Gıda Hattı

Organik tarımda kullanılan gübreler nelerdir?

4 Temmuz 2021, 11:42
Paylaş
Organik tarımda kullanılan gübreler nelerdir?

Organik tarımda kullanılan gübreler nelerdir? Gübre organik tarım için oldukça önemli bir konu. Peki organik tarımda kullanılan gübreler nelerdir?

Türkiye'de yetişen organik tarım ürünleri nelerdir?

  • Bitkisel ürünler, yaş sebze ve meyveler, kurutulmuş meyveler, baharatlar, bakliyatlar(nohut, fasulye, mercimek), hububat ürünleri( buğday, arpa, yulaf) tıbbi ve aromatik bitkiler.
  • Hayvansal ürünler, et, süt bal, yumurta ve yağlar.
  • İşlenmiş ürünler, un ve unlu mamuller, zeytinyağı, dondurulmuş gıdalar.
  • İçecek olarak ise, şaraplar, meyve suları, gül suyu, reçeller.

Organik tarımın faydaları nelerdir?

Yerken bile fark edebileceğimiz organik tarım, beraberinde pek çok fayda sağlıyor. Organik tarım ürünleri öncelikle kimyasal ilaçlar ile üretilmediğinden diğer organik olmayan ürünlere göre daha lezzetli ve kaliteli oluyor. Organik tarım tamamen doğal şartlar altında ve ürünün genetiğini değiştirilmeden yapılmaktadır. Peki organik tarımın faydaları nelerdir?

Organik tarımın faydaları;

  • Sağlık problemlerini önemli derecede azaltır.
  • Geniş alanlardaki toprak erozyonunu azaltarak, tarımın en önemli kaynağı olan toprak ve gübreyi korur.
  • Su kaynaklarını ve toprağı koruyarak uygun toprak işleme metotları ile verimliliği arttırır.
  • Gübrenin verimi çok fazla olduğundan çiftçilere daha uzun süre kullanma imkanı verir.
  • Çevre dostu olarak bilinen organik tarım, doğal yaşamı koruduğu gibi otlanma için gerekli meraları da korur.
  • Zararlı böcek ilaçları ya da yapay çimlendirici veya büyütücüler eklenmediği için organik tarımla üretilen gıda ve ürünlerin besin değerleri korunur.
  • Organik tarım alanlarında otlanan inekler, enfeksiyonlara karşı daha dayanıklıdır ve daha fazla süt verirler.
  • Organik tarım, var olan çeşitliliği ve yok olmakta olan tohumları korur.

Organik tarım nedir, nasıl yapılır?

Organik tarım tarımsal ilaç, suni gübre, hormon, antibiyotik ve bunlara benzer katkı maddelerinin kullanılmadığı, ürünlerin tamamen doğal kaynaklar ile elde edildiği sağlıklı tarım sistemine denir.

Organik olarak üretilen ürünlerin tüm üretim ve satış aşamaları onaylı ve akredite kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarınca kontrol edilerek uygunluğu sertifikalandırılır. Böylece çiftlikten tüketiciye besin değeri yüksek olan organik ürünler güvenilir şekilde sofralarımızda yer bulur.

Organik ürünlerin tüm aşamaları denetlenmeli ve belgelendirilmelidir, sertifikasız hiç bir ürün organik (ekolojik, biyolojik) adı altında üretilemez, satılamaz. Kontrol ve Sertifikasyon organik tarımın temel esaslarından biri olup, yetiştirilen ürünlerin organik normlara uygun olarak üretildiğini, işlendiğini ve paketlendiğini garantilemektedir.

Organik tarımın amacı nedir?

Organik tarımın amacı; çevre ve insan sağlığı ile doğal kaynakların korunması, biyolojik çeşitliliğin sağlanması, ekolojik dengenin korunması, kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve sentetik gübrelerin kullanımını engelleyerek çevreye olumsuz etkilerinden korumak, organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprak ve gen kaynakları erozyonunu önlemek, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak ve enerji tasarrufu yapmak, bitkinin direncini arttırmak, biyolojik mücadelede doğal düşmanlardan faydalanmak, ekonomiyi desteklemek ve üretimde sadece miktar artışını değil aynı zamanda ürün kalitesini de arttırmaktır.

Organik tarımda kullanılan gübreler nelerdir?

Kimyasal gübrelerin insan sağlığına olan etkilerinin gün geçtikçe ortaya çıkması, gübre kullanımında organik yöntemlere dönüşü hızlandırıyor. Organik gübreler, tarımsal üretimde yetiştirilen bitkilerin, bitki besin maddesi ihtiyaçlarını sağlamak amacıyla kullanılır.  Peki organik tarımda kullanılan gübreler nelerdir?

