AramaArama
Gıda Hattı

Perakendecilere “Doğanın korunmasında görev alın” çağrısı!

13 Nisan 2018, 14:04
Paylaş
Perakendecilere “Doğanın korunmasında görev alın” çağrısı!

Bu yıl 10’uncu kez "Çevre" gündemi ile kapılarını açan Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) Konferansı kapsamında, gezegenimizin geleceğine dair iki önemli başlık olan suyumuzun yeterliliği ile toprağımızın sağlığı masaya yatırıldı. Yapılan oturumda, toprakla tüketici arasındaki en önemli aracı olan perakendecilerin tüketiciye vereceği bilinçli tüketim mesajlarının “çok kritik” olduğunun altı çizildi.

Perakende sektörünün paydaşlarını bir araya getiren Uluslararası Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) Konferansı ve Fuarı'nda gezegenin sürdürülebilirliği, çevre, tarım, gıda erişimi konusunda geleceğimizi tehdit eden unsurlar masaya yatırıldı.

“Doğa bizi koruyamayacak düzeye ulaştı”

Panelin moderatörlüğünü üstlenen TV program yapımcısı ve yönetmen Güven İslamoğlu, doğa insanlarının her şeye karşı oldukları yönündeki iddialara, "Biz her şeye karşı değiliz. Mesela bizler enerjiye karşı değiliz. Enerjinin yerine karşıyız. Plastik şişelere karşı değiliz. Plastik şişelerinin yere düşmesine karşıyız" karşılığını verdi. İslamoğlu, şöyle devam etti:

“Doğa öyle bir hale geldi ki, bizi koruyamayacak düzeye ulaştı. Avrupa Birliği yaptığı hataları gidermeye, gemisini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Doğasında o kadar çok kayıplar verdiler ki, farkına varıp korumaya çalışmaya başladılar. Biz de kalkınıp büyüyoruz ama çevre konusunda AB'nin hatalarını yapıyoruz.

Son zamanlardaki en büyük sorun çöp. İnsanlar bir şey gözünün önünden kaybolduğunda temizlendiğini sanıyor. Doğaya atılan çöpler, tarım alanlarına, su kaynaklarına gidiyor. Farkında değiliz ancak sağlığımızdan oluyoruz. Gelecekte gezegenimizin en büyük sorunu enerji değil, sağlık olacak. Önümüzdeki yıllarda gerekli önlemler alınmazsa sağlık giderlerinin yüzde bin 200 artması bekleniyor.”

“Gezegen her alanda alarm veriyor”

“Gezegenin sürdürülebilirliği için bazı şeyleri doğru yapmaya başlamamızın zamanı geldi de geçiyor" diyen Good4Trust.org'nin kurucusu ve kışkırtıcısı Dr. Uygar Özesmi ise şunları söyledi:

“Allah yaptıklarımızın hesabını ciddi bir şekilde soruyor. Galiba kendimizi bu noktaya getirmemizin nedeni, farkındalığa sahip olmamamız. Sularımızı, havamızı kirletiyoruz. İçimize soluduğumuz temiz hava her geçen dakika azalıyor. Havaya ne yapıyoruz? Kömürlü termik santrallerle, fosil yakıtlarla, petrolü, kömürü, doğalgazı yakıp; sürekli karbondioksit salıp, atmosferin kimyasını değiştiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda atmosferdeki karbondioksit oranı 280 ppm'di. Bugün 400 ppm'i aşmış durumdayız.

1860'tan günümüze kadar ortalama hava sıcaklıkları 1,1 derece artmış. Ortalamada 1,1 derece, ekstremlerde 7 ila 10 derece artışa neden oluyor. Böyle devam edersek 2050'ye geldiğimizde ortalama sıcaklıklar 2,8 derece artacak. Şubat 2050'de dış ortam hava sıcaklığı 70 santigrat dereceye ulaştığında ne yapacağız? Felaket tellalı olmak istemiyorum ama dışarıda doğa, kuş kalmadıktan sonra nasıl yaşayacağız? Gezegen her alanda alarm veriyor. Hayvanlardaki azalış, şu anda jeolojik zamandakinin bin katı. Yani 1 milyon yıl önce canlıların yok oluş süreci bugün bin kez daha fazla. Bunun nedeni hepimiziz.”

plastik-poset-gidahatti“Pet şişe kapağı kuşun midesinden çıkıyor”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 'Atık Yönetmeliği' kapsamında marketlerde poşetlerin 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren parayla satılacak olmasına değinen TEMA Vakfı Genel Müdürü Oben Akyol ise “Tüketiciler alışverişlerde plastik alışveriş poşetleri için para ödemek istenmiyor deniyor. Burada önemli olan poşeti kullanırken maliyeti değil. Doğayı anlayabilmek için bütünsel bakmamız gerekiyor. O plastik poşet toprak, o plastik poşet su. Pet şişe kapağını attığımızda kuşun midesinden çıkıyor. Eko sistemimizi doğru anlamamız gerekiyor” dedi.

