Gıda Hattı

mRNA aşı nedir? İnaktif aşı nedir? mRNA aşısı ve inaktif aşı farkları nelerdir?

13 Ocak 2022, 16:15
Paylaş
mRNA aşı nedir? İnaktif aşı nedir? mRNA aşısı ve inaktif aşı farkları nelerdir?
mRNA aşı nedir? İnaktif aşı nedir? mRNA aşısı ve inaktif aşı farkları nelerdir? Türkiye'deki aşılama sürecinde merak edilen konulardan bir diğeri de aşıların mRNA ve inaktif olması oldu. Peki mRNA aşı nedir? İnaktif aşı nedir? mRNA aşısı ve inaktif aşı farkları nelerdir? İşte detaylar...

mRNA aşı nedir? İnaktif aşı nedir? mRNA aşısı ve inaktif aşı farkları nelerdir? Türkiye'deki aşılama sürecinde merak edilen konulardan bir diğeri de aşıların mRNA ve inaktif olması oldu. Peki mRNA aşı nedir? İnaktif aşı nedir? mRNA aşısı ve inaktif aşı farkları nelerdir? İşte detaylar...

İNAKTİF AŞILAR NEDİR?

Fiziksel veya kimyasal yöntemlerle öldürülmüş m.o.ları içeren aşılardır. Hangi tip m.o. olursa olsun ekzojen antijen şeklinde algılanırlar. Antijen sunan hücreler tarafından işlenip yardımcı T lenfositlerine sunulurlar ve humoral immun yanıt oluştururlar. Hücredışı bakterilerin neden olduğu infeksiyonlarda etkilidirler. Canlı aşılara kıyasla bağışıklık süresi kısadır.

mRNA ve DNA İçeren Aşılar

mRNA Aşıları; Hedeflenen mikroorganizmanın antikor oluşturan antijenik yapısının mRNA’sını içeren aşılardır.

(COMIRNATY- Pfizer Biontech mRNA aşısı, Moderna mRNA aşısı gibi)

• DNA Aşıları; Hedeflenen mikroorganizmanın antikor oluşturan antijenik yapısının DNA’sını içeren aşılardır.

MRNA AŞISI NEDİR?

Hedeflenen mikroorganizmanın antikor oluşturan antijenik yapısının mRNA’sını içeren aşılardır.

(COMIRNATY- Pfizer Biontech mRNA aşısı, Moderna mRNA aşısı gibi)

MRNA NE DEMEK?

Mesajcı RNA, sentezlenecek bir proteinin amino asit dizisine karşılık gelen kimyasal şifreyi taşıyan bir moleküldür. mRNA, bir DNA kalıptan transkripsiyon yoluyla sentezlenir ve protein sentez yeri olan ribozomlara, protein kodlayıcı bilgiyi taşır.

Aşılar nasıl çalışıyor?
Aşıların nasıl çalıştığını anlamak için önce virüslerin vücuda nasıl etki ettiğini ve vücudun bu virüslere nasıl tepki verdiğini anlamak gerekiyor. Diğer tüm virüsler gibi Covid-19 hastalığına neden olan yeni tip koronavirüs ya da tam adıyla SARS-CoV-2 vücuda girince kendini kopyalayarak çoğalmaya başlıyor ve vücutta bunları fark ederek savaşmak için bağışıklık sistemini harekete geçiriyor.

Aşı olmadığı durumlarda virüsü yabancı bir obje olarak tanımlayan vücut bağışıklık hücreleri ile virüsün etrafını sararak zarar vermesini engellemeye çalışıyor. Sonrada bu virüsleri etkisiz hale getirecek antikorları üretiyor ve üretilen antikorlar kıskaçları ileri virüsün üzerine kilitlenerek başka hücrelere girmesini ve çoğalmasını engelliyor. Vücudun verdiği bu ilk bağışıklık tepkisi zaman alabildiği gibi bu süreçte ateş, öksürük, nefes darlığı gibi semptomlarda görülebiliyor. Bu sırada üretilen antikorların bir kısmını saklayarak gelecekteki hastalıklar için bir anlamda hafıza hücreleri saklıyor.

İşte aşılar bu semptomlar görülmeden hafıza hücrelerinin oluşturulmasını amaçlıyor.

mRNA aşıları ne kadar etkili?

Şu anda mRNA teknolojisini kullanan ve yaygın şekilde kullanılan iki aşı bulunuyor.

