Gıda Hattı

Binlerce yıl önceden gelen nadir besin: Siyez buğdayı

27 Şubat 2018, 20:01
Paylaş
Binlerce yıl önceden gelen nadir besin: Siyez buğdayı

Siyez buğdayı hakkında bilgi veren Diyetisyen Nihal Özdemir binlerce yıl önceden gelen bu nadir besinin besleyici değerinin, protein ve antioksidan içeriğinin daha yüksek olduğunu belirtti.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nihal Özdemir, buğdayın en doğal türünün siyez buğdayı olduğunu belirterek; “Binlerce yıl önceki formunu muhafaza eden nadir besinlerden birisi. Yapılan çalışmalarda siyez buğdayının besleyici değerinin, protein ve antioksidan içeriğinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir” dedi.

Diğer buğday türlerine göre gliadin ve gluten oranları daha düşük olan siyez buğdayının gluten hassasiyeti ve çölyak olan kişilere rahatlıkla tavsiye edildiğine dikkat çeken Diyetisyen Özdemir, şunları söyledi:

“Mineral açısından zengin olmakla birlikte, önemli bir kısmını fosfor oluşturur. Ayrıca kalsiyum, manganez, sülfür, çinko, demir, bakır ve selenyum gibi vücudumuz için değerli mineraller de diğer buğdaylara oranla daha fazladır” şeklinde konuştu.

Kan hücrelerinin oluşması ve aneminin önlenmesinde rol oynayan folik asit miktarının diğer buğday türlerine göre yüksek olduğunu ifade eden Özdemir; "Siyez buğdayı, aynı zamanda bulgur haline de getirilmektedir. Lif açısından zengin, protein değeri yüksek, sindirim ve sinir sistemi için gerekli B vitaminleri içeren, diyet lif içeriği yüksek, glisemik indeksi düşük olan bu besini zayıflama sürecinde gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz".

Siyez buğdayı 2 katı proteine sahip

Normal ekmeklik buğday 100 gramında 10-12 gram protein içerirken, siyez buğdayı 100 gramda 14,1-25,2 gram protein içeriyor.

Özdemir; “Toplam protein ve aminoasit kompozisyonu incelendiğinde esansiyel aminoasitler olan lisin ve glutamik asit içeriğinin yüksek olduğu belirlenmiştir” diye konuştu.

Vücutta üretilmeyen esansiyel aminoasitlerin vücuda dışarıdan besinlerle alınması gerektiği unutulmamalı.

Diyetisyen Özdemir, lisinin vücudumuz için öneminden bahsederek, kas ve kemik büyümesini sağlayan aminoasitlerden biri olduğunu söyledi. Özdemir, lisinin kalsiyum emilimini düzenlediğini, vücutta nitrojen dengesini sağlayarak, aşırı stres ve yorgunluk durumunda kas kütlesinin korunmasını sağladığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ameliyat sonrası ve yaralanma sonrası gibi dokuların hasar görmüş olduğu durumlarda dokuların yenilenip, enzim, hormon, antikor üretimini sağlayarak iyileşme sürecine katkıda bulunur. Lisin yetersizliğinde ise saç dökülmesi, konsantrasyon güçlüğü, odaklanamama, enerji kaybı, kilo kaybı ve iştahsızlık görülebilmektedir.”

Mineral deposu!

Siyez buğdayının mineral açısından zengin olmakla birlikte, önemli bir kısmını fosforun oluşturduğunu belirten Özdemir; “Ayrıca kalsiyum, manganez, sülfür, çinko, demir, bakır ve selenyum gibi değerli mineraller de diğer buğdaylara oranla daha fazladır” dedi.

Siyez buğdayının fenolikler, tokoferoller, karotenoidler, fitokimyasallar açısından da oldukça yüksek içeriğe sahip olduğunu aktaran Özdemir; bu fonksiyonel maddelerin insan fizyolojisi ve metabolik fonksiyonları üzerinde ilave faydalar sağladığını söyledi.

İHA

 

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.