Gıda Hattı

Nadir Şah kimdir? Nadir Şah hayatı

22 Ekim 2021, 10:08
Paylaş
Nadir Şah kimdir? Nadir Şah hayatı
Nadir Şah kimdir? Hindistan Seferinden büyük bir ganimet ile dönen Nadir Şah hayatı ve halktan 3 yıl boyunca vergi toplamaması ile biliniyor. Nadir Şah biyografi araştırmasını gidahatti.com olarak sizlere sunuyoruz.

Nadir Şah kimdir? Çıktığı seferler ve suikast düzenlenerek öldürülmesi ile Nadir Şah hayatı hakkında pek çok şey merak ediliyor. İşte hayatı ve yaptıkları...

Nadir Şah biyografi

doğum; 22 Ekim 1688, Deştgerd

ölüm; 19 Haziran 1747, Fethabad

mesleği; Afşar Hanedanı'nın kurucusu ve İran'ın 1736-1747 yılları arasındaki hükümdarı.

Nadir Şah hayatı

İran, Azerbaycan, Hindistan'ın kuzeyi ve Orta Asya'nın bir bölümünü içine alan büyük Afşarlar imparatorluğunu yarattı. Afganlar, Osmanlılar ve Babür İmparatorluğu'na karşı zaferler kazandı. Nadir Şah, Asya'nın son büyük fatihiydi. Osmanlılar ve Babür İmparatorluğu arasında Afsarlar'ı yeniden saygın bir yere getirdiği için övülür.

Kaynaklarda Nadir Şah'ın, teşkilatçı, cesur, zeki ve çok enerjik bir yapıya sahip olduğu belirtilmiştir. Farsça’yı çok iyi bildiği halde Türkçe’yi (Çağatayca) kullanmayı tercih etmiştir. Hindistan’da Karnal Muharebesinden sonra Babürlüler hükümdarı Muhammed Şah'la, Nadir Afşar arasındaki görüşmede iki hükümdar Türkçe konuşmuşlardır.

Nadir Şah, Safevilerin aksine Şia'yı Caferilik ismi altında dört Sünni mezhebin yanında beşinci İslam mezhebi saymak istedi ve bu amacı onun iç ve dış politikasının temelini oluşturmuştur.

Nadir'in İlk Yılları

Nadir, Horasan’daki Abiverd hudut bölgesinde yaşayan Afşarlar’ın “Kırklu/Kıruklu” obasına mensuptur. Obasının kış için göçü sırasında Dasgird/Dergez köyüne ulaşıldığında doğdu. Babası İmam Kulu Beğ oğluna Nadir Kulu adı verdi. İmam Kulu Beğ hakkında kaynakların bazılarında deriden elbise dikicisi veya kürkçü olduğu, bazılarında da çoban olduğu söylenmiştir. Küçük yaşta babasını kaybeden Nadir, genç yaşlardayken bölgedeki diğer aşiretlerle mücadelelere katılmıştır.

Nadir'in Tarih Sahnesine Çıkışı ve Etkinlikleri
Doğudaki Tehditlerin Püskürtülmesi

1704’te Horasan’ı yağmalayan Özbeklerle mücadelesi sırasında annesi ile birlikte esir düştü. Annesi esirken ölmüş; Nadir ise, 1708’de kaçarak Horasan’a döndü. Afşar Türklerinden Abiverd hakimi Köse Ahmetlü Baba Ali Beğ’in hizmetine girerek daha sonra onun kızıyla evlendi. (Abiverd, günümüz Türkmenistan topraklarında yer alan Kaakhka yerleşiminin kuzey batısında harabe halindedir.) Uzun yıllar Köse Ahmetlü Ali Beğ’in hizmetinde kalan Nadir, Ali Beğ’in 1723’te ölümüyle onun yerine geçti. Gılzayların İran'ı istila ederek İsfahan’ı ele geçirmesi sırasında, Safevilerin içinde bulunduğu karışıklıktan faydalanan Sistanlı Melik Mahmud, Meşhed’i ve çevresini ele geçirdikten sonra bu sıralarda Abiverd hududunda bulunan Nadir’e de birleşme teklif etti. Bu teklifi kabul eden Nadir, Meşhed’e giderek Melik Mahmud’un emrine girdi. Ancak sonradan Melik Mahmud’u bir cirit oyunu esnasında onu öldürmek istediyse de başarılı olamayarak Abiverd’e kaçtı. Daha sonra Melik Mahmud’u bertaraf eden Nadir, emrindeki kuvvetlerle daha sonra Kelat kalesi beyini aldatarak burayı ve Abiverd hududundaki Dergez ve çevresini ele geçirdi. Kelat kalesini tahkim ettiren Nadir’in, burasını üs olarak kullanarak, Sistanlı Melik Mahmud, Özbekler, Türkmenler ve Tatarlar ile mücadeleye başladı. Nadir, önce Horasan bölgesinde yaşayan Afşar grupları, Çemişkezek Kürtleri ve diğer aşiret kuvvetlerini emri altında topladıktan sonra Melik Mahmud’la mücadeleye başladı.

