Gıda Hattı

Bayraktar: “Ramazan fırsatçılığı yapılmasın”

10 Mayıs 2018, 14:32
Paylaş
Bayraktar: “Ramazan fırsatçılığı yapılmasın”

Ramazan nedeniyle bakışların gıda çevrildiğini belirten Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, “Beklentimiz bütün kesimlerin sorumlu davranması, artan talebin suiistimal edilmemesidir. Spekülasyona fırsat verilmemeli, tedbirler zamanında alınmalıdır. Ramazan fırsatçılığı yapılmasın” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, düzenlediği basın toplantısında, Ramazan öncesi gıda fiyatlarını ve çiftçilerin taleplerini açıkladı, Ramazan ayında gıda fiyat artışları konusunda uyarılarda bulundu.

Ramazan öncesi gıda fiyatları

Ramazan öncesi market fiyatlarına bakıldığında; 27 Nisan-8 Mayıs 2018 tarihleri arasında geçen 11 günlük süreçte 6 üründe fiyat değişimi görülmezken, 13 üründe azalma, 21 üründe ise fiyat artışı olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Fiyat düşüşü markette yüzde 11,9 ile en fazla sivri biberde meydana geldi. Bunu yüzde 8,2 ile kabak, yüzde 8,1 ile salatalık izledi. Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 24,9 ile elmada oldu. Elmadaki fiyat artışını yüzde 21,5 ile patlıcan, yüzde 18,3 ile lahana, yüzde 18,1 ile ıspanak takip etti.

Üretici fiyatlarında ise; 11 günlük süreçte 17 üründe fiyat değişimi görülmedi. 6 üründe azalma, 9 üründe ise fiyat artışı meydana geldi. Fiyat düşüşü üreticide yüzde 36,5 ile en fazla sivri biberde görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 12,4 ile domates, yüzde 7,6 ile salatalık, yüzde 3,5 ile kabak izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 75,4 ile patateste meydana gelirken, bunu yüzde 50 ile ıspanak, yüzde 28,6 ile limon, yüzde 22,1 ile patlıcan takip etti.”

Mevsimsel etkilere bağlı farklılıklar

Bu yıl ve geçen yılki Ramazan ayı öncesi market fiyatlarının karşılaştırmasına göre, 6 üründe azalma, 27 üründe ise fiyat artışı meydana geldiğini belirten Bayraktar, markette en fazla fiyat düşüşünün yüzde 12,4 ile domateste görüldüğünü bildirdi.

Ramazan öncesi geçen yıla göre üreticide ise 3 üründe azalma, 26 üründe ise fiyat artışı olduğunu, en fazla fiyat düşüşünün yüzde 26,7 ile kırmızı mercimekte görüldüğünü vurgulayan Bayraktar, “Bilindiği gibi Ramazan ayları her yıl 10 gün geriye gelmektedir. Bundan dolayı Ramazan öncesi iki tarihi karşılaştırmak, aynı dönemleri kapsamadığı için mevsimsel etkilerle fiyat farklılıkları olabilir” ifadelerini kullandı.

“Ramazan, gıda fiyatlarını yukarı yönlü baskılıyor”

Gıda tüketiminin arttığı Ramazan ayının, fiyatlarda yukarı yönlü bir baskıyı da beraberinde getirdiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu yıl ve geçen yılki Ramazan ayı öncesi fiyatlarını karşılaştırdığımızda, üreticide kuzu eti fiyatı yüzde 24 artarken, dana etindeki fiyat artışı yüzde 4,5’te, tüketicide ise kuzu eti fiyatı yüzde 25 artarken, dana etindeki fiyat artışı yüzde 2,7’de kalmıştır.

11 günlük sürede, tüketicide dana ve kuzu eti fiyatı yüzde 1,5, üreticide kuzu eti fiyatı yüzde 1 artarken, dana eti fiyatı hemen hemen aynı kalmış, sadece 1 kuruş azalmıştır.

Bu yıl ve geçen yılki Ramazan ayı önceleri arasında dana eti fiyatlarındaki artış, enflasyonun çok altında kalmıştır. Nisan ayı itibarıyla yıllık tüketici fiyat artışı yüzde 10,85 iken, dana etindeki üretici fiyat artışı, enflasyonun yüzde 58,6, tüketicide yüzde 75 altında oluşmuştur. Kuzu etindeki fiyat artışı ise enflasyonun üzerinde gerçekleşmiştir.

kirmizi-et-tezgah-gidahatti“Ette artışı kurlar tetikliyor”

Ette üreticimizi besilik canlı hayvan ve yem fiyatlarındaki artış olumsuz etkilemektedir. Bu fiyatları da tetikleyen döviz kurundaki yükseliştir. Çünkü gerek yem hammaddeleri gerekse besilik hayvan ithalatı döviz üzerinden yapılmaktadır. 8 Mayıs itibarıyla son bir yıllık dönemde Merkez Bankası dolar satış kuru, yüzde 20,7 artarak 3,554 liradan 4,2894 liraya yükselmiştir.