Bunlardan ilki Moderna'nın geliştirdiği Covid aşısı. Şirketin ABD Gıda ve İlaç Dairesi'ne (FDA) sunduğu rapora göre, bu aşı semptomatik vakaların önlenmesinde yüzde 94 etkili.

Diğeri de Pfizer/BioNTech'in ürettiği aşı. Şirket de aşının etkinlik oranını yüzde 95 olarak veriyor.

Yaygın şekilde kullanımlarının başlamasının ardından gerçek hayattaki uygulamalardan gelen veriler de benzer bir resim ortaya koyuyor.

Dünyada en hızlı aşılama programı uygulayan ülkelerden İsrail'de de BioNTech aşısının iki dozun ardından semptomatik vakaları yüzde 94, hastaneye yatışları da yüzde 87 oranında düşürdüğü tespit edildi.

HANGİ AŞILAR MRNA AŞISIDIR?

Biontech ve Moderna formülünde mesajcı ribonükleik asit (mRNA) içeriyor. BioNTech/Pfizer'in geliştirdiği aşı, formülündeki RNA bileşimi sayesinde Covid-19'u etkisiz kılan kan şekeri enzimleri ile alımlayıcı-bağlayıcı immünoglobulin G antikorlarını harekete geçirmeyi, hücre düzeyinde bağışıklık tepkisi yaratan CD4+ ve CD8+ glikoproteinlerini artırmayı amaçlıyor.

Moderna'nın "mRNA-1273" adını verdiği aşı adayı ise virüsün insan hücresine tutunmasını sağlayan "çivi proteini" adı verilen enzimi baskılayarak vücutta bağışıklık sağlamayı hedefliyor. Aşının formülündeki mesajcı RNA ile Kovid-19'un çivi proteinini yapay olarak üreterek vücudun hücre düzeyindeki savunmasını harekete geçirmeyi hedefliyor.

BioNTech/Pfizer aşısı, İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumunun (MHRA) 2 Aralık 2020'de yaygın kullanımına onay vermesiyle "dünyada tescillenen ilk Covid-19 aşısı" olmuştu.

Moderna'nın aşısı ise ilk kez 19 Aralık 2020'de ABD Gıda ve İlaç İdaresinden (FDA) acil kullanım onayı almıştı.

mRNA aşısı ne kadar güvenli?

Yeni bir teknoloji olmasından dolayı son dönemlerde çok sayıda asılsız iddia ve komplo teorisinin merkezinde bulunuyor.

Ancak bu iddiaların herhangi bir bilimsel dayanağı yok. İnsanların genetik yapısını ya da DNA'sını değiştirmek gibi bir durum da söz konusu değil.

Bu teknoloji kullanılarak geliştirilen aşılar çok dayanıklı değil. Bu nedenle de çok ciddi bir soğuklukta taşınması ve saklanması gerekiyor.

Bununla birlikte Avrupa İlaç Ajansı, geçen ay içerisinde BioNTech aşısının saklama koşullarında değişiklik yapılmasını tavsiye etti. Buna göre, bir aya kadar normal buzdolabı koşullarında tutulması önerildi.

Bilim insanları ve dünyanın farklı yerlerinde yetkili kamu sağlığı kurumları, bu aşının güvenli olduğunu söylüyor.

İngiltere Ortak Aşı Komisyonu, hem BioNTech'in hem de Moderna'nın geliştirdiği aşıların güvenliğine dair çok titiz ve detaylı incelemeler yapıldığını ve bu aşıların güvenli olduğuna kesin bir şekilde kanaat getirilmesinin ardından kullanımına onay verildiğini açıkladı.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi de mRNA teknolojisi üzerindeki çalışmaların 10 yıllardır devam ettiğini belirterek, bu aşıları 'yeni ama aşina' olarak tanımlıyor.

CDC sitesinde, 'mRNA aşılarla ilgili, daha önce grip, Zika, kuduz ve sitomegalovirüs için de çalışmalar yapıldı… Aşıların dışında kanser araştırmalarında da, bağışıklık sisteminin belli kanser hücrelerini hedef almayı öğrenmesi için de mRNA teknolojisi kullanıldı' ifadeleri yer alıyor.

İNAKTİF COVİD-19 AŞISI KAÇ DOZ UYGULANACAK?

