Gıda Hattı

Şeftali ve nektarin ihracatında hedef, dünya liderliği!

16 Nisan 2022, 13:20
Paylaş
Şeftali ve nektarin ihracatında hedef, dünya liderliği!

2021’de 170 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihracatıyla dünya ikincisi olan Türkiye, bu yıl 200 milyon dolarlık ihracatla dünya liderliğini hedefliyor.

2022 yılını “Pestisitle Mücadele Yılı” ilan eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin şeftali üretiminde lider yörelerinden Selçuk’ta “Sektörel Değerlendirme Toplantısı” düzenledi.

Selçuk Kaymakamlığı’nda yapılan toplantıya, şeftali, nar, mandalina, ayva üreticileri, aracıları, komisyoncuları ve ihracatçıları katıldı.

Şeftali ve nektarin ihracatında hedef, 200 milyon dolar

Toplantıda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, nar, şeftali, nektarin, mandalina ve ayvanın ihracatından Türkiye’nin yıllık 800 milyon dolar döviz geliri elde ettiğini söyledi. Uçak, “Özellikle şeftali ve nektarinde yıllık 170 milyon dolar ihracat ile dünyada İspanya’dan sonraki en büyük ihracatçı konumundayız. Hedefimiz şeftali ve nektarin ihracatımızı bu yıl 200 milyon dolara çıkarmak” şeklinde konuştu. 2022 yılını “Pestisitle Mücadele Yılı” ilan ettiklerini hatırlatan Uçak, şöyle devam etti:

“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” projemizde bu bölgedeki üreticilerimizden numuneler aldık, bölgenin kalıntı haritasını çıkarmaya çalıştık. Bu yıl da projemizi genişleterek devam ettireceğiz. Yine önümüzdeki aylarda Ege Üniversitesi ile birlikte yürüteceğimiz “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” projemizde nar ve mandalina ürünü ile ilgili bu bölgede incelemeler yapacağız. Bu çerçevede bölgede yaşanan meyve kayıplarının önüne geçerek ekonomiye kazandırmak istiyoruz.”

“Çiftçiler profesyonel olarak bu işi yapıyor”

Toplantıya ev sahipliği yapan Selçuk Kaymakamı Ekrem İnci ise, ilçede şeftali, nar, ayva ve mandalinanın hem ekonomik hem de ihracat yapılabilir şekilde üretildiğini, çiftçilerin de çok profesyonelce bu işi yaptığını söyledi. İnci, “Pandemi kurallarına ve ekonomik sıkıntılara rağmen Selçuklu çiftçi hemşirelerimiz çok güzel ihracat yaparak gelir elde ediyorlar. İnşallah çok verimli bir şekilde hem çiftçilerimiz para kazanır hem de ülkemizin GSMH'na katkı olur” dedi.

Özen: “İzmir çiftçisi yeniliklere açık”

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen de, İzmir’in her ilçesinin kendisine has dokusu ve kendisine has bitki örtüsü ile öne çıktığını söyledi. Özen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Küçük Menderes havzası, Bakırçay havzası, Menemen Ovası ve Yarımada denilen bölgelerde ayrı ayrı bitkisel çeşitlilikler var.  Selçuk'ta tarımsal üretim anlamında ayrı bir öneme sahip bir ova niteliğinde. Özellikle bazı ürünlerdeki erkenci yetiştiriciliği ile öne çıkması bazı ürünlerde yine bu bölgeye has aromasıyla ve verimi ile ön plana çıkması Selçuk'u bizim için önemli kılmaktadır. Bu tarımsal üretimin de ayakta kalabilmesi gerekiyor ve yarına devredilmesi gerekiyor.

İzmir'in en önemli gücü çok bilinçli ve yeniliklere açık bir çiftçisinin olması. Ne zaman bir değişim anlatmaya çalışsak bizden önce kabul eden bir çiftçiye sahip. Selçuk'ta profesyonel bir tarım yöneticiliği ortaya çıkmaktadır. İşletmelerin büyük olması ve işletmelerden elde edilen ürünlerinin çoğunun ihracata yönelik yetiştiriliyor olması ve her sene bir değişim içinde olması çok önemli. Böylelikle birçok çiftçimizin yeniliği takip eden ve ayak uyduran bir yapısının olması açıkçası işimizi kolaylaştırıyor. Tarımsal üretim anlamında yaptığımız analizlerde olumlu sonuçları görmek bizi sevindiriyor.”

