Gıda Hattı

Nişasta Sanayicileri, Danıştay Kararına Tepkili / Gıda Sanayi'nin Rekabet gücü engellenmektedir.

29 Ağustos 2007, 09:45
Paylaş

Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği ( NÜD ), Danıştay 13. dairesinin “2006-2007 pazarlama yılında nişasta kökenli şekerler için Şeker Kurulu tarafından ayrılan kotanın, sakkaroz kökenli şekerler için ayrılan kota ile ilgilendirilmeksizin (%50) artırılmasına ilişkin 15.01.2007 tarih ve 2007/11561 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu karara dayanak olarak gösterilen işlemlerin iptali”ne ilişkin kararına duydukları tepkiyi , 28 Ağustos 2007 Salı günü düzenledikleri basın toplantısında kamuoyu ile paylaştı.

Nişasta Üreticileri , alınan kararla nişasta sanayinin mağdur edilerek, Türk çiftçisinin ve gıda sanayinin rekabet gücünün engellendiğini ifade ederek, “sanayimizin uzun vadeli planlar ve üretim yapması engellenerek ekonomiye olan güvenimiz zedelenmektedir!” açıklamasında bulundular.

Mısırın hammadde olarak sirkülasyon ve katma değer açısından en yoğun Nişasta sanayinde kullanıldığına dikkat çeken NÜD Başkanı Rint Akyüz, Danıştay’ın iptal kararı ile mısırın en yoğun kullanım alanı daraltılarak çiftçinin ve sanayicinin mağdur edildiğini söyledi. Akyüz, “Mısırdan üretilen nişasta; kağıt, tekstil, ilaç, savunma tutkal ve yapıştırıcı gibi sanayilerinin en temel hammaddesidir. Ancak en ağırlıklı kullanıldığı sanayi Gıda Sanayi’dir. Danıştay’ın bu iptal kararı ile mısırın en yoğun kullanım alanı daraltılmış ve ekilen mısırın satım alanı kısıtlanmıştır. Çiftçimiz bu kararla mağdur edilmiştir. Üretim kararlarını ve projeksiyonlarını, hükümetimizin aldığı kararlara göre düzenleyen sanayicimizin ise ekonomiye yarattığı katma değer yok edilerek, uzun vadeli planlar yapması engellenmekte ve ekonomiye olan güveni zedelenerek, üretici güçsüz bırakılmakta, başta gıda sanayi olmak üzere ucuz ve kaliteli hammadde kullanımı engellenerek rekabet gücü yok edilmek istenmektedir” dedi.

Kararın Şeker-İş Sendikası’nın iddia ettiği üzere, pancar çiftçisini korumaya yönelik bir karar olmadığını, bu kararın pancar ve pancar şekeri üretiminin artırımı veya eksilişi ile bir ilişiği bulunmadığına dikkat çeken Akyüz, aksine alınan kararın mısır üreten çiftçileri ve başta gıda sanayi olmak üzere sanayi etkileyeceğini vurguladı. Rint Akyüz, uygulanan yanlış politikalar sonucu Türkiye’deki mısır üreticisinin ülkenin ihtiyacını karşılayacak şekilde üretim ve hatta ihracat yapmasının engellendiğini kaydetti. Rint Akyüz, “Nitekim geride bıraktığımız 2004-2006 yıllarında Türkiye toplam 300 bin ton mısır ihraç etmiştir. Hal böyle iken ve Türkiye’nin nişasta ihtiyacı ortada iken niçin pancar ekilsin diye ısrarcı bir tutum içinde olunduğunu anlamak mümkün değildir. Kaldı ki pancar Türkiye’nin belli bölgelerinde 4 yılda bir ekilebilen bir üründür, mısır ise Çukurova, Akdeniz, Karadeniz ve Ege Bölgesi başta olmak üzere hemen hemen ülkemizin tüm bölgelerinde yetiştirilebilen ve bazı bölgelerde yılda 2 kez rahatlıkla ekilebilen verimli bir üründür. Çiftçilerimiz pancardan arta kalan dönemlerde, tarlalarında mısır ekmektedirler. Dolayısıyla Türkiye’de pancar çiftçisi diye bir çiftçi yoktur, “çiftçi” vardır ve bu çiftçi duruma göre pancar da eker mısır da... Bölgesel bazda ve tarıma dayalı sektörlerin ihtiyacının ne olduğunu belirlemeden, günlük ve popülist yaklaşımlarla alınan kararlar tüm ürünlerdeki mekanizmayı bozmaktadır. Türk tarımının sürprizlerle karşılaşması ve arz–talep dengesinin bozulması engellenmelidir” ifadesini kullandı.

Danıştay’ın yanlış ve doğru olmayan ekonomik verilere dayanan bir karar aldığına işaret eden NÜD Başkanı Akyüz, “Mısır hammadde olarak; sirkülasyon ve katma değer açısından en yoğun Nişasta sanayinde kullanılmaktadır. Mısıra sadece yemin veya NBŞ’in hammaddesi olarak bakmak yanlış olur. Bu hem Türk çiftçisine, hem de gıda sektörüne haksızlık olur. Sonuç olarak mısırı buğday gibi Türk çiftçisinin ana üretim maddelerinden biri haline getirmeliyiz. Böylece çiftçinin yurdun her tarafında buğdaya alternatif olarak yetiştirebileceği bir ürünü ve buğdaya nazaran çok daha fazla kullanım alanı ve katma değeri olan bir ürünü de geliştirmiş oluruz” sözleriyle çiftçi ve üretici ayağında sektörün yaşadığı sorunları özetledi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.