Melik Mahmud, Zeydan kalesi üzerine yürüyüp bu kaleyi kuşattığını duyan Nadir, Melik Mahmud’un ilerleyişini durdurmak ve kuşatma altındaki Zeydan kalesine yardım etmek maksadıyla bölgeye hareketi sırasında, yolda Meşhed’den top getiren Melik Mahmud’un kuvvetlerini yenilgiye uğrattı. Kale düşmek üzereyken Nadir yetişerek Melik Mahmud’un kuvvetlerini bozguna uğrattı. Nadir, bundan sonra Meşhed taraflarına kaçan Melik Mahmud’u Meşhed önlerine kadar takip ettiyse de Meşhed üzerine ilerlemiyerek, daha önce Afşarların elinde iken Melik Mahmud’un eline geçen Abiverd üzerine yürüdü. Mevsimin kış olmasına ve şiddetli kar yağışına rağmen Abiverd üzerine yürüyüp, şehri ele geçirdi. Daha sonra Keyan Kalesini kuşatan Nadir, kalenin etrafında lağımlar kazdırıp, üç aylık bir kuşatmadan sonra bu kaleyi ele geçirdi ve şehrin ileri gelenlerini öldürttü. Bağımsızlığını ilan eden Zağçend kalesinin hakimi Kara Han üzerine yürüyerek burayı ele geçirdi. Daha sonra Nesa(Nisa,Türkmenistan)’ya doğru kaçan Türkmenleri takip eden Nadir, Nesa’ya girdi.

Nadir’in Nesa’da bulunduğu sırada, Melik Mahmud, Türkmen Muhammed Han’ı Horasan serdarlığına tayin edip, Melik İshak’ı da Nişabur üzerine gönderdiği haberini duyan Nadir, kuvvetlerini toplayıp Melik İshak’tan önce Nişabur’a girdi ve Nişabur’a doğru ilerleyen Melik İshak üzerine yürüyerek onu yenilgiye uğrattı. Melik Mahmud, Nişabur’da bulunan Nadir’in kuvvetlerini bozarak Nişabur’u ele geçirdi. Bunun üzerine Nadir de kuvvetleriyle Meşhed üzerine yürüdü. Meşhed yakınlarında Şuturpa mevkiinde Melik Mahmut’la yaptığı savaşı kaybetti ve Kelat kalesine kaçtı. Şuturpa savaşında ağır bir yenilgi alan Nadir, daha önce Afşarların elinde iken Tatar Aşur Beğ’in eline geçen Kuzgan Kalesi üzerine yürüdü. Kuzgan’ı kuşatan Nadir, burasını da ele geçirdi. Merv’e doğru ilerleyerek kendisine karşı ittifak kuran Tatarları, Özbekler ve Çemişkezek Kürtlerini nüfuzu altına aldı. Merv önlerine kadar ilerleyen Nadir, girişmiş olduğu bu mücadeleler sonunda başta Abiverd olmak üzere Nesa, Kübkan, Zagçen, Kuzgan, Yengi Kale (Yeni Kale)’yi ele geçirerek Horasan’ın tanınmış beylerinden biri oldu. Başkent İsfahan olmak üzere birçok toprağını Gılzaylara bırakarak zor durumda bulunan II. Tahmasb’ ın daveti üzerine onun hizmetine girdi. Eylül 1726’ da Habuşan’da II. Tahmasb’ın hizmetine girerek “Tahmasb Kulu Han” unvanını alan Nadir, kısa bir süre içerisinde kendi kuvvetleri yanında II. Tahmasb’a bağlı kuvvetleri de alarak ülke içinde düzeni sağlamaya çalıştı. II. Tahmasb' da, bütün askeri işlerin denetimini Nadir’e vererek O’nu “korçibaşı” tayin etti. 11 Kasım 1726’da Meşhed’i ele geçirdi.

