Gıda Hattı

SETBİR Başkanı Bahçıvan: "Türkiye, Hijyen Sebebiyle AB'ye Hayvansal Ürün Satamıyor"

28 Haziran 2007, 13:55
Paylaş

Türkiye Süt ve Et Üreticileri ve Sanayicileri Birliği (SETBİR) Başkanı Erdal Bahçıvan, gıda güvenliğinin Avrupa Birliği'nin (AB) taviz vermediği konuların başında olduğunu belirterek, Türkiye'nin hijyen standartlarının istenilen düzeyde olmaması nedeniyle AB ülkelerine hayvan ve hayvansal ürünler konusunda hiç ihracat yapamadığını söyledi.

SETBiR ile İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV) ortaklasa düzenlediği "Gıda Sektörü ve AB Mevzuatı" konulu panelde konuşan SETBİR Başkanı Erdal Bahçıvan, AB'yle müktesabatın uyumlulaştırılması sürecinde, müktesabatın yüzde 50'sini oluşturan tarımın en uzun süren başlık olduğunu belirtti. Bahçıvan, Türkiye'nin içerisinde bulunduğu sosyo-ekonomik şartlar gözönüne alındığında, özellikle çözümü güç ve bir o kadar da zaman isteyen yapısal sorunlar nedeniyle uyum görüşmelerinde Türkiye'nin en fazla zorlanacağı konunun tarım olacağının da açık olduğunu kaydetti. Türkiye'nin toplam nüfusunun; 25 üyeli AB nüfusunun yüzde 15'i, tarımla uğraşan nüfusun da AB tarım nüfusunun yüzde 84'ü kadar olduğunu ifade etti. Bahçıvan, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'de tarımsal yapıya ilişkin sorunların başında: tarım işletmelerinin küçük ölçekli, çok parçalı ve dağınık yapısı; düşük verimlilik; tarım nüfusunun çokluğu, üretim ve pazarlama altyapılarındaki yetersizlikler ile örgütsüzlük gelmektedir. Dönüşüm için, her şeyden önce, zaman perspektifinin uzun, zihniyetin değişime açık olması zorunludur. Değişim süresince ve sonrasında, kaybedenlerin ve kazananların olacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Türkiye'nin “ortak tarım politikası”na dahil olması halinde, başta hayvancılık olmak üzere pek çok alanda zorlanacağımız açıktır. Ölçek ve maliyet nedeniyle bazı alanlarda tasfiye sürecinin yaşanması kaçınılmazdır. Önemli olan kayba uğrayacaklara güvence sağlayacak sistemin kurulması ve değişime uyum gösterme fırsatının yaratılmasıdır."

Üyelik sürecinden en fazla etkilenecek olan kesimin, uyumlaştırılan mevzuatı uygulamakla yükümlü Türk özel sektörü olduğunu ifade eden Bahçıvan, 35 fasıldan en az 27'sinin doğrudan ekonomiyi etkilediğini vurguladı ve gıda güvenliği konusunun AB'nin taviz vermediği konuların başında olmakla birlikte uluslararası piyasaya çıkabilmenin de ilk şartı haline geldiğini belirtti. İKV Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu da konuşmasında, son yıllarda Türkiye'de gıda sektöründe uluslararası standartlarda modern işleme teknik ve teknolojileriyle güvenilir ve kaliteli üretim yapan işletme sayısının arttığını kaydetti. Kabaalioğlu, "Ancak bu olumlu gelişmelere rağmen, teknik ve hijyenik şartlara uygun üretim yapmayan, kayıt ve kontrol dışı gıda işletmelerinin fazlalığı, işletmelerin küçük ve dağınık yapıda bulunması, tarım üreticileri ve sanayide çalışanların eğitim seviyesinin düşüklüğü, gıda kontrol hizmetlerinin etkili bir şekilde yürütülememesi, tüketicilerin alım gücünün düşük olması, bilinçli olmaması, alışkanlıkları gibi nedenlerden ötürü halihazırda Türkiye'de gıda güvenliğinin tam olarak sağlandığını söylemek mümkün değildir. Özellikle süt ve et sektörlerinde gıda güvenliğine ilişkin sorunların varlığı daha fazla hissedilmektedir" dedi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.