Bakan Koca, "Bilgilerimiz, inaktif aşıdan 3 ay sonra yapılan hatırlatma dozunun koruyuculuğu çok önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. 3 doz aşı olmuş vatandaşlarımızın vaka sayıları içindeki oranı yüzde 2'den daha azdır" diye konuştu.

mRNA AŞISI OLANLAR 3. DOZ AŞIYI OLACAK MI?

Bakan Koca, mRNA aşısı olanların hatırlatma dozuna ne zaman ihtiyaç duyacağına ilişkin de şu bilgileri paylaştı:

"2 doz mRNA aşısı olan vatandaşlarımızın da ikinci doz üzerinden 5-6 ay geçtikten sonra hatırlatma dozuna ihtiyaç duyacakları öngörülmektedir. Bunun en önemli örneklerinden biri 18 yaş üzeri nüfusunun tamamını aşılamış bulunan İsrail'de 2. doz uygulamasından 6 ay sonra vaka sayılarının hızla artış göstermesidir. Yaklaşık 8 milyon nüfusta günlük 10 bin civarında vaka görülmesi, bizim nüfusumuza oranlandığında günde 100 bin vakaya karşılık gelmektedir. Türkiye'de hatırlatma dozu ihtiyacı tespit edilerek uygulamaya erkenden başlanmış, olası 100 bin vakalık etki 20 bin civarında günlük vaka ile sınırlanmıştır."

3. DOZ AŞI HANGİSİNDEN YAPILMALI?

Fahrettin Koca, 3. doz aşı hakkında, ''Üçüncü doz aşı konusunda ise inaktif aşı olan 50 yaşından büyük vatandaşlarımız ve Sağlık çalışanlarımız 3. Doz aşılarını istedikleri aşı türü ile olabilirler.'' ifadelerine yer verdi. 3. doz aşı randevuları 1 Temmuz'da başlamıştı.

''Hastalığı geçirmiş olan vatandaşlarımız için aşı olma süresinin 3 ay olarak belirlendiğini geçen hafta ifade etmiştim. Bu konuda bir karmaşaya yer olmadığını ifade etmek istiyorum. Tekrar etmek gerekirse hastalığı geçirmiş ve üzerinden 3 aydan uzun süre geçmiş vatandaşlarımız aşılarını olabilirler. Hastalığı zaten geçirmiş olan kişilerde hatırlatma aşısının yeterli olacağı Bilim Kurulumuzca değerlendirilmiştir.''

İNAKTİF AŞI VE MRNA AŞI HANGİSİ?�

Çin aşısı olan "Sinovac" İnaktif aşı olarak biliniyor. Pfizer/Biontech mRNA aşı tekniği ile üretiliyor.

Aşılarda kullanılan teknikler hangileri?

Koronavirüs aşılarında 5 temel teknik üzerinde çalışılıyor.

1. DNA/RNA-bazlı aşılar

DNA ve RNA bazlı aşılar laboratuvar ortamında üretilen genetik materyal parçacıklarını kullanıyor. Bu parçacıklar virüsün dış yüzeyindeki protein kılıfın kodlarını içeriyor. Aşı yapıldıktan sonra vücudun bu DNA ve RNA kodlarındaki talimatları kullanarak virüs ya da antijenin kılıfını üretmesini sağlıyor. Daha sonra da bağışıklık sistemi bu parçacıklara uygun antikorlar üreterek gerçek virüs vücuda girdiğinde savunmaya hazır hale geliyor.

Bu aşıların en büyük avantajı virüslerin sadece genetik sekansı kullanılarak geliştirildiği için çok hızlı bir şekilde üretilebiliyor olması. Yani bu aşılar düşük maliyetlerle koronavirüsün DNA ve RNA parçacıklarını kullanarak Covid-19'a sebep olmadan vücuda bağışıklık kazandırabilecek. Ya da en azından üretici firmaların iddiası bu yönde.

DNA ve RNA bazlı aşıların en büyük dezavantajı ise daha önce insanlarda tıbbi anlamda kullanılmamış olması. Ayrıca sadece virüsün tamamı yerine bir parçası kullanılmış olduğu için etkinliği de soru işaretlerini getiriyor.

Öte yandan haberci RNA da denilen mRNA teknolojisini kullanarak kullanıma hazır ilk aşı adaylarını üreten Pfizer/Biontech ve Moderna Faz-3 deneylerinin ilk sonuçlarına göre aşıların yüzde 90 ve yüzde 94 etki gösterdiğini açıkladı.

