Gıda Hattı

Şemsi Kopuz

14 Nisan 2008, 00:00
Paylaş
Şemsi Kopuz

Kuraklık, risk faktörü olmaya devam ediyor

Geçen yıldan 2008 ajandamıza taşıdığımız kuraklık, hem dünya hem de Türkiye için en önemli risk faktörü olma özelliğini koruyor. Bu risk faktörü, yükselişe geçen tarımsal emtia fiyatlarında belirgin bir şekilde karşımıza çıkıyor. Önlenemez bir şekilde yükselişi devam eden tarımsal ürün fiyatları, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de gıda fiyatlarına zam olarak yansıyor. Gıda fiyatlarındaki bu artış, gelişmiş ülkelerin bile ekonomilerinde, bugüne kadar görmedikleri enflasyon rakamlarını görmelerine neden oldu. Şimdi tüm dünya, bu soruna çözüm arıyor. Öyle ki, son yıllarda hızla artan biyoyakıt üretiminde dahi bir duraklama gözleniyor. Oysa ülkemizde, son dönemlerde yaşanan fiyat artışları ve suni krizlerle zaten yüksek olan fiyatları tırmandıranlar karşısında, kolaycılığa kaçıp gıda üreticileri suçlanıyor. Unutulmamalı ki; Federasyonumuzun özverili çalışmaları sonucu gerçekleşen, gıdada KDV indirimi hayata geçmeseydi, gıda fiyatlarındaki artışın halkımız üzerindeki baskısı çok daha ağır olacaktı. Bu nedenle haksız suçlamalar yerine, tarımından gıda sanayine varıncaya kadar işin alt yapısına, tarım-sanayi entegrasyonuna, teşviklere ve diğer konulara ilişkin gerekli önlemler bugünden ciddiyetle alınmalıdır. Çünkü kuraklık, 2009 yılı ve hatta sonrasında da risk faktörü olmaya devam ediyor.

Ajandamızdaki bir diğer konu olan obezite problemi, Sağlık Bakanlığı’nın da gündemindeki yerini koruyor. Bakanlığın üzerinde çalıştığı, Obeziteyle Mücadele İçin Ulusal Eylem Planı yaratma girişimini, Federasyon olarak destekliyoruz. Yanlış beslenme biçimleri ve fiziksel aktivite eksikliği, obezitenin başlıca etkenleri olarak karşımızda duruyor. Bu sorunun çözümü amacıyla, Türk toplumunun dengeli ve yeterli beslenmeye ve fiziksel aktiviteye özendirilmesi, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının azaltılması ve böylece toplumun yaşam kalitesinin iyileştirilmesi konusunda şeffaf ve katılımcı desteklerimizi her alanda sürdürüyoruz.

Yeni yürürlüğe giren Ar-Ge Yasası’nı, yukarıda bahsettiğimiz konuların çözümünde en temel argümanlardan biri olarak görüyoruz. Ancak, gıda sanayinin küçük işletmelerden oluşan yapısı göz önüne alındığında, yasanın Ar-Ge çalışmaları yönünden küçük işletmelerin ihtiyacına cevap vermediğini görüyoruz. Bu nedenle, uygulamaya dönük yönetmelikler hazırlanırken bu konunun gözden kaçırılmaması gerektiğine inanıyoruz.

Bu arada, geçtiğimiz dönem TGDF’ye üye derneklerimizin genel kurullarını yaptığı, yeni yönetimlerini belirlediği hareketli bir dönem oldu. Bu vesileyle, başarılı çalışmalarıyla TGDF’ye güç katan tüm dernek başkanlarımıza ve yönetim kurullarına başarılar diliyorum.

Esen kalın

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.