Gıda Hattı

Pierre Auguste Renoir kimdir? Pierre Auguste Renoir hayatı

3 Aralık 2021, 16:05
Paylaş
Pierre Auguste Renoir kimdir? Pierre Auguste Renoir hayatı
Pierre Auguste Renoir kimdir? Fransa da bir dönemin en çok sevilen ismi olan Pierre Auguste Renoir hayatı ve hakkında tüm merak edilenler. Pierre Auguste Renoir biyografi araştırmasını gidahatti.com olarak sizler için araştırdık.

Pierre Auguste Renoir kimdir? Fransız ressam ve izlenimcilik akımının temsilcisi olan Pierre Auguste Renoir hayatı...

Pierre Auguste Renoir biyografi

doğum; 25 Şubat 1841; Limoges, Haute-Vienne

ölüm; 3 Aralık 1919, Cagnes-sur-Mer

mesleği; İzlenimcilik akımının başta gelenlerinden Fransız ressam.

Pierre Auguste Renoir hayatı
Gençliği

Pierre-Auguste Renoir 1841'de Limoges, Haute-Vienne, Fransa'da doğdu. Babası Léonard Renoir mütevazı bir terziydi, annesi Marguerite Merlet ise bir terzihanede çalışıyordu. Renoir yedi yaşına girdiği zaman 'Freres des Ecoles Chretiennes' adında rahiplerin yönettiği okula girdi. Burada okuma yazma ve aritmetik öğrendi. 1844'te Renoir'ın ailesi daha uygun beklentilerin arayışıyla Limoges’den ayrılarak, Paris'te Bibliotheque’de bir eve taşındı. Evlerinin Paris’ in merkezindeki d'Argenteuil caddesindeki konumu Renoir'ı Louvre'a yakınlaştırdı. Genç Renoir'in çizime doğal eğilimi olmasına rağmen şarkı söylemede daha çok yetenek gösterdi. Yeteneği, o sırada St Roch Kilisesi'nde koro şefi olan öğretmeni Charles Gounod tarafından desteklendi. Ancak oğullarının tutku ve yeteneğini fark etmesi ve ailesinin mali koşulları nedeni ile 1854 yılında on üç yaşında müzik derslerine ara veren Pierre Auguste Renoir, Fosses du Temple caddesinde bulunan atölyelerinde porselen süslemeciliği ile uğraşan Levy Kardeşler’in yanına çıraklık yapmak için okulu bırakmak zorunda kaldı.

Renoir, çalışmalarında yeteneğini göstermesine rağmen, sık sık konudan bıktı ve Louvre galerilerine sığındı. Fabrikanın sahibi çırağının yeteneğini fark etti ve bunu Renoir'in ailesine iletti. Bunu takiben Renoir, Ecole des Beaux Arts 'a girmeye hazırlanmak için dersler almaya başladı. Porselen fabrikası 1858'de mekanik yeniden üretim süreçlerini benimsediğinde Renoir öğrenimini desteklemek için başka yollar bulmak zorunda kaldı. Sanat okuluna kaydolmadan önce, ayrıca denizaşırı misyonerler için süslemeler ve fanların süslemelerini de resimlendirdi. Renoir, bu usta sanatçıların atölyesinde porselen tabakları resimleyerek işe başlamıştı. Kısa zamanda oldukça başarılı işler yapmaya başlayan Renoir, akşamları resim derslerini izlemek üzere Dekoratif Sanatlar ve Resim Okulu’na gidiyordu. Bu okulda yine kendisi gibi öğrenci olan Emile Laporte ile tanışarak yakın dostluk kurdu.

Pierre Auguste Renoir kimdir?
Pierre Auguste Renoir

1858 ilkbaharında Levy Kardeşler’in atölyesi oldukça zor anlar yaşamaya başladı. O sıralarda gelişmekte olan mekanik basım, el işçiliğiyle rekabet halindeydi. Makine artık el işçiliğinin yerini almaktaydı. Bu durumda Renoir da işsiz kaldı. Çok geçmeden, yelpazeleri resimleyen bir atölyede iş buldu. Büyük bir ustalıkla 18. yüzyıla ait taklidi resimler yaptı. Renoir olanca hızıyla çalışıyordu ve oldukça iyi kazanıyordu. Auguste Renoir düşünü gerçekleştirmeye yetecek kadar para biriktirmişti. Onun büyük düşü, resim sanatı ile uğraşmaktı.

Yaşadığı yer tipik bir 18. yüzyıl felsefesinin oluşturduğu kültürel bir ortamı yansıtıyordu. Orta sınıfın yaşamın tadını çıkardığı bir dönem ahlaki yapısı Renoir’in tablolarında da göze çarpıyordu. Özellikle sanatçı gençlik yıllarında bu ruh durumunun sevincini, mutluluğunu ve gevşekliğini yansıttı tablolarına.

Renoir, sanat hayatının daha ilk yıllarında Manet'nin üslubunu beğenmiş; bunu, Courbet'nin plastik ifade tarzı ve Delacroix’nın renk dünyası ile birleştirmiştir. Ne var ki hiçbir sanatçıya ve üsluba körü körüne bağlanmamıştır.

