Gıda Hattı

Proje Bitti, Yapısal Değişiklikler Yolda...

21 Aralık 2007, 16:47
Paylaş
Proje Bitti, Yapısal Değişiklikler Yolda...

18 Aylık Çalışmanın Sonunda Proje Bitti, Yapısal Değişiklikler Yolda…

 Türkiye’de Gıda Güvenliği ve Kontrol Sisteminin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Eşleştirme Projesi tamamlandı. Artık gerekli yapısal düzenlemelerin hayata geçmesi bekleniyor

Gıda güvenliği konusunda 9-15 Mart 2006 tarihlerinde, Avrupa Komisyonu’nun sunumları ile başlayan proje, 24-28 Nisan tarihlerinde Türk tarafının yaptığı sunumlarla resmen başlamış oldu. ‘Türkiye’de Gıda Güvenliği ve Kontrol Sisteminin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Eşleştirme Projesi’ nin ilk tanıtım toplantısı ise 4 Mayıs 2006 tarihinde Ankara’da yapıldı. Proje bugüne kadar, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile Almanya Tüketiciyi Koruma ve Gıda Güvenliği Federal Ofisi ve Litvanya Gıda ve Veteriner Servisi tarafından ortaklaşa yürütüldü. Proje liderliğini Türkiye’den Koruma ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Nevzat Artık, Almanya’dan Dr. Georg Schreiber’in yaptığı çalışmada Litvanya’dan Dr. Kazimieras Lukauskas da proje yürütücüsü olarak görev yaptı. AB’den mali destek alan proje, “Gıda Güvenliği ve Kontrolü” ve “Ulusal Gıda Referans Laboratuvarının Kurulması” başlıklı iki alt proje bileşeni olarak Nisan 2006 tarihinden itibaren 18 ay süreyle yürütüldü. Projenin toplam maliyeti olan 10,97 milyon Euro’nun, 2.04 milyon Euro tutarındaki kısmı da Türkiye tarafından finanse edildi.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Proje çalışmalarında görevli ve sorumlu kurum olurken, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, TÜBİTAK, TSE, TOBB, TESK, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) gibi ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapıldı. Proje çalışmalarına özel sektör bir çok yönde destek verdi. Özellikle 24 farklı sektöre yönelik hijyen kılavuzu taslakları TGDF koordinasyonunda hazırlandı. Toplam 12 bileşenden oluşan eşleştirme projesi Kasım 2007 itibariyle resmen son bulurken, projenin başlangıcından bugüne kadar gelinen noktanın masaya yatırıldığı kapanış konferansı, 30-31 Ekim 2007 tarihlerinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde gerçekleştirildi. TGDF ve Gıdahattı dergisinin sponsorluğunda gerçekleşen konferans, iki gün boyunca bir çok kurum, dernek, meslek odaları ve bakanlık çalışanları tarafından da ilgiyle takip edildi.

Hedef etkin gıda kontrolü

Kapanış konferansının açılış konuşmasını yapan Koruma ve Kontrol Genel Müdür Vekili Dr. Durali Koçak; proje ile Türkiye’de gıda güvenliği kontrol sisteminin 178/2002/ EEC sayılı Konsey Tüzüğü’ne uyumunun sağlanması, Bakanlığın ve taşra teşkilatının yasal ve yapısal olarak güçlendirilmesi ve özel sektörle işbirliğinin geliştirilmesinin amaçlandığını vurguladı. Koçak, gıda güvenliği konusunda üretici ve tüketici birlikleri ve ilgili sektörlerle işbirliğinin geliştirildiğini, riske dayalı gıda denetim sistemi, risk analiz sistemi, kriz yönetimi, gıda ve yemde alarm sistemi kurulması ve işlevsel kılınması konularında önemli gelişmeler kaydedildiğini belirtti.

Yasalaşması bekleniyor

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil ise, Katılım Ortaklığı Belgesi, İlerleme Raporları ve Ulusal Programda, Türkiye’nin gıda güvenliği alanında AB mevzuatına uyum sağlaması ve mevzuatın uygulanmasında kontrol ve denetim için yeterli kurumsal yapının oluşturulması gerekliliğinin yer aldığına işaret etti. Uyum çalışmalarının 2000 yılından itibaren devam ettiğini söyleyen Pakdil, Bakanlığın gıda güvenliği alanında öncelikleri arasında gıda güvenliği ve kontrolü mevzuatının oluşturulması ve uygulanması, gıda güvenliği ve kontrolü alt yapısının güçlendirilmesi, Risk Analiz Sistemi, Kriz Yönetimi ve Gıda ve Yem Hızlı Alarm Sistemi’nin kurulmasının yer aldığını ifade etti.

