Gıda Hattı

Şemsi Kopuz

14 Nisan 2008, 00:00
Paylaş
Şemsi Kopuz

Geç kalmadan

Son yıllarda dünyanın bir numaralı gündemini tarım ve gıda oluşturuyor. Gelişmeler, bundan sonraki yıllarda da tarım ve gıdanın, çok uzunca bir süre dünyanın bir numaralı gündem maddesi olacağına işaret ediyor. Her ülke kendine göre tedbirler alıyor. Kimi tarımsal üretimini arttırmaya çalışırken, bir kısım ülkeler farklı koruma politikaları geliştiriyor. Tarım ürünleri ihracatına getirilen yasaklar, ana tarımsal ürünlere uygulanan gümrük ve vergi oranlarının arttırılması gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

Ama bu alandaki tüm politikaları etkileyen 2 gelişme var ki çok önemli: Gelişmiş ülkelerin biyoyakıt politikaları ve tarımsal emtia piyasalarına el atan hedge fonlarının spekülatif hareketleri. Bu iki konu, çeşitli uluslararası kuruluşların raporlarına da yansıttığı üzere, tüm dünyada tarımsal ürünlerde ve dolayısıyla gıda fiyatlarında önemli oranlarda artışlara sebep oluyor. Sadece gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyon nedir bilmeyen bazı gelişmiş ülkeler bile %5 ile %8 arasında değişen enflasyon oranlarını görmeye başladılar.

Dünyada yaşanan bu gelişmeler göz önünde bulundurularak, ülkemizde de gecikmeden çeşitli önlemler alınmalıdır. Yukarıda saydığımız gelişmelerin penceresinden olaya baktığımızda en önemli olgunun tarım-sanayi entegrasyonu olduğunu görüyoruz. Bir örnekle açıklamak gerekirse, bütün tarımsal ürünlerde sıkıntımız olmadığını hatta müthiş bir ihtiyaç fazlamız olduğunu düşünelim. En iyi ihtimalle Türkiye iyi bir hammadde ihracatçısı olacaktır. Ancak buradan elde edilecek gelir, katma değeri yüksek bir gelir değildir. Gelişmiş ülkelere bakıldığında, tarım politikalarına ama aynı zamanda da gıda sanayilerine gereken önemi verdiklerini görüyoruz. Neden? Çünkü daha fazla işlenmiş tarım ürününden, yani gıdadan daha fazla katma değer elde etmektedirler. Bizim de yapmamız gereken budur. Ülkemizin dünyayla daha fazla entegre olmaya başlayan, ihracatı ve ekonomiye sağladığı katma değeri her yıl artan bir gıda sektörümüz var. Bu nedenle her türlü tarımsal politikalarımız, ülkemiz gıda sanayinde yaşanan bu gelişme göz önüne alınarak planlanmalıdır. Aksi taktirde, gelecekte hem tarım hem de gıda ürünlerinde net ithalatçı konumuna düşmemiz işten bile değildir.

Buradan Ramazan ayının yaklaşması nedeniyle bugünlerde çok konuşulan spekülatif fiyat artışları yaşanacağı haberlerine de değinmek istiyorum. Halkımızın bu tür haberlere ve bundan yararlanmak isteyen fırsatçılara prim vermemesini istiyorum. Ramazan öncesinde talep artışı kaynaklı bir miktar fiyat artışı öngörüyoruz. Ancak, bu hiçbir şekilde medyaya yansıtıldığı gibi korkutucu rakamlar değildir. Halkımızın bu konuda gönlünün rahat olmasını ve huzurlu bir Ramazan geçirmelerini diliyorum.

Esen kalın!

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.