AramaArama
Gıda Hattı

Orman yangınlarında hangi iddialar ortaya atıldı? 6 Ağustos dünya genelinde devam eden yangınlar!

6 Ağustos 2021, 14:19
Paylaş
Orman yangınlarında hangi iddialar ortaya atıldı? 6 Ağustos dünya genelinde devam eden yangınlar!
Orman yangınlarında hangi iddialar ortaya atıldı? 6 Ağustos dünya da devam eden yangınlar! Bir haftayı aşkın süredir ülkemizde devam eden yangınlar ülkeyi yasa boğarken, dünya genelinde de önlenmesi zor orman yangını haberleri birbiri ardına geliyor. İşte ülke ülke devam eden orman yangınlarında son durum…

Orman yangınlarında hangi iddialar ortaya atıldı? 6 Ağustos dünya da devam eden yangınlar! Bir haftayı aşkın süredir ülkemizde devam eden yangınlar ülkeyi yasa boğarken, dünya genelinde de önlenmesi zor orman yangını haberleri birbiri ardına geliyor. İşte ülke ülke devam eden orman yangınlarında son durum…

Türkiye’yi saran yangın felaketi devam ederken, başta İtalya, ABD ve Kanada olmak üzere birçok ülke, orman yangılarıyla mücadele ediyor. Küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle giderk artan yangın felaketlerine ilişkin yeni bir rapor, Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi tarafından yayınlandı. Rapora göre 2021 yılında dünya genelinde çıkan yangınlarda milyonlarca hektar ormanlık alan yandı.

 

Dünya genelinde Avrupa, ABD, Rusya Meksika, Kanada ve Orta Doğu ülkeleri başta olmak üzere 2021 yılı içerisinde meydana gelen yangınlardan milyonlarca hektar ormanlık alan etkilenirken, aktif yangınlarda mücadele devam ediyor.

Avrupa'da ve çevresindeki ülkelerde çıkan orman yangınlarına yönelik uydu görüntülerini ve yangın verilerini paylaşan Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'ne (EFFIS) göre, Avrupa'da yalnızca 2021 yılı içinde yüzbinlerce hektarlık alan yandı. EFFIS'in verilerine göre, 2021 yılında 43 ülkede toplamda bin 831 orman yangını meydana gelirken, 433 bin 700 hektarlık alan yandı.

Verilere göre, bu yıl içinde Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bin 74 yangının meydana geldiği ve 190 bin 595 hektar alanın yandığı, AB üyesi olmayan Avrupa ülkelerinde ise 537 yangının meydana geldiği ve 185 bin 805 hektar alanın yandığı belirtildi. EFFIS'in Avrupa'nın komşuları olarak ele aldığı 9 Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkesinde ise 146 yangının meydana geldiği ve toplamda 57 bin 300 hektar alanın yandığı belirtildi.

Günlerdir devam eden orman yangınları, tüm Türkiye'yi kahretti. Yangınla mücadelede 8. güne girilirken, ekipler gerek havadan gerekse karadan canla başla tüm faaliyetlerini sürdürüyor.

İlk olarak 28 Temmuz'da Antalya'nın Manavgat ilçesinde başlamasının ardından 39 ilde 174 noktaya yayılan yangınların 160 tanesi söndürülürken alevlerle mücadele devam ediyor.

Türkiye'nin yüreğini yakan yangınların benzeriyse, eş zamanlı olarak tüm dünyada devam ediyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle dünyanın birçok ülkesinde kırmızı alarm verilmişken İtalya, Yunanistan, ABD ve Afrika'nın birçok bölgesi de alevlerle mücadele ediyor. İşte ülkelerdeki son durum…

Nasa canlı görüntülüyor

Beş ayrı ilde süren 10 yangın için çalışmalar sürerken dünya genelinde de devam eden yangınlar, küresel alarm seviyesini de üst sıralara çıkardı. İtalya, Yunanistan, Rusya ve ABD başta olmak üzere onlarca ülke, benzer şekilde yangınlarla mücadeleyi sürdürüyor.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi'nin (NASA) kurduğu, Yangın Bilgilendirme ve Kaynak Yönetimi Sistemi (FIRMS) isimli veri tabanı, uyduları kullanarak dünyanın dört bir yanındaki yangınları takip ediyor.

FIRMS'de yer alan bilgilere göre güney İtalya, kuzey Yunanistan, Rusya'nın Sibirya bölgesi ve ABD'de büyük çaplı yangınlar devan ediyor.

İşte dünya genelinde devam eden yangınlarda son durum

Buraya tıklayarak dünya genelindeki yangınları gösteren canlı haritayı izleyebilirsiniz.

Haritada diğer ülkeleri bularak, oradaki aktif yangınları da izleyebilirsiniz.

Buraya tıklayarak da Türkiye'deki yangınları gösteren canlı haritayı izleyebilirsiniz.

Yalnız Türkiye değil, dünya yanıyor. 40 ülkede yangınlar var

Türkiye’de Manavgat’ta başlayıp ülkenin her bölgesindeki 17 ilde 100’e ulaşan orman yangınları dünyanın da yaşadığı sorun.

NASA yangın haritasını paylaştı

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), dünya genelini kasıp kavuran orman yangınlarına ilişkin uydu haritasını paylaştı.

NASA'nın Yangın Bilgilendirme ve Kaynak Yönetimi Sistemi FIRMS'e göre 40'tan fazla ülkede alevlerle mücadele edilirken, son 7 günde en fazla orman yangını Angola, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Zambiya, Güney Afrika, Tanzanya, Mozambik gibi Afrika'nın güneyindeki ülkelerde ve Brezilya, ABD, Şili, Peru ve Paraguay'da görüldü.

Avrupa'da ise özellikle İtalya, Yunanistan ve İspanya gibi Güney Avrupa ülkelerinin alevlerle boğuştuğu göze çarptı. Avrupa ülkelerinde farklı boyutlardaki yangınlar en az 1 haftadır sürerken,Rusya’nın kuzeyi de Temmuz ayının ortasından bu yana alevlere teslim oldu.

Ayrıca Ukrayna'da da orman yangınları görüldü. Ayrıca Arjantin, Bolivya, Venezuela, Meksika, Zimbabwe, Namibya, Uganda, Botswana, Nijerya, Belarus, İran, Kuveyt, Çin, Vietnam, Endonezya, Avusturya, Japonya, Güney Kore ve Madagaskar'da şu anda ufak çaplı da olsa orman yangınları ile mücadele sürüyor.

NASA haritasına göre; Türkiye, Angola, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Zambiya, Güney Afrika, Tanzanya, Mozambik Brezilya, ABD, Şili, Peru, İtalya,Yunanistan, İspanya, Rusya Arjantin, Bolivya, Venezuela, Meksika, Zimbabwe, Namibya, Uganda, Botswana, Nijerya, Belarus, İran, Kuveyt, Çin, Vietnam, Endonezya, Avusturya, Japonya, Güney Kore, Madagaskar’da yangın var.

15 Ülke de yangınlar sürüyor

EFFIS'in orman yangınlarına ilişkin uydu görüntülerine göre, şu anda Avrupa'nın en az 15 ülkesinde aktif olarak farklı ölçeklerde yangınlar sürüyor. Aktif orman yangınlarının en fazla İtalya, Romanya, Bulgaristan ,Ukrayna , Arnavutluk, Türkiye 'de görüldüğü belirtildi. Son 7 gün içindeki aktif yangınlardan en çok etkilenen ülkeler arasında ise İtalya, İspanya, Fas, Cezayir, Yunanistan gibi Akdeniz kıyısındaki ülkeler yer aldı.

EFFIS'in 2021 yılı içindeki verilerine göre, en fazla orman yangınlarının meydana geldiği ülkeler arasında sırasıyla İtalya, İspanya Fransa, Portekiz, Bosna Hersek, Türkiye, Romanya, Kıbrıs, Hırvatistan ve Bulgaristan yer aldı.

Yunanistan

Türkiye ile benzer şekilde yangınlarla boğuşan Yunanistan'da da tehlikenin boyutunun arttığı bildirildi. Başkent Atina'da yerleşim yerine ulaşan alevler nedeniyle büyük panik yaşanıyor. Son yıllardaki en yüksek hava sıcaklıklarını kaydeden Yunanistan'da termometreler 42 dereceye ulaşmış durumda.

Ülke basınından gelen haberle göre Atina'nın dış kesimlerdeki yerleşim yerlerinde binlerce kişi, alevler ve duman nedeniyle evlerini boşaltıyor.