Pakdil, proje kapsamında Türkiye’de gıda güvenliğinin sağlanması, gıda kontrol sisteminde etkinliğin artırılması ve bu sistemin uygulanması için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Merkez ve Taşra teşkilatının yasal ve yapısal olarak güçlendirilmesinin amaçlandığını da sözlerine ekledi.

5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’daki eksik olan hususları da kapsayan yeni kanun taslağının, bu yıl sonuna doğru hazırlıklarının tamamıyla bitirilerek TBMM’ye sunulmasını ve 2008’in ilk çeyreğinde ise meclisten geçerek yasalaşmasını beklediklerini de söyleyen Pakdil, değişiklik olmadığı takdirde Gıda Kanunu yasa taslağı paketinin “Gıda Kanunu Tasarısı”, “Gıda Hijyeni ile Gıda ve Yemin Resmi Kontrolleri Kanunu Tasarısı”, “Veteriner Hizmetleri Kanunu Tasarısı” ve “Yem Kanunu Tasarısı” dörtlü paketinin birleştirilerek meclise sunulacağını belirtti ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın adının Tarım ve Gıda Bakanlığı olarak değiştirileceğini açıkladı. Bu proje bizim projemizdir

Konferansta TGDF adına bir konuşma yapan Genel Sekreter Ersin Taranoğlu ise, projenin Türkiye’nin AB ile uyumunu güçlendirmesini umduklarını belirtti ve konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’de Gıda Güvenliği ve Kontrol Sisteminin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi, AB mevzuatına uyumlaştırma projesidir ama TGDF için bu proje, tüketicimize yani halkımıza güvenli gıda sunma anlamına gelmektedir. Bizimde olmazsa olmaz kurallarımızdan birisi “Gıda Güvenliği”dir. Federasyonumuzda bu yüzden bu projenin yürütülmesine aktif olarak katılmış ve başarı ile sonuçlandırılması için her türlü gayreti göstermiştir. TGDF, % 95 gibi yüksek bir oranda ülkemiz gıda üretimini gerçekleştiren ve tamamı ekonomiye kayıtlı olan üyeleri ile bu projeyi sahiplenmiştir. Dolayısıyla bu proje bizim projemizdir.

 Tarım ve Gıda Bakanlığı adıyla yeniden yapılanma

1984 yılından bu yana Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen gıda hizmetleri aynı şekilde yürütülmeye devam edilmektedir. Burada çalışan personel sektöre cansiperane hizmet vermeye çalışmaktadır. Ancak mevcut yapı içerisinde daha fazla hizmet verebilmeleri mümkün görülmemektedir. Bu yüzden gıda hizmetlerini yürütmek üzere “Gıda İşleri Genel Müdürlüğü” biran önce kurulmalıdır. Bu Genel Müdürlük gerek personel ve gerekse alet ekipman bakımından desteklenmelidir. Halen gıda hizmetleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nda toplanmış gibi gözükse de Sağlık Bakanlığı sularla ilgili hizmetlerden, Dış Ticaret Müsteşarlığı TSE standartlarının dış ticarette uygulamasından, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu alkollü içkilerle ilgili ürünlerin ticaretinin düzenlemesinden, Şeker Kurumu şeker kotalarının tahsisinden sorumludurlar. Yurtiçi gıda denetimlerinden ve üretim izinlerinden Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatı yanında mahalli idareler de (Belediyeler) sorumludur. Yetkilerin tamamı bu kurulacak Genel Müdürlük bünyesinde toplanmalıdır. Genel Müdürlüğün il bazında da teşkilatlanması sağlanmalıdır. Bakanlığın adı da Tarım ve Gıda Bakanlığı olmalıdır.

Bundan önceki hükümet zamanında TGDF’nin de katkıları ile 5179 sayılı Gıda Kanunu çıkarılmış idi. Bu kanunun bazı aksaklıkları olduğunu biz de kabul etmekteyiz. 5179 sayılı mevcut kanun günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde revize edilmeli ve adı GIDA KANUNU olarak değiştirilerek tekrar yayınlanmalıdır. Kanunda STK’lara daha etkin görev ve sorumluluklar verilmelidir. Bu noktadan hareketle Ulusal Gıda Kodeks Komitesi (UGGK) muhafaza edilmeli ve AB mevzuatının harmonizasyonu için daha etkin görev almalı, bilimsel komiteler kurulmalıdır. Bu komitelerin Codex Alimentarius, EFSA ve AB komitelerine katılımları da sağlanmalıdır.”