“Selçuk, meyvecilikte lider ilçelerden”

Selçuk’un meyvecilikte lider ilçelerden biri olduğunun altını çizen Bornova Ziraî Araştırma Müdürü Tevfik Turanlı, ilçede yetişen ürünlerin ihracata yönelik olduğunu, bu nedenle Selçuk’u tüm projelerine dahil ettiklerini belirtti. Turanlı, şunları söyledi:

“Selçuk bölgesinde Nar, ayva ve turunçgiller önemli yer tutuyor. Akdeniz meyve sineği ve şarka virüsü gibi önemli sorunlar var. Bunların çözümüne yönelik Tarım İl ve İlçe Müdürlüğünden arkadaşlarımızla çalışma yürütüyoruz. Özellikle Selçuk bölgesinde son dönemlerde şarka virüsü ile ilgili bilgilendirme çalışmaları yapıyor, nasıl mücadele edileceği ile ilgili eğitimler veriyoruz. Bu ilacı olan bir hastalık olmadığı için, özellikle kültürel önlemler alınmalı ve şarka bulaşık bölgelerinin imhası yapılmalı. Yeni kurulan tesislerin sertifikalı fidanlarla kurulması, bahçeyi kurarken de uygun çeşidin seçilmesi çok önemli. Geçen yıl dondan kaynaklı ciddi bir zarar yaşanmıştı. Bu nedenle çiftçilerin bitki beslemesi konusunda dikkatli olması gerekiyor. Hastalık ve zararlılar konusunda da bölgemizde sıkı çalışmalar yapıyoruz. İlaçlara alternatif olarak biyolojik ve biyoteknik yöntemlerle ilgili yoğun çalışmalar yürütülüyor. Kısır böcek salım projesini İzmir'de başlatacağız. Akdeniz meyve sineğini baskılama çalışmalarını da yapacağız.

Yakıt masraflarının artması, zararlılarla mücadeleyi de etkiledi

“Yakıt masrafları artınca karışık ilaçlara yönelim oldu. Bu konuda da özellikle dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü her ilaç birbiriyle karıştırılmaya müsait değil, ilacın etki düşüklüğü ile ilgili sorunlar yaşanıyor. Bu konuyla da ilgili yüz yüze eğitimler vereceğiz. Çünkü bizim ihracatta böcek, hastalık ve zararlıdan çok kalıntı problemimiz var. Bu nedenle bizim için ön planda. Kalıntı ile ilgili bir problem yaşadığınızda ülkeye 5 ile 10 yıl arasında giremiyorsunuz. Dolayısıyla ilaçlama konusunda çok dikkatli olunması gerekiyor.”

“En büyük sorunlar kalıntı ve depolama”

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Şen ise, tarımsal üretimi ihracata uygun yapabilmek için zinciri çok iyi kurmanın zorunluluk olduğunu vurguladı. Üretimden tüketime kadar zincirin tüm halkalarının doğru kurgulanmasının gereğine değinen Şen, şunları kaydetti:

“Bu zincirin içerisindeki en önemli halkalardan biri üreticiler. Tabii üretimle bitmiyor iş, ürettiğinizin iyi bir şekilde hasat edilmesi ve hasattan sonra ürünü tüketiciye ulaştırmak gerekir ki bizim en büyük sıkıntımız zaten burada. Dolayısıyla bu zinciri çok sağlam kurmak lazım bizim en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi kalıntı. İkincisi ise hasat sonrası depolamaya bağlı kayıplar. En iyi nar üreten bölgelerden biriyiz. Burada seyreltme konusunda çok ciddi bir yol kat edildi. Eğer ürününüzü depolayıp ihracata göndereceksiniz ilk kural seyreltmenin doğru zamanda yapılmış olmasıdır. Seyreltilmeyen ürüne ilaçlama ne kadar yapılırsa yapılsın yine sorun çıkacaktır.

“Kademeli hasat” önerisi

İklim değişikliği sonrasında artan güneş yanıkları, büyük bir sorun. Güneş yanıklarına karşı budama şeklimizi doğru yapmamız gerekiyor. Narın çatlamasında da zaman zaman sorun yaşıyoruz. Burada en işe yarar yöntem kademeli hasat.  Bölgedeki çoğu narcı artık kademeli hasada geçti. Ama bahçedeki tüm meyveleri toplayıp aynı poşete koyup depolanması, daha çok kayba yol açıyor.  Dolayısıyla kademeli hasat hem verimi ve renklendirmeyi hem de kaliteyi arttıracaktır.

Bir diğer önemli sorun ise işçilik. Ancak bu sorun tüm bölgelerin sorunu. Hiç bilgisi olmayan kişiler tarafından hasat yapıldığında, depodan 1- 2 ay sonra yüzde 15'e kadar çürük ürün bulabilirsiniz. Ancak daha önceden hasat yapmış birinin bu işi yapması kaybın önüne geçiyor. Aynı Bahçeden aynı uygulamalardan geçen ürünler oluyor sadece doğru hasat edilmesi ve özen gösterilmesi ile kayıp azaltılabiliyor.”

“Erken hasat edilen ürünler, uzun süre dayanamıyor”

Erken hasat yerine kademeli hasat yapılması gereğinin altını çizen Şen, erken hasat edilen ürünlerin ihracata uygun olsa bile depolarda uzun süre dayanamadığı bilgisini paylaştı.

Mandalina hasadında da özenli hareket edilmesi gereğine temas eden Şen, “Çünkü üzerinde açılan yaralar depoda çürümesine neden oluyor. Bu nedenle hasada çok dikkat edilmesi gerekiyor. Konuya en hızlı çözüm bulan ve dikkat eden bölgeler arasındayız. Sepetlerde süngerler ya da yastıklar kullanılıyor. Son yıllarda kasalar arazi içinde topraklarda sürülmemeye dikkat ediliyor. Makaslar düzeltildi ve böylelikle işçi bilinçlendi” diyerek sözlerini noktaladı.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.