Arabalar ve motorlarla kaçmaya başlayan binlerce kişinin, başkentte sığınacak bir yer bulmak üzere yola koyulduğu da gelen bilgiler arasında.

Marousi Belediye Başkanı George Patoulis yaptığı açıklamada yangını kontrol altına almakta zorlandıklarını söyledi. Sıcak hava nedeniyle bölgedeki yeşil alanların çok kuru olmasının, alevleri güçlendirdiğini söyleyen Patoulis, koşulların çok zorlu olduğunu ifade etti.

İtalya

İtalya'nın güneyinde geçtiğimiz hafta başlayan yangınlar, tüm söndürme çabalarına rağmen devam ediyor. Başta Sicilya ve Sardunya adası olmak üzere 250'den fazla noktada çıkan yangınların çoğu kontrol altına alınırken, yerleşim yerlerine yaklaşan alevler nedeniyle tahliyeler de sürüyor.

EFFIS'in 2021 yılı rakamlarına göre, şu ana kadar İtalya'da 298 orman yangının çıktığı ve yangınlar nedeniyle 76 bin 388 hektar alanın yandığı belirtildi. İtalya'da 2008 yılından bu yana çıkan yangınların yıllık ortalamasının 224 olduğu belirtildi.

İtalya'da çıkan orman yangınlarına ilişkin haberlere göre, Cumartesi günü Sicilya daki Catania kasabası civarında çıkan yangın büyüyerek yerleşim yerlerine ulaştı. İnsanlar bölgeden tahliye edildi. 50'si Catania'da olmak üzere Sicilya adasındaki itfaiye ekiplerinin 24 saat içinde yangınla ilgili 250 operasyon yürüttüğü bildirildi. Yerel basında çıkan haberlere göre 40 dereceye kadar çıkan sıcaklıkla birlikte rüzgar esintisi yangını şiddetlendirdi.

İtalya'da aktif olarak devam eden Sardunya Adası'ndaki yangınlarda ise şu ana kadar bin 500 kişinin tahliye edildiği ve 20 bin hektardan fazla alanın yandığı belirtildi. EFFIS'in uydu görüntülerine göre Sardunya Adası'ndaki yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığı ancak adanın bazı bölgelerinde yangının halen aktif olduğu kaydedildi.

Özellikle tatil yerlerini tehdit eden yangınlar nedeniyle tahliye emri veren İtalyan İçişleri Bakanlığı, son 24 saat içinde Sicilya'da 200'ün üzerinde müdahale gerçekleştiğini aktardı.

İtalyan basınında çıkan haberlere göre, ülkenin doğusunda bulunan Abruzzo bölgesindeki Pescara kentinde de, yangın nedeniyle kırmızı alarm verildi.

Tatilcilerin yoğun olduğu bölgede alevlerin yerleşim yerlerine ulaşmasının ardından tahliye çalışmaları başladı. Pescara Belediye Başkanı Carlo Masci bölgede meydana gelen tahribatın çok büyük olduğunu açıkladı. Yangından etkilenen 30 kişiyse tedavi altına alındı.

İspanya

EFFIS'in orman yangınlarına ilişkin verilerine göre İspanya'da 2021 yılı içinde 222 yangının meydana geldiği, toplamda 38 bin 224 hektar alanın yandığı belirtildi. İspanya'da 2008 yılından bu yana orman yangını ortalamasının 168 olduğu belirtildi.

Geçtiğimiz hafta Katalonya özerk bölgesinde çıkan orman yangınında 24 saatten kısa bir sürede bin 200 hektardan fazla alanın yandığı belirtildi. 400 kişinin meydana gelen yangın nedeniyle tahliye edildiği aktarıldı.

ABD

ABD'nin Kaliforniya eyaletinde süren yangınların boyutu da giderek tırmanıyor. Sıcak hava dalgalarının geri gelmesiyle şiddetlenen yangınlarda itfaiye ekipleri, ormanlık alanlarda bulunan yerleşim yerlerine öncelikli olarak müdahale etmeye başladı. Çarşamba günü itibarıyla kırmızı alarmın verildiği eyalette Perşembe ve Cuma günleri için de kritik uyarısında bulunuldu.

Aynı anda 82 büyük yangın

ABD, çoğunluğu batıda olmak üzere 82 büyük ölçekli orman yangını aynı anda söndürmeye çalışıyor. Ülke tarihinin en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Kaliforniya eyaletindeki yangınlarda çok sayıda evin zarar gördüğü, eyaletin pek çok noktasında acil durum ilan edildiği bildirildi.

Kaliforniya’da Tamarack yangını 27 gündür, Dixie yangını 17 gündür söndürülmeye çalışılırken, ülkedeki en büyük orman yangın olduğu belirtilen Oregon eyaletindeki Bootleg yangını ise 25 gündür kontrol altına alınamıyor.

Oregon eyalet yetkilileri, hafta başında yaptıkları açıklamada yangının 500’den fazla binayı yok ettiği ancak 2 binden fazla itfayecinin yangının ancak yüzde 53’ünü kontrol altına alabildiği kaydedildi.
Sadece Bootleg’de şimdiye kadar New York kentinden daha büyük bir alanın kül olduğu belirtiliyor. ABD’de bu yılki orman yangınlarında 1.5 milyon hektara yakın bir alanın yok olduğu belirtiliyor.

Yapılan resmi açıklamada şimdiye dek 15 bin kişinin yangın nedeniyle tahliye edildiği bildirildi.

Ülkenin güney kısımları dışında Kaliforniya'nın kuzeyinde bulunan Oregon eyaletinde de tehlikenin devam ettiği belirtildi.

Oregon'da 1900 yılından bu yana görülen en büyük üçüncü yangın olan Bootleg adı verilen yangında şimdiye dek 161 ev küle döndü.

2 bin 200 yangın görevlisinin müdahalede bulunduğu Bootleg, şiddetini şimdilik azaltmış görünse de yetkililer, yangının yeniden şiddetlenebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Oldukça şiddetli olduğu belirtilen Bootleg yangınının görgü tanıkları, kuru ormanda alevleri adeta bomba gibi patladığını belirtiyor.

ABD Ulusal Kurumlar Arası Yangın Merkezi, batı yakasında devam eden orman yangınlarında 1.8 milyon dönümlük alan yandığını belirtirken yalnızca Oregon'da 400 bin dönümden fazla alanın kül olduğu belirtildi.

Montana eyaletinde 18 gündür söndürülmeye çalışılan Alder Greek yangınında da yaklaşık 3 bin hektarlık alan ve 200'den fazla ev zarar gördü. Son 24 saat içinde 25'ten fazla büyük yangının gerçekleştiği eyalette geçtiğimiz haftadan bu yana binlerce hektarlık alan tamamen yandı.

Raporda 2021 yılı boyunca ülkede toplamda 37 bin 803 orman yangını kaydedildiğini ve bu yangınlarda toplam 3 milyon 14 bin 811 hektar alanın zarar gördüğü bildiriliyor. Ayrıca raporda halka özellikle açık alanlarda zaman geçirirken orman yangınlarına karşı daha dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunuldu.

Rusya

Rusya Federasyonu Federal Orman Ajansı, yaptığı son dakika açıklamasında 222 noktada toplam 1 milyon 71 bin 845 hektar alanda orman yangınlarının devam ettiğini belirtti.

Ülkenin doğusunda yaşanan yangınlarda son 24 saatte 40 noktadaki yangınların kontrol altına alındığı belirtilirken, alevlerle mücadelede 5 binden fazla kişinin yer aldığını vurguladı.

Ülkenin Sibirya bölgesinde geçtiğimiz haftalarda başlayan yangınlarda bugüne kadar yaklaşık 1,3 milyon hektar ormanlık alan küle döndü.

Rusya'nın Sibirya bölgesindeki Yakutistan'da geçtiğimiz Temmuz ayı ortalarında başlayan orman yangınları devam ediyor. Yüzde 80'i ormanlık alanlarla kaplı olan Yakutistan'daki yangın söndürme çalışmalarına Rusya Acil Durumlar Bakanlığı'na bağlı 2 bin 250 personelin yanı sıra 284 yangın söndürme aracı katıldı. Hala ek kuvvetlerin gönderilmeye devam edildiği Yakutistan'da Temmuz ayı itibariyle 163 ayrı noktada yangın çıktı. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı tarafından 163 yangından 138'inin hala devam ettiği ve bu bölgelerde yangınlara karşı mücadele edildiği aktarıldı. Kırsal bölgelerde ilerleyen yangın nedeniyle de birçok hayvan telef oldu.