Proje ile gerçekleştirilenler

1. Risk esaslı denetim sistemine geçilmesi için 5 yıllık strateji ve kaynak kullanımının belirlendiği “Çok Yıllık Ulusal Program”lar ve gıda denetimi ile ilgili tüm prosedürleri içeren el kitapları hazırlandı.

2. Gıda sektörünün küçük ve orta ölçekli işletmelerinin teknik ve hijyenik alt yapılarının geliştirilmesi için TGDF’nin koordinasyonunda 24 alt sektör bazında “Spesifik hijyen kılavuzları” hazırlandı.

3. HACCP, iyi hijyen uygulamaları ve tetkiki, gıda denetim metodolojisi, numune alma teknikleri, etiketleme, GMO ve ışınlanmış gıdalar konularında eğitimler düzenlenerek gıda denetçilerinin gıda teknolojisi ve gıda güvenliği konularındaki teknik bilgilerinin arttırılması sağlandı.

4. Gıda denetim birimlerin kalite yönetim ve akreditasyon hazırlıkları tamamlanmıştır. Pilot iller Ankara, Konya ve Bursa Tarım İl Müdürlükleri ve merkez görevlilerince ISO 17020 Kalite El Kitabı ve dokümantasyonları hazırlandı.

5. Gıda denetim ve kontrolüne yönelik tüm verilerin toplandığı ve değerlendirildiği “Gıda Güvenliği Bilgi Sisteminin” işletilmesine yönelik olarak, veri toplanması ve değerlendirilmesi ile ilgili eğitim ve danışmanlık hizmeti alınmıştır. Bu kapsamda gıda kataloğu da oluşturulmaktadır.

6. Almanya Risk Analiz Kurumu uzmanlarına “Risk yönetim ve risk değerlendirme organlarının teşkilat ve yapısının netleştirilmesi” ve “Risk yönetim ve değerlendirme organları arasındaki işbirliği ve etkileşimin tanımlanması” konularında rapor hazırlatılmış ve Rapor doğrultusunda Bakanlık Kuruluş Kanunu taslağına bilimsel, bağımsız ve şeffaf bir şekilde hizmet verecek gıda üretim ve tüketim zincirinde olası riskleri önlem alınmak üzere tespit edecek bir “risk değerlendirme birimi”nin kurulması için gerekli düzenlemeler ilave edildi.

7. Kalıntı İzleme Planları gözden geçirilerek AB normlarına uygun hale getirilmiştir. Pestisit, mikotoksin, çiğ süt, mikrobiyolojik (peynir, tavuk eti, kırmızı biber) ve kükürtdioksit gibi Bakanlık yıllık denetim programları değerlendirilmiş ve buna göre yeniden düzenlenmiştir.

8. AB ile entegre gıda güvenliği ile ilgili olarak acil durumlarda Gıda ve yemde hızlı alarm sisteminin (Rapid Alert System for Food and Feed - RASFF) hızlı bir bilgi akışının 7 gün / 24 saat esasına göre sağlanması için 81 İl Müdürlüğü - Kontrol Şube Müdürlüklerinde AB uygulamaları ile eşdeğer olan bir sisteme geçiliyor.

9. “Gıda ve Yem Maddeleri ile İlgili Acil Durum Planları Hazırlanması Hakkındaki Kılavuz”, “Gıda Güvenliği Konusunda Kriz Yönetim Kılavuzu” ve “Gıda ve Yem Maddelerine İlişkin Acil Eylem Planı (Ankara Tarım İl Müdürlüğü)”taslakları hazırlanmış ve uygulamaya başlandı.

10. Gıda denetim ve kontrolüne yönelik tüm verilerin toplandığı ve değerlendirildiği “Gıda ve Yem Güvenliği Bilgi Sisteminin” işletilmesi için 630 bilgisayar 170 diz üstü bilgisayar alınmış, bilgi sisteminde bir veri tabanı oluşturmak için bir yazılım programı geliştirilmiş ve 2008 yılı başında tüm denetim hizmetleri on-line olarak yapılacaktır.

