Gıda Hattı

Prof. Kürklü: "Denizli, modern seracılığın uyuyan devidir"

3 Eylül 2006, 22:27
Paylaş

Modern sera teknolojileri ve yatırım uzmanı, Antalya Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Kürklü, Denizli'nin modern seracılığın uyuyan devi olduğunu söyledi. Seracılığın genellikle ılıman iklime sahip ve iyi ışık alan bölgelerde en iyi şekilde yapıldığını söyleyen Kürklü, jeotermal enerjinin bulunduğu bölgelerin sera için iyi potansiyele sahip olduğunu, önemli olanın bölgeye göre yetiştirilecek bitkiyi ve teknolojik içeriği seçmek olduğunu belirtti.

Modern sera teknolojileri ve yatırım uzmanı, Antalya Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Kürklü, Denizli'nin modern seracılığın uyuyan devi olduğunu söyledi. Seracılığın genellikle ılıman iklime sahip ve iyi ışık alan bölgelerde en iyi şekilde yapıldığını söyleyen Kürklü, jeotermal enerjinin bulunduğu bölgelerin sera için iyi potansiyele sahip olduğunu, önemli olanın bölgeye göre yetiştirilecek bitkiyi ve teknolojik içeriği seçmek olduğunu belirtti.
Denizli'nin jeotermal enerji açısından potansiyelinin bilindiğini dile getiren Kürklü, jeotermal sudan elektrik enerjisi elde etmenin yanısıra, modern seracılık ve tarımsal kurutma amaçlı kullanılabileceğini anlattı. Denizli'nin güneş ışınımı ve diğer iklimsel veriler açısından modern seracılık yapılan İzmir'in Dikili ilçesinden pek farkı olmadığını belirten Prof. Kürklü, seracılıkta ısıtma giderleri modern bir seranın toplam işletme giderleri içerisinde yüzde 30, bazen daha yüksek bir paya sahip olduğunu anlattı.
Kürklü, "Özellikle Antalya'daki işletmeler mümkün olduğunca ısıtmayı az yapmaya çalışmakta, dolayısı ile sera içerisinde daha az bir gece sıcaklığını hedeflemektedirler. Örneğin bir domates bitkisinin minimum sıcaklık gereksinimi 18C civarındadır. Bu sıcaklığın daha aşağılarda tutulması kalite ve verimde düşüşlere neden olmaktadır. Oysa, Denizli'de jeotermal enerji sayesinde sera içi gece sıcaklığı daha yüksek tutulabilecek ve otomatik olarak Akdeniz bölgesinde ısıtma yapılan seralara kıyasla yüzde 30'lara varan bir işletme gideri tasarrufu söz konusu olacaktır. Sıkıntısız bir ısıtma, verime ve kaliteye de yansıyacaktır. Bu bölgedeki modern seralarda birim alandan Akdeniz bölgesinden daha fazla verim alınacağı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin özellikle modern tarım konusunda "Avrupa'nın uyuyan devi" olarak görüldüğünün altını çizen Kürklü, Türkiye'nin uyuyan ve uyuduğunun farkında olmayan bir dev olduğunu, özellikle Avrupa yaş sebze-meyve pazarının yüzde 60'ını elinde bulunduran İspanyolların yakın gelecekte en büyük rakip olarak Türkiye ve Polonya'yı gördüklerini ifade etti. Kürklü, "Ben de özellikle Denizli yatırımcısını "uyuyan dev" olarak görüyorum. Hatta "Denizli'li yatırımcılar neyin üzerine bastıklarını bir bilseler eminim her şey çok daha farklı olacak". Jeotermal açıdan Pamukkale, Akköy, Karahayıt, Buharkent fay hattına yakın bölgelerin son derece zengin olduğu bilinmektedir. Dolayısı ile, Pamukkale hariç, bu hatta yakın alanlar da modern seracılık açısından iyi başlangıç bölgeleridir. Ben Denizli'nin 20-25 yıl sonraki görüntüsünü Antalya-Kumluca yada İspanya-Almeria'ya benzetiyorum" şeklinde konuştu.
Şimdiye kadar zeminden üretime kadar 10'dan fazla modern sera işletmesinin kuruluşunda sorumluluk aldığına dikkat çeken Kürklü, "Bu yatırımda pazarlama sorunu yok, sera işletmesi kuran yatırımcı ilk yada ikinci yıl sonunda sera kendini ödemeden genelde ikinci bir sera yatırımı yaparak işletmesini büyütüyor, çünkü paranın kokusunu alıyor. Bir dekar modern seradan yılda yaklaşık 30 ton domates alınır. Ortalama fiyatla çarparsanız 24 bin avro eder. Bunun en az yüzde 40'ı net kardır, modern bir plastik sera kendisini yaklaşık üç yılda amorti ederken bu süre cam serada 6-7 yıla kadar çıkmaktadır" dedi.
Prof. Kürklü, ülkemizdeki seraların yüzde birinin bile modern sera olmadığını, dolayısı ile modern bir seranın sahip olduğu yüksek standartta (EUROPGAP) üretim yapılamadığını, gümrükten ilaç kalıntısı nedeni ile bazen ürünlerimizin geri döndüğünü dile getirdi. Kürklü, tek çözümün özellikle sanayicinin bu işe girerek, Türkiye'nin gelecek 50 yıllık tarımını şekillendirmeleri gerektiğini, ayrıca sanayideki kalite anlayışının aynısını tarıma da yansıtmaları gerektiğini ifade ederek modern seracığın 'bacasız yeşil sanayi' şeklinde algılanması gerektiğini sözlerine ilave etti.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.