Gıda Hattı

Neden Hayvan Refahı?

2 Ocak 2020, 16:13
Paylaş

“İnsanımızın refahını sağlayamamışken, hayvan refahı da nerden çıktı?” diyenleriniz olabilir. Ben de tam bunu anlatmak istiyorum.

Neden Hayvan Refahı? - Dr. Hüseyin Sungur

Günümüzde hayvan yetiştiriciliği ve gıda sektörü, tüketici odaklı bir gelişim gösteriyor. Üstelik karşımızda tek bir tüketici grubu da yok. Bireylerin her biri tek tek tüketici ve her birinin farklı beklentileri ve ihtiyaçları var. Kısacası tüketici bilincinin gelişimi, üretim şeklini belirler hale geldi. Tüketici sunulanı değil, kendi arzuladığı gıdaları tüketmek istiyor.

Tüketicinin ilgisi özellikle hayvansal gıdalarda yoğunlaşmakta ve sadece et, süt ve yumurtanın kendisini değil, onların elde edildiği hayvanların yetiştirme koşullarını, yedikleri yemleri, kullanılan ilaçları ve refahı da sorgulanmaktadır.

Hayvan refahı tartışmaları

Hayvan refahına ilişkin endişeler, çok eski olmakla birlikte, refahla ilgili sorunların nasıl çözüleceği ve azaltılacağına dair tartışmalar nispeten yenidir. Hayvan refahını dikkate almayan yetiştirme metotları, hayvan yetiştiricilerinin refahına olumsuz yansımaktadır. Çünkü tüketiciler hayvansal ürünlerin hayvan refahı standartlarına uygun üretilmesini talep etmekte, bu standartlara uymayan ürünler, gelişmiş ülke pazarlarında tercih edilmemektedir.

Kabul görmüş hayvan refahı yaklaşımına göre; hayvanlar duyarlı varlıklardır, refah koşullarından yoksun hayvanlar büyüme, üreme ve hayatta kalmakta güçlük çekerler ve hayvan refahı “iyi ve kaliteli ürün” için gereklidir.

Hayvan refahı çok boyutlu bir kavram!

Hayvan refahı, bilimsel, etik, ekonomik, yasal, dini ve kültürel boyutları olan, çok yönlü, uluslararası ve yerel yaklaşımlar içeren bir kavramdır. Kavram, birçok ülke ve toplum tarafından benimsenmiş olmakla birlikte, henüz küresel ve yerel ölçekte hayvanların refahının sağlandığını söyleyemeyiz. Bu yüzden Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE), BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa Birliği küresel ölçekte inisiyatif almış; bilimsel, etik ve yasal çalışmalar yaparak standartlar geliştirmiştir.

FAO, hayvan refahı uygulamalarının öneminin farkında olan kuruluşların başında gelmekte, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki üreticilerin hayvan refahı uygulamalarını benimsemeleri ve bilgilenmeleri için kapsamlı çalışmalar yapmaktadır.

OIE’nin “Beş Özgürlük” ilkesi!

OIE, hayvan refahını, bir hayvanın yaşadığı ve öldüğü koşullar ile ilgili fiziksel ve ruhsal durumu olarak tanımlamaktadır. OIE’nin karasal hayvanların refahı konusundaki çalışmalarını bildiren yol gösterici ilkeler arasında “Beş Özgürlük” yer almaktadır. 1965 yılında geliştirilen ve herkesçe benimsenen beş özgürlük, hayvanların insan kontrolü altındayken yaşaması gereken koşullara ilişkin beklentilerini tanımlar: Bunlar;

1. Açlığın ve susuzluğun önlenmesi (hayvanın sağlığının korunması için taze suya ve yeme erişiminin sağlanması),

2. Rahatsızlığın önlenmesi (hayvana korunaklı ve rahat bir dinlenme alanına sahip uygun bir barınma ortamının sağlanması),

3. Ağrı, yaralanma ve hastalığın önlenmesi (hayvanın hastalıklardan korunması ve hasta olması durumunda zaman geçirmeksizin sağaltımı),

4. Normal davranış biçimini sergileyebilme özgürlüğü (hayvana yeterli büyüklükte barınma alanı ve gerekli olanakların sunulması, hayvanın türdeşleriyle bir arada tutulması),

5. Korku ile stresin önlenmesi (zihinsel rahatsızlığı önleyecek koşullar ve bakım sağlanması).

AB’nin Koruma ve Refah Stratejisi

Avrupa Birliği de hayvan refahını derinden benimsemektedir. Lizbon Antlaşması’na göre hayvanlar canlı varlıklardır, zevk ve acı hissedebilirler. AB, kendi belirlediği “Koruma ve Refah Stratejisi’ni uygulamaktadır. Strateji, “herkes sorumlu” ilkesi altında çok katmanlı bir yaklaşım benimsiyor.

