Gıda Hattı

Rusya'nın yasağında ilk şok: 300 TIR halde kaldı

6 Haziran 2008, 15:25
Paylaş

Rusya Federasyonu, Türkiye'den domates alımını durdurunca, ürün yüklü araçlar Antalya Toptancı Hali'nde yığıldı

Günlük 3-4 bin ton domatesin yurtdışına gönderildiği Antalya'da ihracatçıların alımı durdurması üzerine, halde 300 TIR'lık ürün birikti. Moskova, 7 Haziran itibarıyla üzerinde zirai ilaç kalıntısı bulunduğu gerekçesiyle Türkiye'den domatesin yanı sıra bazı yaş meyve ve sebze ithalatını durduracağını açıklamıştı. Antalya Toptancı Hali'nden Rusya Federasyonu'na ürün ihraç eden Erten Tarım'ın sahibi İsmail Erten, "2 gündür mal gitmiyor. Günlük 3-4 ton, yaklaşık 250-300 TIR'lık ürün paketlenemediği için halde bekliyor." dedi. Erten, bu yüzden 1 YTL'ye satılan domatesin fiyatının 20 yeni kuruşa kadar gerilediğini, domates dışındaki sebze fiyatlarının da yarı yarıya düştüğünü ifade etti.

Rusya'ya ürün gönderen işadamları yasak ile ilgili çok farklı görüşlere sahip. Antalya Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Satıcı'ya göre sıkıntının büyük bölümü, Rusya'nın maksimum kalıntı limit değerlerini çok düşük tutmasından kaynaklanıyor ve AB'li ihracatçılar bile bu değerlerde Rusya'ya ürün satmakta zorlanıyor. Üreticilerden Kemal Kaçmaz ise farklı düşünüyor: "İhraç ürünlerinin analizi yapılıyor ve Moskova'nın isteklerini harfiyen yerine getiriyoruz. Aynı ürünleri Avrupa'ya gönderiyoruz. Herhangi bir engellemeyle karşılaşmadık." Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kaçmaz ise zamanlamaya dikkat çekiyor: "İhracatımızın yüzde 35'ini bu ülkeye yapıyoruz. Limon mevsimi bitti ama üzüm başlayacak. İhracatı yapılmayan sezonu biten ürünlere yasak gelmesi de düşündürücü." Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alaaddin Aytekin ise Rusya'nın kalıntıyı 'siyasi' amaçla kullandığını ileri sürüyor ve "Yasak hep mayıs sonuna denk geliyor. Hiçbir zaman kasım ayında olmuyor." diyor.

Rusya'ya yıllık 50 milyon doların üzerinde yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştiren Lider Grup'un Genel Müdürü Haluk Bulut'un aktardıkları da Aytekin'in görüşlerine benzer: "Üç yıl önce kapılar kapandı, o zaman Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı inşası vardı. Şimdi, Orta Asya ve Ortadoğu doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşımayı amaçlayan Nabucco projesi var. Kazak petrollerinin BTC'ye pompalanması gündemde. Bunlar Rusya'nın enerji politikalarına ters. Her ne kadar Türk ve Rus yetkililer yalanlasa da bu siyasi bir yasak." Rusya'ya en fazla ihracat yapan şirketlerden Aydemirler'in patronu Kibar Aydemir ise yasağı, enflasyona dayandırıyor: "Rusya'da son aylarda meyve sebze fiyatları yüzde 40'ın üzerinde arttı. Moskova da enflasyon baskısını azaltmak için yasak koydu."

Antalya Ziraat Odası Başkanı Halil Ordu da en büyük müşterilerinin kendilerinden daha iyi mal almak için taktik geliştirdiği görüşünde. Türk üreticisinin 2005 yılında Rusya ile çıkan krizden önemli bir deneyim elde ettiğine işaret eden Ordu, "Rusya, her yıl mayıs ayı sonlarına doğru Türk tarafının daha dikkatli olmasını sağlamak amacıyla, 'Zirai ilaç kalıntısı olduğu gerekçesiyle yasak koyacağız' diyerek baskı yapmaya çalışıyor. Bir yerde de haklılar. Plastik seralarda plansız ekimler yapılıyor. Eğer iyi bir denetim ve iyi bir eğitim olmazsa bu bizim için büyük hata olur." uyarısında bulunuyor.

Rusya'nın domates yasağı Antalya'nın Kumluca ilçesinde de örtü altı üretimi yapan seracıları da vurdu. Üreticiler ile Kumluca ve yakın beldeleri olan Beykonak ve Mavikent halleri de bu yüzden zor günler geçiriyor. Geçen yıllarla bu sezon fiyatları arasında yüzde 50 düşüş yaşandığını ifade eden çiftçiler, üretim maliyetlerindeki artışı da hesaba kattıklarında bu sezonu zararla kapatacaklarından dert yanıyor. Kumluca Ziraat Odası Başkanı Zeki Öztürk, hükümetten acil çare istiyor, aksi takdirde çoğu çiftçinin tarlasını bankalara kredi borcu yüzünden kaybedeceğini dile getiriyor.

Protesto için domates yediler

Rusya'nın domates yasağına en ilginç tepki Trabzon'dan geldi. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği öncülüğünde Trabzon Limanı'nda bir araya gelen sektör temsilcileri, yasağı domates yiyerek protesto etti. Birlik Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, uyarılara rağmen Tarım Bakanlığı'nın konuyu iyi yönetemediğini ileri sürdü. Sorumluluğun üretici yerine ihracatçının sırtına yüklenmesine tepki gösterdi. Yasaklama kararının da Rusya nezdinde etkin bir dış politika olmadığı için tekrarlandığını savundu. Gürdoğan, yaş meyve ve sebze ihracatında kimyasal kalıntı ve bitkisel hastalık meselesinde çözümün tek yolunun, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca tarla ve seralarda etkin kontrol uygulanması, ilaç kalıntısı ve hastalık bulunmayan alanların sertifikalandırılması olduğunu kaydetti. İhracatçının da ürünü sertifikalandırılan bu alanlardan almasının sağlanması gerektiğini belirten Gürdoğan, "İhracatçı, ürününü satın aldıktan sonra yapılacak kontrol ve analizin hiçbir etkinliği olmayacağı bugüne kadar yapılan uygulamalardan açıkça görülmektedir." dedi. Zaman 6/6/2008

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.