Sibirya'daki orman yangınlarıyla ilgili Rusya tarafından bilgiler devamlı olarak güncellenirken yangınlarda şuana kadar can kaybı yaşanmadığı, alevlerden ve dumanlardan etkilenenlerin ise hastanede tedavilerine devam edildiği öğrenildi.

Rusya'daki orman yangınlarında şuana kadar 1.4 milyon hektarlık alanın tamamen yandığı açıklanırken hala devam eden yangınlarla birlikte bu rakamın 1 buçuk milyon hektarlık alanı aşması bekleniyor. Yangınların Rusya'daki yerleşim alanlarına sıçramaması için tüm yangın noktalarında acil durum ilan edildi. Rusya İçişleri Bakanlığı, çıkan yangınlarla ilgili henüz bir sabotaj bulgularına rastlanılmadığını açıklarken yangınların büyük çoğunluğunun bilinçsizlikten ve aşırı sıcaklardan dolayı çıktığı tahmin ediliyor.

Geçtiğimiz yıl Yakutistan bölgesinde çıkan orman yangınlarında 5 milyondan fazla ormanlık alan tamamen küle döndü.

Kanada

Kanada'da her yıl mevsimsel olarak yaşanan orman yangınları bu sene aşırı sıcaklar nedeniyle etkisini daha da arttırdı. Geçen yıllara kıyasla bu seneki yangın sayılarının ve yoğunluğunun daha fazla olduğu belirtiliyor. Kanada Kurumlararası Orman Yangını Merkezi'nden (CIFFC) alınan verilere göre, 28 Temmuz itibariyle, farklı illerde 228 aktif yangın tespit edildi ve bu sayının 172'si kontrol altına alındı. Ülkenin British Columbia, Ontario, Alberta, Saskatchewan ve Manitoba eyaletlerinde bu sene yaklaşık 4 bin 800 yangın tespit edilirken, 2 milyon 700 bin hektarlık alan ise yangından etkilendi.

Uzmanlar, yangınların artmasında iklim değişikliğinin, aşırı sıcaklıkların ve yağış yetersizliğinin etkili olduğunu söylerken Toronto Üniversitesi Ormancılık ve Koruma Enstitüsü'nden profesör David Martell, yıllar içinde kuru iklimin ve yoğun iğne yapraklı bitki örtüsünün orman yangınlarına karşı duyarlı hale geldiğini aktardı.

Öte yandan, Kanada'nın British Columbia eyaletinde orman yangınlarının sayısı yaz başından itibaren toplamda 245'e ulaşırken yetkililer, daha fazla yangına yol açabilecek potansiyel yıldırım düşmesi tehlikesi nedeniyle endişeli olduklarını dile getirdi.

Fransa

EFFIS'in verilerine göre, Fransa'da bu yıl 198 yangının meydana geldiği ve 22 bin 807 hektarlık alanın yandığı kaydedildi. Uydu görüntülerine göre yangının büyük ölçüde söndürüldüğü Fransa'da, şu anda iki farklı bölgede küçük boyutlu orman yangını görülüyor.

Öte yandan, geçtiğimiz hafta Fransa'nın güneyinde bulunan Aude bölgesindeki orman yangınında 900 hektarlık bir alanın yandığı ve itfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen yangının tamamen kontrol altına alınamadığı bildirilmişti. Basında yer alan haberlere göre bölgedeki yangının sigara izmariti nedeniyle çıktığından şüpheleniyor.

Portekiz

Verilere göre, Portekiz'de 2021 yılında 152 yangın meydana geldi ve 14 bin 668 hektar alan yandı. Basındaki haberlerde, geçtiğimiz haftalarda ülkenin güneyinde bulunan Monchique bölgesinde başlayan orman yangınının Portimao ilçesine kadar indiği ve yangında 2 bin hektarın kaybedildiği belirtildi. Portimao Belediye Başkanı Isilda Gomes, yangının "dikkatsiz kişiler nedeniyle" çıktığını söylemişti.

Arnavutluk

Balkan ülkelerinden olan Arnavutluk'ta yangınlar etkisini sürdürüyor. Uydu verilerine göre ülkenin güney batı bölgelerinde farklı ölçeklerde aktif yangınların olduğu kaydedildi. Ülkedeki 2021 yılı içindeki orman yangını verilerine göre, 35 yangın meydana geldiği ve 5 bin 460 hektar alanın yandığı belirtildi.

Balkan ülkelerinden olan Hırvatistan'da orman yangını verilerine göre 2021 yılında 54 yangın meydana geldi ve 5 bin 664 hektar alan yandı.

Ukrayna

Verilere göre, Ukrayna'da 36 orman yangını meydana geldiği, 12 bin 539 hektar alanın yandığı belirtildi. Uydudan alınan görüntülere göre ülkenin özellikle güney doğu kısımlarında olmak üzere yangınların devam ettiği kaydedildi.

Lübnan

Lübnan'ın kuzeyindeki Akkar bölgesinde yer alan ormanlık alanlarda Çarşamba günü başlayan yangınlara müdahale devam ediyor. Çam, meşe, zeytin ve meyve ağaçlarının bulunduğu Kobayat'ta başlayan orman yangınları, Bekaa Vadisi'ne kadar ulaştı. Alevlerin Suriye sınırındaki bölgelerine de yayıldığı belirtildi. Yangınların yerleşim bölgelerine ulaşması sonucu evler tahliye edilirken dumandan etkilenenler ise hastanelere kaldırıldı. Sivil savunma ekipleri, hava kuvvetlerine ait helikopterler ve Lübnan ordusuna bağlı birimler tarafından yangınlara müdahale edildiği ve bir çok noktada yangınların kontrol altına alındığı öğrenildi. Yangın söndürme çalışmalarına katılan 16 yaşındaki Amin Melhem'in hayatını kaybettiği belirtildi. Yüksek sıcaklık ve rüzgar nedeniyle hızla yayılan yangınlar sonucu yaklaşık 5 bin hektarlık alanın küle döndüğü bildirildi.

Meksika

Meksika Ulusal Ormancılık Komisyonu (CONAFOR) tarafından 29 Temmuz 2021 günü yayınlanan rapora göre 2021 yılında ülke genelinde toplam 6 bin 405 orman yangını kaydedildi. Çıkan orman yangınları sonucu toplamda 571 bin 727 hektar yeşil alan yangından zarar gördü. Herhangi bir aktif orman yangına değinilmeyen raporda yangınların çıkış sebebi de belirtilmezken basında yer alan haberler ülkede çıkan her 10 orman yangınının 9'unun insan kaynaklı olduğunu ifade etti.

Romanya

AB üyesi ülkelerden Romanya’nın başkenti Bükreş’in de bulunduğu güney bölgesi ve özellikle Bulgaristan sınırı da kırmızı noktalarla gösteriliyor.

Romanya’nın komşuları Moldova ve Ukrayna’da da orman yangınları sürüyor.

Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi’ne (EFFIS) göre, İtalya’nın yanı sıra Fransa ve Romanya'da da yanan alan bakımından şimdiden 2008-2020 ortalaması geçilmiş durumda.

İtalya’da bu sene 53 bin 797 hektar alan yanarken, 12 yılın ortalaması 40 bin 781 olarak kaydedildi. Fransa’da 22 bin 807 hektar yanarken, önceki yılların ortalaması 9 bin 283’tü. Romanya’da da aynı şekilde bu sene 18 bin 620 hektar alan yanarken, 12 yılın ortalamasının verisinin 16 bin 82 hektar olduğu belirtiliyor.

Aynı sitede, AB üyesi olmayan ülkeler arasında Bosna Hersek’in de 25 bin 583 hektar alanı yangında kaybettiği, bunun 30 bin 199 olan 2008-2020 ortalamasına oldukça yakın olduğu gösteriliyor.

Tunus’ta 17 bin 599 hektar arazi bu sene içinde yanarken bunun, 6 bin 257 hektar olan 12 yıllık ortalamayı çoktan geçtiği kaydediliyor.

5 Fransa büyüklüğünde yer yandı

Rusya’nın en soğuk bölgesi olan Sibirya’da yaklaşık 1 aydır süren orman yangınlarında 1.5 milyon hektarlık alanın, başka ifadeyle Fransa’nın yaklaşık 5 katı büyüklüğünde bir alanın yok olduğu kaydedildi.