Değişik kurum ve kuruluşlar “iyi hayvan refahı uygulamaları” sağlamak için çok çeşitli standartlar ve programlar oluşturmuştur. Bunlar arasında, çoğunlukla sanayi kuruluşları tarafından oluşturulan gönüllü refah kodları, perakende veya restoran şirketleri tarafından sıklıkla kullanılan kurumsal programlar, tüketicilerin seçici olarak satın almalarını sağlayan ürün farklılaştırma programları, yasal standartlar ve uluslararası anlaşmalar veya hükümetler arası kuruluşlar tarafından oluşturulan standartlar en çok kabul görenlerdir.

Hayvan refahı için kapasite geliştirmenin dört unsuru

Her ülke hayvan refahı uygulamalarını gerçekleştirmek için kapasite geliştirmek durumundadır. Kapasite geliştirme çabaları dört unsuru içermelidir. Bunlar;

1. Hayvansal üretimin başarısı için hayvan refahı hakkında farkındalık yaratmak,

2. Hayvan yetiştiricilerinin aktif katılımını sağlamak,

3. Konuya özgü eğitim programları hazırlamak,

4. Farklı uluslararası kuruluşlar, paydaşlar ve eğitim sağlayıcıları ve hayvan refahı ile ilgili diğer kuruluşlar arasında iletişimi sağlamak.

Hayvan refahı sorunları çeşitlilik gösterse de, nakliye, kesim, yem ve su temini, hayvan otlatma yöntemleri, hasta veya ticari değeri düşük olan hayvanların itlafı, hayvanların kendi doğalarına aykırı koşullar altında tutulması en çok göze çarpan hususlardır.

Hayvan refahının küresel olarak iyileştirilmesi stratejik ortaklıklar gerektirmektedir. Özellikle FAO, Bölgesel Komisyonları, OIE ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren diğer kuruluşların beraber çalışma zorunluluğu vardır. Ayrıca, hayvan refahı ile ilgili girişimlerin finansmanını, yürütülmesini ve iletişimini kolaylaştırmak için akademisyenler, üretici örgütleri, hayvan refahı ile ilgili sivil toplum kuruluşları, finansal kurumlar ve özel sektör ile birlikte çalışmalıdır.

Ülkemizdeki durum

Konuya ülkemiz mevzuatı açısından bakacak olursak; bu konuda Hayvanları Koruma Kanunu, Organik Tarım Kanunu, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve bu kanunlara bağlı olarak çıkarılmış yönetmeliklerden söz edebiliriz. Ancak hayvan yetiştiricilerin mevzuata tam olarak uyduğunu ve denetimlerin etkin olarak yapıldığını söylemek güçtür.

Öte yandan az sayıda çiftçi ve veteriner hekim konuyu ciddiye almakta, hayvan refahı uygulamalarındaki son gelişmeleri yakından takip etmektedir. Yine çok az tüketici grubu et, süt ve yumurtanın üretildiği hayvanların yetiştirme koşullarını sorgulamaktadır.

Bazı kesimlerce hayvan refahının, sektördeki diğer sorunlara kıyasla öncelikle ele alınması bir lüks olarak değerlendirilse de insan ve hayvan sağlığı, gıda güvenilirliği, tüketici taleplerinin karşılanması ve ticari rekabet açısından hayvan yetiştiriciliğinin göz ardı edilemeyecek bir konusudur. Ülkemizde zaman kaybetmeden hayvan refahının iyileştirilmesi için, mevzuatın etkin uygulanması sağlanmalı, diğer yandan üretici ve tüketicileri bilinçlendirme çalışmalarına hız vermelidir.

Yararlanılan Kaynaklar:

1.EU strategy: 2012– 2015 strategy: Animal Welfare

2. Capacity building to implement good animal welfare practices FAO Expert Meeting 2008

3. OIE Global Anımal Welfare Strategy 2017

4. Karaş Duman, G, Avrupa Birliğinde Yumurtacı Tavuk Refahı. Yumurta Bülteni, Sayı 1 ,2010

Dr. Hüseyin Sungur

[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.