Mineraller ve İnsan Sağlığı

Mineraller ve İnsan Sağlığı

Mineraller, vücudumuzun büyümesi ve gelişmesi, yaşamın sürdürülebilmesi ve sağlığın korunması için gerekli, inorganik maddelerdir. Mineralleri vücudumuz kendi kendine oluşturamadığı için mineral ihtiyacımızı besinlerden sağlamamız gerekir. Mineraller vücudun gereksinim duyduğu miktara göre makro ve mikro olarak ikiye ayrılır. Günlük gereksinimimiz 250 miligramın üzerinde olan mineraller makro mineraller, 20 miligramın altında olan mineraller ise mikro minerallerdir.

Kalsiyum

Kalsiyum vücutta; kemiklerin ve dişlerin yapımı, kasların kasılması, sinirlerin çalışması, normal kan basıncının sağlanması, kanın pıhtılaşması ve hücrelerin bir arada tutulması için gereklidir. Vücuttaki kalsiyumun %99’u kemiklerde ve dişlerde, geri kalan %1’i ise vücut sıvılarında ve hücrelerde bulunmaktadır.

Vücutta kalsiyum ve D vitamini eksikliği durumunda; çocuklarda raşitizm, yetişkin kadınlarda osteomalasia ve yaşlılarda osteoporoz görülür. Raşitizm ve osteomalasiada kemikler gelişmez, yumuşar ve eğrilir. Osteoporoz ise kemiklerin kırılabilir duruma gelmesidir. Vücutta kalsiyum emilimi; D vitamini, C vitamini, sütte bulunan laktoz ile kolaylaşır.

Süt ve süt ürünleri en iyi kalsiyum kaynağıdır ve aynı zamanda süt ve süt ürünlerinden kalsiyum emilimi de fazladır. Diğer zengin kalsiyum kaynakları ise; yumurta sarısı, tahıllar, kuru baklagiller ve yağlı tohumlardır.

Fosfor

Fosfor; kalsiyumla birlikte kemiklerin ve dişlerin oluşumunda, enzimlerin yapısında bulunur ve hücrelerin çalışması için gereklidir. Vücuttaki fosforun %90’ı kemiklerde, %10’u ise vücut sıvılarında ve hücrelerde bulunur.

Protein yönünden zengin besinlerin fosfor içeriği de yüksektir. Süt ve süt ürünleri, et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ve yağlı tohumlar fosfor bakımından zengin besinlerdir.

Sodyum, Klor ve Potasyum

Sodyum, klor ve potasyum; vücudun su dengesini, asit-baz dengesini ve kasların çalışmasını sağlar. Tüm vücut sıvılarında ve dokularda bulunurlar.

Sodyum ve klorun temel kaynağı tuzdur. Ayrıca her besin bir miktar sodyum içerir. Potasyum ise; süt, et, tahıl, taze meyve ve sebzelerde bulunur. Dengeli bir beslenme ile vücudun sodyum, klor ve potasyum ihtiyacı karşılanır. Yetişkinler için günde 2-3 gram sodyum ve 2-4 gram potasyum tüketilmesi yeterlidir. Günlük tuz tüketimi  6 gramı geçmemelidir.

Magnezyum

Magnezyum vücutta; enerji metabolizmasının, kas ve sinir siteminin düzenli çalışmasını, kan basıncının düzenlenmesini sağlar ve kemik ve dişlerin oluşumunda görev alır.

Vücutta magnezyum eksikliği durumunda; halsizlik, iştahsızlık, uyku bozuklukları, hafıza zayıflığı, kas seğirmeleri, titreme ve kalp çarpıntısı gibi belirtiler görülebilir.

Kuru baklagiller, yağlı tohumlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler magnezyum bakımından zengin besinlerdir.

 Demir

Vücudumuzda bulunan demirin çoğu kanda ve kırmızı kan hücrelerinde hemoglobinde bulunur. Hemoglobinin yapısında bulunan demirin vücutta görevi oksijen taşımaktır. Akciğerden oksijeni hücrelere, hücrelerden de karbondioksiti akciğerlere taşır.

Demir eksikliği sonucunda anemi (kansızlık) ortaya çıkar. Kansızlığa bağlı olarak deri rengi solar, saç dökülmesi, saç ve tırnaklarda çatlamalar görülebilir. Ayrıca halsizlik, yorgunluk, yaraların geç iyileşmesi gibi belirtiler de demir eksikliğini işaret edebilir.

Demirin en çok bulunduğu gıdalar; et ve et ürünleri, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, tahıllar, pekmez ve kuru meyvelerdir. Beslenmede C vitamini ve et tüketimi, bitkisel kaynaklı demirin emilimini arttırır.

İyot

İyot, tiroit bezlerini çalışması için gereklidir. İyot, tiroit bezlerinde tiroit hormonlarının yapımında görev alır.

İyodun yetersiz alınması çeşitli hastalıklara sebep olmaktadır. Ülkemizde bazı bölgelerde (Karadeniz ve Akdeniz’in iç kesimleri ile Doğu ve İç Anadolu bölgesinde) toprakta ve suda iyot yetersiz olduğu için bu bölgelerde yetişen besinlerle beslenen kişilerde basit guatr hastalığı görülür. Guatr boynun ön tarafında bulunan tiroit bezinin büyümesidir.

Deniz ürünleri, özellikle balık iyot kaynağıdır. İyodu yeterli toprakta yetişen besinler ve su vücut için yeterli iyodu sağlar. İyot yetersizliği hastalıklarının görüldüğü ülkelerde tuza, suya ve ekmeğe iyot eklenmektedir.

Çinko

Çinko vücutta enzimleri yapısında yer alır, büyümede ve hücresel bağışıklığın oluşumunda etkilidir.

Çinko eksikliğinde; fiziksel olarak büyümede gerilik (cücelik), hastalıklara dirençsizlik, yaraların iyileşmesinde gecikme, tat ve koku algılarında bozukluklar gibi belirtiler görülür.

Et, karaciğer, yumurta ve deniz ürünleri çinkonun en iyi kaynaklarıdır. Süt ve süt ürünleri, kuru baklagiller, yağlı tohumlar ve tahıllar da çinko bakımından zengin besinlerdir.

Flor

Flor, vücutta yoğun olarak dişlerin ve kemiklerin yapısında bulunur. Florun en önemli görevi diş çürüklerinin önlenmesidir.

Florun ana kaynağı sudur. Besinlerin flor içeriği yetiştikleri toprağın flor içeriğine bağlıdır. Deniz ürünleri ve çayda da flor bulunur.