Sibirya bölgesindeki Yakutistan’da son 3 yıldır üst üste çıkan orman yangınlarının sıcak havalardan kaynaklandığı belirtilirken, buradaki yangın, alanın büyüklüğünden dolayı hala söndürülemedi.

Olağan Üstü Hal ilan edildi

Avrupa’da özellikle İtalyaİspanya ve Yunanistan, yangınlardan en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. İtalya’nın Sardunya adalarında başlayan orman yangınlarında yaklaşık 1.000 kişinin evlerinden tahliye edildiği ve hükümetin adada olağanüstü hal ilan ettiği kaydedildi.

Adadaki yangınlara 7 bin 500 kişi ve 20’den fazla uçakla müdahale edilerek söndürülmeye çalışıldığı bildirildi.

24 Saatte 50 nokta da yangın çıktı

Geçtiğimiz pazar gününden bu yana orman yangınlarıyla uğraşan Yunanistan’da, son 24 saatte çıkan 50 yangına 700’den fazla itfaiyecinin müdahale etttiği, ancak yangınların halen kontrol altına alınmaya çalışıldığı belirtiliyor. Sıcaklığın 40 derecenin üstüne çıktığı ülkede 13 idari bölgeden 4’ünün “çok yüksek yangın riski” altında olduğu açıklandı. Meteoroloji uzmanlarının ise, bunun 1980’lerin ortalarından beri görülen en şiddetli sıcaklardan biri olduğunu söylediği belirtiliyor.

Tüm umutlar yağmurda

İspanya geçtiğimiz hafta sonundan beri özellikle Katalan bölgesinde 10’a yakın orman yangınıyla mücadele ediyor. Katalan bölgesinde bin 500 hektarlık bir alanın yandığı ancak yangınların yeni kontrol altına alındığı kaydedilirken, yetkililer beklenen yağmurun yardımcı olmasını ümit ediyor.

 

2021 Dünyanın en sıcak yılı olabilir

Uzmanlar tüm dünyanın yangın yeri haline gelmesinin en önemli nedeninin küresel ısınma olduğunu vurgularken, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’ne (NASA) göre, dünyanın yüzey sıcaklığı, sanayi devrimi öncesindeki ortalamaların 1.02 derece üstüne çıkarak, geçen yıl rekor düzeye ulaştı.

Uzmanlar, Avrupa, Uzmanlar tüm dünyanın yangın yeri haline gelmesinin en önemli nedeninin küresel ısınma olduğunu vurgularken, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’ne (NASA) göre, dünyanın yüzey sıcaklığı, sanayi devrimi öncesindeki ortalamaların 1.02 derece üstüne çıkarak, geçen yıl rekor düzeye ulaştı.
Uzmanlar, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’daki seller, Sibirya’daki orman yangınları gibi felaketlerin yanı sıra, sıcak hava dalgaları ve kuraklığın ABD, Ortadoğu ve Afrika’da gıda arzını yüksek düzeyde tehdit ettiğine dikkat çekiyor. 2021 yılının bu hızla giderse 2020’nin sıcaklık rekorunu kıracağı vurgulanırken, bundan sonra her yılın yangınlar dahil aşırı hava olaylarıyla dolu geçeceğini de belirtiyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ

İklim değişikliğinin kuraklık, sel, su kıtlığı, tarım alanlarının yok olması, gıda güvensizliği, orman yangınları ve ormansızlaşma, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme gibi etkilerinin yanı sıra, insan sağlığına ve ekonomiye de etkileri bulunuyor.

İklim krizi nedir? Türkiye'deki yangınların nedeni iklim krizi mi? Yangınlar ve iklim krizinin bağlantısı

İklim değişikliği ya da iklim krizi, karbondioksit gibi ısıyı tutan gazların atmosferde artmasıyla oluşan ve atmosfere salınan sera gazlarının neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda da, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artış nedeniyle dünyanın iklimin değişmesidir.

Kendi alanında dünyanın prestijli markalarından biri olan Oxford Sözlüğü 2019 yılında yılın kelimesi olarak iklim krizini seçmişti.

Her yılın en çok konuşulan kelimesini seçen Oxford Sözlüğü aynı zamanda iklim krizi ifadesini, "İklim değişikliğinin sebep olacağı geri döndürülemez hasarı durdurmak veya azaltmak için acil bir şekilde harekete geçilmesi gereken durum" olarak tanımlıyor.

İklim krizinin şiddeti gün geçtikçe artan etkileri küresel çapta hissedilse de savunmasız (iklimhassas) bazı ülkeler ve bölgeler bu yıkıcı etkileri çok daha şiddetli yollarla hissetmektedirler. İklim krizi kuraklık, çölleşme, yağışlardaki dengesizlik ve sapmalar, su baskınları, tayfun, fırtına, hortum vb. meteorolojik olaylarda artışlar gibi belirtilerle kendini gösterir.

İklim krizinin etkileri

İklim krizinin küresel çapta gıda üretimi üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Isı stresi, kuraklık, sel ve taşkın olayları gibi faktörler tarım, hayvancılık ve balıkçılığın verimini oldukça düşürmekte ve bu durum küresel çapta gıda güvenliğine karşı bir tehlike oluşturmaktadır.

Turizm Sektörü Aşırı hava olayları, artan sigorta masrafları ve güvenlik kaygıları, su kıtlığı, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kültürel ve doğal miraslarda gözlenen hasarlar gibi doğrudan ve dolaylı etkiler, iklim krizinin turizm sektöründe sebep olduğu ekonomik bilançonun en önemli kanıtlarıdır.

İklim krizi hem yenilenebilir enerji kaynakları (hidro, rüzgar, biyo, güneş ve dalga ve diğer) hem de fosil enerji kaynakları (petrol, doğal gaz ve kömür) üzerinde stres oluşturmaktadır.

Yangınların sebebi iklim kirizi mi?

Küresel ısınma ile artan sıcaklıklar ve buna bağlı olarak değişen bölgesel ve küresel iklim; toprak nemi, ağaç yapısı ve çalılıklar gibi pek çok türün yaşam alanına etki ediyor ve kuraklıklarla beraber orman yangınlarının sıklığını artırabiliyor. Bununla birlikte insan kaynaklı iklim değişikliği yangınların tek ve ana sebebi değil. Örneğin; Amazon ormanlarında ağaç kesimleri ve tarım alanları açma gibi doğrudan insan etkinliklerinin neden olduğu ormansızlaşma da yangınları artıran temel sebeplerden.

Türkiye'de ki yangınların iklim kriziyle ilişkileri

Doç. Dr. Öğr. Üyesi Canan Acar, iklim krizi ve yangınların bağlantısıyla ilgili açıklamalarda bulundu. yangınlar nedeniyle ormanlık bölgelerin renginin yeşilden daha koyu renklere dönmesinin, o bölgelerdeki ısı miktarını artırdığını belirterek, 'Yangınlar kasıtlı ya da hatayla çıksa dahi iklim değişikliği yüzünden şiddeti, hızı, zararı artıyor ve söndürülmesi zorlaşıyor.' ifadelerini kullandı.Acar, arazi kullanımı ve orman yönetiminin önemine dikkati çekerek, kalıcı bir yıkımın önüne geçmek adına yanan alanların imara değil, tekrar hayata kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Yangından geri kalan bölgeler daha fazla ısınıyor

Doç. Dr. Öğr. Üyesi Canan Acar, orman yangınlarının gezegeni ısıtan karbondioksit ve diğer sera gazlarını yaydığını ve ormanların yanmasının ısınma ve soğuma üzerinde karmaşık etkileri olan kurum ve aerosoller gibi kirleticileri de atmosfere yaydığının altını çizdi. Acar, şunları kaydetti:

'Yangınlar nedeniyle ormanlık bölgelerin renginin yeşilden daha koyu renklere dönmesi de yangından sonra geride kalan bölgede tutulan ısı miktarını artırır. Albedo etkisi denen bu faktör açık renkli bölgelerin koyu renkli bölgelere nazaran güneşten gelen enerjiyi daha fazla yansıtması, yani daha serin olmasının nedenidir. Ağaçlar aynı zamanda serinletici olduklarından yanmaları geride kalan bölgelerin daha fazla ısınması anlamına gelir. Ortalama küresel sıcaklıkların artmasının önde gelen nedeni fosil yakıtların yakılması. Bu ısınma, yangın mevsimini uzatıyor, ormanları kurutuyor. Bu nedenle orman yangınları daha geniş alanlara daha hızlı yayılıyor ve bu yangınlar da ısınmayı hızlandırıyor. Yani ısınmanın sonuçlarının daha fazla ısınmaya yol açtığı bir kısır döngü görüyoruz.'

