Gıda Hattı

Meyvede özensiz ambalaj Avrupa'da küme düşürüyor

20 Haziran 2008, 17:23
Paylaş

Türkiye yılda 42 milyon ton sebze ve meyve üretimiyle Çin, Hindistan ve ABD’den sonra dünya dördüncüsü. Ne var ki üretimin yüzde 3'ü ihraç edilebiliyor. Tarımsal Araştırmalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. A. Ahmet Yücer, özensiz ambalajlamanın Türkiye'den gelen elmayı Avrupa'nın diğer ülkelerinden gelen meyvelerinin yanında 3'üncü sınıf meyve statüsüne düşürdüğünü belirtti. Dr. Yücer, ambalajlamanın yatak konforunda, sunumun ise 'al beni der gibi' yapılması gerektiğini söyledi. Elma, Türkiye'de kasalara konulup TIR'la Almanya Münih Hali'ne doğru yola çıkıyor. Münih'te indiğinde kasalar kırılmış... Avrupalı, böyle porsiyon edilmiş ambalaj istiyor, yoksa almıyor. “Taze meyve ve sebze neden ihraç edemiyoruz” un iste yanıtı... Dünyanın 4'üncü büyük meyve ve sebze üreticisi olan Türkiye, bu zenginliğinin sadece yüzde 3'ünü ihraç edebiliyor.

Modern tarıma yönelik yeni yatırımlar yapan Tokat, önemli tarım havzalarından Kelkit Vadisi ile Türkiye'nin meyve, sebze ve kuru gıda ihtiyacını karşılamaya aday. Kırsal kesimin kalkınmasında büyük payı olan tarım sanayinin geliştirilmesi Türkiye'de her geçen gün daha da önem kazanıyor. Tarımda yapılan iyileştirmeler, teknolojik gelişmeler, teşvikler ve projelerle sağlanan destekler sonucunda Türkiye, taze meyve ve sebze üretiminde hem kalite hem çeşitlilik açısından epey yol aldı. Ancak tarımın sanayileşmesi için özellikle ambalaj ve nakliye konusunda büyük yatırımlara ihtiyaç var. Tokat'ta son yıllarda devreye giren gıda işleme tesisleri bölgedeki istihdama önemli katkılar sağladı. O kadar ki, bu yatırımlarla Tokat'ta faaliyet gösteren gıda işleme tesisi sayısı 341'e ulaştı. Bu tesislerin 111'i il merkezinde bulunuyor. Yılın 12 ayı faaliyette olan bu tesislerin sadece yüzde 7'si işleme ve paketleme teknolojisine sahip. Eğer bu sayı akılcı yatırımlarla artırılırsa bölge Türkiye'nin önemli tarım bölgelerinden olacak. Tokat'ta 111 adet tesis bulunuyor. Bölgede ayrıca 66 tane fırın, 15 gıda ve 13 de sebze-meyve sanayi işletmeleri mevcut. İşletmelerin yüzde 73'ü hammaddeyi işleyip pazarlıyor. Yüzde 17'si hazır mamul alıp paketliyor. Yüzde 7'si ise yalnız işleme ve paketleme yapıyor. Diğer yandan işletmelerin yüzde 98.46'sı imalatçı. Yine işletmelerin yüzde 5l'i geleneksel teknolojiyi, yüzde 18'i modern teknolojiyi kullanıyor. Yüzde 31'i ise modern teknolojiye geçiş aşamasında.

AB'ye uyum şart

Tokat'ta Tarıma Dayalı Sanayi'nin Gelişimi ve Pazarlama konusu, Tokat Valiliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, bölgede bulunan Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nin düzenlediği panelde tartışıldı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. A. Ahmet Yücer, taze meyve-sebze ihracındaki fırsatlar konusunda bir sunum yaptı. 'Ürettiğinize sahip çıkın' çağrısında bulunan Yücer, şöyle konuştu: "Yılda 42 milyon ton üretim ile Çin, Hindistan ve ABD'den sonra 4'üncü sıradayız. Ancak ürettiklerimizin yalnızca yüzde 3'ünü ihraç edebiliyoruz. İhracatı artırmak ve yılda 2,5 milyon ton ithalatı olan AB pazarında kabul görebilmek için bazı kıstaslara uymamız gerekiyor. Bunun için üretimi tekdüzelikten kurtarıp, hasadı hırpalamadan, depoda çürütmeden, boyalama karıştırmadan, ambalaj yatak konforunda, nakliyeyi geciktirmeden, tüketiciye de sunulurken 'al beni' dedirtecek standartlarda olmalıdır." Ülkemizde üretilen bir elmanın, kasalara konulup, TIR'la Almanya Münih Hali'ne gidene kadarki yolculuğunu fotoğraflarla anlatan Yücer, özensiz ambalajlamanın Türkiye'den gelen elmayı Avrupa'nın diğer ülkelerinden gelen meyvelerinin yanında 3'üncü sınıf meyve statüsüne düşürdüğünü belirtti. Yücer, "İhracatımızı ve kalite standardımızı yükseltebilmek için üretimde tek çeşit tercih edilmeli" önerisinde bulundu.

