AramaArama
Gıda Hattı
AramaArama

Sahnede konuşma yaparken yapılan 15 büyük hata

Hümeyra Kabaca

TÜM YAZILARI

Hümeyra Kabaca

19 Nisan 2019, 13:32

Sahnede bir konuşmacı izliyorsunuz; anlattığı konunun içeriği muhteşem ama salona tek yayılan his, "gerginlik". Bu durum her konuşmacının belli oranlarda başına gelir. O an konuşmacı için tarihi bir an olabilir ama dinleyenler için aynı durum geçerli değil. Bu, konuşmacının bilmesi gereken en önemli noktadır. İkinci nokta ise, izleyiciler de en nihayetinde konuşmacı gibi bir insandır. Gözünüzde hiçbir şeyi büyütmeyin ve yapabildiğinizin en iyisini yapın ve geçin.

Sahnede konuşma yaparken yapılan 15 büyük hata | Hümeyra Kabaca

Hugh Culver, şu zamana kadarki 1000’den fazla sunumunda, yapılabilecek her hatayı yaptığı söylüyor. İşin matematiğini çözen Culver kendini şu cümlelerle anlatıyor:

Ben bir sunum öğrencisiyim. Ben dahil konuşmacıların en sık yaptığı hataları sizlerle paylaşacağım. İyi haber şu ki anlatacaklarımdan kaçınmak gayet kolay! Listenin tadını çıkarın ve şunu hep hatırlayın; kimse dün yaptığımızla ilgilenmiyor, sadece bugün yaptıklarımızı önemsiyor. Öyleyse denemeye devam edin ve bir sonraki konuşmanızı birinci sınıf düzeyde yapmak ve izleyicileri ayağa kaldırmak için bu listeye göz atın.”

İşte Culver’in “The BİGGEST Mistakes Speakers make on Stage” kitabında anlatılan konuşmacıların sahnede yaptıkları 15 büyük hata..

1. İzleyiciyi Tanımamak

Sunumlarda en önemli şey, dinleyicilerin anlatılanlarda kendini bulmasıdır. Bu yüzden sunum yapmadan önce, şirketin planlama komitesi ile bir konferans görüşmesi ayarlanır. Birkaç online araştırmadan sonra firma ile ilgili kaç tane şubeye sahip, ne satıyorlar, yöneticileri kim gibi genel soruların cevabı öğrenilir. Konferans görüşmesi sırasında mekan, zaman, gündem, amaçlar belirlenirken ek olarak sunum öncesinde birkaç delege ile kısa görüşme yapmak isteyebilirsiniz. 10-15 dakikalık bir görüşmenin size geri dönümü saf altın değerindedir. Mücadelelerini, korkularını, hayal kırıklıklarını, hatta bölümlerini, ürünlerini, süreçlerini her şeyi öğrenebilirsiniz. İşte şimdi gerçekten izleyiciyi tanıyorsunuz.

2. Net Bir Mesajın Olmaması

Konuşmacının anlatacaklarına hakim olması gerekiyor. Dinleyicinin, sunuma odaklanamamasının baş sebeplerinden biri en başında konuyu anlamaması olur. Konu net belirtilmeli ve sonrasında detaylar konuşmalıdır.

3. Ev Sahibine Teşekkür Etmek

Ev sahibine, sponsorlara, etkinlik planlayıcısına veya köpeğinize teşekkür etmek kendi kendine hizmet eder. Bu konunun izleyiciyle alakası yoktur. İşiniz izleyiciye hizmet etmek, reklam kargaşasını düşünmek değil.

4. Dikkat Çekmek İçin Fıkra Anlatmak

En çok konudan konuya geçişlerde bir bağlaç aranır. O bağlaç, konuşmacı için çok risklidir.  Seyircinin dikkatinin yeni konu için yoğunlaştırılması gerekir. İşte tam o anda yapabilecekleriniz;

  • Fıkra anlatmak en riskli durumdur. Eğer seyircilerin güleceğini garanti edemiyorsanız hiç o topa girmeyin.
  • Hikayeye bağlaç koymadan doğrudan diğer konuya atlamak. En azından sana sadece bakmayan gerçekten dinleyen insanlar, seninle beraber diğer konuya geçecektir.
  • Cesur bir iddia ortaya koymak. “Şimdi duyacaklarınız size en mükemmel yılınızı oluşturmak için neye ihtiyacınız olduğunu öğretecek!” Gayet etkili ve dikkat çekici bir giriş.
  • Muhalefetmiş gibi davranmak. Örneğin, konuşmanız pazarlama ile ilgiliyse; pazarlamaya inanmadığınızı, ilişkilere inandığınızı söyleyin. Küçük bir şok etkisiyle dikkat çekecektir.