 'Daha uzun yazlar yangın riskini artırıyor'

Özellikle son zamanlarda çıkan yangınların sadece Türkiye değil tüm dünyada ekosisteme zarar verdiğini belirten Acar, yangınların etkisinin biyoçeşitlilik kaybı, sağlık sorunları, sera gazı emisyonlarında artış gibi birçok ciddi sonuçları olduğunu söyledi.

İklim krizinin orman yangınlarının riskini ve kapsamını artırmada önemli bir faktör olduğunu bildiren Acar, 'Orman yangını riski, sıcaklık, toprak nemi ve ağaçların, çalıların ve diğer potansiyel yakıtların varlığı gibi bir dizi faktöre bağlıdır. Tüm bu faktörlerin iklim krizi ile doğrudan ve dolaylı güçlü bağları vardır. İklim değişikliği, ormanlardaki organik maddenin (yangınlarda tutuşan ve alevi yayan malzemeler) kurumasını hızlandırıyor. Araştırmalar, iklimdeki krizinin daha sıcak ve kurak koşullar oluşturduğunu gösteriyor. Artan kuraklık ve daha uzun yazlar daha uzun yangın mevsimi demek ki bu da orman yangını riskini artırıyor.' değerlendirmesinde bulundu.

Orman yangınlarının sadece atmosfere karbondioksit gibi sera gazlarını salmakla kalmadığının altını çizen Acar, yeşil bitki örtülerinin fotosentez ile atmosferdeki karbondioksiti emdiğini yani sera gazı miktarını düşürdüğünü söyledi. Yangınların yok ettiği ağaçlar ve bitki örtülerinin yanması sonrasında açığa çıkan sera gazlarına ek olarak birer karbon yutağı olmamaları da ileride daha hızlı ısınma riskini tetiklediğini belirten Acar, şöyle devam etti:

'Artan sera gazlarıyla birlikte ısınan gezegenimizde daha kurak ve sıcak havalar yaşanırken, bu durum orman yangınlarını da tetikleyebilmektedir. Yani, orman yangınları iklim krizini etkilerken aynı anda bu krizden de etkilenmektedir. Harekete geçmeye duyulan acil ihtiyaç tarih boyunca hiç bu kadar net olmamıştı. Daha büyük ve daha yoğun orman yangınları, daha fazla duman ve kirleticiye maruz kalmak demek. Orman yangınları çevrelerindeki alanlarda hava kirliliğini artırıyor ve bölgesel olarak hava kalitesine zarar veriyor.Orman yangınlarından çıkan dumanın etkileri, göz ve solunum yolu tahrişinden akciğer fonksiyonlarında azalma, bronşit, astım ve kalp yetmezliği, erken ölüm gibi çok ciddi sonuçlara kadar değişebilir. Orman yangınlarının sağlık üzerinde etkileri dumana kısa ve uzun süreli maruz kalmanın yanı sıra, pek çok farklı etmene bağlıdır. Ama bilinen şudur ki dumana maruz kalmak insanlarda sağlık sorunlarına yol açmakta, bu da doğrudan ve dolaylı olarak sağlık harcamalarını artırarak ekonomiye de zarar vermektedir.'

'Ormanlık alanlar kullanıma açılmamalı'

Sağlık denilince sadece insanın düşünülmemesi gerektiğini aktaran Acar, 'O ormanda yaşayan tüm canlılar açısından durumu değerlendirmeliyiz. Ormanlar birer ekosistemdir, yangınlar sadece ağaçları yakmaz böcekler, arılar, solucanlar, kuşlar ve diğer büyük küçük hayvanları da öldürür, zarar verir. Bu kayıpların bir kısmı ne yazık ki geri dönülemez. Bu nedenle insan sağlığı kadar orman içinde yaşamını sürdüren tüm canlıların yaşama hakkını düşünmeliyiz.' yorumunu yaptı.Acar, küresel olarak orman yangınlarının yüzde 80’inden fazlasının insan kastı, hatası, ihmali kaynaklı olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

'Tabi ki daha sıcak ve kurak havalar bu yangınların hızlanması ve etkilediği alanların büyümesini tetikliyor. İklim krizi elbette mücadele etmemiz ve acilen önlemler almamız gereken bir sorun. Ama bunun yanında hepimiz doğaya bıraktığımız izden de sorumluyuz. En basitinden çöplerimizi geride bırakmamak, kibrit ve sigara izmaritlerini gelişigüzel atmamak, ormanlarımızda ateş ya da mangal yakmamak, özellikle gözetimsiz ateş yakmaktan kaçınmak, havai fişek kullanmamak yapabileceklerimizden birkaçı. Arazi kullanımı ve orman yönetimi de orman yangını riskini etkiler. Bu konuda belediyeler gibi yerel yönetimler ve hükümetlerin mera, otlak veya tarım alanı açmak için ormanlık alanların dönüştürülmesine izin vermemesi gerekir. Yanan orman alanlarının imara değil, usulüne uygun bir şekilde tekrar hayata kazandırılması da etkili bir adım olur.'

Yangınların Doğal Nedenleri

İnsanlardan çok önce de orman yangınları vardı ve birçok orman, bu yangınlarla baş edebilecek biçimde evrimleşmiştir. Bu doğal nedenleri anlamak, gerekli önlemlerin alınmasını kolaylaştırabilir.

Genel olarak yangınların %15 kadarı doğal nedenlerle oluşmaktadır.

Yıldırımlar

İnsan etkisiyle başlamayan yangınların ezici çoğunluğu yıldırımlar ile başlamaktadır. Yeryüzüne her saniye 100 civarında yıldırım düşmektedir. Bu, her gün 8 milyon, her yıl 3 milyar civarında yıldırıma karşılık gelmektedir.

Bir yıldırım 300 milyon voltluk gerilim altında, 30.000 amper kadar akımın yeryüzüne boşalması olayıdır. Bu sırada yıldırımın merkezindeki sıcaklıklar 30.000 °C'ye kadar çıkabilmektedir; yani yıldırımların sıcaklığı, Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir. Bu, herhangi bir ağacın, ıslak bile olsa alev alabilmesi için fazlasıyla yeterli bir sıcaklıktır. Örneğin 2021 yılında Big Bear Gölü'nde başlayan yangınların sebebi yıldırımlardır.

İklim değişimine bağlı olarak atmosferik konvektif sistemler güçlenmekte ve fırtına oluşumu kolaylaşmaktadır. Bu nedenle daha yoğun yağışlar yaşansa da, bu yağışlar yeterli bir alanı ıslatana kadar yangınları tetikleyici yıldırım olaylarına da sebep olabilmektedir. Ayrıca her fırtına, başladığı noktada yağış bırakmadığı için, bir başka alana yağmur bırakan fırtınalar, farklı coğrafyalardaki ormanları yıldırımlar yoluyla ateşe verebilmektedir.

Volkanik Faaliyet

Her ne kadar ülkemizde daha nadir olsa da, Dünya genelinde volkanik faaliyet de yangınları tetikleyebilmektedir. Bir volkandan saçılan lavların sıcaklığı 800-1200 °C civarında olabilmektedir ve bu lavlar yakıt ile buluştuğunda, havadaki oksijenle tepkimeye girerek yangınları başlatabilmektedir. Ayrıca bir volkandan fırlayıp, kilometrelerce uzağa ulaşabilen kor küller de yangınları tetikleyebilmektedir. Örneğin 2021 yılnda Pacaya Volkanı'ndan saçılan lavlar, Guatemala'da orman yangınlarını başlatmıştır.

Halihazırda Devam Eden Yangınlar

Bir bölgede yangın başladığında, ona komşu bölgelerde de yangın görülme oranları artacaktır. Çünkü yangınlar, üzerlerindeki havayı ısıtıp, yukarı yönlü bir harekete zorlarlar. Bu sırada yangının etrafındaki daha soğuk hava, yükselen havadan boşalan boşluğu doldurmak için yangın bölgesine hücum eder. Bu taze hava, bir yandan yangını harlarken, diğer yandan ısınarak yükselir ve küllerin daha da hızlı bir şekilde atmosfere saçılmasına yardımcı olur. Bu küller, atmosfer boyunca kilometrelerce taşınıp, diğer bölgelerdeki ormanların alev almasına neden olabilir. Bu nedenle bir bölge yanarken, civarındaki diğer bölgelerde de yangın görmek olasıdır.