“Hayvan ve yem maliyetleri düşmeden et fiyatı düşmez”

Nisan ayı itibarıyla son bir yılda yemlerden; buğday kepeğinde yüzde 28,9, ayçiçeği tohumu küspesinde (ATK 28) yüzde 33,9, melasda yüzde 17,0, etanol üretimi sırasında arta kalan mısır başta olmak üzere buğday ve arpa posasından elde edilen yem olan DDGS’de yüzde 78,7, besi yeminde yüzde 24,4, buğday samanında ise yüzde 49,1 oranında artış olmuştur.

Besilik hayvan fiyatlarında ise Et ve Süt Kurumu verilerine göre besilik canlı dana fiyatlarında yüzde 30,9 artış yaşanmış, canlı kilogram fiyatı ortalama 19 lira 94 kuruşa çıkmıştır.

Her zaman dile getiriyoruz, besilik dana ve özellikle yem maliyetlerinde düşüş sağlanmadan et fiyatlarını indirmek mümkün değildir. Maliyetler düşürülmeden daha ucuza et talep etmek, üretimin sürdürülememesine, ahırların boşalmasına, zararına besicilik yapılamayacağına göre üreticinin üretimden çekilmesine neden olur. Bu durum da ilerde eti çok daha pahalı tüketmememize yol açar. Üretim desteklenirse, et ve süt piyasasında istikrar sağlanırsa, et ithalatı söylemleriyle üreticilerimiz tedirgin edilmezse kırmızı ette bir sorunumuz olmayacağı açıktır.

Bunu gerçekleştiremezsek, geçmişte olduğu gibi çiftçimizin cebinde kalacak milyarlarca doları yabancı ülkelerin çiftçilerine aktarmış oluruz. Hem çiftçimiz hem ülkemiz kaybeder. Bu yüzden kırmızı et üretimimizi 1,5 milyon tonun üzerine çıkarmalıyız. Bunun için de hem üretim hem de üretici desteklenmeye devam edilmelidir. Ağırlıklı olarak fabrika yemi kullanan besicilerimize yem desteği verilmelidir.”

“Ramazan fırsatçılığı yapılmasın”

TZOB Başkanı Bayraktar, Ramazan ayında yaşanabilecek fiyat hareketlerine yönelik şu uyarılarda bulundu:

“Halkımızın Ramazan ayında makul fiyatlardan ürün tüketebilmesi için en azından bu dönemde çok tüketilen ürünlerdeki üretici market fiyatlarına dikkat edilmesi, bunun takibinin yapılması gerekiyor. Biz, bu işin takipçisi olacağız.

Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala tüm gözler gıda fiyatlarına çevrilmiştir. Beklentimiz bütün kesimlerin sorumlu davranması, artan talebin suiistimal edilmemesidir. Tüketicilerimizin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesi hepimizin dileğidir. Spekülasyona fırsat verilmemeli, tedbirler zamanında alınmalıdır.

Üretici, esnaf, halk, Ramazan ayını dört gözle beklemektedir. Tüm taraflar Ramazan ayının anlam ve önemine yakışır şekilde hareket etmeli, halkımız mağdur edilmemelidir. Gıda denetimleri artırılmalı, halkın sağlığıyla oynanmasına izin verilmemelidir. Ramazan yaklaşırken üretici, hal, pazar ve market fiyatlarını takibe devam ediyoruz. Ramazan fırsatçılığı yapılmasın diyoruz. Tüketicilerimizin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesinin sağlanmasını istiyoruz.”

vergi-borcu-gidahattiEkonomik paket

Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan ve TBMM’de görüşmeleri devam eden ekonomik paketle ilgili de değerlendirmeler de bulunan Bayraktar, şunları söyledi:

 “Çiftçimiz açısından vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının yapılandırılmasını olumlu buluyoruz.

Son 3 yıldan beri ecrimisil ödeyerek Hazine arazisini kullanan çiftçilerimizin, bu arazileri kullanmaya devam etmesi, 10 yıl sonra isterlerse yarı bedeline satın alabilmesi veya kullanma anlaşmasını 10 yıl daha yenilemeleri kararları da binlerce çiftçimizin mağduriyetini giderecek kararlardır. Yine de ecrimisil kararı eksik kalmıştır. Hazineye ait arazilerde ecrimisil ödeyerek tarımsal üretim yapan çiftçilerimiz çiftçi kayıt sistemi olan ÇKS’ye kayıt yaptıramamaktadır. Bu çiftçilerimiz, tarımsal desteklerden yararlanamıyor, tarım sigortası yaptıramıyor, Hazine destekli düşük faizli Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri kredilerini kullanamıyor, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne de ürün satamıyor.”

Çiftçinin talepleri

Bayraktar, basın toplantısında çiftçilerin taleplerini de şöyle dile getirdi:

“Hazineye ait arazilerde ecrimisil ödeyerek tarımsal üretim yapan çiftçilerimizin çiftçi kayıt sistemi ÇKS’ye kayıt yaptırabilmelerinin yolu açılmalıdır.