5. Yavaş Başlayan, Hızlı Biten

Konuşmanın ilk 5 dakikasını öldürmemeniz gerekiyor. Yani konuşmaya “öncelikle bana bu imkanı sunan..” ya da “burada olmaktan mutluluk duyuyorum” diye başlanmamalı. Evet, mutlusun çünkü ödemeni peşin alıyorsun. İzleyicileri bu düşüncelerle meşgul etmemelisin. Daha bir cümle etmişken su yudumlama, notları düzeltmek, izleyicide gerginlik yaratabilir. Sizin göreviniz konuşmanın başladığı andan bitişe kadar izleyiciyi eğitmek, eğlendirmek ve meşgul etmektir. Bu iş, planlama gerektirir. Planlama için 3 not vardır:

  • İlk 5 dakika sunumun gidişatını belirler. Bunu kendiniz önceden çalışın ve pratik yapın.
  • Son 10 dakikayı yazın. Seyircinin aklında kalacak olanların çoğu ilk 5 dakika ve son 10 dakikadan oluşacaktır.
  • Vurgu yapmak istediğiniz yerleri başlangıç-bitiş arasında dağıtın. İzleyici en iyi ihtimal anlattıklarınızın %10’unu alacaktır. Önemli noktaları sunum içine dağıtmak, ne söylediğinizi anlayacak insanların oranını arttırır.

6.İzleyiciyi Dahil Etmemek

Bir toplantı salonu düşünün, yüzlerce insan var ama aslında kimse yok. İnsanların beyni en fazla ilk 10-12 dakika boyunca odaklanabiliyor. Sonrası için siz olaya müdahale etmezseniz, size boş gözlerle bakan insanlar ile karşı karşıya kalırsınız. Odak noktasını arttırmanın en iyi yolu, seyirciyi konuşmaya davet etmektir. Tabii ki sahneye çağırmaktan bahsetmiyorum. Onlara direktif verin:

“Evet şimdi bir dakika içerisinde herkes yanındakiyle grup oluştursun ve işyerinde en son ne zaman stres yaşadığını sorsun” gibi. İşte bu hareket herkesin bir anda odağını size yoğunlaştıracaktır. İzleyicinin kafasında, “Acaba sonraki direktif ne?” Ya da “Bunu neden yaptı?” soruları belirecektir. Bu sorulara cevaben cümleye şöyle başlanmalı; “En çok şu zamanda, şu sebepten stres olunmuş gibi gözüküyor”. İşte şuan enerji yükseldi ve bir rock yıldızı gibi görünüyorsunuz.

7. Zahmetli Olmak

Dakikada 100$ gibi bir ödeme almak istiyorsunuz ve her şeyi etkinlik planlayıcısının üzerine yıkıyorsunuz. Bu mantıklı bir alışveriş değil. Konuşmacının yapması gereken şeyler de vardır. Mesela A/V ayarlarında çıkacak herhangi bir sorunu önceden çözebilirsiniz. Böylece görüntü ve ses arasındaki gecikme için bir teknisyen arkadaş yorulmamış olur. Veya sahne kurulumunu istediğiniz şekilde önceden planlayabilirsiniz; masa nerede duracak, suyu hangi elinizle içeceksiniz gibi. Ya da bir sonraki konuşmacının ayarlanabilmesi için sahneye hızlı bir şekilde toparlayabilirsiniz. Zahmetli olmak yerine alçakgönüllü olmayı tercih edin.

8. Slayt okuma

Konuşma sırasında devamlı slayt okuyan bir sunucu, aslında ne konuştuğuna tam hakim olmadığını söyler. Mümkün olduğunca slaytlara az içerik koyun. Onlar sadece seyirciye görsellik ve konu özeti olarak ekranda kalsın. Siz ne anlattığınıza hakim olduğunuz sürece slaytlara bakmadan konuşabilirsiniz. Vurgu yapmak istediğiniz ve önceden çıkardığınız not listesine odaklanın. Kulağa daha doğal gelecektir. Vurgu, zamanlama ve izleyici tepkisine cevap vermede daha fazla dikkat çekebilirsiniz.

9. Dikkatinizin Dağılması

Hedef kitlenizin, sahnede kalacağınız 45 dakika ya da en fazla 1 saat boyunca size odaklanmasını sağlamak zaten yeterince zor bir iş. Bir de sizin dikkatinizi dağıtabilecek durumlarla karşı karşıya kalmayın. Basit ama sıklıkla yaşanan şu durumlara önlem alın:

  • Hoparlöre yakın duruyor olmanız
  • Kısmen çözülmüş, yakası açılmış gömlekler
  • Burun akıntısı
  • Küçük notları okuyabileceğiniz bir gözlük
  • Yanlış yerleştirilmiş yaka mikrofonunun kravata ya da gömleğe sürtünmesi.

10. Abartılı Hikayeler

Günde üç saat uyumanız ile ilgili hikayeniz, konunuzun insomnia olmadığı takdirde seyircinin umurunda olmayacaktır. Ya da yangın çıkan bir restoranda uçarak sekiz kişiyi nasıl kurtardığınız ya da paraşütle işe atlamanız. Bunların hiçbiri seyirciyi içine çekmez. Seyirci gerçek hikayeleri duymak ister. İş kitlesine konuşuyorsanız, işle ilgili gerçek hikayeler anlatın (ofis politikaları, yönetim, rekabet, iletişim vb.). Ticari olmayan bir kitleye konuşursanız, yaşam hakkında gerçek hikayeler anlatın (çocuklar, seyahat, evlilik, sağlık vb) gibi.