Meşhed'in alınmasından sonra, Şah’ın yüksek makamlardaki devlet adamları Nadir aleyhinde yaptıkları tahrikler sonucu II. Tahmasb ile Nadir’in arası açıldı. II. Tahmasb Habuşan’a giderek Çemişgezek beyinin Nadir'e söz kesilen kızını II. Tahmasb’ın istemesi üzerine aradaki ihtilaf iyice arttı. Bu gelişmeler üzerine Nadir, Habuşan ve civarında isyan eden Kürtler üzerine yürüyerek onları itaate mecbur etti. Nadir daha sonra Nişabur bölgesine çekilmiş olan II. Tahmasb üzerine yürüdü. Hazırlıksız yakalanan II.Tahmasb, Mollabaşı Mir Muhammed Hüseyin’i Nadir'e gönderip barış istedi. Barışa razı olan II. Tahmasb ile beraber Meşhed'e döndü.

Meşhed'de II. Tahmasb ile Nadir, Abdalilere karşı ortak harekete geçilmesini kararlaştırmışlarsa da, etrafındakilerin etkisiyle II. Tahmasb seferden vazgeçerek Nadir'in tek başına Abdaliler üzerine gitmesini istedi. Bunun üzerine Herat üzerine yürüyen Nadir, yolda Sebzvar’da bulunan II. Tahmasb’ ın aleyhine döndüğünü öğrenince Herat seferini iptal edip, O’nun üzerine yürüdü. Meydana gelen savaşta II. Tahmasb’ın kuvvetlerini yenilgiye uğrattı. O’nu tutuklayarak Meşhed'e götürdü. II. Tahmasb’ı bundan böyle kendisine bağlılıktan ayrılmayacağına dair güvence vermeye mecbur etti. Nadir bundan sonra II. Tahmasb’ı yanına alarak Mazenderan bölgesinde isyan eden Türkmenlerin üzerine yürüyerek onları itaat altına aldı.

Meşhed'de II. Tahmasb ile Nadir arasında Abdaliler üzerine birlikte harekete geçilmesi konusunda anlaşmaya varılmasından sonra II. Tahmasb’ın kuvvetleri ile Nadir'in kuvvetleri birlikte Abdaliler üzerine yürüdü. Herat’ın kuzeybatısındaki Kafir kale mevkiinde yapılan savaşta Abdali kuvvetleri bozguna uğratıldı. Nadir, Abdali liderlerinin barış talebini kabul etti. Abdali ileri gelenleri Nadir'in emrine girmeyi kabul ettikleri gibi Gılzaylara karşı yardım edeceklerini bildirdiler. Nadir, Abdali meselesini çözdükten sonra II. Tahmasb ile birlikte Haziran 1729’da Meşhed'e dönerek, Gılzayların hükümdarı Eşref Şah’a karşı askeri hazırlıklara başladı.

29 Eylül 1729’da Damğan yakınlarındaki Mihmandost’ta meydana gelen çarpışmada Nadir’in şiddetli topçu ateşi Gılzay ordusunu bozguna uğrattı. Eşref Şah ağır kayıplar vererek Tahran’a doğru çekildi. Daha sonra Tahran yakınlarındaki Veramin’e gelen Eşref Şah yine bozguna uğradığından bütün ağırlıklarını savaş meydanında bırakarak İsfahan'a kaçtı. Eşref Şah’ı üst üste iki defa yenen Nadir, bu zaferden sonra II. Tahmasb’ı Gılzayların boşalttıkları Tahran’da bırakarak İsfahan üzerine yürüdü.

Eşref Şah, Osmanlı Devleti ile imzaladığı Hemedan Antlaşması hükmü gereğince Osmanlı Devleti’nin Hemedan muhafızı Abdurrahman Paşa’dan aldığı destek kuvvetlerle Nadir' in kuvvetleriyle İsfahan'ın kuzeybatısındaki Mürçehort mevkisinde 12 Kasım 1729’da gerçekleşen savaşta üçüncü defa yenildi.

16 Kasım 1729’da İsfahan'a giren Nadir, II. Tahmasb' ı yedi yıl aradan sonra törenle İsfahan'da tahta geçirdi. Nadir, daha sonra İsfahan üzerine tekrar yürüyen Eşref Han’ ın kuvvetlerini Şiraz yakınlarındaki Zergan mevkiinde bozguna uğrattı.

