AramaArama
Gıda Hattı

Sizce de...

24 Haziran 2015, 12:19
Paylaş
Sizce de...

En sonda söyleyeceğimi yine en başta söyleyeyim istedim ama sonra vazgeçtim. Hani “söylemeye dilim varmadı” denir ya, işte öyle. Bu nedenle başlığımı da üç nokta ile bitirdim, geri kalanını siz doldurun istedim. Malum, belirsiz bir süreçten geçiyoruz bugünlerde. Koalisyon, erken seçim ihtimalleri vesaire.

Yazımın sonunda soruyu soracağım, ama önce beni bu soruyu sormaya iten nedenlerden biraz bahsetmek istiyorum. Bunun için de öyle çok geriye gitmeden, Türkiye’nin büyüme hikayesiyle konuya başlamak yerinde olur herhalde. 2013 yılında Türkiye yüzde 4,2 büyümüştü. 2014 yılında ise büyüme oranı yüzde 2,9’a geriledi. Haziran başında açıklanan verilere göre de 2015 yılı ilk çeyrekte yüzde 2,3 büyüdük. Herkes için büyük sürpriz oldu, çünkü tahminler yüzde 1,6 civarındaydı. Şimdi başka verilere de bakalım.Örneğin, yüzde 4,2 büyüdüğümüz 2013’te enflasyon yüzde 7,4’dü. 2014’te 8,1’e yükseldi, bugünlerde de yıllık enflasyon yüzde 8’lerdeki seyrine devam ediyor. İşsizlik oranı ise yüzde 11’leri aştı. Başka? Mesela, 2014 yılında GSMH 23 milyar dolar azaldı. Kişi başına milli gelir, 400 doların üzerinde azaldı. Yıllık ihracat Mayıs ayı itibariyle 151 milyar dolara geriledi. 2015 ilk çeyrek verilerinde ihracatın büyümeye katkısı negatif oldu. Benzer şekilde sanayi de büyümeye katkı veremedi, imalat sanayi ise binde 8 katkı sağlayabildi. Bu yılın ilk çeyrek büyümesine en önemli katkı iç talepten geldi. Ama şu da var ki, bu talebin önümüzdeki dönemde aynı şekilde devam edip etmeyeceğini kestirmek zor.

İlk 5 ayda ihracatımızın gerilemesine sebep olan önemli faktörlerden biri de bölgesel sorunlarımızdı. Bu sorunlar halen devam ediyor. Dövizdeki dalgalanmaları da saymıyorum. Peki, dünyada durum nasıl? Öncelikle durumun dünya için de parlak olmadığını belirtmek lazım. Uluslararası kuruluşların son güncellenen verileri, dünya ekonomik büyümesinin de yavaşlayacağı yönünde. Yani içerde seçim sonrasının belirsizliği, dışarıda da ekonomik daralmanın işaretleri var. Bir de FED var ki faiz kararını neredeyse tüm dünya bekliyor. FED’in faiz arttırma kararını 2016’ya ertelemesi isteniyor çünkü faizleri yükseltirse, bu, dolar cinsinden borçlanan firmalar ve hükümetler için hiç de hoş bir gelişme olmayacak. Özetle; aslında temel ekonomik göstergeler bize, epey uzun bir zamandır inişli-çıkışlı ve sıkıntılı bir süreç geçirdiğimizi gösteriyor. Şimdi sorumu sorabilirim; “Sizce de düşük yoğunluklu bir kriz döneminden geçmiyor muyuz?”

Bu sorunun cevabını size bırakıp, yazımı şöyle tamamlamak istiyorum; 22 çeyrektir büyüyoruz. Bu, geleceğe dair bir umuttur. Peki, bir de hükümet bir an önce kurulur ve ivedilikle ekonomiye odaklanırsa… Umutlar iyice artar. Böylece ekonomide büyük bir türbülans yaşanmadan bu dönemi atlatabiliriz. Öyleyse şu dönem istikrar, her şeyden önemli. Bu nedenle belirsizliği bir an önce aşmalıyız. Yoksa bu yılı da kaybedebiliriz. Sektörde neler mi oluyor? O da dergimizde.

İyi okumalar…

 

Gıdahattı 55.Sayı

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.