, bir yaşam tarzıdır. Öyle ki bir ülkenin gelişmişlik düzeyi golf sahalarının ve oyuncularının sayısı ve düzeyiyle de ölçülebiliyor. Dünyada 27.000 sahada 13 milyonu lisanslı, 50 milyonu lisanssız olmak üzere 60 milyon insantarafından oynanıyor. Türkiye’de golfün tarihi sanılanın aksine oldukça eskilere dayanıyor. 1895 yılında kurulan İstanbul Golf Kulübü’nün kuruluş tarihi Türk futbolunun asırlık çınarları Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’den bile eski. Ancak yıllardır kapalı kapılar ardında, belli bir zümre tarafından oynanan golf ‘ulaşılamaz’ bir spor olarak algılandı.  1996 yılında dönemin Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Sinan Erdem’in gayretleriyle Türkiye Golf Federasyonu kuruldu. 2000 yılında da Ahmet Ağaoğlu başkan seçildi ve golfün önlenemez yükselişi o tarihlerde başladı. İş hayatında kazandığı tecrübelerine, Karadenizliler’e özgü inatçılığını ekleyen Ahmet Ağaoğlu, golfün Türkiye’de aşama yapmasının yolunun ‘sportif başarı’dan geçtiğini biliyordu.

Federasyonun da gayretli çalışmaları neticesinde bugün, amatör-profesyonel herkesin yapabildiği ve ilgi düzeyinin giderek arttığı golf, açıkhava sporu olması ve aktif yaşamı teşvik etmesiyle de ayrı bir önem kazanıyor.  Tabii her sporda olduğu gibi golfte de spor yapanların bu aktivitelerini belli disiplinler içerisinde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Beslenme de bu disiplinlerden biri… İyi bir oyun için golfçü dengeli beslenmeli. Tüm sporlarda olduğu gibi, golfte de beslenme önemli. Ancak uzmanlar, açık hava sporu olan ve futbol, basketbol tarzı sporlar gibi ağır efor gerektirmeyen bir spor dalı olduğu için golf sporcularına ağır diyetlerden kaçınmalarını öneriyorlar.

Önümüzdeki yıllarda da başarılarını devam ettirmek amacıyla çalışan Federasyon,  ülkemizi golf ile yurtdışında temsil etmenin yanı sıra aynı zamanda Türkiye’de de golfü daha ulaşılabilir bir spor yapmak ve güçlü oyuncular yetiştirmek için önemli yatırımlar yapıyor. Bir yandan ‘4 yılda 100 golf sahası’ projesi için için çalışan diğer yandan bu sporu tüm Türkiye’ye yaymayı planlayan Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu’na göre golf işadamlarının değil, “başarılı işadamlarının sporu”. İki büyük gazete tarafından Yılın Spor Adamı da seçilen Ağaoğlu ile federasyonun hedefleri ve Türkiye’de golfün konumu üzerine bir keyifli sohbet gerçekleştirdik.

Ahmet Bey biraz kendinizden, kariyerinizden bahseder misiniz? 

1957 Trabzon doğumluyum. Asıl mesleğim 25 yıl sürdürdüğüm uzak yol gemi kaptanlığıdır ama son 15 senedir kendi işim bir yana sporun değişik alan ve kademelerinde yöneticilik yapmaktayım. 2000 yılı kasım ayından bu yana da Golf Federasyonu Başkanlığı görevini sürdürüyorum. İşadamlığından ziyade spor adamlığına yönelik bir kariyerim var aslında. Her zaman söylediğim gibi ben bir işadamı değil bir spor adamıyım. Yüz arkadaşım varsa 98’i spor sektöründen ya da spor yaparken tanıştığım insanlardır. Spor dünyasından edinilen dostlukların iş dünyasından edinilen dostluklardan daha sağlam temellere sahip olduğunu düşündüğüm için de kendimi bu anlamda şanslı sayıyorum.

Federasyonun etkinliklerinden bahseder misiniz?