Organik tarımda kullanılan gübreler şunlardır;

  • Hayvan gübreleri
  • Yeşil gübreleme
  • Hümik asit
  • Kompost
  • Torf (turba toprağı)

Hayvan Gübreleri: Hayvan Gübreleri Ahır ve kümes havanlarının katı ve sıvı dışkılarıyla ya da yataklık malzemenin karışımından elde edilen gübre çeşididir. Son yıllarda solucan gübresi de bu kategorinin içine dahil edilmiştir.

Yeşil gübreleme: Gelişmelerinin belirli bir dönemini tamamlayan, yeşil aksamı bol olan baklagil, buğdaygil gibi bitkilerin ya yetiştiği ortamda ya da bir başka ortamda yetiştirildikten sonra sürülerek toprak altına karıştırılmasına yeşil gübreleme denir. Yeşil gübre bitkisi baklagillerden seçilirse toprağa organik madde yanında, atmosferden fikse edilen azotta katılmış olur. Kimyasal azotlu gübre yerine tercih edilebilecek organik bir yöntemdir.

Hümik asit: Hümik asitler, organik maddenin parçalanması sonucu oluşan son ürünlerdir. Toprakta organik madde sağlama bakımından uygun materyallerden birisidir. İçerisinde kükürt, demir, çinko gibi elementlerin de bulunduğu leonardit kaynaklı gübreler tercih edilmelidir.

Kompost: Bitkisel ve hayvansal kaynaklı, kısmen parçalanmış, tarımsal, endüstriyel ve şehir atıkları kompost olabilir. Kompostlanan materyal orijinal yapısını kaybederek, farklı bir yapıya kavuşur. Tarımsal işletmelerde bol miktarda ortaya çıkan veya işletmelerde yeterince bulunmadığı durumlarda işletme dışından temin edilebilen her türlü organik artığın fermantasyonuyla elde edilen bir gübre çeşidi olan kompost, bu yönüyle çok ucuza mal olur.

Torf (turba toprağı): Bataklık kıyıları,kurutulmuş göl ve kıyılarda yıllarca biriken organik artıklar toprakla karışarak organik madde oranı yüksek bir karışım oluşturur. Turba toprağı organik maddece zengindir ve herhangi bir zehirli atık ya da mikroorganizma içermez. Kokusuzdur. Bu nedenlerden dolayı rahatlıkla tarımda kullanılabilirler.

Organik tarım yönetmeliği 2021 için tıklayın

Organik tarımda hastalık ve zararlılara karşı koruyucu önlemler

Organik tarım metoduyla bitkisel üretim yapılan tarım alanlarında kesinlikle kimyasal ot öldürücüler, büyümeyi durdurucular ve gerileticiler kullanılamaz.

Hastalık, zararlı ve yabancı otların kontrolünde aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır:

  1. Hastalıklara dayanıklı tür ve çeşit seçimi yapılmalıdır,
  2. Uygun rotasyon programı hazırlanmalıdır,
  3. Uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır,
  4. Kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele metotları uygulanmalıdır,
  5. Yabancı otlar, elle veya çapalama yöntemiyle yok edilmelidir.

Yukarıda belirtilen uygulamaların bitki hastalık ve zararlıları ile yabancı otlara karşı mücadelede yetersiz kalması halinde yalnızca aşağıdaki tablolarda izin verilen organik kökenli bitki koruma ürünleri kullanılmalıdır.

Organik tarım kültürel önlemler ve biyolojik mücadele

Temiz toprak:

Bitki yetiştirilecek toprak hastalıklardan arınmış bir toprak olmalıdır. Bitki türünün isteklerine uygun toprak seçilmelidir (Toprak yapısı, tuzluluk, asitlik, geçirgenlik, kireç miktarı vb).

Temiz tohum, fide, fidan:

Temiz çoğaltma materyalinden kastedilen sağlam, ve hastalık ve zararlılardan arınmış materyaldir. Bu materyal, temiz alanlarda üretilmiş olmalıdır. • Dayanıklı veya toleranslı çeşitler kullanmak: Yetiştiricilik yapılan bölgede belirli bir hastalık ve zararlı yaygınsa, ona dayanıklı çeşitler kullanmak, ileride yapılacak tarımsal savaşın daha kolaylaşmasına yardımcı olur.

Ekim nöbeti:

Bitkilerin artarda yetiştirilmesinin önlenmesiyle, o türe özgü zararlı ve hastalık yoğunluğunun azalmasını sağlar. Ekim nöbeti özellikle toprakta yaşayan zararlı yoğunluğunun azaltılmasında etkili olmaktadır. Ekim nöbetine alınacak bitki türünü belirlemede, zararlı veya hastalığın konukçusu olmayan türler seçilmelidir. Özellikle yılda bir kez döl veren türler için ekim nöbeti etkili olurken, göç edebilen veya yer değiştirebilen, yayılma gücü yüksek olan zararlılar için uygun değildir.