Çevre duyarsızlığı

Prof. Dr. Kemal Esengün ise Tokat'taki gıda sanayi işletmelerinin durumunu anlattı. Esengün, "Gıda sanayi işletmelerindeki çalışan durumuna baktığımızda, meyve ve sebze sanayi işletmelerinin en fazla, süt ve süt ürünleri işletmelerinin ise en az istihdam sağlayan işletmeler olduğunu görüyoruz" dedi. Gıda sanayi işletmelerinin çevreye olan duyarsızlıklarını da sözlerine ekleyen Esengün, şunları söyledi: "İşletmenin diğer işletmelerden daha az çevreye zarar verdiğini gösteren eko-etikete bu bölgede yalnızca ulusal ölçekte dağıtım yapan bir işletme sahiptir."

Kuru gıda merkezi

Türkiye'nin ihtiyacı olan narenciye dışındaki tüm tarımsal ürünlerin Tokat'ın verimli ovalarında üretilebildiğini belirten Tarım İl Müdürlüğü'nden Muzaffer İDİ, Tokat'ın tarıma dayalı sanayi için biçilmiş kaftan olduğu hatırlattı. Özellikle kuru soğan, barbunya, bakla, domates, vişne, taze fasulye, ceviz, kirazın bölgede öne çıkan ürünler olduğunu belirten İdi, "İlimize özgü ürünler; madımak konservesi, ahududu ezmesi, alıç ezmesi, böğürtlen ezmesi, kuşburnu ezmesi, kızılcık ezmesi ve mahlep püresidir. Aynı zamanda Tokat yaprağı da ülkemizde önemli bir yer edindi" dedi.

İkinci GAP olabilir

Tokat ve çevresindeki illerin Karadeniz'in Çukurova'sı olduğunu belirten KOBİ Danışma Derneği (KOBİDA) Başkanı Mehmet Önder de Tokat, Sivas, Gümüşhane ve Giresun illerini kapsayan Kelkit Havzası'nın dünyada tarıma en uygun, bozulmamış ender havzalardan biri olduğunu anlattı. Önder, şöyle konuştu: "Üzüm yaprağı, madımak, kuşburnu, pekmez çeşitleri, domates, ceviz gibi ürünlerimizi markalar haline dönüştürüp, yurtdışına ihraç edebiliriz. Süt ve süt ürünleri ile hayvancılık konusunda yeni yatırımlar yaparak, bölgemizin ve ülkemizin ihtiyacını karşılayabiliriz. Tokat ve çevresindeki illerimizde, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesiyle, ikinci bir GAP'ı hayata geçirebiliriz."

Üretime teşvik

Dr. Akyel, ‘Tokat Üretiyor’ projesiyle, vatandaşları daha fazla üretmeye sevk ettiklerini hatırlatarak, "Son yıllarda tarım ve hayvancılığa yönelik yatırımlarda çok ciddi bir artış gözleniyor. Yerli ve yabancı işadamları, yönünü Tokat’a çevirdi" diye konuştu. Tokat Tarım İl Müdürü Ünal Koçak ise tarımın istihdam açısından da işsizliği emen bir sektör olduğuna dikkat çekerek, tarımın sürekli yeni teknolojilerle desteklenmesi ve saha çalışmalarında kullanılması gerektiğini belirtti. Çiftçileri, Kayıtlı Üretim Sistemi'ne yönlendirerek, kayıt altına almaya çalıştıklarını anlatan Koçak, öncelikle birim alandan verimi artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.