“Toprağa hoyratça davranılıyor”

Konuşmasında iyi tarım ve kırsal kalkınma konularına da değinen Oben Akyol, şunları kaydetti:

“Doğaya çıktığımızda, toprağa hoyratça davranılıyor. Çok kimyasal kullanılıyor. Doğa özelindeki en büyük tahribat yoksulluktan geliyor. Yoksul bir kırsal alanın mutlaka öncelikleri farklı olacaktır. TEMA'nın gelir seviyesini ve verimliliği artırmak için belli projeleri var. Gaziantep'teki fıstık projesi en iyi örneklerden. Herkesin yapabileceği çok şey var. Bugünden bir yerinden tutarsanız, önemli şeyleri değiştirebilirsiniz.

Yine örnek vermem gerekirse çabucak çay almak için kimyasal gübre kullanımı ile toprağı bitiriyoruz. Bakınız Türkiye'ye dışarıdan gelen çay pazarı her geçen gün artıyor.

Kırsal kalkınmayı bilinçli tarım, sürdürülebilir tarım ile gerçekleştirebiliriz. Yarını olmayan en pahalı şey toprak. Buradan perakendecilere söyleyebileceğimiz en önemli şey, sizler o toprakla tüketici arasında en önemli aracılarsınız. O noktada çok önemli göreviniz var. Üretici ve tüketici arasında sürdürülebilir tarıma, aşırı ilaçlamaya mutlak dikkat çekilmeli. TEMA olarak birlikte projeler yapabiliriz.”

market-kasa-gidahatti“Perakendecilerin vereceği mesajlar çok kritik”

İstatistiklere göre Türkiye'de 1 kişinin ağırlığının 6-7 katı çöp ürettiğini, bu rakamın yıllık 440 kilogram yaptığına dikkat çeken ÇEVKO Vakfı Kamu ve Dış İlişkiler Müdürü Alphan Eröztürk ise “81 milyon nüfusla yılda 35 milyon çöp üretiyoruz. Eğer çevreden, atıklardan konuşuyorsak, miktar olarak bunun farkında olalım. Kamuoyunda genel kanı çöplerin geri kazanılabilir olmadığı yönünde. 1991 yılından bugüne özellikle ambalaj atıklarının sağlıklı bir şekilde geri kazanılması için yerel yönetimler ve lisanslı şirketlerle önemli çalışmalar yürütüyoruz. Tüm ambalaj gruplarında ciddi bir geri dönüşüm, geri kazanım sanayii var. Geliştirilmesi gereken konu, ambalaj atıklarının ayrı toplanılması.” dedi.

“Atmak günah’ diyoruz ama atıyoruz”

İsraf konusunda da uyarılarda bulunan Eröztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyadaki veriler her yıl üretilen gıdanın 3'te birinin çöpe gittiğini gösteriyor. Böyle devam edersek gelecekte açlık, kıtlık var. Geleceğimiz karanlık. Türkiye'ye baktığımızda 'Atmak günah' dediğimiz, zaman zaman ağaca astığımız, çöpe attığımız ekmeklerin adedi günde 6 milyon.

Tüketimin olduğu noktada perakendenin önemi büyük. Tüketiciye vereceği bilinçli tüketim mesajları çok kritik. Atıklar elbette ortaya çıkacaktır. Ancak perakendeci müşterisine 'Sorunlu bir şekilde tüket' demeli. Atık konusunda poşet konusu da çok hassas. Dünyada yılda 1 trilyon adet poşet kullanıyoruz. Burada önemli olan malzemenin cinsinden ziyade, tüketimin büyüklüğü. Eğer biz böyle devam edersek, tükettiğimizi en uygun şekilde ayırmazsak, atık üretirsek, denizdeki plastik partikül sayısı balıklardan fazla olacak.

Bu noktada yine perakende tarafında benimsenmesi, sahiplenilmesi gereken alanlar var. Başlangıç olarak marketlerin sıfır atık marketlere dönüştürülmesi, bunun hedeflenmesi önemli. Bugüne kadar çevre kirliliği belki yanlış anlatıldı. Dünyamız tehlike altında gibi anlatıldı. Dünyamızda, biz de tehlikedeyiz. Doğayı, kendimizi daha çok korumak istiyorsak yapılması gereken tek şey var az tüketmek.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.