Yakın dostu Laporte'un önerisi üzerine Güzel Sanatlar Akademisi’ne girmeye karar veren Renoir, giriş sınavlarını büyük bir başarı ile kazanarak, 1862’de Paris'te Emile Signol ve Akşam adlı tablosuyla tanınan İsviçreli ressam Charles Gleyre ’in atölyesine girmeye hak kazanıp orada sanat eğitimine başladı. Bu atölyede sanatsal gelişimi açısından önemli rol oynayacak olan Alfred Sisley, Frédéric Bazille ve Claude Monet ile tanıştı.

Renoir 1863 yılında Salon’a “Peri ile Kır Tanrısı” adlı eserini sunmuş ancak resim reddedilmiştir. 1864’de ise Victor Hugo’nun “Notre Dame de Paris” adlı eserinden esinlendiği “La Esmeralda” adlı yapıtı sergiye kabul edildi.

Renoir, Gleyre’in atölyesinde geçerli olan sanat düşüncelerinin kendisinin ve arkadaşları Monet, Bazille, Sisley’e ne denli ters düştüğünü anlar. Bu nedenle 1863 ilkbaharında Güzel Sanatlar Akademisi’nden ayrılmak zorunda kalır. Atölyeden ayrılarak Fontainebleau Orman'nda açık hava resimleri "en plain air" yapmak üzere geleceğin empresyonistleri olan arkadaşlarının ardına takıldı. Renoir, burada açık renkler kullanmasını ve resmini daha aydınlık kılmasını öneren Virgile Narcisse Diaz ile tanışır. Renoir’in başka bir gün ise Gustave Courbet ile burada karşılaştığı bilinmektedir. Renoir’in bu dönem başlarında verdiği Atölye ve Cenaze Töreni gibi yapıtlarında Courbet etkisi sezilir.

1860'larda zaman zaman boya alacak kadar parası yoktu. Renoir, ilk başarısını 1868 Salonunda, o zamanki sevgilisi Lise Tréhot 'yi gösteren ' 'Lise with a Parasol' (1867) adlı tablosuyla elde etti.

Renoir 1864'te Paris Salon'da ilk kez resim sergilemeye başlasa da kısmen Fransa-Prusya Savaşının kargaşasının bir sonucu olarak yavaş tanındı.

1870 Savaşı sonuna kadar birçok kez Fontainebleau Ormanı’na gitmiştir. Bu arada arkadaşı Jules de Coueur’ün Marlotte’daki malikanesinde konuk olmuştur. Sanatçı burada birçok eserinde kendisine modellik yapan Lise Trehot ile tanışmıştır. Sanatçı Lise’in parkta, ayakta, çimenler üzerine oturmuş halde ya da dikiş dikerken birçok resmini yapmıştır. Renoir, Lise'in bazı portrelerinde özellikle resmi sergiye yolladıklarında geleneksel bir etkinin altında kalarak, koyu bir renk düzeniyle cilalı bir görünüş yaratıyordu. Renklerini (siyah, koyu yeşil, soluk mavi), hazırlama zeminin şeffaf bir şekilde bırakan verniklerle geniş alanlara yayıyordu. 1867 yılına kadar aydınlık resimden ayrılmadı. Konusunu doğrudan beyaz tuval üzerine uygulamak için ziftli hazırlamalara karşı çıkıp hematitten yararlandı. İlk portrelerinde zemini, ışığı şekillerin yardımıyla birleştiren mavi renklerle boyuyordu. Pre-Empresyonizm ile klasik akım arasında kendine özgü bir bağıntı kurmuştu.18 Temmuz 1870’te Almanya’nın Fransa’ya savaş açması, Renoir’in yaşamında birtakım değişikliklere neden oldu. Orduya katılan Renoir, önce Tarbes’de daha sonra Libourne’da savaştı. Libourne’dayken ciddi bir şekilde hastalanması üzerine Bordeaux’ya döndü. Hiç zaman kaybetmeden çalışmaya başladı ve birbirini anımsatan arkadaşı Rapha’nın sevgilinin portresi ve Lise Trehot’un Papağanlı Kadın adlı iki büyük portre yaptı.1871'deki Paris Komünü sırasında Renoir, Seine Nehri kıyılarında resim yaparken, bazı Komünardlar onu bir casus olduğunu zannedip nehre atmak üzereyken "Komün" lideri Raoul Rigault, Renoir'ı daha önceki bir olayda onu koruyan adam olduğunu fark etti.

1872 yılının ilk ayında Renoir, sanatsal ve kültürel yaşamın artık söz konusu olmadığı Paris kentinde Paul Durand-Ruel ile tanıştı. Empresyonistlerin büyük koruyucusu Paul Durand-Ruel sanatçının yapıtlarını satın aldı. Durand-Ruel’le ilişki kurduğu sıralarda “Cezayir Giysileri İçinde Parisli Kadınlar” ya da “Harem“ adındaki önemli bir kompozisyonunu bitirmek üzereydi. Bu yapıt 1872 Resmi Sergisi’nde sergilendi ama başarı elde edemedi.