Ağustos 2020'de Napa, Kaliforniya'da çıkan LNU Lightning Complex yangınında, uzun pozlama sayesinde görülebilen kül ve kor parçacık hareketliliği.

Yangın Başlatıcı Bitkiler ve Yangını Yayan Hayvanlar

Benzer şekilde, milyonlarca yıldır yangınlarla iç içe evrimleşmiş ormanlarda, yangını başlatıcı doğal unsurlara sahip olabilirler. Örneğin Ardıç ağacının kozalaklarında ve yapraklarında bolca bulunan eterik ve terpenik yağlar, yanıcı özelliktedir. Bu yapılar kurak/sıcak ortamlarda kolayca tutuşurlar. Böylelikle yangının başlamasına neden olurlar.

Orman hayvanları da yangınlarla bir arada evrimleşmiştir. Kartal ve şahinler gibi ekosistemin önemli parçaları olan yırtıcı kuşların bilerek ormanları ateşe verdikleri gözlenmiştir! Alevşahini Yırtıcıları olarak bilinen kara çaylak, ıslık çaylağı ve kahverengi doğan gibi türler, aslında yangına dönüşemeyecek kadar ufak çer çöp ateşlerini gagalarıyla ormanın farklı bölgelerine, özellikle de yanmaya uygun ardıç ağaçları ve diğerlerinin civarına götürüp, yangını başlatır veya büyütürler. Böylece yangından korkarak kaçan avları kolaylıkla avlayabilmektedirler.

Meteor Faaliyeti

Diğer yöntemlerden daha rastlantısal olsa da, Dünya dışından gezegene giren meteorlar, eğer yüzeye ulaşıp da meteoroit olurlarsa beraberinde getirdikleri yüksek sıcaklıklar nedeniyle orman yangınlarına neden olabilirler. Dünya'nın %70 kadarı suyla kaplı olduğu için, meteorların büyük bir kısmı da sulara düşmektedir; fakat doğru şartlar altında doğru yere düşen bir meteor, rahatlıkla bir yangını tetikleyebilir.

Meteor Faaliyeti

Diğer yöntemlerden daha rastlantısal olsa da, Dünya dışından gezegene giren meteorlar, eğer yüzeye ulaşıp da meteoroit beraberinde getirdikleri yüksek sıcaklıklar nedeniyle orman yangınlarına neden olabilirler. Dünya'nın %70 kadarı suyla kaplı olduğu için, meteorların büyük bir kısmı da sulara düşmektedir; fakat doğru şartlar altında doğru yere düşen bir meteor, rahatlıkla bir yangını tetikleyebilir.

Kimyasal Tepkimeler ve Spontane Yangın

Kimi zaman doğru şartlar altında belirli kimyasallar yüksek miktarda ısı saçarak (egzotermik bir şekilde) tepkimeye girebilirler. Bu sırada saçılan ısı, ortamdaki yakıtı tutuşturabilecek kadar yüksekse, neredeyse durup dururken gibi gözüken yangınlar başlayabilir. Ayrıca hayvanlarda görülen spontane yanma olayı da yangınlara neden olabilir. Örneğin ABD Ulusal Yangında Korunma Derneği (NFPA) verilerine göre, her yıl 14.070 kadar yangın, spontane yanma sonucu başlamaktadır.

İklim Değişimi ve Küresel Isınma

İklim değişimi, ne sadece doğal bir nedendir ne de sadece yapay bir nedendir. Dünya iklimi, uzun zaman aralıklarında sürekli değişmektedir ve buna bağlı olarak yangın faaliyetleri de etkilenebilmektedir. Ancak Son 150 200 yıllık iklim değişiminin ana nedeni insanlardır: Sanayi, tarım, hayvancılık, taşımacılık, vb. faaliyetler sırasında üretilen sera gazları, küresel ısınmaya neden olmaktadır. İnsan-harici nedenlerle bu dönemde küresel ısınma yaşama ihtimalimiz %1'in altındadır. Dolayısıyla neredeyse kesin olarak, iklim değişiminin nedeninin insanlar olduğunu bilmekteyiz.

Küresel ısınma, ortalama sıcaklıkların yükseldiği ve ekstrem hava/iklim olaylarının sayı, sıklık ve şiddetinin artmasıyla karakterize edilir. Örneğin sıcaklar daha sıcak, soğuklar daha soğuk, kuraklıklar daha kurak, yağışlar daha şiddetli olur. Ancak ortalamada sıcaklıkların artışı soğuklukların azalmasından daha fazladır, bu da ortalama sıcaklığın artmasıyla sonuçlanır.

Yangınların İnsan-Kaynaklı Nedenleri

Yangınların ezici çoğunluğunun nedeni insanlardır: Birçok ülkede yangınların %85 kadarı insan faaliyeti sonucunda başlar. Bu nedenler birçok alt başlıkta toplanabilir.

İhmal Nedeniyle Çıkan Yangınlar

İnsanların ihmâline bağlı olarak çıkan yangınlar, insanların ormanlarla en iç içe bulunduğu noktalarda başlayan yangınlardır. Bunlar arasında şunlar bulunur:

Anız ve Anız Yakma

Anız, tarımsal üretim sonucunda biçilmiş olan ekinlerin toprakta kalan kök ve saplarına verilen isimdir. Anız; daha iyi tohum yatağı hazırlamak, yabancı ot ve haşereleri yok etmek; hasat sonrası, hemen diğer bir ürünün ekimine geçilecek ise mibzerin istenilen bir şekilde ekim yapmasını, anız sapları ile mibzer gözlerinin tıkanmamasını sağlamak gerekçeleri ile yapılmaktadır.

Ancak bu sebeplerin sağlayacağı fayda, vereceği zararın yanında çok küçük kalmaktadır. Bu zararların başında da orman yangınlarına sebep olan güçlü ateşlerin üretilmesi gelmektedir. Örneğin 2021 yılında Adıyaman'da çıkan 16 ayrı anız yangınında toplamda 11 kişi çıkan gazlardan zehirlenerek hastaneye kaldırılmıştır.  Ayrıca anız yakmak, toprağa zarar vererek gelecek yılların hasadını bozmaktadır.

Çöplük ve Çöp Yakma

Bir ev veya mahallede biriken çöplerden kurtulmanın yolu olarak görülen çöp yakma davranışı, gerek plastiklerin yanması sonucu zehirli gazlar çıkararak etraftaki insanlara ve canlılara zarar vermesi, gerek atmosfere muazzam derecede sera gazı saçması, gerekse de çıkan alevlerin yangınlara neden olması dolayısıyla son derece tehlikeli bir uygulamadır. Örneğin 2021 yılında Sinop'ta çöpleri yakmak isteyen bir kişi, ateşleri kontrol edemeyerek yangına neden olmuştur.

Avcılık

Doğası gereği avcılık, ateşli silahlar ile yapılan bir uygulamadır. Bu ateşli silahlardan çıkan kurşundan artan kalan mermi kovanları, düştükleri yerdeki yaprakları tutuşturabilecek sıcaklığa sahiptir. Ayrıca ıskalanan mermiler taş veya kayalara çarptığında kıvılcım çıkarabilirler ve yangınlara neden olabilirler. Dahası, avcıların kullandıkları bazı patlayıcılar beklenmedik zamanlarda patlayarak yangına neden olabilir.

Bunlar ek olarak, avcıların sıklıkla yaktıkları kamp ateşleri de kontrolden çıkarak yangına neden olabilmektedir. Örneğin 2013 yılında Yosemite Ulusal Parkı'ndaki bir avcı, yasa dışı bir şekilde ateş yakarak yangına neden olmuştur. 2020 yılında acemi avcılar, yaktıkları ateşi kontrol edemedikleri için Idaho eyaletinde bir dizi yangına neden olmuşlardır.

Çoban Ateşi

Çoğunlukla geceleri veya sabaha karşı, üzerinde çay ısıtmak veya ısınmak gibi amaçlarla yakılan, genelde kuru dallar ve yapraklarla beslenen ateşlerdir. Düzgün söndürülmemeleri hâlinde, özellikle de kuru bölgelerde hızlı bir şekilde yangına dönüşebilirler. Örneğin 2020 yılında Antalya'nın Manavgat ilçesindeki bir orman yangını, çoban ateşinin kontrolden çıkması sonucu başlamıştır.