Ekim-dikim zamanını ayarlama:

Bitki hastalık veya zararlının yoğun olarak görülebildiği zamanlardan önce veya sonra ekilerek veya dikilerek mücadele yapılabilir. Bu amaçla erkenci veya geççi çeşit tercihi de yapılabilir.

Birlikte yetiştirme:

Bazı zararlı ve hastalıklar bitki tercihi yapar. Bu durumda bitki sıra aralarına hastalık veya zararlının tercih ettiği bitkiler ekilerek hastalık ve zararlı yoğunluğu azaltılabilir.

Sık dikim yapmamak:

Bitkiler arasında bırakılan mesafelerin dar olması, hem mücadeleyi zorlaştırır hem de bitkilerin havalanmasını, güneş ışığından yararlanmasını zorlaştırır. Bunun sonucu olarak ortam neminin artması ile yüksek nemden hoşlanan yaprak bitleri, unlu ve kabuklu bitler ile beyaz sinek gibi zararlıların gelişmesine neden olur. Ayrıca birim alanda bulunması gereken bitki sayılarına dikkat edildiğinde topaktaki besin maddelerinden rahatça yararlanabilen bitkiler daha sağlıklı olur ve hastalık ve zararlılara karşı direnci artar.

Dengeli sulama yapmak:

Sulama bitkisel üretimde yağışların yeterli olmadığı durumlarda ve bitkinin ihtiyacı olan dönemde uygulanması gereken bir kültürel önlemdir. Ancak gerektiğinden fazla verilen su hem toprağın hem de bitkinin havalanmasını azaltacağından hastalık ve zararlı yoğunluğunu artırır. Yine sulamanın günün sıcak saatlerinde yapılması, sulamada dinlendirilmiş su kullanılması da bitkinin gelişmesini olumlu yönde teşvik eder ve dayanıklı olan bitkiler de hastalık ve zararlılarla daha iyi mücadele ederler.

Dengeli gübreleme yapmak:

Bitki ne kadar istiyorsa o kadar gübreleme yapmak gerekir. Toprakta besin maddesi eksikliği varsa o madde gereken kadar verilmelidir. Özellikle fazla verilen azot, aşırı vejetatif gelişmeye neden olarak bitkinin hastalık ve zararlılara dayanıklılığını azaltır. Buna karşılık potaslı gübreler bitkilerdeki dayanıklılığı artırır. Ancak toprakta potas varsa vermeye gerek yoktur.

Yabancı ot mücadelesi:

Yabancı otlar bitkinin besinlerine ortak olduğu gibi, hastalık ve zararlılara da konukçuluk yaparak bitkilerin zararlanmasına neden olur. Bu nedenle yabancı otlarla yapılan mücadele bitki sağlığını koruyacaktır. Tek yıllık bitkilerde zarar yapan nematodlar, yaprak bitleri, yaprak pireleri gibi böcekler yumurtalarını yabancı otların yaprak ve köklerine bırakırlar. Bunlar uzaklaştırılmadığı takdirde sayıları ve dolayısıyla zararları giderek artacaktır. Mücadele mekanik olarak yapılır. El veya çapa kullanılır. Yine yer örtücü bitkiler kullanılarak, yabancı otların gelişmesi baskı altında tutulabilir. Toplanan atıkların yakılması önerilmez. Çünkü yakma sırasında zararlı organizmaların yanında faydalılar da yok olur.

Hastalıklı bitki ve bitki artıklarını uzaklaştırmak:

Bitkilerde zarar yapan zararlı ve hastalıkların yumurtaları larvaları hasat sonrası atıklar üzerine yerleşir ve kışı burada geçirir. Hasadın hemen arkasından bitki atıklarının, meyve bahçelerinde budama atıklarının bahçeden uzaklaştırılması ile bu etmenler uzaklaştırılmış olur. Atıkların bahçeden uzaklaştırılması, yol kenarlarına ve su kanalına yakın yerlere atılmamaına özen gösterilmeli, derin bir çukura gömülmesi veya çok darda kalınırsa yakılması önerilir. Çünkü organik tarımda esas bitkisel atıkların organik madde kaynağı olarak değerlendirilmesini sağlamaktır. Çukura gömülerek ileride bu atıklar kullanılabilir.

Kullanılan aletleri temiz tutmak:

Toprak işleme ve bakım amacıyla kullanılan aletlerin kullanım sonrası temizlenmesi ve dezenfektanla muamele edilmesi gerekir. Sodyum hipokloritli su ile yıkamak bunun için bir çözüm olabilir.

 

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.