AramaArama
Gıda Hattı

“Önlemler hastalıktan önce alınmalı!”-Serkan Kartal-Food Care İşlenmiş Gıda Sektör Müdürü

1 Temmuz 2015, 11:46
Paylaş
“Önlemler hastalıktan önce alınmalı!”-Serkan Kartal-Food Care İşlenmiş Gıda Sektör Müdürü

ABD ve Uzak Doğu başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde görülen kuş gribi, Türkiye’ye de uğradı. Beyaz et ve yumurta sektörü alarma geçti. Hastalığın insan sağlığına risk oluşturmadığı bildiriliyor. Peki, işletmeler kuş gribiyle nasıl mücadele edecek? Alınması gereken önlemleri konunun uzmanı Serkan Kartal’la konuştuk.

Röportaj:Metin Ertunç

Kuş gribi göç etti, geldi ve tekrar gündeme oturdu. Türkiye dâhil, dünyanın pek çok farklı bölgesinde vakalara rastlanmaya devam ediyor. ABD, Çin, Tayland, AB ülkelerinden Fransa, Hollanda ve Almanya son aylarda virüsün tespit edildiği ülkeler arasında yer alıyor.

Ülkemizde ilk olarak Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı Edincik Mahallesi’nde, ardından Kastamonu, son olarak İzmir ve Manisa Akhisar’da görüldü. Hastalık, daha çok açık alanda salma tavukçuluk yapan işletmelerde ortaya çıktı. Entegre tesislerde bir sıkıntı görünmüyor. Ayrıca hastalığın insan sağlığına doğrudan bir risk oluşturmadığı biliniyor. Bu nedenle şu ana kadar beyaz et ve yumurta tüketimine yansıyan bir olumsuzluk olmadı.

Ancak beyaz et ve yumurta ihracatımızda kuş gribi kaynaklı sıkıntılar, yaşanmaya devam ediyor. Fakat bu sadece bizim ülkemiz için geçerli bir durum değil. Örneğin; dünyanın en büyük beyaz et ve piliç ihracatçılarından biri olan ABD’nin yurt dışı satışları da ülkede hızla yayılma belirtileri gösteren kuş gribinden nasibini almış durumda.

Biz de gündemin bu sıcak başlığından hareketle, işletmelerin hastalığa karşı alması gerekli tedbirlerin ne olduğunu ele aldık ve konuyu Food Care İşlenmiş Gıda Sektör Müdürü Serkan Kartal’la konuştuk. Kuş gribi nedir? Kişisel olarak nasıl korunabiliriz? Tavukçuluk sektörü ne gibi önemler almalı? Hepsinin cevabını röportajımızda bulacaksınız.

Kuş gribi nedir? Önce bununla başlayalım isterseniz…

Halk arasında ‘Kuş Gribi’ olarak bilinen Avian Influenze, Ortomiksoviridae familyasından A tipi İnfluenza virüsünün neden olduğu, akut bir enfeksiyondur. Genellikle kümes hayvanlarında görülüyor. Virüs, solunum yolu, sindirim ve sinir sistemiyle ilgili semptomlar içeriyor.

Peki, nasıl bulaşıyor?

Kuş Gribi virüsü, hastalığı taşıyan kanatlıların burun akıntıları ve dışkılarından bulaşıyor. Kümes koşullarında beş hafta süreyle canlılığını koruyabilir. Bu nedenle enfeksiyonla mücadele bakımından en önemli meselelerden biri gübredir. Dışkıların yüksek nem ve sıcaklığında virüs daha uzun süreyle canlılığını koruyabilir. Virüs, hastalığı taşıyan kuşların dokularında ve dışkılarında 3 aya kadar canlılığını sürdürebilir. Suda ise 22°C'de 4 gün kadar ve 0°C'de ise 30 günden fazla yaşayabilir.

Göçmen kuşlar, Kuş Gribi’nin yayılmasında ve sürülere girmesinde önemli bir rol oynar. Ancak hastalığı taşıyan kuşların dışkısı veya salgılarının ya da kırılmış yumurtaların bulaştığı yem, su, ekipman ve personel de enfeksiyonun yayılmasında ciddi bir etkendir. Bu etkenler, bir çiftlikte enfeksiyonu başlatma veya yayılmasına neden olmanın yanında, enfeksiyonun başka çiftliklere yayılmasına da yol açabilir. Yatay bulaşma (kuştan kuşa) sürüler içinde en sık karşılaşılan viral bulaşma yoludur. Dikey bulaşmaya dair (yumurta aracılığıyla kuştan civcive) herhangi bir somut kanıt olmamakla birlikte, kabuğu mikroplu kırık yumurtalar kuluçka makinesindeki civcivlere hastalığı bulaştırabilir.

Bu hastalıkla mücadelede tavukçuluk sektörü ne gibi önemler almalı?

Öncelikle şunu vurgulamak lazım; kuş gribi ile ilgili en temel önlemler hastalıktan önce alınmalıdır. Bu nedenle büyük entegre tesislerde bir arada yaşayan hayvanlarda hastalık oluşmaması için tesisin ilk kurulum aşamasından itibaren biyogüvenlik basamakları doğrultusunda bir planlama yapılmalı ve uygulanmalıdır. Biyogüvenliğin ise üç anahtar seviyesi bulunmaktadır. Bunlar; kavramsal, yapısal ve operasyonel biyogüvenliktir.