Nadir Şah kimdir?
Nadir Şah

Nadir'in Şah İlan Edilmesi ve Etkinlikleri

1736’da Mugan ovasına hareket eden Nadir, burada bir kurultay tertip ederek buraya gelen İran eyalet valileri, ulema, eşraf, aşiret ve oymak ileri gelenlerinin desteğiyle şah ilan edildi. Burada Nadir, şahlığı Peygamber’den sonra Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali’nin halife olduğunu, bu gerçeği Hindistan ve Türkistan’dan Rumeli’ye kadar bütün İslam aleminin kabul edip, İran’ın dahi Ehl-i Sünnet’e bağlı iken Şah İsmail tarafından sokulan Şii akidelerle Müslümanların bölündüğünü, Müslümanlar arasında birliği sağlayabilmek için Şiiliğe, Şah İsmail tarafından sokulan bu akidelerden vazgeçip, İmam Cafer Sadık tarikatının (mezhebinin) kabul edilmesi şartıyla uygun buldu. Bu şartı davetliler tarafından kabul edildi.

Nadir, Şah ilan edildikten sonra ülke genelinde bütün dini görevlilere fermanlar göndererek, Peygamber’den sonra halife olan Ebubekir, Ömer, Osman’a sövülmeyip, aksine isimlerinin rahmetle anılması, yine Sünniler ile Şiiler arasında ihtilafa sebep olan ve ezanlarda okunan Ali için, “Aliveliullah” kelimesinin bundan böyle okunmaması bildirildi. Şii ulema tarafından [736 yılı Şubat başlarında İran şahı olduğu onaylandı. Şii ulemanın etkinliğini kırarak onların bütün arazilerine ve mallarına el koydurttu. Mugan’da İran Şah’ı seçildikten sonra İsfahan’a gelen Nadir, Mart 1736’da İsfahan yakınlarındaki Ferahâbât Bahçelerinde yapılan törenle şahlık tacını giyerek İran tahtına oturdu. Nadir'in İran'da şahlığını resmen ilan etmesiyle Safevi Hanedanı’nın İran'daki hakimiyeti sona ererek İran'da yine bir Türk hanedanı olan, Afşar Türklerinin hakimiyeti başladı.

Osmanlıların batı cephesinin karışması dolayısıyla Avusturya ve Rusya ile savaşa hazırlanması, buna karşılık Nadir'in Kerkük ve Arpaçay başarılarını takiben İran'a iade edilmesini istediği yerlerin tamamını ele geçirmesi, tarafları barışa yanaştırdı. Nadir Şah, Osmanlılarla barış görüşmelerini başlatmış ancak Caferilikin beşinci mezhep olarak kabulünü talep etmesi, Osmanlı ulemasının da bunu kabul etmemesi barış sürecini uzunca süre sürüncemede bırakmıştır.

Nadir Şah'ın Öldürülmesi

Nadir Şah, Hindistan seferinden yüklü miktarda servet ile dönmüş ve halktan üç yıl süre vergi toplamayacağını bildirmişti. Hindistan seferinden yüklü miktarda servetle dönülmesine rağmen 1743’ten itibaren Osmanlı Devleti ve Kafkasya’da girişilen askeri mücadelelerin ülke ekonomisinde yarattığı bunalımı telafi edebilmek için halktan zorla vergi toplaması İran genelinde isyan hareketlerine sebep oldu. Affedilen vergilerin zorla alınması, vergi memurlarının halka kötü davranışları ve isyan hareketlerini bastırmak için alınan çok sert önlemler İran halkını özellikle Safevi hanedanına hala bağlı kalan ve dini reformları benimsemeyen Şii zümreyi Nadir Şah'ın aleyhine döndürdü. Ülkenin doğusundan gelişen bu huzur bozucu haberler üzerine Nadir Şah, 1746 yılı Aralık başlarında İsfahan'a geldi.

Ocak 1747' de Yezd ve Kirman’a gitmek üzere İsfahan' dan ayrılan Nadir Şah, yolu üzerinde uğradığı her yerde halka çok sert davranıp bir çoğunu öldürttü. Nisan sonlarında Meşhed'e ulaşan Nadir Şah, burada halka İsfahan ve Kirman’da yaptıklarından çok daha acımasız davrandı. Nadir Şah'ın bütün bu hareketleri Sistan bölgesinde daha önce çıkan isyanları bastırmak üzere gönderdiği yeğeni Ali Kulu Han liderliğinde çok büyük çapta bir isyanın çıkmasına sebep oldu. Bu isyan hareketi daha sonra Horasan’a ve Azerbaycan’a da sıçradı. Başlarına Feth Ali Han’ın oğlu Muhammed Hasan Han’ı geçiren Kaçar Türkleri de Esterabad/Gürgan’da isyan ettiler. 19 Haziran 1747’de Habuşan’a gelen Nadir Şah, ordugahını Fethabad’a yakın mesafedeki Goçan’ a kurdu. Burada bulunduğu sırada emrindeki komutanlar tarafından gerçekleştirilen suikast sonucu öldürüldü.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.