Yukarıda sayılan hizmetler gerçekleştirilmesine rağmen Bakanlık bünyesinde, gıda hizmetleri ile ilgili bir genel müdürlüğün kurulması yaklaşık 12-13 senedir çeşitli kesimlerce dillendirilmesine ve bu projenin de en önemli hedefi olmasına rağmen gerçekleştirilmemiştir. İkinci olarak 5179 sayılı Kanunun revize edilerek eksikliklerinin giderilmesi gerçekleştirilmemiştir. Projenin en önemli iki ayağı gerçekleştirilemediğine göre bu projeyi başarılı saymak mümkün mü? Bir başka husus ise kalıntı izleme sisteminin AB’ne uyumlu hale getirildiği ifade ediliyor. O zaman niye su ürünleri sektörü dışında kalan diğer hayvansal ürünleri özellikle kanatlı etini AB’ne ihraç edemiyoruz? Acaba hala bir noksanlığımız mı var? Yoksa bu işin içinde teknik nedenlerden başka nedenler mi var? Riske dayalı gıda denetiminin uygulanması için tek ve çok yıllık planların ve denetim planlarının oluşturulduğu ifade edilmektedir. Peki o zaman riske dayalı denetime ne zaman geçilecek? Bu soruların cevabı ne zaman alınacak. Bunları derken hiçbir şey yapılmadı demek istemiyoruz. Elbette proje ile pek çok iş ve hizmet gerçekleştirildi. Emeği geçenlere teşekkür ederiz. Ama kamuoyu çalışmanın neticesini hissedemiyorsa çalışma çok da başarılı değil demektir.

 

 AB ne diyor?

Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2007 yılı İlerleme Raporu incelendiğinde; ülkemizde gıda güvenliği konusundaki AB bildirimlerinin izlenebilmesi amacıyla, AB ile uyumlu Ulusal Gıda ve Yem Acil Uyarı Sisteminin (RASFF) kurulduğu, bilişim altyapısının geliştirilmesiyle merkezi ve yerel birimler arasındaki bilgi ağının güçlendirildiği, kalıntı planının AB tarafından onaylandığı, gıda denetçilerine verilen eğitimler nedeniyle idari yapılanmalarda ilerleme kaydedildiği, sektör spesifik hijyen kılavuzlarının geliştirildiği, akredite laboratuar sayısı 16’ya yükseltildiği, etiketleme, sunuş ve reklam, katkı maddeleri ve saflık kriterleri, öz çözücüleri, hızla dondurulmuş gıda maddeleri, ışınlanmış gıdalara ilişkin düzenlemeler büyük ölçüde müktesebat ile uyumlu olduğu, tatlandırıcılar ve gıda ile temas halindeki maddelerine ilişkin mevzuat uyumunun tamamlanması gerektiği, bulaşanlara ilişkin müktesebatın temel gereklilikleri mevcut olduğu ancak, AB uygulamalarına tam uyum sağlanması için bazı değişikliklerin yapılması gerektiği, Aflatoksin’in önemli bir sorun olmaya devam ettiği, Gıda Maddelerinde Pestisit Kalıntılarının Resmi Kontrolü için Numune Alma Metodları Tebliği’nin yürürlüğe girdiği, özel beslenme amaçlı gıdalara ilişkin kuralların ulusal mevzuata aktarıldığı, Maden suları alanında uyumun ileri düzeyde olduğu, Resmi denetime ilişkin idari kapasite, gıda denetmenlerinin sayısının artırılması suretiyle iyileştirildiği belirtilmektedir.

AB İlerleme Raporu 2007 olumlu gelişmeler yanında, Gıda işletmelerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik hiçbir adım atılmadığı, Gıda işletmelerinin büyük bir çoğunluğu AB hijyen gereklilikleri ile uyum olmadığı, gıda katkıları, genetiği değiştirilmiş organizmalar ve yeni gıda ürünlerinde mevzuat uyumun tamamlanmadığı,?Yemlere ilişkin özel kurallar alanında ilerleme kaydedilmediği, Gıda ve yemin piyasaya sunulması alanında ilerleme kaydedilmediği, Bakanlığın birimleri ve kurumlar arasındaki yetki paylaşımının net olmaması nedeniyle ulusal mevzuata aktarma ve resmi denetimlerde sorunlarla karşılaşıldığı, AB müktesebatın gerektiği şekilde uygulanmasının temin edilmesi için idari kapasitenin daha fazla güçlendirilmesi gerektiği, hijyen paketlerinin ulusal mevzuata aktarılması işlemlerinin de bir an önce tamamlanmasını istemektedir.

Sonuçta, proje gerek Eşleştirme gerekse servis ve teknik yardım bileşenleri olsun Bakanlıkça yürütülen gıda denetim ve kontrol hizmetlerini önemli derecede güçlendirmiştir. Bunun yanında, 5179 sayılı Kanunun ve gıda konusunda teşkilat yapısının yeniden ele alınması gerekmektedir.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.