Bunları biraz daha açabilir miyiz?

Tabii. Kavramsal Biyogüvenliğin kapsamı; tesisin kurulacağı arsanın seçimini, diğer çiftliklere, yerleşim yerlerine ve yollara yakınlığını içerir. Değişim şansı yoktur ya da yüksek bir maliyet gerektirir.

Yapısal biyogüvenlik kapsamında; arsa planı ve güvenliği, tesisin ve depoların yapısal özellikleri ile tesisin temizlik ve dezenfeksiyonu için uygunluğu incelenir. Çünkü inşaat sonrasında yapılacak değişimin maliyeti çok yüksektir. Bu sebepten dolayı inşa edilecek ya da değişimi yapılacak her birimin çok önceden planlanması gerekir.

Operasyonel biyogüvenlik kapsamında ise günlük yapılan faaliyetler incelenir. Bu faaliyetler enfeksiyonların önlenmesinde en sık kullanılan, en pratik çözümler sunabilen ve en çok dikkat edilmesi gereken noktalar olmaktadır. Çiftliğe gelen ziyaretçilerin kontrol edilmesi, çiftlik çalışanlarının giysi temizlikleri ve temel dezenfeksiyon işlemlerinin yerine getirilmesi, tesis içinde bulunması muhtemel farklı hayvanların tesis dışında tutulmalarının sağlanması, ekipman ve araçların dezenfeksiyonu ve hasta hayvanların sürekli kontrol işlemlerini kapsamaktadır.

Diğer biyogüvenlik seviyelerine göre en düşük maliyet gerektirmekte ve yüksek verim sağlamaktadır. Biyogüvenlikte en etkili çözüm, iyi bir temizlik ve sonrasında yapılan dezenfeksiyon işlemidir.

Bu noktada dezenfeksiyonun önemi nedir?

Genellikle çoğu kişi, hijyeni sadece dezenfeksiyondan ibaret sayar. Fakat dezenfeksiyon düzeyi, ilgili yüzeylerin temizlik seviyesine bağlıdır. Mikrobiyal yükün önemli bir kısmı iyi bir temizlik sayesinde azalır ki bu çoğunlukla dikkate alınmayan bir olgudur. Bunu şöyle ifade edeyim; mikrobik yük, kaba temizlik ve ön yıkama ile yüzde 90 oranında azalır. Dezenfeksiyonda yüzde 6-7, sisleme işleminde ise bu oran yüzde 1-2 seviyesindedir.

Kuş gribi ve diğer hastalıkları önlemek açısından sektöre hangi ürün ve hizmetleri sunuyorsunuz?

Sealed Air’in Food Care iş birimi olarak, sürdürülebilir yenilikçi çözümlerimiz ile gıdalarımızın güvenliğini ve kalitesini sağlayarak, sağlıklı toplumların var olmasına yardımcı oluyoruz. Bu çözümlerimiz sayesinde gıda ve içecek üreten tesislere sahip iş ortaklarımıza, gıdanın içeriğini değiştirmeden raf ömrünü uzatan, operasyonel verimliliği sağlayan ve bunun doğal sonucu olarak da güvenli marka imajına sahip olmasına yönelik ölçülebilir sonuçlar sunuyoruz.

Müşterilerimizi iyi tanımak ve hangi alanlarda gelişmek ve büyümek istediklerini bilmek bizim için büyük önem taşıyor çünkü bu ihtiyaçlar sektörden sektöre ve şirketlere göre farklılık gösteriyor.

Değer zincirinde besin hayvanlarındaki riskin azaltılmasından, tesiste risk değerlendirmesi yapmaya ve dağıtımda çapraz bulaşmanın önüne geçen üstün ambalaj yapılarına kadar, erken bir safhada gıda güvenliğini sağlamak için çalışıyoruz.

İhtiyaç duyulan tüm biyogüvenlik ihtiyaçlarını paket olarak sunarak hijyeni koruyacak ve marka değerlerini arttıracak sağlam duvarlar inşa ediyoruz.

Spesifik olarak sadece kuş gribine odaklandığımızda, biyogüvenlik yaklaşımı, temizlik ve dezenfeksiyon uygulamaları ve personel eğitimlerini kapsayan bir Diverchick biyogüvenlik paketi ile sektörün yanında yer almaya çalışıyoruz.

Bugüne kadar, tavukçuluk sektörünün şu anki sağlam entegre yapısına gelip, yaklaşık 1.8 milyon tonluk üretimiyle dünyanın 8. büyük üreticisi konumuna gelmesinde ve birçok Avrupa ülkesinden başta hijyen konusuyla olmak üzere, daha pek çok konuda önde olmasında, sektörle birlikte geliştirdiğimiz projelerin de katkılarının olduğu kanaatindeyiz.

Konusunda uzman çalışanlarımızla bu sürecin daha uzun yıllar devam edeceğini öngörmekteyiz.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.