Sigara (İzmarit)

Ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri, yere atılan sigara izmaritleridir. Tuhaf bir şekilde adeta kültürümüzün bir parçası hâline gelmiş olan bu çirkin davranış, sigara izmaritinin düzgün sönmemesi ve rüzgarla ormanlık veya kuru alanlara taşınması sonucu büyük yangınları başlatabilmektedir.

 

Bu tür yangınlara ülkemizde oldukça sık rastlanmaktadır. Örneğin 2016'da Manisa'nın Yunusemre ilçesindeki bir orman yangını, atılan tek bir sigara izmariti ile başlamıştır. 2019 yılında Ayvalık'ta çıkan bir yangın da otomobilden dışarı atılan bir sigara izmaritiyle başlamıştır.

Çevre Kirliliği

Sigarayı ayrıca belirtmiş olsak da çevre kirliliğine katkı sağlayan diğer faktörler de son derece tehlikelidir. Örneğin ormanlık alanlara fırlatılan cam şişeler, Güneş'ten gelen kavurucu ışınları tek bir noktada toplayarak ("lensleme" etkisi göstererek), çalı çırpıyı tutuşturabilmekte ve yangınları başlatabilmektedir. Örneğin 2014 yılında Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan bir yangının nedeni, yol kenarına fırlatılan bir cam şişe olarak belirlenmiştir. Benzer şekilde, 2017'de İzmir'in Menderes ilçesinde çıkan ve yılın en büyük yangını olan Menderes Yangını, 67 saat sonunda kontrol altına alınabilmiştir ve kırık bir cam nedeniyle başlamıştır.

Benzer şekilde, çevreye atılan bazı çöpler yapraklar kadar kolay yanmasa bile, bir yangın sırasında bir kez tutuştuktan sonra çok zor sönerek yangınla mücadele çabalarını boşa çıkarabilir. Dahası, plastik gibi bazı maddeler yangında çıkan rüzgarlar ve yoğun hava akımı ile bir kez havalandıklarında, çok uzak mesafelere giderek oralarda yeni yangınlar başlatabilirler.

Piknik

İnsanların doğa ile iç içe olma yöntemlerinden biri olan piknik davranışı, beraberinde bolca yanıcı ve yakıcı malzemeyi getirmektedir. Örneğin yakılan mangallar ve bu mangalları yakmak için kullanılan yakıtlar, çok kolay bir şekilde tutuşarak büyük yangınlara neden olabilirler. Benzer şekilde, mangalda kullanılan ve düzgün bir şekilde atılmayan kömürlerin etkili bir şekilde söndürülmemesi, piknik alanı terk edildikten saatler sonra bile yangını başlatabilir. Örneğin 2021 yılında Denizli'de başlayan ve 5 hektarlık bir araziyi yakan bir yangın, piknik nedeniyle başlamıştır. 2019 yılında Kahramanmaraş'ta piknik yapanlar yangına neden olmuşlardır.

Çocuklar ve Oyun

İnsanlar ormanlarla daha fazla iç içe yaşadıkça, ister istemez çocukların da ormanlarla etkileşimi artmaktadır. Ne var ki oyunları denetlenmeyen çocuklar, "oyun olsun diye" çeşitli cisimleri ateşe verebilirler ve sonrasında bu ateşi kontrol altında tutamayarak yangınlara neden olabilirler. Örneğin 2021 yılının yaz aylarında Marmaris'te çıkan yangınlardan birine sebep olan 10 yaşlarındaki iki çocuk, olanları şöyle anlatmıştır.

Orman yangınları: Hangi iddialar ortaya atıldı, yetkililer ne yanıt verdi?

Yangınların nedeni ve yetkililerin yangına müdahalesindeki olası zaafiyetler ile ilgili çok sayıda iddia gündeme geldi.

Peki bu iddialar hangileri? Yetkililerin yanıtı ne oldu?

Sabotaj iddiaları

Yangınların doğal sebepler, iklim değişikliği ya da kaza sonucu değil kundaklama sonucu çıktığı yönünde bazı iddialar ortaya atıldı.

Sosyal medyada sabotaj olasılığına işaret eden doğrulanmamış çok sayıda bilgi ve görsel içerik paylaşıldı.

Sabotaj ihtimaline ilişkin soruşturma ise devam ediyor.

Cumartesi günü yaptığı açıklamada bu iddialara yönelik geniş çaplı soruşturma yürütüldüğünü duyuran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Bu vatanı ateşe verecek kadar ülkemize ve milletimize ihanet içine girenler varsa onların yakasına yapışıp en ağır şekilde cezalandırılmalarını sağlamak da boynumuzun borcudur" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terör örgütü elebaşılarının geçen yıl ormanları yakma talimatı vermesinin ardından ülkemizdeki orman yangını sayısının ve yanan alan büyüklüğünün yaklaşık 2 katına çıktığını biliyoruz" sözleriyle, PKK'nın yangınların arkasında olabileceğine işaret etmiş ancak bu yangınlarla doğrudan bağlantı kurmamıştı.

Sabotaj iddiası, yalnızca "terör şüphesi" üzerinden değil, yakılan alanların yeniden imara açılacağına ilişkin kaygılar etrafında da şekilleniyor.

Ancak bu iddiaya kanıt teşkil edecek somut bir delil yok. İddiayı doğrulayan resmi bir açıklama da yapılmadı.

Öte yandan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün yaptığı açıklamada ''300'e yakın" ihbar aldıklarını ve hepsiyle tek tek ilgilendiklerini söyledi.

'Yangınları PKK başlattı' iddiası

İddia, sosyal medyada yangınların ortaya çıktığı ilk günlerde sosyal medyada karşılık bulmaya başladı.

Yazılı ve görsel basında da bu iddialara yer verildi.

Demirören Haber Ajansı (DHA), Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yakalanan iki PKK'lının "Orman yakmak için 3 ilde keşif yaparken" yakalandığını haberleştirdi.

Manisa Valiliği bu haberi yalanladı.

Valilik'in Cuma günü yaptığı yazılı açıklamada, "Gözaltına alınan şahısların devam eden orman yangınlarıyla irtibatlı olduklarına dair herhangi bir bilgi ya da bulgu söz konusu değildir" denildi.

DHA, Valilik açıklaması sonrası bu haberini geri çekti.

Drone ile alevler püskürtüldü iddiası

Eski Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal medya platformları ve WhatsApp gruplarında dolaştığı belirtilen ve bir drone ile ormanlara alevler püskürtüldüğü anları gösterdiği iddia edilen bir videoyu paylaştı.

Gökçek, "Alçaklar dronla yangın çıkartıyor. Videonun soluna bakın dronun ayağını göreceksiniz" notuyla yaptığı bu paylaşımı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün (EGM) görüntülerin Türkiye ile ilgisi olmadığını açıklaması üzerine sildi.

EGM'den Cuma günü yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan ve drone olduğu değerlendirilen bir hava aracından alev püskürtüldüğüne ilişkin görüntülerin Türkiye ile ilgisi yoktur. Ülke genelinde yaşanan orman yangınlarının sebebi gibi gösterilmeye çalışılan söz konusu görüntüler, yabancı menşeili bir filmden alınmış ve gerçekmiş algısı yaratılmaya çalışılarak servis edilmiştir" denildi.

Eski Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç da, paylaştığı bu videoyu EGM'nin açıklaması sonrası sildi.

Kılıç, Twitter'dan daha sonra paylaştığı mesajda ise, "O paylaşımımdaki diğer görüşlerim geçerlidir. Ne bu devlet ne de bu millet, bu hainliği yapanları ve buna sessiz kalanları unutmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Yangın söndürme araçları yetersiz

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türk Hava Kurumu (THK), yangınlara müdahale etmekte geç ve yavaş kaldığı gerekçesiyle eleştirildi.

Türkiye'nin elindeki yangın söndürme uçaklarının sayısının da yetersiz olması eleştirilerin başında geldi.

Tarım ve Ormancılık Bakanı Bekir Pakdemirli'nin, bakanlığın envanterinde yangın söndürme uçağı ve helikopteri olmadığına ilişkin açıklaması bu iddiayı doğrular nitelikteydi.

Yangınlara müdahale araçlarının sayısı konusunda ise farklı bilgiler paylaşıldı.

THK'nın 29 Temmuz'da yaptığı yazılı açıklamaya göre, Türkiye'nin elinde yangınlara müdahalede kullanabileceği üç uçak bulunuyor.

THK'nın açıklamasında "toplam 20 hava aracının" yangınlara müdahalede kullanıldığı belirtiliyor.