2. Viral vektörler

Viral vektör aşıları ağırlıklı olarak virüslerin zayıflatılarak hastalığa yol açma kabiliyeti ortadan kaldırılarak bağışıklık kazanılmasını sağlıyor. Vücuda giren virüs hastalığa neden olmasa da bağışıklık sistemini tetikleyerek antikor üretilmesini sağlıyor.

Aşılarda kullanılan en eski metotlardan biri olan bu teknik çiçek aşısında kullanıldı ve etkinliği hala en yüksek aşılardan biri olma özelliğini sürdürüyor.

Viral vektör aşılarının en büyük avantajı vücuda çok spesifik antijenler enjekte edilebildiği için vücudun verdiği tepkide hedefe çok yakın oluyor ve çoğu zaman tek doz aşı uzun süreli bağışıklık için yeterli olabiliyor.

Bu aşıların dezavantajı ise halihazırdaki bağışıklık sisteminin bu vektörleri tanıyabilmesi. Yani vücudun antijene değil de doğrudan vektöre tepki vermesiyle sonuçlanabiliyor. Bu da aşının etkinliğini düşürebiliyor.

Oxford AstraZeneca işbirliğinde üretilen Covid-19 aşısı bu tekniği kullanan aşılardan biri. Rus Gamaleya'nın ürettiği Sputnik V aşısı da viral vektör tekniğine dayanıyor.

3. İnaktif aşılar

İnaktif aşılar da uzun süredir kullanılan ve güvenilir bir metot. Çocuk felci ve bazı tip grip aşıları bu teknik kullanılarak üretildi. İnaktif aşılar ısı, kimyasallar ve radyasyon kullanılarak virüslerin kendilerini kopyalarak çoğalmalarını engellenmesi ile üretiliyor. Bu virüsler çoğalamasa da bağışıklık sistemini tetikleyebiliyor.

Bu aşının en büyük avantajları denenmiş ve güvenli olarak bilinen bir teknik olması ve bağışıklık sistemi zayıf insanlarda bile kullanılabiliyor olması.

En büyük dezanavtajı ise etkinliğinin düşük olması nedeniyle birden fazla doz kullanılmasının gerekliliği.

Çinli Sinovac tarafından geliştirilen ve Türkiye'de de ilk olarak kullanılacak aşı bu tekniğe dayanılarak üretildi.

4. Canlı-zayıflatılmış aşılar

Canlı-zayıflatılmış aşı tekniği halihazırda kullanılan ve en başarılı sonuçlar elde edilmiş tekniklerden biri. Kızamık ve çocuk felci gibi aşılar bu metot kullanılarak üretildi.

Laboratuvar ortamında zayıflatılan virüs canlılığını korusa da hastalığa yol açamıyor. Aşı yapıldıktan sonra bu virüsler çoğalabiliyor ve vücudun tam bir bağışıklık tepkisi geliştirmesini sağlıyor.

Bu aşının en büyük avantajı gerçek hastalığı taklit ettiği için güçlü bir koruma sağlaması. Ayrıca bilinen bir yöntem olması da maliyetleri düşüren bir faktör. Tek dozla sağlanan koruma sayesinde bağışıklığı tetikleyici ilave moleküllere ihtiyaç duyulmuyor.

Dezavantajı ise düşük ihtimalle de olsa hastalığa yol açabildiği için bağışıklık sistemi zayıf kişilerde güvenlik gerekçesi ile kullanılamaması. Ayrıca saklama koşullarının zorluğu da yaygın bir şekilde dağıtımını zorlaştıran bir etken.

5. Alt ünite aşılar

Alt ünite aşılar virüslerin canlı kısımları yerine tamamen protein kılıftan oluşuyor ve bu protein antijenin bağışıklık sistemini tetiklemesi hedefleniyor. Daha önce Hepatit B için kullanılan bu aşılar da güvenli ve denenmiş bir teknik olarak kabul ediliyor.

Bu aşıların en büyük avantajı herhangi bir canlı kısım içermediği için güvenli olması ve haliyle bağışıklık sistemi zayıf insanlarda kullanılabilmesi.

Dezavantajı ise bağışıklık sistemini tetikleyecek en doğru protein kılıfın tespiti için uzun çalışmalar gerekmesi ve etkinliği artırmak için birden fazla doza ihtiyaç duyulabilmesi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.