1873'lere gelindiğinde Salon, renkleri kullanma yöntemi yüzünden sanatçının resimlerini yine reddetti. Ertesi yıl, 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri arasında Renoir, Monet ve başka sanatçılar bu sergiye almaşık yeni bir sergi düzenlemeye giriştiler. Bir yıl sonra, ilkbaharda Salon'un dışında yeni bir sergi açıldı. İzlenimcilerin ilk sergileri olan bu sergi, onları çok tatmin etmese de karamsarlığa da itmedi. Ancak ertesi yıl sergide izleyiciler bir açık arttırma sırasında o denli saldırganlaştılar ki sonunda araya polisin girmesi gerekti. Bu sergi, Paris’te fotoğrafçı Nadar’ın galerisinde düzenlenmişti. Renoir’ın altı tablo ve bir pastel gönderdiği bu sergi büyük bir başarı elde edemedi. Sanatçı bu sergide üç tablo satabildi.

1874'te Jules Le Cœur ve ailesiyle on yıllık dostluğu bitti ve böylece Renoir sadece dernekten kazandığı değerli desteği değil aynı zamanda Fontainebleau ve orman manzaralı mülklerinde kalma olanağını da kaybetti. Bu favori resim yerinin kaybı, konuların belirgin bir şekilde değişmesine neden oldu.

Son yılları ve hastalığı

Bu yapıtlarda sanatçı Esseyes’de bir bankın üzerinde oğlu Pierre’i emziren genç karısını taklit edilmesi olanaksız bir albeni ve doğallıkla canlandırmıştı. Karısının üzerinde mavi renkte bol bir etek ve başında hasırdan bir şapka bulunuyordu. Her şey yumuşatılmıştı: Anne ve çocuk, yaz güneşi altında olgunlaşmış meyveleri ya da dolu tohumları anımsatıyordu. Renoir bu tür boyama, pastel ve resimlerde tebeşir kullanmayı alışkanlık haline getirmişti. Aline’in ilk anneliği, bu dönemde sanatçının esinlendiği önemli konuydu.

Renoir, mesleğinin doruk noktasına ve sanatının en olgun dönemine ulaştığı sıralarda, 1900 yıllarına doğru amansız bir hastalığa yakalandı. Bu sanatçının hareket etmesine engelleyen ağır bir romatizmaydı. Ne var ki bu ağır hastalık, onun sanat çalışmalarını engelleyemedi. Tedavi olmak amacıyla Fransa’nın güneyine gitmeye kara verdi. Bir süre Fransa’da yaşadıktan sonra 1903 yılında Cagnes’ye kesin olarak yerleşti. 1915 yılında eşinin ölümü Renoir’de büyük üzüntü yaratmıştı. 1919 yılında Paris’e gitti. Burada Louvre Müzesi’nde bulunan La Caza Salonu’nda sergilenen Georges Charpetier’nin Portresi’ni görme sevincini tattı. Cagnes’ye dönen Renoir, yeniden çalışmaya başladı. Fakat bir gün Les Collettes Parkı’nda tablosunu boyarken soğuk aldı. Sağlık durumu iyice kötüleşen Renoir 3 Aralık 1919’da hayata gözlerini kapadı.

Katalog raisonné

Renoir'in çalışmalarından oluşan beş ciltlik bir "katalog raisonné" 1983 ile 2014 yılları arasında Bernheim-Jeune tarafından yayınlandı. Bernheim-Jeune hayatta kalan tek büyük sanat satıcısıdır. Renoir tarafından kullanılmıştır. Wildenstein Enstitüsü, Renoir'in çalışmalarının eleştirel bir kataloğunu hazırlıyor ancak henüz yayınlamadı. Picton Kalesi 'ndeki imzasız bir çalışmaya ilişkin bu iki kuruluş arasındaki bir anlaşmazlık Fake or Fortune televizyon dizisinin dördüncü sezonundan ikinci bölümün merkezindeydi.

Ölüm sonrası baskılar

1919'da ünlü bir sanat tüccarı olan Ambroise Vollard, 1000 nüsha halinde Renoir'in yaşamı ve eserleri üzerine "La Vie et l'Œuvre de Pierre-Auguste Renoir" adlı bir kitap yayınladı. 1986'da, Vollard'ın mirasçıları bakır plakaları, genellikle elle sulu boya aşındırma ile yeniden basmaya başladı. Bu baskılar plakada Renoir tarafından imzalanır ve alt kenar boşluğuna "Vollard" kabartılır. Numaralandırılmamış, tarih atılmamış veya kalemle imzalanmamışlardır.

Ölümünden sonra yapılan satışlar

"Bal du moulin de la Galette" 'in küçük bir versiyonu 17 Mayıs 1990 Sotheby's New York'ta 78.1 milyon dolara satıldı.

2012'de Renoir'in "Paysage Bords de Seine" 'i müzayedede satışa sunuldu ancak resmin 1951'de Baltimore Sanat Müzesi' nden çalındığı keşfedildi. Satış iptal edildi.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.