Gıda Hattı

Şemsi Kopuz

14 Nisan 2008, 00:00
Paylaş
Şemsi Kopuz

 Yılın son çeyreğine girerken

Yılın son çeyreğine girdiğimiz bugünlerde güzel bir bayramı da geride bıraktık. Bu nedenle öncelikle tüm halkımızın ve gıda sektörünün geçmiş Ramazan Bayramı’nı kutlamak istiyorum. Bu bayramda tüketimin zirveye ulaştığı şeker, çikolata gibi ürünleri satın alırken ambalaj, etiket, üretim izni ve tarihi gibi tüketicimizin dikkat etmesi gereken önemli hususlarda uyarılarda bulunmuştuk. Benzer bir uyarıyı Kurban Bayramı için şimdiden yapmakta fayda görüyoruz.

Tabii yılın son çeyreğine sadece bayramlarla girmiyoruz. Ağustos ayında yayınlanan 3. Ulusal Program taslağı ile birlikte giriyoruz. Program, AB müktesebatına uyum için gereken reformların yapılmasını öngören bir taahhütname niteliği taşıyor. Hükümetin açıkladığı üzere 131 yasa AB mevzuatına uyum gerekçesiyle ya tamamen ya da kısmen yenilenecek. Bunun için taslakta her fasıl ve mevzuat için belli tarihler verilmiş durumda. Toplam 32 fasıldan oluşan taslak, halen Mecliste olan ve Meclise sevk edilmeyi bekleyen birçok yasa tasarısının da yürürlüğe girmesini öngörüyor. Bunlar arasında, hepimizi çok yakından ilgilendiren Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanun Taslağı, Tüketici Kanunu Taslağı gibi yasalaşmayı bekleyenler dışında Sanayi, Çevre ve Tarım Stratejilerini ortaya koyan belgeler de var. Birçoğu sektörümüzü çok yakından ilgilendiren ve 2008 yılı sonuna kadar çıkarılması taahhüt edilen bu kanun ve strateji belgelerinin, kalan 2,5 aylık süre içinde hangi toplumsal mutabakatla çıkacağı ise meçhul… Bu sütunlardan mütemadiyen önerilerimizi ortaya koyduğumuz 5179 Sayılı Gıda Kanunu ile ilgili kayda değer bir ilerleme olmaması bu düşüncemizi kuvvetlendiriyor. Bugün sadece AB’nin değil, tüm dünyanın gündeminde olan biyogüvenlik, biyoçeşitliliğin korunması, tarımsal üretimde yeni teknolojilerin kullanımı, kuraklığın önlenmesi, su idaresi vb gibi konularda da yeterince ilerleme kaydetmiş değiliz. Bunun yanı sıra ulusal bazda gıda sanayimizin en büyük sıkıntıları olan Tarım-Sanayi Entegrasyonu, kayıt dışı gıda üretimi, gıda denetiminde çok başlılık, özelleştirmeler ve daha sayabileceğimiz birçok problem ise çözülmeyi bekliyor.

Öyleyse yapılması gereken Ulusal Programla birlikte önemli hususlardaki adımların bir an önce atılmasıdır. Bu sorunların çözümü için zaman geçmiş değil; ancak erken de değildir. Kısacası, ülkemizin tarımsal zenginliklerini katma değeri yüksek gıda ürünlerine çeviren ve halkımızın tüketimine sunan güçlü gıda sanayimizin beklentilerine kulak vermenin tam zamanıdır.

Esen kalın…

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.