Türkiye Golf Federasyonu 1996 yılında kurulan, Türkiye’nin en genç ve başarılı federasyonudur. Federasyonda göreve geldiğimizden beri alt yapıya çok önem verdik. Özellikle alt yapı adına, 8-10 yaş grubu kategorimiz için yeni etkinliklerimiz oldu. İstanbul’da Silivri ve Kemer’de, Ağrı, Ardahan, Şanlıurfa, Kütahya ve Denizli’de faaliyetlerimizi genişlettik. Esas amacımız ülkenin her yaş ve gelir grubundan bireylerinin golfü  hayatlarına katmalarını sağlamaktır. Bir başka amacımız da golf sporuyla yurtdışında da Türkiye’yi temsil etmektir. Bizim bugün yaptığımız alt yapı çalışmalar, 1992-1994 yıllarında Fatih Terim’in yaptığı çalışmanın adeta bir minyatür modelidir. 2000 yılında Türkiye’de 76 tane lisanlı golf oyuncusu varken şu anda sadece 6 ayaklı yıldızlar liginde bu yıl 200 civarında oyuncumuzun olması da doğru yolda ilerlediğimizin bir kanıtıdır. Federasyon olarak turizm golfüne de çok önem veriyoruz. Üç yıl önce bu bakış açısıyla yola çıkarak “4 yılda 100 golf sahası” projesini de yine federasyon olarak biz başlattık. Bu yıl ve gelecek yıl hizmete girecek sahalarla birlikte 2008 yılı sonunda Türkiye’deki golf sahası sayısı 18 çukur hesabıyla 21’e yükselecek. 2008’de 20 golf sahasına sahip olacak bir ülke olarak Türkiye, göstermesi gereken ilgiyi hala bu spora göstermiyor. 20 golf sahanız varsa 20 bin sporcunuz olmalı. Bizim bugün 5 bin civarında lisanslı sporcumuz var, ama %80’i sahası olmayan illerde kapalı alan golf sahası kurarak yetiştirdiğimiz sporcular olması bizi sevindiren bir diğer gelişmedir.

Milli Takım’ın kazandığı başarılardan bahseder misiniz? 

Yurtiçi ve yurtdışı müsabakalar adına özellikle 2005 bizim için çok başarılı bir yıldı. Akdeniz Oyunları’nda her sene ikinci olmaya alışmış Fransızları ve üçüncü olmayı alışkanlık haline getiren İtalyanları bir kenara iterek, ikincilikte yer bulunca herkesi şaşırttık. Bizim ise beklediğimiz bir başarıydı bu. Aynı yıl Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonası için iddialı konuşmuş, -30 oynayarak şampiyon olacağımızı da söylemiş,  söylediğimiz gibi Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda şampiyon olmuştuk.

Bizim için altı ayaklı Türkiye Yıldızlar Ligi de istediğimiz alt yapıya ulaşmak adına ihtiyaç duyduğumuz sporcuların yetişmesi için hayati önem taşıyor.

Golfün zengin sporu olarak algılanması sizi rahatsız ediyor mu?

Golfün zengin sporu olarak algılanması beni rahatsız etmiyor. Golfün aristokrat sporu, burjuva sporu olarak anılması da beni etkilemiyor. Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleri tarafından 2006 yılının spor adamı seçildim. Cumhuriyet gazetesi Golf Federasyonu Başkanı’nı Yılın Spor Adamı olarak seçiyorsa, bu spor burjuva sınıfının sporu değildir bu da bunun en iyi kanıtıdır.

Golf turizmi adına yapılan yatırımları yeterli buluyor musunuz?

Türkiye turizmi şu an her şey dahil turizmin pençesinde kıvranıyor. Bu durumdan sadece Antalya Belek çıkmayı başardı ve bunda golfün önemi büyük. 20 Euroya sunulan bu ucuz tatilleri ben legal bir turist işgali olarak görüyorum.  Bugün Belek’te ultra lüks oteller yapılmaya başlandı. 20-30 Euro’luk yerde ultra lüks otellerin farkı da bu otellerin golfe verdikleri öncelikle anlaşılıyor. Bu oteller kendilerine ekledikleri golf artısıyla diğerlerinden 10 kat daha fazla para kazanıyorlar. Selçuk ve Didim’de hizmete girecek olan yeni golf sahaları da ayrıca o bölgeye gelen turistin profilini değiştirecek. Türk Hava Yolları yıllar sonra ilk defa Stockholm, Amsterdam, Londra’dan buralara direkt uçuş için görüşmelere başladı. THY’nin üzerinde durduğu kriter de o bölgeye gelen golf turistleridir. Federasyon olarak golfün geleceğine olumlu bakıyoruz. Hükümet de golf için büyük destek verdiği için mutluyuz.

Golfçü beslenmesi

Beslenme uzmanlarına göre golf sporcusu, yarışmalarda en iyi performans için günlük kalorisini %50-60 oranında karbonhidratlardan, %20-30 proteinlerden ve %20-25 yağlardan alacak şekilde diyetini ayarlaması gerekiyor. Tabii, uzun golf yarışmaları süresince vücudun su dengesini sağlamak için bol su ve mineral takviyeli sular da diyetlerinin bir parçası.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.