İntikali yapılmamış arazilerde intikal işlemlerini hızlandırmak için, 15 Mayıs 2018 tarihine kadar uzatılan “miras kalan tarım arazilerinin intikal işlemleri esnasında alınan tapu harcı muafiyeti” devam ettirilmelidir.

2B arazilerinin, tarım arazisi olarak korunması kaydıyla çiftçimize satışında rayiç bedel, tarımsal arazi rayiç bedeli üzerinden belirlenmelidir.

Çiftçilerimize verilen doğrudan destekler, Tarım Kanununda öngörüldüğü gibi gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1’ine çıkarılmalıdır.

Tarımsal desteklerden alınan yüzde 2 ile yüzde 4 arasında değişen stopaj kesintisi kaldırılmalıdır.

Çiftçilerimizin 2 bin liranın üzerinde vadesi geçmiş vergi, tarımsal amaçlı sulamada kullanılan elektrik, sulama işletme ve bakım ücreti, su kullanım hizmet bedeli borçlarının desteklerden kesilmesi uygulamasından vazgeçilmelidir.

Tarımda kullanılan elektrik, tohum, fide ve ilaçtan alınan KDV sıfırlanmalı, elektrikteki enerji fonu ve TRT payı kaldırılmalıdır.

Hayvancılık işletmelerinde kullanılan elektriğe tarımsal sulama abone grubu tarifesi uygulanmalıdır.

Çiftçimizin düşük faizli kredi talebi karşılanmalı, tarımsal kredilerde kredi masrafları alınmamalı, sigorta mecburiyeti kaldırılmalıdır.

Çiftçilerimize yeni finansman olanakları sağlanmalı, takibe düşmüş kredi borçları faizsiz ve uzun vadeli olarak yapılandırılmalıdır.

Dekar başına 1 liradan 5 liraya yükseltilen yeraltı suyu kullanım ücreti yeniden 1 liraya düşürülmelidir.

Üreticilerimize kullandıkları yem için fatura karşılığında belli bir miktar destek verilmeli veya yemi Tarım ve Kredi Kooperatifleri/üretici örgütleri kanalıyla uygun fiyattan temin edebilmelerine imkan sağlanmalıdır.

2018 yılında da doğal afetlerden zarar gören çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları ertelenmelidir.

Tarım Bağ-Kurlularda aylık prim ödeme gün sayısı 25 günden, 2008 yılında olduğu gibi yeniden 15 güne indirilmelidir.

Çiftçilerimize, prim ödedikleri her yıl için 90 gün, 4 yılda 1 yıl hesabıyla fiili hizmet payı, kamuoyunda bilenen ismiyle yıpranma hakkı verilmelidir.

Kadın çiftçilerimizin, sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğum nedeniyle hizmet borçlanması yapabilmesi sağlanmalıdır.

Çiftçilerimize muafiyette geçen süreler için borçlanma imkanı verilmelidir.”

Hububat müdahale alım fiyatı

Konuşmasında Çukurova ve Güneydoğu’da kimi yerlerde arpa hasadına başlandığını da vurgulayan Bayraktar, “Önümüzdeki günlerde buğdayda da hasat başlayacaktır. Çiftçimizin gözü kulağı, hububat müdahale alım fiyatındadır. Müdahale alım fiyatı, üretici maliyeti dikkate alınarak, üreticinin refahı da göz önünde bulundurularak makul bir fiyat olmalı ve beklemeden bir an önce açıklanmalıdır ki çiftçimiz rahat bir nefes alsın. TMO, hızlı bir şekilde alıma başlamalı, üreticimizi mağdur etmemelidir” dedi.

tmo-hububat-gidahatti“Çiftçinin kıymeti bilinmeli”

 Basın toplantısında soruları da yanıtlayan TZOB Başkanı Bayraktar, şunları söyledi:

“Geçen yıl Ramazan ayı ile kıyasladığımızda kırmızı et fiyatında çok fazla artış görünmüyor. Ramazan başı, ortası ve sonu olmak üzere fiyatları alacak ve takibini yapacağız. Biz girdimizi yerli üretimle değil, çoğunu ithalatla temin ediyoruz. Mazot başta olmak üzere dolar kurunun artması girdi maliyetlerini artıracaktır, artırmaya da başlamıştır.

Bu ülkeyi besliyoruz. Sadece bu ülkenin gıda güvencesini sağlamıyor, 5 milyon mülteciyi de besliyoruz. 17 milyar dolarlık gıda ve tarım ürünleri ihracatı sağlıyoruz. Çiftçimiz bu koşullarda büyük işler yapıyor. Dolayısıyla biz çiftçinin kıymetinin yeterli ölçüde bilinmesini, yaptığı işin öneminin kavranmasını istiyoruz. Sadece hükümetlerin değil kamuoyunun da bunları bilmesi çok önemli. Sofralarda bir şey eksik bırakmıyoruz. Göreceksiniz Ramazan’da da sofralarda hiçbir şey eksik kalmayacak. Çiftçimizin kıymeti iyi bilinmelidir.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.