11.Fazlalıkların Kullanılması 

Sizin işiniz sahnede eğitmek ve eğlendirmektir. Ve hedef kitlenizi eğitmek ve gerçekten cesaretle hedeflerine doğru ilerlemelerine yardımcı olmak söz konusu olduğunda, kendi dilinizde kesinliği yansıtmanız gerekir. Mesajınızı baltalayan, netliğinizi zayıflatan ve bunlardan kaçınmanız gereken çıkarma listesi şunlardır:

  • Dürüst olmak gerekirse.. / dürüst olmak gerekirse mi? Şu zamana kadar olmadın mı yani!
  • Gerçeği söylemek gerekirse / seni yalancı!
  • Tamamen açık konuşayım.. / ??
  • Benim düşünceme göre / biz kimin düşüncesini dinliyoruz yarım saattir!

12.İzleyiciyi Kıvrandırmak

Çoğunlukla seyircinin dikkatini çekmek ve konuşmayı ‘kendince’ daha eğlenceli bir hale getirmek için yapılan hatalardandır. Seyircide panik oluşturmak, kalp atışını hızlandırır ve kan beyinden ayrılır! Konuşmacıların yapmaktan vazgeçmeleri gereken, izleyiciyi kıvrandıracak o davranışlar şöyledir:

  • İnteraktif olacağınızı önceden duyurmak. Sunumda etkileşim her zaman işe yarar. Ancak seyircinin önceden bunu bilmesine gerek yok. Sadece ufak direktifler ve küçük gruplarla buna alışmalarını sağlamak yeterlidir.
  • “Eller acaba kötü bir dinleyici olduklarını kabul edecek mi?” gibi bir el gösterisi istemek. İşiniz eğitmek ve eğlendirmek. Kimse el kaldırmak zorunda değil.
  • Sahneye bir gönüllü istemek. Bunun yerine daha önce insanlarla konuşun ve gönüllü olmak isteyip istemediklerini sorun. Ve bunu sahnede dile getirin.
  • İzleyiciyi suçlamak. Genel olarak, kişisel veya kurumsal performanstaki boşluklar hakkında konuşmak harikadır, ancak bir kez isimlerden, belirli kampanyalar veya bölümlerden bahsetmeye başladığınızda, çizgiyi aştınız demektir.
  • Gençlerle etkileşim için argo konuşmak. Bir barda genç arkadaşınız ile konuşuyor olsaydınız tamam ama burada olmaz.

13.Kitlelerin Eşleşmemesi

Bu durum ile çoklu anlatımlarda karşılaşılmaktadır. Sizi dinleyen kitlelerin ciddi kültür ve yaşam farklılıkları olduğu zamanlarda, elinizden bir şey gelmez. Sunucular konuşmalarını dinleyicilerin hoşuna gidecek şekilde ayarlarlar. Bir kitlenin dikkatini çeken, diğerini hiç ilgilendirmiyor ise sunucunun yapacak bir şeyi kalmaz. Bu yüzden mümkün olduğunca ortak pay altında toplanan kitleleri tercih edin.

14.Kötü Powerpoint

Powerpoint’i siz hazırlayın. Başkasına güvenip de sunum sırasında rezil olmayın. Powerpoint hazırlarken en çok madde halinde slaytlar hazırlayın. Uzun uzun cümleler kurmayın, kısık gözlerle onları okumaya çalışan gözler görmek istemiyor iseniz tabii ki. Powerpoint sadece seyirci için orada, siz belki de hiç bakmayacaksınız bile, böylece o slaytların sizin hakimiyetinizde olduğu belli olacak. Kötü powerpoint, konuşmadan en az 10 dakikanızı çalar.

15.Fazla Mesai

Daha çok birden fazla konuşmacının ayarlandığı gösterilerde, her bir konuşmacının dikkat etmesi gereken konudur. Tek başına sunulan performanslarda bile konuşmanın uzamaması gerekiyor. Zaten 60 dakikada hala anlatamadıysanız muhtemelen 70 dakikada da anlatamazsınız. Konuşmacı dakikalarının, saniyelerinin hesabını yapar; mesai yapmaz.

Diyelim ki sizden önce bir celebrity konuşmasını uzattı, ünlü ya hani kendinde hak buldu! Sizin ne yapmanız gerekir? Konuşma sanatı aslında, hiç kimsenin haberi olmadan altmış dakikalık bir konuşmadan on dakika kesme sanatıdır. Kimse o on dakikayı aramayacak. Basitçe silinmesi gereken slaytları silip konuşmanıza devam edin. Yoksa birçok konuşmacının düştüğü duruma sizde düşmeyin: “Bu slaytı geçelim. Imm bu da önemli değil.. ups diğeriydi sanki!”

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.