Gıda Hattı

Şehir yaşamı kadınları mı yoksa erkekleri mi daha çok yoruyor?

4 Ekim 2016, 13:35
Paylaş
Şehir yaşamı kadınları mı yoksa erkekleri mi daha çok yoruyor?

İş yoğunluğundan ve şehir hayatının zorluklarından bunalanlar “İşi gücü bırakıp bir sahil kasabasına yerleşeceğim” diyerek isyan ediyor. Son dönemde bu isteği özellikle kadınların daha sık dile getirdiğini belirten Psikolojik Danışman Necmiye Doğruer, iş hayatı yanında annelik gibi birçok görevi olan kadınların kendilerini erkeklerden daha fazla yıprattığını kaydetti.

is-hayati-kadin-1-gidahatti

Son birkaç yıldır büyük şehirlerde yaşayan hemen herkesin aklında; her şeyi bırakıp bir sahil kasabasına yerleşmek var. Bu fikri yaratan ise büyük şehirlerdeki yaşantının dayanılmaz yorgunluğu.

Necmiye Doğruer, şehir yaşamının insanları son derece manik bir halde yaşamasına neden olduğunu belirtti. Doğası gereği daha dingin ve sessiz yaşamak isteyen kadınların bu yoğun döngüden daha fazla etkilendiğini söyleyen Psk. Doğruer, “İş kadını, kimliği ve doğasındaki annelik duygusuyla birçok şeyi bir arada tutmaya çalışmasıyla kendini erkeklerden daha fazla yıpratıyor” diye konuştu.

Doğruer, yaşam döngüsü içinde çoğu zaman beden ve ruha taşıyabileceğinden, çok daha fazla yük bindiğine dikkat çekerek, “Kişi kendine uygun olup olmadığını düşünmeden sadece bir şeylere yetişme telaşı içerisinde çok fazla hareket ediyor. Şehir yaşamı yeterince zorken kadının barındırdığı kimlikler ona bu zor yaşamı, daha yıpratıcı hale dönüştürüyor” şeklinde konuştu.

is-hayati-kadin-3-gidahattiPsk. Doğruer; “Özellikle kadınlar şehirden kaçıp sahil kasabalarında daha dingin bir hayat sürmeye başlamak istiyorlar” dedi.

Hayali bile iyi geliyor

Günlük koşuşturmalar sırasında oluşan yorgunlukların özellikle kadınlarda; derin bir mutsuzluk, bunalma, fiziksel bir hastalıkla vücudun alarm verdiğine değinen Psk. Doğruer; “Kişi kendini biraz dinlemeye başladığında vücut yaşamında yavaşlamaya gitmesi gerektiği mesajını veriyor. Birçok insan gelen uyarıları dinleyip radikal bir karar alma yoluna gidiyor, en azından planını kurmaya başlıyor. Yeni yaşam fikri hemen gerçekleşmese bile hayalinin kurulması dahi birçok kadında ufak değişimlere neden olduğu gözlemleniyor” ifadelerini kullandı.

is-hayati-kadin-gidahattiDoğanın canlılığı ruhu besliyor

Her konuda en mükemmeli yakalamaya çalışan şehirli kadınların yaşantılarında bakımlı, modern, estetik görünmek zorunda olduğunu dile getiren Doğruer, şunları kaydetti:

“Kadınların ruh ve bedenlerinin verdiği tepkilerden çoğu zaman psikolojik bir çöküntüye sahip olduğu görülüyor. Kadınlar, yaşantılarında doğanın renklerinin canlılığını, kokusunu ve rahatlığını arıyor. Şehrin durmayan koşuşturmacasından kaçabilmek için kadınlar, kendilerine küçük balkonlar yaratıyorlar. Ancak unutulmamalıdır ki yaşam biçimini değiştirme ve baş edilemeyen duygusal sorunlardan kaçma ihtiyaçları birbirinden farklı şeylerdir.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.