Pakdemirli yangın söndürmede Beriev BE-200 tipi üç uçağın kullanıldığını belirtmişti.

Öte yandan yapılan farklı açıklamalardan söz konusu uçakların THK tarafından tedarik edilen Rus uçakları oldukları anlaşılıyor.

Bakan Pakdemirli, daha sonra yaptığı açıklamada THK uçaklarının kapasitesi yetersiz olduğundan yangınlara müdahalede kullanılmadığını da öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, Cumartesi günü, orman yangınlarının devam ettiği Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaptığı incelemelerin ardından yaptığı açıklamada, "Uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebi THK'nın filosunu yenileyememiş olmasıdır. Ukrayna, Rusya ve Azerbaycan'dan ve son anda İran'dan gelen uçaklarla uçak sayımız artmıştır. Orman yangınları ile mücadele filomuzu güçlendirmeye devam edeceğiz" demişti.

Erdoğan gazetecilere yaptığı açıklamada, kullanılan helikopter sayısını 45, uçak sayısını ise 30 Temmuz itibarıyla 5-6 olarak vermişti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın yaptığı son açıklamaya göre 2 Ağustos itibariyla ," 16 uçak, 9 İHA (insansız hava aracı) ve 52 helikopter" yangınlara müdahale etti.

Yangın söndürme işi özelleştirildi

Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve Tele1 Ege Temsilcisi Tuncay Mollaveisoğlu, bir televizyon röportajında "yangın söndürme işlerinin 2019 yılında özelleştirildiği" iddiasını dile getirdi.

Cumhuriyet TV'ye konuşan Mollaveisoğlu, 2019 yılında Muğla'da yaşanan orman yangını hatırlatarak, bu dönemde "Orman Bakanlığı'nın yangın söndürme işini THK'dan alarak yerine özel şirketleri getirdiğini öne sürmüştü.

Tarım ve Orman Bakanlığı ise "özelleştirme" iddiasını Pazar günü yayımlanan bir açıklama ile yalanladı.

Bakanlık'ın açıklamasında, "Ülkemizde yangın söndürme işinin özelleştirilmesi diye bir şey yoktur. Çünkü yangın söndürme ihalesi yapılamaz. Orman yangınlarıyla mücadele Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) asli görevidir. Mücadele için sadece araç kiralanır" ifadeleri yer aldı.

Bakanlık'ın bu açıklamasına "Yaptığınız laf ebeliği… " diye yanıt veren Mollaveisoğlu'nun Twitter hesabından paylaştığı mesaj şöyle:

"Yangın söndürme işini bakanlık ne ile yapıyor? Uçak ve helikopter ile… Nasıl temin ediyor? 2019 yılında THK'yi devre dışı bırakarak özel sektöre ihaleler yolu ile.. Yani neymiş gerçek; yangın söndürme işini özelleştirmişsiniz… "

Orman yangınları neden artıyor, hangi yıkıcı sonuçları beraberinde getiriyor?

Türkiye'nin birçok noktasında geçen hafta başlayan yangınların bir kısmını söndürme çalışmaları devam ederken, son yıllarda dünyanın çok farklı yerlerinden gelen yangınlarda artış olduğu görülüyor.

Bilim insanları, bu tarz orman yangınlarının daha sık, daha yoğun ve daha yaygın hale gelmesinden endişe duyuyorlar.

Türkiye'de geçen haftanın sonundan bu yana 35 ilde 129 yangın çıktı. Bunların 122'si kontrol altına alınırken; Manavgat, Marmaris ve Bodrum gibi yerlerde yangın söndürme çalışmaları halen devam ediyor. Yangınlar nedeniyle şu ana kadar sekiz kişi yaşamını yitirirken, yüzlerce kişi de yaralandı.

Bugüne kadar en fazla can kaybının yaşandığı yangınlar ABD'nin batısında ve Avustralya'da görüldü.

2020 yılının ilk saatlerinde Avustralya'daki Cobargo köyüne ulaşan alevler, birkaç saat içerisinde yerleşim yerini tamamen yok etti. Bugün burası, Avustralya'nın Kara Yazı olarak bilinen dönemin sembolüne dönüşmüş durumda.

Avustralya'da günlerce devam eden yangınlarda 34 kişi yaşamını yitirirken, yaklaşık 3 milyar hayvanın öldüğü tahmin ediliyor. Yangınlarda 186 bin kilometrekarelik bir alan yok oldu.

Her ne kadar özellikle yaz aylarında orman yangınlarının görülmesi doğal kabul edilse de artık bu olaylar dünya genelinde daha sık, yaygın ve yoğun bir hale geliyor.

Çıkan bu yangınlarda, yaz döneminde kurak hava ve bazen rüzgarın da yardımıyla alevler hızlı bir şekilde yayılır.

Alevler hızlandığında ise yangınla mücadele ekiplerinin bunu durdurması, kontrol atlına alması ve yangının güzergâhı üzerindeki ev ve diğer mülklerin korunması da neredeyse imkansız bir hal alır.

Doğal tarih yeniden yazılıyor

Bununla birlikte, orman yangınlarının birçok habitatta uzun süredir görülen doğal döngünün bir parçası olduğunun da altını çizmek gerekiyor.

Bu doğal yangınlar olmasaydı, bu ortamlarda gelişen türlerin birçoğuna bugün sahip olamazdık.

Gelecekte oluşacak ormanları filizlendirmek ve ortaya çıkmasını sağlamak için gerçekten de ateşe ihtiyaç duyan ağaç türleri var.

Örneğin, okaliptüs ağacının bir türünde, tohumlar reçineyle kaplanmıştır. Bu tohumların açığa çıkması için reçinenin erimesi, bunun için de ateş gerekir.

Zamanla kabuğu kalınlaşarak, altında kalan ve ağaç boyunca besin ile su taşıyan gövdeyi korumak için ısı kalkanı oluşturan ağaç türleri de bulunuyor.

Eğer yangın ve ateş olmasaydı, hayatta kalmak için "yangın ekolojisine" bağlı olan veya bu duruma uyum sağlayan ağaç türlerinin büyük çoğunluğu varlıklarını sürdürmek için mücadele etmek durumunda kalırdı. Bu da bu türlerin hayatta kalmasını daha da zorlaştıracaktı.

Durum kaygı verici

Bununla birlikte, bir zamanlar ekosistem açısından kritik rol oynayan yangıların artık çok daha sık ve şiddetli bir hal aldığına dair kaygılar da giderek artıyor.

ABD Küresel Değişim Araştırma Programı'nın 2017 tarihli bir raporunda, son yıllarda "orman yangınları faaliyetinde derin bir artış olduğuna" dikkat çekildi.

Orman yangınlarına yönelik risklerin artmasının nedenleri arasında havaların daha sıcak olması, daha kuru koşulların oluşması, kuraklığın artması ve yangın mevsiminin de uzaması gösteriliyor.

Diğer bir etken de, bitki ve ağaçların yaygın olarak ölmesine neden olan yeni zararlı canlıların ve hastalıkların ortaya çıkması.

Örneğin, zümrüt kül kurdu olarak bilinen bir zararlı canlı, ABD genelinde milyonlarca ağacın ölümüne neden oldu.

Ölen bu ağaçlar, geniş arazilerde odun olarak kalır ve bu da bir yangın başladığında yakıt görevi görür.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli de (IPCC) dördüncü değerlendirme raporunda şu değerlendirmelere yer verdi:

"Orman yangınları ve böcek istilası gibi olumsuzluklar artıyor. Toprakların daha da kuruması ve büyüme dönemlerinin uzamasıyla bu olumsuzlukların sıcaklıkların arttığı bir gelecekte sıklaşması çok muhtemel. Yaz mevsiminin daha sıcak geçmesiyle yıllık yangın çıkma riski ihtimalinin de yüzde 10 ile 30 oranında artması bekleniyor."

Bazı orman yangınlarına yıldırım düşmeleri gibi doğal nedenler yol açsa da, büyük çoğunluğunun insanlar tarafından kazara ya da kasıtlı olarak başlatıldığına inanılıyor.

Bilim insanları, ormanda yaşayan toplulukların artan yangın riskine karşı daha dirençli olmalarına yardımcı olacak önlemler geliştirmenin gerekli olduğunu söylüyor.

Bu önlemler arasında yerleşim yerlerinin etrafındaki alanların yönetimi ve yangın risklerini azaltmaya dönük eğitimlerin artırılması öncelikli geliyor.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.